Suriye'de çatışmalar: MİT ABD ve Şam ile iletişimde, SDG'ye 'gerekli mesajlar iletiliyor'

Halep'te hükümet güçleri devriye araçlarında görülüyor. Gezdikleri caddedeki binaların yıkıntı halinde olduğu da görülüyor.

Kaynak, Khalil Ashawi / Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Halep'te hükümet güçleri devriye geziyor
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Okuma süresi: 5 dk

Ankara'daki güvenlik kaynakları, Halep'te tırmanan gerilimin "barışçıl yöntemlerle çözülmesi" için, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Şam yönetimi ve ABD ile "sürekli" görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

MİT'in "uygun kanallar üzerinden" Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) de mesajlar ilettiği aktarıldı.

Halep'te 6 Ocak'tan bu yana Suriye ordusu ve bölgedeki Kürt silahlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.

Türk hükümeti çatışmalardan SDG'yi sorumlu tutuyor.

Ankara'daki güvenlik kaynakları, Şam yönetiminin, "sorunun çatışmasız çözülmesi için SDG'ye çok sayıda öneride bulunduğunu, diyalog ve uzlaşı kanalını hep açık tuttuğunu" savundu.

Yapılan bilgilendirmede, "SDG, bu önerileri kabul etmemiş, maksimalist bir tutum izleyerek zaman kazanmaya çalıştığı görülmüştür" ifadeleri yer alıyor.

SDG ise çatışmalarla ilgili Suriye'deki geçiş hükümetini suçluyor, bölgede silahlı güçleri olmadığını ve saldırılara karşılık verdiğini savunuyor.

Güvenlik kaynakları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelişmelerden "anbean" haberdar edildiğini, "talimatları doğrultusunda planlamalar" yapıldığını da belirtiyor.

Diğer yandan Dışişleri Bakanlığı kaynakları Hakan Fidan'ın Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile 9 Ocak Cuma günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

Görüşmede, Halep'te yaşanan son gelişmeler ele alındı.

MSB: 'Türkiye talep halinde gerekli desteği sağlayacak'

Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) da 8 Ocak'ta yapılan açıklamada Halep'teki operasyonun "tamamıyla" Suriye ordusu tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı.

MSB, Şam yönetiminin talep etmesi halinde Türkiye'nin Halep konusunda gerekli desteği sağlayacağını da açıklamıştı.

Bakanlık açıklamasında, "Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini" desteklediği belirtildi.

Suriye Demokratik Güçleri, çatışmalarda Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gibi grupların yer aldığını iddia ediyor.

Bu gruplar, Esad'ın devrilmesinin ardından Şam yönetimine bağlı orduya katılacaklarını açıklamışlardı.

Küçük arkası açık bir pikapa sıkışarak binmiş insanların bir bölümü ayakta bir bölümü oturuyor. Üst bölmede çocuklar da görünüyor. Araç trafikte ilerliyor. Geri planda apartmanlar var.

Kaynak, Bakr Alkasem/AFP/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Suriye ordusu sivillerin tahliye edilmesi için güvenli koridolar oluşturulduğunu açıkladı.

Suriye'nin kuzeydoğusunda önemli bir askeri varlığı olan YPG'yi milli güvenlik en tehdidi olarak gören Türkiye, Şam yönetiminin ülkenin her yerinde egemenliğini tam olarak sağlaması ve kontrolü ele geçirmesi hedefine büyük destek sağlıyor.

Bu bölgeye hakim Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) omurgasını Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

Türkiye ayrıca 10 Mart 2025'te imzalanan entegrasyon anlaşmasının tam ve eksiksiz uygulanması için de SDG'ye baskıyı artırıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 2016-2019 arasında kuzey Suriye'de dört ayrı sınır ötesi operasyon gerçekleştirmiş ve YPG ile IŞİD'in Türkiye sınırından uzaklaştırılmasını sağlamaya çalışmıştı.

Bölgede askeri varlığını sürdüren Türkiye, ABD ve diğer önde gelen Avrupalı ülkelerin güçlü itiraz ve tepkileri nedeniyle 2019'dan sonra YPG'ye karşı büyük çapta bir askeri operasyon düzenlemedi.

8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin yıkılmasıyla iktidara gelen yeni Şam yönetimi ile yakın ilişki kuran Türkiye, bu ülkenin kendi güvenliğini sağlayabilmesi için güvenlik ve askeri işbirliği desteği vermeye başladı.

İki ülkenin Ağustos 2025'te imzaladıkları askeri işbirliği anlaşması kapsamında Türkiye, yeni Suriye ordusuna terörle mücadeleyi de kapsayacak şekilde eğitim sağlamaya başladı.

Fidan İsrail'i suçladı

Türkiye, son süreçte Suriye yönetimi ile yakın temasta kalmaya devam ediyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, yeni yılın ilk günlerinde Paris'te bir araya geldi.

Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile 8 Ocak'ta Ankara'da düzenlediği basın toplantısında da Halep'e ilişkin konuştu.

Fidan Ankara'nın Şam ve Washington başta olmak üzere ilgili taraflarla yoğun temas içinde olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Fidan'ın üzerinde durduğu en önemli unsur ise SDG ile İsrail arasında sağlanan eşgüdüm konusu oldu.

Suriye-İsrail ve ABD arasında Paris'te yapılan güvenlik anlaşması görüşmelerini anımsatan Fidan, Türkiye'nin bu süreci desteklediğini ve teşvik ettiğini söyledi. Fidan ortaya çıkacak mutabakatın Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail'in SDG ile yürüttüğü eşgüdümün bu amaca ters düştüğünü savundu ve SDG-Şam arasındaki gerilimin en önemli nedeninin Tel Aviv'in politikaları olduğunu kaydetti.

Fidan, İsrail'in bölgede "böl-parçala-yut" mantığıyla hareket ettiğini, bunun kimseye yararı olmayan bir politika olduğunu da söyledi.

SDG'nin İsrail'in bu politikasına alet olmak yerine Suriye ile askeri güçleri entegre etmesi gerektiğini belirten Fidan, "Şimdi Suriye'de ulusal birlik zamanıdır ve SDG'nin üzerine düşeni yapması gerek" dedi.

Halep konusunda ne isteniyor?

Güvenlik kaynaklarına göre, Türkiye'nin çatışmalarla ilgili öncelikleri arasında, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve merkezi otoritesinin yeniden tesis edilmesi", "sivil halkın güvenliği" ve "olası göç dalgalarının önlenmesi" var.

Ankara açısından Halep'te gerilimin sona ermesi ve durumun normalleşmesi için SDG'nin üç konuda adım atması gerekiyor.

Dışişleri Bakanı Fidan bu adımları, "SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallerinden çekilmesi, bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması ve hükûmetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması yoluyla Halep'te normalleşmenin sağlanmasını temenni ediyoruz" ifadeleriyle ayrıntılandırdı.

Halep'in güvenlik dahil tüm yönetiminin Suriye hükümetine bırakılması gerektiğini, bir şehirde iki yönetim ya da paralel yönetim anlayışının kabul edilemeyeceğini SDG'nin anlaması gerektiğini belirten Fidan, "Halep'teki Kürt kardeşlerimizin, Ezidi kardeşlerimizin ve tüm kardeşlerimizin menfaati bundadır" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı, Halep'teki olaylarla ilgili değerlendirmesini yaparken Türkiye'nin "terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı ve PKK'nın silahlarını bırakıp kendini tamamen tasfiye etmesini içeren sürece de atıfta bulundu.

Türkiye, YPG'yi PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve örgütün 12 Mayıs'ta aldığı silah bırakma kararına YPG'nin de uyması gerektiğini savunuyor.

YPG ise bu kararın kendisini bağlamadığını kaydediyor.

Süreci PKK lideri olarak İmralı Cezaevi'nden yürüten Abdullah Öcalan, aralık ayında gönderdiği mektupta Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) 10 Mart mutabakatına uymasının önemine dikkat çekmişti.

Fidan da bu sürece değinirken, "Türkiye'de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var. Onlara yazılan direk mektuplar var, verilen talimatlar var. Buna direnen de bir akıl var" ifadelerini kullandı.

Fidan, SDG'nin artık İsrail'le koordinasyonu bırakıp bölgenin asli unsurlarıyla temasta olması gerektiğini vurguladı.

Halep'te son durum ne?

Suriye'nin kuzeybatısındaki Halep'te, Şam yönetimi ve bölgedeki Kürt silahlı güçler arasında dört gündür devam eden çatışmalarda iki taraftan da hayatını kaybedenler oldu.

Saldırılarla ilgili taraflar birbirini suçluyor.

Suriye haritası üzerinde çatışmaların olduğu bölgeler

Şam yönetimi, Halep'te Kürt nüfusunun ağırlıklı olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini sınırlı askeri bölge ilan etti.

Suriye'de geçiş hükümetinin İçişleri Bakanlığı da 8 Ocak'ta bir açıklama yaparak, bu bölgelerde kontrolün kısmen Suriye ordusuna geçtiğini duyurdu.

Açıklamada ayrıca bu mahallelerde hükümete bağlı güvenlik güçlerinin "sivilleri korumaya yönelik görevlerini yerine getirmeye başladığı" söylendi.

İlerleyen saatlerde Suriye Savunma Bakanlığı Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerinde altı saatlik ateşkesin yürürlüğe girdiğini açıkladı.

Ateşkes 9 Ocak sabahı yerel saatle sabah 9.00'da sona erdi.

Silahlı kişilerin tahliye sürecinde hafif silahlarını da taşıyarak Halep'ten çıkması çağrısı yapıldı.

Şam yönetimi SDG kuvvetlerinin Fırat Nehri'nin doğusuna tahliye edilmesi sürecinin başladığını duyurdu.