ABD'nin Suriye'den çekilmesi Türkiye'nin askeri konumlanmasını nasıl etkileyebilir?

Kaynak, REUTERS/Murad Sezer
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Ankara
- Okuma süresi 4 dk
Suriye'de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana askeri varlığını sürdüren ABD'nin ülkeden askerlerini geri çekmesi, güvenlik durumu ve askeri konuşlanmalar açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin çökmesi ve Ahmed Şara liderliğinde yeni bir yönetimin işbaşına gelmesi ABD'nin bu ülkedeki askeri varlığının da yeniden gözden geçirilmesi sürecini başlattı.
Asker sayısını 2.000'den 900'e kadar indiren ABD, Şubat ayı başında önce güneydeki el-Tanf üssünü sonra da kuzeyde Şeddadi üssünü boşalttı.
Bölgeden gelen haberler ABD askerlerinin Haseke'de yer alan Kesrak üssünü de boşalttığına işaret ediyor.
ABD'nin boşalttığı üsleri Suriye ordusunun devraldığı biliniyor.
ABD, Şeddadi ve Kesrak üslerini IŞİD ile mücadelede yerel ortak olarak birlikte çalıştığı ve ana omurgasını Halk Savunma Birlikleri'nin (YPG) oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte kullanıyordu.
Ankara, Amerikan askerlerinin Suriye'den çekilmesi düşüncesini uzun zamandır dile getiriyordu.
Ancak Türk yetkililer Ankara'nın Suriye'den çekilme planı olmadığını kaydediyor.
ABD, 2011 yılında önce muhalif güçlere destek sonra da IŞİD ile mücadele kapsamında bu ülkede askeri varlık bulundurmaya başlamıştı.
IŞİD'le mücadele için uluslararası bir koalisyona liderlik eden ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 2014'te hava kuvvetleriyle gerçekleştirdiği operasyonların ardından 2016'dan itibaren Suriye'nin güneyi ve kuzeyindeki üslere asker konuşlandırmıştı.
Amerikan askeri varlığının çekilmesi IŞİD ile mücadelede yeni bir dönemin başlaması açısından da önemli görülüyor.
Suriye'nin IŞİD karşıtı koalisyona katılımı ve Suriye hükümetinin ülkede kontrolünü artırması bu sürecin en önemli etkenleri arasında gösteriliyor.
Ankara nasıl değerlendiriyor?
ABD'nin Suriye'den çekilmesine ilişkin ilk değerlendirme Savunma Bakanlığı'ndan geldi.
Bakanlık kaynakları 26 Şubat'ta düzenlenen brifingde, Suriye'nin IŞİD ile Mücadele Koalisyonu'na katılmasının, ABD'nin ülkedeki askeri varlığını yeniden gözden geçirmesinde etkili olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Kaynaklar, ABD'nin Suriye ve Irak'taki faaliyetlerinin yakından takip edildiğini de vurguladı.
Suriye yönetimi, 11 Kasım 2025'te IŞİD'le Mücadele Uluslararası Koalisyonuna 90. üye olarak katıldığını ilan etmiş ve bu durum Washington-Şam ilişkilerinde olumlu bir etki yaratmıştı. Türkiye de Suriye'nin bu adımını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

Kaynak, Mohammed Al-Rifai/ EPA/Shutterstock
Türkiye, Amerikan askerlerinin Suriye'den çekilmesi düşüncesini çok uzun süredir dile getiren ülkeler arasında yer alıyordu.
Bu isteğin altında yatan temel düşünce ise ABD ile SDG arasındaki işbirliğinin sonlanması ve böylece Ankara'nın "terör örgütü" olarak tanımladığı YPG'nin sınırda konumlanmasının önüne geçmekti.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la 2019'da yaptığı bir telefon görüşmesinin ardından IŞİD ile mücadeleyi Türkiye'nin üstleneceğini ve bu nedenle Amerikan askerlerinin çekilmesi talimatı verdiğini ilan etmiş ancak Pentagon'un girişimleri sonunda bu adımı atmamıştı.
Suriye'de son bir yılda yaşanan gelişmeler ve SDG ile Şam yönetimi arasında 18 Ocak ve 30 Ocak günlerinde yapılan mutabakatların yarattığı ortam hem Amerikan askerlerinin daha rahat çekilmesini hem de Türkiye'nin geçmişteki kaygılarının ortadan kalkması açısından önemli gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
IŞİD ile mücadelede yeni dönem
Bundan sonraki süreçte Suriye topraklarındaki IŞİD tehdidiyle mücadelede temel sorumluluğun Şam yönetiminde olacağı kaydediliyor.
IŞİD'le Mücadele Uluslararası Koalisyonu'nun 9 Şubat'ta Riyad'da gerçekleştirdiği toplantıda da Suriye'nin katılımının ardından sürecin nasıl devam ettirileceği ve özellikle IŞİD tutukluları ile aile üyelerinin Irak'a transferi sonrası gelişmelerin nasıl yönetileceği ele alındı.
Toplantıda Suriye yönetiminin IŞİD ile mücadelede ulusal liderliği üstleneceği vurgusu yapıldı ve bundan duyulan memnuniyet dile getirildi.
IŞİD ile mücadelede koalisyon üyeleri Suriye ve Irak yönetimlerine destek sağlamaya devam etme sözünü de verdiler.
Türkiye'nin de Suriye ile bu konuda bundan sonraki süreçte daha yakın işbirliği içinde olması öngörülüyor.
İki ülke arasında Ağustos 2025'te yapılan askeri işbirliği mutabakatı, Türkiye'nin Suriye'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesi için eğitim ve ekipman desteği sağlamasını içeriyor.
Ankara'dan yapılan açıklamalar, uygulaması başlayan bu işbirliğinin daha da gelişmesine odaklanılacağını, Suriye ordusunun güvenlik açısından tüm sorumluluklarını yerine getirecek altyapıya ulaşmasının hedeflendiğini belirtiyor.
Türkiye de askerleri çekecek mi?
Türkiye de 2016'dan bu yana Suriye'de asker bulunduruyor.
IŞİD ve YPG ile mücadele amacıyla Fırat Kalkanı Operasyonu ile Suriye'ye ilk sınır ötesi operasyonunu düzenleyen Türkiye, Suriye ile sınır hattının doğu ve batı uçlarında hakimiyet sağladı.
Türkiye, 8 Aralık 2024 sonrasında da askeri varlığını sürdürmeye devam etti ve Şam yönetimi ile önemli bir eşgüdüm sağladı.
Türk yetkililer, Ankara'nın kısa vadede Suriye'den çekilme planı olmadığını kaydediyorlar. Bu konudaki en somut açıklamayı Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptı.
Türk basınına konuşan Güler, "Terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi, sınır güvenliğimizin sağlanması sonrasında, Suriye ordusu bulunduğumuz bölgelerde güvenliği tek başına tesis edebilecek imkan ve kabiliyete ulaştığı zaman Suriye'deki askeri varlığımız Suriye yönetimi ile yeniden değerlendirilebilecektir" ifadelerini kullandı.
Diplomatik kaynaklar da Suriye iç savaşının çıkmasının ardından birçok ülkenin Suriye'ye asker konuşlandırdığını, bunların arasında ABD ve Fransa gibi Batı ülkelerinin yanı sıra İran ve Rusya'nın da olduğunu anımsatıyorlar.
Kaynaklar, Türkiye'nin çok uzun bir sınırı paylaşmasına karşın Suriye'ye bu ülkelerden sonra asker gönderdiğini belirterek Türkiye-Suriye sınırının güvenliğinin tam ve eksiksiz olarak sağlanmasının en önemli koşullardan biri olduğuna dikkat çekiyorlar.
Aynı kaynaklar, Suriye'deki gelişmelerin olumlu bir yönde seyretmesine karşın hâlâ geçiş sürecinin devam ettiğini, başta IŞİD olmak üzere tehditlerin ciddi bir düzeyde olduğunu anımsatıyorlar.
Türkiye'nin Suriye'den çekilmesini konuşmak için erken olduğunu, bunun ciddi bir analizi gerektirecek gelişmeler sonrasında gündeme gelebileceğini de kaydeden kaynaklar, SDG ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinin bu açıdan en önemli konu başlığı olmaya devam ettiğini belirtiyorlar.











