Avrupa, Grönland'a NATO gücü konuşlandırıyor

    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 5 dk

NATO üyesi Avrupa ülkeleri, birliğin "Arktik'teki varlığını güçlendirmek" amacıyla "keşif görevi" kapsamında Grönland'a asker gönderdi.

NATO birlikleri bölgeye, Danimarka öncülüğünde yürütülen "Arktik Dayanıklılık Operasyonu" adlı ortak tatbikat kapsamında konuşlandırılıyor.

Görevlendirmeye Almanya, İsveç, Norveç, Hollanda ve İngiltere'den askeri personel de katılıyor.

Tatbikat ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland üzerinde hak iddiasını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşmesiyle önem kazandı.

Danimarkalı savunma yetkilileri, 14 Ocak Çarşamba günü Grönland hükümetiyle birlikte, önümüzdeki dönemde Grönland çevresinde artırılmış bir askeri varlık bulunmasına karar verdiklerini açıkladı.

Bunun NATO'nun "hem Avrupa hem de transatlantik güvenliğin yararına Arktik'teki varlığını güçlendirmek" amacıyla yapıldığı kaydedildi.

Bu kapsamda 15 kişilik bir Fransız askeri birliği Perşembe günü başkent Nuuk'a ulaştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ilk birliğin kısa süre içinde "kara, hava ve deniz unsurlarıyla" destekleneceğini söyledi.

Üst düzey diplomat Olivier Poivre d'Arvor, bu misyonu güçlü bir siyasi sinyal olarak değerlendirdi:

"Bu ilk tatbikat... ABD'ye NATO'nun burada olduğunu göstereceğiz."

Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, amacın adada "rotasyonlu" bir askeri varlık bulundurmak olduğunu söyledi.

Poulsen, daha sonra yabancı müttefiklerin tatbikat ve eğitim faaliyetlerine katılımıyla adada daha kalıcı bir askeri varlık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, ülkesinin konuşlandırmaya katılmayı planlamadığını açıkladı. ancak ABD'nin oraya yapacağı herhangi bir askeri müdahalenin "siyasi bir felaket" olacağı konusunda uyardı:

"NATO üyesi bir ülkenin topraklarının başka bir NATO üyesi ülke tarafından işgal edilmesi veya ilhak girişiminin yaşanması, dünyanın sonu olurdu."

Rusya'nın Belçika büyükelçiliği ise Arktik'te yaşananlardan "ciddi endişe" duyduğunu ifade etti.

NATO'yu "Moskova ve Pekin'den gelen artan tehdit bahanesiyle" bölgede askeri varlık oluşturmakla suçladı.

Beyaz Saray'da neler yaşandı?

Danimarka ve Grönland'dan üst düzey yetkililer 14 Ocak'ta ABD ile gerilime neden olan süreci görüştü.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen ve Grönlandlı mevkidaşı Vivian Motzfeldt, 14 Ocak'ta Washington'da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile biraraya geldi.

Rasmussen toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında, görüşmeyi "dobra ama yapıcı" olarak nitelendirdi.

ABD ve Danimarka'nın Grönland'ın geleceğine ilişkin pozisyonlarının farklı göründüğünü ifade etti.

"Hâlâ temel anlaşmazlıklarımız var ancak görüşmelere devam edeceğiz" diye ekledi.

Danimarka Dışişleri Bakanı Trump'ın açıkça Grönland'ı "fethetmek" istediğini ancak görüşmenin "Amerikan tutumunu değiştirdiğini" düşündüğünü söyledi.

İki ülke arasında bir çalışma grubu oluşturulduğunu ve bu grubun önümüzdeki birkaç hafta içinde bir araya gelerek izlenecek bir yol haritası üzerinde görüşeceğini duyurdu.

Rasmussen ayrıca Danimarka'nın Grönland'a güvenlik katkılarını artırmaya hazır olduğunu da belirtti.

Bu görüşmeden önce konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın ABD'ye ait olması halinde NATO'nun çok daha güçlü ve etkin bir hale geleceğini söyledi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, Grönland'ın Amerikan füze savunma sistemi için yaşamsal önemde olduğunu savundu.

Trump ayrıca, Grönland'ı ABD'nin kontrol etmesinin dışındaki bütün önerilerin "kabul edilemez" olduğunu da iddia etti.

Danimarka ve Grönland'a önemli bir destek Paris'ten geldi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ülkesinin gelecek ay Grönland'da bir konsolosluk açacağını duyurdu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Washington'ın Grönland'ı ilhak etmesi durumunda görülmemiş sonuçların ortaya çıkacağını savundu.

Danimarka, NATO'nun 32 üyesinden biri.

'Bu sözleri onun için büyük sorun olacak'

Beyaz Saray'ın çözüm önerilerinden biri adanın Danimarka'dan satın alması yönünde.

Ancak ABD'den gelen tehditvari açıklamalarda, adanın güç kullanılarak ilhakı da dışlanmıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise böylesi bir şekilde askeri güç kullanılmasının, bir savunma ittifakı olan NATO'nun sonu olacağı uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'a daha önce de, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'in sözleri hakkında ne düşündüğü sorulmuştu.

Trump, "Bu onların sorunu, ben ona katılmıyorum. Bu onun için büyük bir sorun olacak" yanıtını vermişti.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen ise son açıklamasında, bir tercih yapması istenirse, halkının ABD yerine Danimarka'yı seçeceğini belirtiyor.

Grönland, seyrek nüfuslu bir ada ancak Kuzey Amerika ve Kuzey Kutbu arasında özel bir konuma sahip.

Zira füze saldırıları sırasında adadaki erken uyarı sistemleri hayati rol oynayabiliyor, bölgedeki gemiler de adadan rahatlıkla izlenebiliyor.

Donald Trump daha önce defalarca Grönland'ın ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığını söyledi.

Trump ayrıca herhangi bir kanıt olmaksızın, Grönland'ın "her tarafının Rus ve Çin gemileriyle kaplı olduğunu" iddia etti.

ABD'nin halen Grönland'ın kuzeybatı ucundaki Pituffik Üssü'nde 100'den fazla askeri personeli bulunuyor.

Bu tesis İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD tarafından işletiliyor.

Danimarka ile mevcut anlaşmalar uyarınca, ABD Grönland'a istediği kadar asker gönderme yetkisine sahip.

Grönland'ın geleceğine ilişkin endişeler, Trump'ın 3 Ocak'ta Venezuela'ya karşı askeri güç kullanarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD'ye getirilmesini sağlamasının ardından yeniden gündeme geldi.

Trump daha önce 2019'da ilk başkanlık döneminde de Grönland'ı satın almak için teklifte bulunmuş ancak Grönland yetkilileri adanın "satılık olmadığını" söylenmişti.

Son yıllarda Grönland'ın nadir toprak mineralleri ile uranyum ve demir gibi doğal kaynaklarına olan ilgi arttı.

Bölgede iklim değişikliği nedeniyle buzullar eridikçe bu kaynaklara erişim kolaylaşıyor.

Bilim insanları Grönland'ın önemli petrol ve gaz rezervlerine de sahip olabileceğini düşünüyor.