Trump: 'Bize İran'da infazların durduğu bildirildi'

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 6 dk

ABD Başkanı Donald Trump, kendisine İran'da protestocuların öldürülmesinin durduğunun ve idamın öngörülmediğinin söylendiğini açıkladı.

Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te yaptığı konuşmada Trump, "Bize, İran'da infazların durdurulduğu bildirildi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok... Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş" dedi.

ABD Başkanı bilginin kendisine "güvenilir kaynaklardan" verildiğini belirtti.

İran'da iki haftadan uzun süredir devam eden protestolara katılandıktan sonra tutuklanan Erfan Soltani'nin 14 Ocak'ta idam edilmesi bekleniyordu.

Trump bundan önce İran'da yetkililerin bu hafta hükümet karşıtı protestocuları idam etmeye başlaması durumunda "çok güçlü bir yanıt" vereceklerini söyledi.

İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in kıdemli danışmanı, 14 Ocak Çarşamba günü, Haziran ayındaki saldırının İran'ın herhangi bir saldırıya karşılık verebilme kabiliyetini gösterdiğini söyledi.

İran, geçen sene Haziran ayında ABD'nin nükleer tesislerine yönelik saldırılarına misilleme olarak El Udeid hava üssüne füze saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.

Açıklamaların ardından ABD ve İngiltere'nin, Katar'daki El Udeid hava üssündeki personel sayısını azalttığı bildirildi.

BBC'nin ABD'deki yayın ortağı CBS News'e göre, Amerikalı yetkililer durumun "önlem amaçlı" olduğunu söyledi.

BBC'nin edindiği bilgiler, İngiltere'nin de üsteki askeri personelinin bir bölümünü geri çektiği yönünde.

İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü, askeri personelin "operasyonel güvenlik gerekçesiyle" geri çekildiğine dair haberler hakkında yorum yapmadı.

Reuters haber ajansı, diplomatlara dayandırdığı haberinde, personellerin bir bölümüne üssü terk etmelerinin söylendiğini aktardı.

Ancak geçen yıl İran saldırısından önceki saatlerde olduğu gibi çok sayıda askerin otobüslerle tahliye edildiğine dair herhangi bir işaretin olmadığını bildirdi.

Katar hükümetinden yapılan açıklamada, personel sayısının "mevcut bölgesel gerilimlere yanıt olarak" azaltıldığı belirtildi.

Hükümet açıklamasında, Katar'da yaşayanların emniyetini sağlamanın en önemli önceliği olduğu belirtildi.

"Kritik altyapı ve askeri tesislerin korunmasına yönelik eylemler de dahil olmak üzere, gerekli tüm önlemlerin uygulanmaya" devam edileceği kaydedildi.

Amerikan CBS News televizyonuna konuşan Trump, protestolar sırasında binlerce kişinin öldürüldüğüne dair ciddi bilgiler aldığını belirtti.

CBS News'in kaynakları, İran'da ölü sayısının en az 12 bin olduğunu, hatta 20 bine kadar çıkmış olabileceğini aktardı.

İnsan hakları örgütleri, İran'daki protestolarda 2400'den fazla göstericinin öldürüldüğünü açıklıyor.

BBC Farsça Servisi'ne konuşan, geçen hafta gözaltına alınan 26 yaşındaki Erfan Soltani'nin yakınları, Soltani'nin bugün idam edileceğini söyledi.

Soltani'nin bir yakını, İran mahkemesinin "son derece hızlı bir süreç içinde, sadece iki günde" idam kararı verdiğini söyledi.

İnsan Hakları Örgütü Hengaw'dan Awyar Shekhi de BBC'ye yaptığı açıklamada, "bir davanın bu kadar hızlı ilerlediğine hiç tanık olmadıklarını" kaydetti.

Shekhi, davanın İran hükümetinin "halkı bastırmak ve korku yaymak için bildikleri her taktiği kullandığını" gösterdiğini söyledi.

Reuters haber ajansına konuşan İranlı bir yetkili ise gösterilerde 2 bin kişinin öldüğünü söyledi, yaşananlardan "teröristleri" sorumlu tuttu.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 2 bin 403 protestocunun yanı sıra 12 çocuğun da hayatını kaybettiğini ve 18 binden fazla göstericinin tutuklandığını doğruladığını açıkladı.

HRANA, hükümetle bağlantılı yaklaşık 150 kişinin de öldürüldüğünü duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden de İran konusunda paylaşımlar yapıyor.

13 Ocak'taki paylaşımında İran halkına protestolara devam çağrısı yaptı ve "Yardım yolda" mesajı verdi.

Trump ayrıca, protestocuları öldürmeyi durdurana dek İranlı yetkilileriyle tüm görüşmeleri iptal edeceğini söyledi.

Trump, CBS News'a verdiği röportajda ise İran halkına ekonomik destek de dahil çeşitli yöntemlerle yardım gönderildiğini söyledi ve ABD'nin geçen yıl İran'ın üç nükleer tesisine yönelik hava saldırılarını hatırlattı.

İran'daki hedefinin ne olduğu sorulduğunda "Hedef kazanmak, kazanmayı severim" diyen Trump, ardından önceki dönemlerdeki bazı askeri operasyonları örnek gösterdi.

Trump; Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun yakalanmasını, 2019'da IŞİD lideri Ebubekir el-Bağdadi'nin öldürüldüğü operasyonu ve 2020'de İran Devrim Muhafızları komutan Kasım Süleymani'nin öldürülmesini hatırlattı.

İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Larijani ise Trump'a verdiği yanıtta, "İranlıları öldürenleri açıklıyoruz: 1- Trump 2- Netanyahu" demişti.

'Trump, İran'a operasyon seçenekleri konusunda bilgilendirildi'

ABD medyası Trump'ın İran'a operasyon seçenekleri konusunda bilgilendirildiğini yazıyor.

CBS News'a konuşan iki Pentagon yetkilisi, uzun menzilli füze saldırısının yanı sıra, siber operasyonlar ve psikolojik kampanya seçeneklerinin de Trump'a sunulduğunu söyledi.

Pentagon kaynakları, İran'ın komuta yapısını ve iletişimini sekteye uğratma seçeneklerinin de değerlendirildiğini aktardı.

Trump da 12 Ocak'ta Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran yönetiminin kendisiyle müzakerelerde bulunmak istediğini söylemişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise bazı ülkelerin büyükelçileriyle yaptığı görüşmede "ciddi ve gerçek müzakerelere" hazır olduklarını söylemiş, "Savaş aramıyoruz ancak savaşa hazırız" dedi.

İranlı yetkililer gösterilerde iki bine yakın kişinin öldüğünü doğruluyor.

Trump, Pazartesi günü İran'la ticari bağları olan ülkelerden gelen mallara %25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.

ABD yönetimi, İran'daki vatandaşlarına, Beyaz Saray'ın yardımına ihtiyaç duymayacak bir ayrılma planı yapmaları çağrısı yaptı.

Tahran'da 13 Ocak'ta binlerce kişi rejime destek mitinginde biraraya geldi.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, hükümet yanlısı gösterilerin "Amerikalı politikacılara kandırmacalarına son vermeleri için bir uyarı niteliğinde" olduğunu söyledi.

Hamaney, hükümet yanlısı gösterilerin, "yerli paralı askerler tarafından gerçekleştirilmesi amaçlanan yabancı düşmanların planlarını boşa çıkardığını" söyledi.

Merz: 'İran yönetiminin son günlerini yaşadığına inanıyorum'

Washington ve Tahran'dan karşılıklı açıklamalar yapılırken, uluslararası toplumdan da tepkiler gelmeye devam ediyor.

İngiltere ve Almanya, 13 Ocak'ta İran büyükelçilerini gelişmeleri değerlendirmek üzere geri çağırdıklarını açıkladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın mevcut yönetiminin "son günlerini yaşadığına" inandığını söyledi.

Merz, "Bir rejim ancak şiddet kullanarak iktidarda kalabiliyorsa, fiilen sona ermiştir" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı, Merz'e "biraz utanma" çağrısı yaptı.

Avrupa Birliği, İran'a yönelik yeni yaptırımları gözden geçireceklerini açıkladı.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola da, İranlı diplomatik personelin AP binalarına girişini yasakladığını duyurdu.

Çin ise Trump'ın askeri müdahale tehdidine tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası arenada "güç kullanımına ya da güç kullanımı tehdidine karşı olduklarını" kaydetti.

Gazetecilerin sorusu üzerine açıklama yapan sözcü Mao Ning, "Başka ülkelerin içişlerine karışılmasına her zaman karşı çıktık ve bütün ülkelerin egemenliğinin ve güvenliğinin uluslararası hukuka göre korunması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İranlı meslektaşı Arakçi ile telefonda konuştuğunu ve protestoculara yönelik şiddeti durdurmalarını söylediğini duyurdu.

Arakçi ise görüşmede İngiltere'yi, "İran'ın içişlerine karışmaması konusunda uyardığını" açıkladı.

Kanada Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, protestocuların öldürülmesi kınandı ve "Kanada, cesur İran halkının yanında" denildi.

Türkiye'de ise iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) sözcüsü Ömer Çelik, "Herhangi bir şekilde dış müdahale bölgemiz için son derece olumsuz sonuçlar doğurur" demişti.