Kanada Başbakanı Carney'den Trump'ın tehditleri sonrası Çin'e kritik ziyaret

    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 4 dk

Kanada Başbakanı Mark Carney, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi. Görüşme son yıllarda, iki ülke arasındaki en üst düzey temas.

Çin'e Kanada'dan başbakan düzeyinde son seyahat 2017'de yapılmıştı.

Kanada Başbakan Mike Carney'e, Çin gezisinde Dışişleri Bakanı Anita Anand, Enerji Bakanı Tim Hodgson, Sanayi Bakanı Melanie Joly, Tarım Bakanı Heath MacDonald ve Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu da eşlik ediyor.

Bu nedenle Carney'nin ziyareti, Kanada‑Çin ilişkilerinde "önemli ve tarihi" bir adım olarak nitelendiriliyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, heyetler arası görüşme öncesi Kanada'yla ikili ilişkileri geliştirmenin kendilerini çok memnun ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Mike Carney de, Şi Cinping'e hitaben, "Sayın Başkan, birlikte bu ilişkinin geçmişteki en iyi yönlerini bir araya getirerek yeni bir ilişki kurabiliriz. Her iki ülkenin halkları insanlar için istikrar, güvenlik ve refah sağlayacağız" dedi.

Carney'nin Çin ziyareti ve Şi ile görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada'yı ülkesinin "51. eyaleti" yapma fikrini sık sık dile getirmesi nedeniyle önemli görülüyor.

Kanada ve Çin, ticaret anlaşması için müzakereleri sürdürüyor ve uzun süredir diplomatik gerilimlerle şekillenen ikili ilişkilerinde artık istikrar sağlamayı umuyor.

Çin ile üst düzey diyaloğu yeniden tesis etmeyi amaçlayan Carney, 14 Ocak'ta Pekin'e gitmiş ve önce Çinli mevkidaşı Li Çiang ile görüşmüştü.

Carney, ayrıca bir elektrikli araç batarya üreticisi ve bir enerji devi de dahil önde gelen bazı Çin şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle de bir araya gelmişti.

Kanada‑Çin ilişkileri, 2018'de bir Huawei yöneticisinin Vancouver'da ABD'nin talebi üzerine tutuklanmasının ardından dibe vurmuştu.

Kanada, özellikle Trump'ın "51. eyaleti" tehdidi, Danimarka'ya ait Grönland'ı zorla topraklarına katma çabası ve ABD'nin üstünlüğünü Kuzey Amerika'daki yeniden güç kullanarak tesis etme yaklaşımından rahatsız.

Ottawa yönetimi tüm bu gelişmeler ışığında, en büyük ticaret ortağı ABD'ye bağımlılığını azaltmak istiyor.

Çin, Kanada'nın ABD'den sonra en büyük ticaret ortağı. İki ülke arasında 2024 yılında ticaret hacmi 85 milyar dolara yükseldi.

ABD ve Kanada arasındaki ticaret hacmi ise 761 milyar dolar.

Ancak Çin son yıllarda Kanada'dan daha fazla petrol almaya başladı.

Kanada'daki Çinli öğrencilerin sayısı da hızla artıyor. 2024 itibarıyla bu sayı 125 binden fazlaydı.

BBC Çin Muhabiri Laura Bicker'in analizi

Her iki taraf da geçmişte yaşanan gerginlikleri geride bırakmak istediğine dair işaretler veriyor.

Kanada'da Huawei'nin mali işler müdürünün tutuklanması ve Çin'de Kanadalı vatandaşların casusluk suçlamalarıyla gözaltına alınması, bu gerginliklerden bazılarıydı.

Ancak iki ülke arasında hala gerilime neden olabilecek pek çok konu var.

Kanada, ABD'ye alternatifler arasa da hala değerleri Batı ile uyumlu ve bu durum zaman zaman Pekin'in hedefleriyle çatışıyor.

Buna ek olarak, Çin'in Kanada seçimlerine müdahale ettiğine dair iddialar var.

Şu anda Pekin'de yalnızca birkaç Kanadalı gazeteci bulunuyor.

Büyük Kanada medya kuruluşları, Ottawa-Pekin hattında ilişkilerin soğumasından bu yana Çin'e geri dönmüş değil.

Her iki lider için de kilit nokta, ekonomik olarak fayda sağlayabilecekleri ortak bir zemin bulmak olacak.

Carney'nin ziyareti, iki ülke arasındaki ticari anlaşmazlığı çözmeye yönelik somut bir anlaşmanın yolunu açabilir.

Ancak Çin'deki insan hakları ihlalleri iddiaları ve Pekin'in Kanada seçimlerine müdahale ettiği yönündeki suçlamalar gibi zor konuların nasıl ele alınacağı, çok daha büyük bir sınav olacak.

Şi Cinping, eğer Mike Başbakan Carney ile bir anlaşma yapmayı başarırsa, bu durum Çin'e ABD'nin hemen yanı başındaki bir ülkede daha fazla nüfuz kazandıracak. Bu Pekin için büyük bir kazanım olur.

Şi, Çin'i Donald Trump yönetimindeki ABD'den farklı olarak istikrarlı bir küresel ortak olarak göstermeye çalışıyor.

Batı'nın gözlerinin bu görüşmede olacağı düşünüldüğünde Şi, Çin hükümetiyle ilişkilerin daha pragmatik olabileceğini, Pekin'in ifadesiyle "kazan-kazan" prensibine dayalı bir yaklaşım sunabileceğini kanıtlamak için bu fırsatı değerlendirmekte istekli olacaktır.

Eğer bu ziyaret iyi geçer ve son yıllarda Çin'le en kötü ilişkilere sahip ülkelerden biri olan Kanada'nın başbakanı ülkesi için "Pekin'e geri dönüşün" yolunu bulabilirse, Çinliler bu örneğin başkaları için de emsal teşkil edebileceğine inanacaktır.

BBC Asya İş Dünyası Muhabiri Suranjana Tewari'nin analizi

Kanada ve Çin halen tarım ürünlerinde ticaret yapıyor ve iki ülke 15 Ocak'ta aralarındaki sorunları çözmek için "iletişim kanallarını açık tutmaya" yönelik bir ekonomik yol haritasında anlaştı.

İmzalanan anlaşma sonrası Kanada; enerji, tarım ve tüketici ürünleri alanlarında Çin yatırımlarını memnuniyetle karşıladığını açıkladı.

Çin ise hizmetler, havacılık ve ileri imalat gibi sektörlerde Kanada'nın ülkede yatırım yapmasını sabırsızlıkla beklediğini duyurdu.

Her iki taraf da petrol ve gaz geliştirme alanlarını araştırmayı ve doğal uranyum ticaretinde işbirliği yapmayı planlıyor.

Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson, Çin'in güvenilir ticaret ortakları aradığını ve daha fazla Kanada enerji ürünü istediğini "açık ve net" şekilde aktardığını söylemişti.