CHP İstanbul İl Kongresi iptal edildi, tepkiler ne oldu?

Kaynak, Onur Dogman/SOPA Images/LightRocket via Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi: 4 dk
CHP İstanbul 38. Olağan İl Kongresi'nin iptali için açılan davada mahkeme, İl Başkanı Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden uzaklaştırılmasına, yerlerine geçici bir yönetim atanmasına hükmetti.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi kararına göre İstanbul İl Başkanlığı'na Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap'tan oluşan bir heyet atandı.
Mahkeme 196 delegenin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verirken mevcut kongre sürecini de durdurdu.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararın ardından Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında CHP Genel Merkezi'nde olağanüstü toplandı.
Toplantının ardından basın açıklaması yapan Özgür Çelik, kararın CHP'nin "iktidar yürüyüşünü durdurma çabası" olduğunu savundu ve hukuki yollarla itiraz edeceklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gürsel Tekin'i partiden ihraç etmeye yönelik karar alındığını açıkladı.
Tekin ise kendisine savunma hakkı verilmeden alınan ihraç kararını kabul etmediğini belirtti.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ara kararın "yargılama sürecinde doğabilecek telafisi güç zararların önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir" niteliğinde olduğunu vurguladı, nihai bir hüküm teşkil etmediğini vurguladı.
CHP'nin İstanbul İl Kongresi 8 Ekim 2023'te yapılmış ve Özgür Çelik il başkanı seçilmişti.
CHP'den tepkiler ne oldu?
Görevden uzaklaştırılan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Mesele CHP değil, Türkiye'dir. Demokrasiye karşı yapılan bu saldırıyı durduracak kudret sizin gönlünüzde, aklınızda, ruhunuzda, Türkiye'ye ve demokrasiye olan inancınızda mevcuttur" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır kararı "büyük acizlik" ve "demokrasiye yönelik açık bir darbe" olarak nitelendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da "Siyasallaştırılmış yargının bu kararı yok hükmündedir" dedi.
X hesabından yaptığı açıklamada, "Siyaseti, adliye koridorlarında dizayn etmek isteyenlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da paylaştığı sosyal medya mesajında "AKP, Türkiye'de çok partili hayata fiilen son vermiştir" dedi.
Diğer partiler kararı nasıl değerlendirdi?
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısında bu konunun değerlendirilmediğini söyledi.
Çelik, itiraz sürecinin devam ettiğini ve kendilerinin de bunu takip ettiğini ekledi.
MHP lideri Devlet Bahçeli 2 Eylül'de yaptığı yazılı açıklamada CHP'nin "siyasi komaya girdiğini" savundu.
Bahçeli, CHP'nin "yüzyılın en büyük rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk davası olarak anılan devasa vurgun ve yağmayla yüzleşmesi" gerektiğini söyledi.
DEM Parti mahkeme kararının demokratik olmadığını, hukuki meşruiyetten yoksun olduğunu söyledi.
Parti "Herhangi bir hukuk mahkemesinin, üzerinden yıllar geçtikten sonra bir siyasi parti kongresi hakkında tedbir veya iptal kararı vermesi Anayasa'ya aykırıdır. Bu, siyasi parti kongrelerinin sonsuza kadar askıda kalması sonucunu doğurur" ifadelerini kullandı.
TİP "Sokakta kaybettiği desteği ve meşruluğu, düşman ceza hukukuyla yönettiği adliyelerde arayan Saray Rejimi'ne karşı halkın iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Gürsel Tekin: 'Partimizi kayyıma bırakacak değiliz'
Özgür Özel ise Tekin'in ihracı ile ilgili "CHP'li hiç kimse Saray'ın kurduğu bu kumpasın parçası olamaz" dedi.
Özel, kararın Tekin ile ilgili olmadığını; "Saray'ın verdiği kayyumluk görevini kabul eden herkes için" aynı uygulamanın geçerli olacağını vurguladı.
Tekin ise "Bu kararı kabul etmiyorum. Bana sormadan benim ifademi almadan, ben bir savunma yapmadan beni ihraç edemezsiniz" dedi.
Tekin bir başka yayında kendisinin geçici kurula atandığını haberlerden öğrendiğini söyledi.
CHP'nin "adliye koridorlarından kurtulması için elini taşın altına koyacağını" ifade eden Tekin şöyle konuştu:
"Partimizi kayyıma bırakacak değiliz. CHP'yi birlik beraberlik içinde kongreye götüreceğiz.
"Heyetteki tüm arkadaşlar CHP'li isimlerden oluşturulmuş. CHP bizim evimiz, yuvamız her şeyimizdir. Tüm arkadaşlarımız rahat olsun. CHP'yi CHP'liler yönetecek."
Ne olmuştu?
8 Ekim 2023'te yapılan CHP İstanbul İl Kongresi seçimlerine "hile karıştırıldığı" ve Seçim Kanunu'na "muhalefet edildiği" iddialarına ilişkin soruşturma başlatılmıştı.
Haliç Kongre Merkezinde yapılan seçimleri Özgür Çelik 342 oyla kazanmıştı. Rakibi Cemal Canpolat ise 310 oy almıştı.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun desteklediği Çelik, "değişimcilerin adayı", Cemal Canpolat ise "Genel Merkez çizgisindekilerin adayı" olarak değerlendiriliyordu.

Kaynak, CHP
CHP İstanbul İl Kongresi yetkisizlik ve usulsüzlük iddialarıyla yargıya taşındı. Açılan davada kongrenin hükümsüz sayılması istendi.
Dava dilekçesinde, kongrenin Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'na bildirilmesine rağmen Sarıyer sınırları dışında, Beyoğlu'ndaki Haliç Kongre Merkezi'nde yapılmasının kanuna ve parti yönetmeliğine aykırı olduğu savunuldu.
Ayrıca delegelerin iradelerini sakatlayan durumlar olduğu, bazı delegelerin oylarının para, hediye ve iş vaadi karşılığında yönlendirildiği iddia edildi.
Dilekçede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmalar ve basına yansıyan ses kayıtlarına atıf yapılarak, delegelere 150 bin ila 350 bin lira arasında para teklif edildiği, tablet-telefon dağıtıldığı ve iş vaadinde bulunulduğu öne sürüldü.
Kullanılan oy sayısının da 600 delege sınırını aştığı belirtilerek kongrenin "mutlak butlanla sakat" olduğu ileri sürüldü.
Bu gerekçelerle, 8 Ekim 2023 kongresinde alınan tüm kararların tedbiren durdurulması, seçilen il başkanı, yönetim ve disiplin kurulu üyelerinin görevden uzaklaştırılması, bir önceki yönetimin yeniden göreve iadesi veya mahkemece atanacak bir geçici kurulun iş başına getirilmesi talep edildi.
Ayrıca İstanbul'daki 196 kongre delegesinin de görevden alınması ve CHP'nin 39. Olağan Kurultay sürecinin durdurulması istendi.
CHP Genel Merkezi ise davaya verdiği yanıtta, İstanbul İl Başkanlığının taraf ehliyeti olmadığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını belirterek iddiaları reddetti.
Dilekçede ayrıca, dosyanın diğer davalarla birleştirilmesi gerektiği, tedbir taleplerinin haksız olduğu ifade edildi ve davanın reddi talep edildi.












