İran'da protestolarda öldürülenlerin yakınları yaşadıklarını anlattı: 'Karımın cesedini bir buçuk saat kollarımda taşıdım'

    • Yazan, BBC News Farsça
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 5 dk

"Birdenbire kolumdaki hissin hafiflediğini fark ettim; elimde sadece ceketi kaldı"

Ailesinden biri, İran'da iki haftadan uzun süredir devam eden protestolara katılan Reza'nın anlattıklarını BBC Farsça'ya bu şekilde aktarıyor.

Maryam ölümcül şekilde vurulmuştu ve kurşunun nereden geldiğine dair hiçbir fikri yoktu.

Reza, Meryem'in bedenini bir buçuk saat boyunca taşıdı.

Yorgunluktan bitkin halde bir ara sokakta oturdu.

Kısa bir süre sonra, yakındaki bir evin kapısı açıldı.

Evin sakinleri onları garajlarına götürdüler, beyaz bir çarşaf getirdiler ve Meryem'in cesedini ona sardılar.

Maryam protestolara katılmadan günler önce, yedi ve 14 yaşlarındaki çocuklarına ülkelerinde olup bitenleri anlatmıştı.

"Bazen anne babalar protestolara gidiyor ve geri dönmüyorlar," dedi.

"Benim kanım da, senin kanın da, başkasının kanından daha değerli değil."

Güvenlik nedenleriyle Reza ve Maryam'ın isimleri değiştirildi.

Maryam, İran genelinde hızla yayılan protestolara yetkililerin ölümcül bir baskıyla karşılık vermesi nedeniyle evlerine dönmesi gereken ancak asla dönemeyen binlerce protestocudan biri.

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), son üç hafta içinde aralarında 12 çocuğun da bulunduğu en az 2.400 protestocunun öldürüldüğünü doğrulayabildiğini bildirdi.

İran'da yaklaşık bir haftadır uygulanan internet kesintisi nedeniyle, önümüzdeki günlerde artması beklenen ölü sayısını belirlemek son derece zor.

Protestolar 31 vilayetin tamamına yayılmış durumda.

Gelen bilgiler, küçük şehir ve kasabalardaki cinayetlerin boyutunun büyük şehirlerdeki kadar ciddi olduğunu açıkça gösteriyor.

Kuzeyde 50 bin nüfuslu Tonekabon kasabasında Sorena Golgun Cuma günü öldürüldü.

Bir aile üyesinin ifadesine göre, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi güvenlik güçlerinin kurduğu bir pusudan kaçarken "kalbinden vuruldu".

Sorena gibi, öldürülen diğer protestocuların çoğu da genç ve hayallerle doluydu.

Rubina Aminian: İran'da 23 yaşında hayatını kaybeden moda öğrencisi

Rubina Aminian, moda tasarımı kariyerini İtalya'nın Milano kentinde sürdürmeyi ve el örgüsü kreasyonlarını Milano Moda Haftası'nda sergilemeyi hayal eden bir öğrenciydi. Ama hayalleri gerçekleşmeyecek.

Annesi cansız bedenini Tahran'daki adli tıp kurumunda, bir dizi genç protestocunun daha yanında buldu.

Tahran'daki Şeriati Üniversitesi'nde tekstil ve moda tasarımı okuyan 23 yaşındaki Rubina Aminian aslen Kirmanşah vilayetindendi.

Instagram sayfası pek çok diğer genç kız gibi, renkli ve geleneksel kıyafetleriyle poz verdiği videolarla dolu.

Aminian Kürttü ve Beluç nakışını çok seviyordu.

Instagram reel'lerinde, geleneksel Kürt kıyafetleri içerisinde, aynanın önünde makyaj yaparken görülüyor.

Çektiği videolara müzik ekleyerek Instagram sayfasında paylaşıyordu. İran hükümetinin kadınlar üzerindeki kısıtlamalarına direnen kadınlardan biriydi.

Rubina'nın Norveç'te yaşayan teyzesi Hilale Nuri, İran'daki ailesiyle Irak sınırındaki bir tanıdığı aracılığıyla konuşabildiğini anlattı.

BBC'ye konuşan Nuri, Rubina'nın "umut, duygu ve hayat dolu" bir genç kız olduğunu söyledi, kadın ve erkekler için eşit hakları savunduğunu anlattı.

"Beş yaşından beri annesinin dikiş makinesinde oyuncak bebekleri için kıyafet dikerdi" dedi.

"Kıyafet tasarlamaya ve renklere büyük ilgisi vardı. Karşı çıkılmasına rağmen, moda tasarımcısı olmak istedi ve üniversite eğitimi için de bu bölümü seçti" diye yeğenini anlattı.

Arkadaşlarının aktarımına göre Rubina üniversiteden çıktıktan sonra, 8 Ocak Perşembe günü protestolara katıldı.

Vurulduğu anda Rubina'nın yanında olanlara göre, hükümet güçleri onu "arkasından ve çok yakın bir mesafeden" vurdu.

Rubina vurulduğu yerde hayatını kaybetti.

Rubina'nın ailesi Kirmanşah'ta yaşıyor. Ölümünü haber alır almaz, anne ve babası Tahran'a gitti ve cansız bedenini adli tıp kurumunda buldu.

Rubina'nın annesi, "Orada bir tek kızım yoktu, öldürülen onlarca gencin cansız bedenini gördüm" diyor.

Ailesi cenazesini teşhis etti, ancak güvenlik güçleri cenazeyi teslim etmek istemedi.

Anlatılana göre, yetkililer, aileyi cenazeyi halkın katılımı olmadan, İran'ın batısındaki Kürdistan eyaletindeki Kirmanşah ve Kamyaran şehirleri arasında bir yere gömmeye zorladı.

Cenaze töreni düzenlemelerine izin verilmedi.

Rubina'nın teyzesi Nuri, kız kardeşinin Tahran'dan Kirmanşah'a kadar dört saatlik yol boyunca kızının bedenine sarıldığını söylüyor.

BBC'ye konuşan teyze, "Özgürlük, daha iyi bir hayat ve gelecek isteyen milyonlarca genç İranlıdan biriydi" diyor.

"Kadın hakları için sokağa çıktı, özgürlük için. Ölmeyi hak etmedi. İlericiydi. Yaslı kardeşim, İran'daki tüm anneler gibi, aslan gibi onların [güvenlik güçlerinin] önünde durdu, kızının bedenini kucakladı ve eve getirdi."

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), son açıklamasında ölenlerin sayısını 2.571'e çıkardı.

Reuters haber ajansı İranlı yetkililere dayandırdığı ölü sayısını iki bin olarak bildiriyor.

ABD'deki Axios haber sitesi ise İsrail istihbarat kaynaklarının ölü sayısını yaklaşık beş bin olarak tahmin ettiğini bildiriyor.