Gazze ateşkesi basın toplantısına '10 dakika kala' nasıl sağlandı?

Kaynak, Reuters
- Yazan, Tom Bateman
- Bildirdiği yer, Washington
- Yazan, Rushdi Abualouf
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Yazan, Lucy Williamson
- Bildirdiği yer, Kudüs
- Okuma süresi: 8 dk
İsrailli ve Hamas müzakerecileri 15 ay süresince hiçbir zaman yüz yüze gelmediler. Ama sona gelindiğinde artık onları sadece bir kat ayırıyordu.
Katar, Mısır ve ABD'den diplomatlar arabuluculuğundaki görüşmeler aylardır, bazen iyiden iyiye umutsuzca, sürüyordu.
Sonunda kilit oyuncular Doha'da aynı binanın içindeydi ve yaşanan tempo çılgıncaydı.
Bir anlaşmaya varılmaya yakındı ancak işler daha önce ters gitmişti.
Bir kaynak, Katar başbakanının anlaşmayı duyurmasına için kürsü kurulduğu sırada, anlaşmanın çökmesini önlemek için bir son dakika hamlesi yapılmakta olduğunu anlattı.
Aynı kaynak o dakikaları, "Gerçekten, müzakereler basın toplantısının başlamasından 10 dakika öncesine kadar sürdü. Yani anlaşma son dakikalarda tamamlandı" diye anlatıyor.
BBC, kamuoyuna kapalı sürecin, son düzlüğünde neler yaşandığını, her iki taraftaki bir dizi yetkiliyle görüştü.

Kaynak, Getty Images
Kaygan bir zemin
Bu anlaşma birdenbire ortaya çıkmadı.
15 Ocak'ta üzerinde anlaşılan ateşkes, Joe Biden'ın 2024 Mayıs ayında Beyaz Saray'da yaptığı konuşmada ortaya koyduğu planla büyük ölçüde aynıydı.
Bu anlaşma da üç aşamalı bir süreci öngörüyor: Ateşkes, Filistinli tutsaklar karşılığında İsrailli rehinelerin serbest bırakılması ve İsrail ordusunun Gazze'den kademeli olarak çekilmesi.
Görüşme sürecinin içinde olduğu kaynaklar, Aralık ayı ortasında müzakere dinamiğinin keskin şekilde değiştiğini ve tempo kazandığını aktarıyor.
Hamas, lideri Yahya Sinwar'ın öldürülmesi ile sarsılmış ve giderek daha fazla izole hale gelmişti.
Lübnan merkezli müttefiki Hizbullah büyük güç kaybetmiş ve İsrail ile ateşkes yapmayı kabul etmişti.
Son olarak Suriye'deki İran destekli Esad rejimi de devrildi.
Bir Amerikalı yetkili, Washington'da, "Hamas'ın süvarilerin onu kurtarmaya geleceği fikrinden vazgeçmek zorunda kaldığı" görüşünün hakim olduğunu aktarıyor.
Görüşmeleri izleyen Biden yönetiminden kıdemli bir yetkili de "Denklemdeki büyük değişimin, Hamas'ın hesaplarını nasıl etkilediği konusunda abartmadan çıkarım yapmak kolay değil" diyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir İsrailli yetkili, Hamas'ın bir anlaşma yapmak için "acele etmediğini" ve müzakereden çok görüş empoze etmeye çalıştığını savunuyor
İsrailli kaynaklar, Sinwar'ın ölümü ve İsrail'in bölgedeki Hamas müttefiklerine yönelik askeri operasyonlarından sonra bu tutumun değiştiğine işaret ediyor.
Aynı yetkili, giden Biden ve gelen Trump yönetimlerinin de ivme yarattığını söylüyor.
İsrailli yetkili, "Koşullar değişmese böyle bir anlaşmaya varamazdık" diye ekliyor.

Kaynak, Getty Images
12 Aralık'ta Biden'ın müzakere ekibi İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu ziyaret etti.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Biden'ın Orta Doğu özel temsilcisi Brett McGurk ve CIA Direktörü Bill Burns bu toplantıdaydı.
İsmini açıklamamak koşuluyla BBC'ye konuşan bir ABD yetkilisi, toplantının "birkaç saat" sürdüğünü ve "yeni bölgesel denklem" ile "Lübnan ateşkesinden Gazze ile ilgili yeni bir müzakere sürecine nasıl sıçrayabiliriz" konularına odaklanıldığını anlattı.
Bu aşamada satranç tahtasında başka bir parça daha vardı: Donald Trump.
Trump'ın zaferinden haftalar sonra 16 Aralık'ta BBC'ye konuşan bir Hamas yetkilisi, ateşkes çabaları konusunda alışılmadık derecede iyimserdi. Bu yetkili görüşmelerin daha ciddi bir havada yapılmaya başlandığını söylüyordu.
Kasım 2023'ten bu yana yapılan her görüşmeye katılan bu yetkiliye göre, danışmanı ile arabuluculara mesaj gönderen Trump, göreve başlaması öncesi bir anlaşma isteğini taraflara aktardı.
Trump ayrıca rehineleri serbest bırakmayı kabul etmemesi durumunda Hamas'ın "cehennemi yaşayacağı" tehdidinde bulunmuştu.
Ancak 16 Aralık'ta BBC'ye konuşan bu Filistinli yetkili kararlıydı:
"Bu sefer baskı, Biden yönetimi altında alışılageldiği gibi Hamas ile sınırlı kalmayacak. Netanyahu'ya da baskı olacak. Anlaşmayı engelleyen o ve Trump bunu çok iyi anlıyor gibi görünüyor."
Hayal kırıklıkları

Kaynak, Reuters
Ancak aynı yetkilinin Noel'e kadar bir anlaşma yapılabileceği yönündeki tahmini iyimser kaldı.
Aralık ayı boyunca, ateşkes anlaşması süreci sorunlarla boğuşmaya devam etti.
İsrail, bazı yüksek profilli Filistinli tutukluları serbest bırakmayı kamuoyuna açık bir şekilde reddetti.
Beyaz Saray ise Hamas'ı, rehinelerin serbest bırakılması konusunda engeller koymakla suçladı.
"Hamas, anlaşmanın birinci aşamasında serbest bırakılacak rehine listesini kabul etmeyi reddediyordu." diye bu aşamada olanları anlatan Biden yönetiminden bir yetkili, müzakerenin bu nedenle durduğunu aktardı:
"Bu her şeyin temeliydi. Bu bir rehinelerin serbest bırakılması anlaşması. Dışarı çıkacak rehinelerin listesini kabul etmediğiniz sürece bir anlaşma olmayacak."
Aynı yetkili, Hamas'ın rehinelerin yerini bilmediğine dair "tamamen yanlış" iddialarda bulunduğunu da söyledi.
ABD'li yetkili, bu süreçte, Hamas rehine listesini kabul edene kadar masadan kalktıklarını anlattı.
İsmini vermeyen bir İsrailli yetkili, Hamas'ın yaşayan rehinelerin sayısını gizlemeye çalıştığını da iddia etti. Aynı yetkili, "ölü bedenleri" kabul etmeye zorlandıklarını da anlatıyor.
Hamas ise, İsrail'in ilk aşamada serbest bırakılmasını istediği rehinelerin arasında, beklenmedik bir şekilde 11 isim eklediğini iddia etti.
Hamas bu isimleri, yedek asker olarak değerlendiriyordu. Örgüte göre bu nitelikteki isimler, ilk aşamada serbest bırakılması beklenen kadın, yaralı ve yaşlı rehineler arasına girmeye uygun değildi.
Ama Katar ve Mısırlı arabulucuların çalışmaları için kapı açık bırakıldı.
3 Ocak'ta Hamas'ın söz konusu İsrailli 11 isim karşılığında, müebbet hapis cezası çeken 110 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını önermesiyle belirgin bir ilerleme yaşandı.
Artık rehine - mahkum takası için bir referans noktası oluşmuştu.
'Anahtarlar' dosyası
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
Hamas'ın serbest bırakacağı her rehine için İsrail de, taslak anlaşmada "anahtar" olarak belirtilen matematiksel bir çarpan üzerinden, belirli bir Filistinli mahkumu ya da birden fazla mahkumu serbest bırakacaktı.
Bir ABD yetkilisi şöyle anlatıyor:
"Kaç Filistinli tutuklunun dışarı çıkacağına dair bir matematik denklemi var. Örneğin kadın askerler için bir çarpan var. Ve yaşlı erkekler için bir başka çarpan var. Ve kadın siviller için de başka bir çarpan var. Bunların hepsi çözüldü ve tutuklular isimlendirildi. Listede yüzlerce tutuklu var."
Rehine ve mahkum takasını resmileştiren bu anlaşma belgesi "Anahtarlar" olarak anılmaya başlandı.
Görüşmelerin bu aşamasında Hamas uzun süredir geri adım atmadığı iki talep konusunda da taviz verdi: İsrail güçlerinin ilk aşamada Gazze'den tamamen çekilmesi ve İsrail'in tam bir ateşkes için resmi taahhüdü.
Bu aşamada büyük bir ilerleme olabileceğini sezen Mısırlı arabulucular, Mısır istihbaratında Filistin'den sorumlu olan Tümgeneral Ahmed Abdel Khaleq'i acilen Doha'ya gönderdi.
Khaleq Hamas temsilcileriyle görüştükten sonra bu taleplerde ısrardan vazgeçildiğini doğruladı. Bir Hamas yetkilisi bu geri adımı "acı verici tavizler" olarak tanımlıyordu.
Ancak 6 Ocak'ta, Filistinli bir yetkiliye göre, İsrail, Hamas'ın 11 rehineyle ilgili sunduğu teklifi reddetti.
Hamas, BBC ve diğer medya kuruluşlarına, 34 İsrailli rehinenin adlarını ve yaşlarını içeren bir liste göndererek bir adım attı.
Bu listedekilerden biri olan Yosef AlZayadni'nin cesedi iki gün sonra Gazze'de bulundu.
Bu listede yedek askerler de vardı ve bu Hamas'ın, onları ilk aşamada serbest bırakmayı kabul ettiğini gösteriyordu.
Hamas'ın bu adımları, Netanyahu'yu uluslararası kamuoyu karşısında mahçup etme ve anlaşmanın kabul edilmesi için rehine ailelerinin baskısını tetikleme girişimi olarak değerlendirildi.
Bu ayrıca Hamas'ın masadan kalkmadığına dair de bir işaretti.
Mesafe metrelere düştü
Son aşamaya gelindiğinde müzakerelerin, sıcak Doha gecelerinde geç saatlere kadar sürmesi sıradanlaşmıştı.
Bu sürecin içinde olan kişilerin aktardığına göre son ayda "kısa mesafeli müzakere" süreci başladı. Bu süreçte Hamas ve İsrailli yetkililer, aynı odada değil ama aynı iki katlı bir binanın içindeydiler.
Üst düzey bir ABD yetkilisi, Hamas heyetinin birinci katta, İsrail heyetinin ise ikinci kata yerleştiğini söyledi.
Arabulucular bu süreçte bina katları arasında şartları içeren kağıtları taşıdı.
İsrail askerlerinin çekilme rotalarına ilişkin haritalar, serbest bırakılacak rehineler ve tutuklu listeleleri katlar arasında gitti geldi.
Aynı Amerikalı yetkili, katlar arası son müzakere sürecini, "Şunu söylemeliyim, şartlar gerçekten son saatlere kadar tam olarak netleşmemişti. İnanılmaz bir çaba gerekti" diye anlatıyor.
Heyetler, aynı bina içinde Katar ve Mısır'dan üst düzey isimlerle ayrı ayrı görüştüler.
Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman El Thani de sürece yakından dahildi.
Görüşmelerin son aşamasında iki başlık üzerine yoğunlaşıldı: Hamas'ın elindeki rehineler ve Filistinli mahkum listeleri ile birinci aşamada İsrail ordusunun Gazze'de hangi noktalara çekileceği.
9 Ocak'a gelindiğinde taraflar üzerinde kadar baskı artmıştı.
Trump ve Biden'ın temsilcileri ile Mısır istihbaratını başı sekiz saatlik bir müzakere oturumu için Doha'da bir araya geldi.
Üst düzey bir Mısırlı yetkili bu görüşme sırasında BBC'ye "Anlaşmaya varmaya en yakın noktadayız." demişti.
Çözüm isteyen başlıkların yüzde 90'ı üzerinde anlaşmaya varılmıştı ancak daha fazla görüşme gerekiyordu.
Trump'ın Orta Doğu temsilcisi olarak atadığı Steve Witkoff, Netanyahu ile görüşmek üzere Tel Aviv'e gönderildi.
Henüz resmen göreve başlamamış olsa da Trump'ın ateşkes görüşmelerine giderek daha fazla dahil olmaya başlamasıyla Steve Witkoff da sürecin merkezinde daha fazla olmaya başladı.
Witkoff daha sonra çok önemli olduğu ortaya çıkan bir göreve gönderilmek üzereydi.
Son düzlük

Kaynak, Getty Images
Trump'ın Orta Doğu temsilcisi 11 Ocak'ta İsrail'e bir Şabat günü ulaştı.
Witkoff'tan Netanyahu ile görüşmesi için Şabat'ın bitmesini beklemesi istendi ancak diplomatik geleneklere aykırı olarak temsilci bunu reddetti ve başbakanla hemen görüşmek istedi.
Netanyahu bu toplantı sırasında ciddi bir baskıya maruz bırakılmış gibi görünüyor.
Trump yönetiminin İsrail hükümetinin çekincelerle ilgili ısrarından vazgeçmesini sağlayan bu girişiminin kritik bir aşamanın aşılmasında etkili olduğu anlaşılıyor.
Gergin geçtiği belirtilen toplantıda Netanyahu'ya yeni başkanın mesajının açık olduğu iletildi: Trump bir anlaşma istiyor ve bu anlaşmayı sağla.
Bu görüşme hakkında BBC'ye bilgi veren bir İsrailli yetkili bunun "çok önemli bir toplantı" olduğuna işaret etti.
Sonrasında Doha'ya geçen Witkoff, buradaki görüşmelere katıldı ve Biden'ın temsilcisi McGurk ile bir arada çalıştı. ABD'li iki yetkili de bu birlikte çalışma sürecini Amerikan diplomasisinde "neredeyse eşi benzeri görülmemiş" bir iktidar değişimi olarak tanımlıyor.
Hamas yetkilisi Bassem Naim, Al Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, "Trump'ın yeni yönetiminin baskısı olmasaydı anlaşmanın mümkün olabileceğini hayal edemediğini" ifade etti. Naim özellikle Witkoff'un görüşmelerde bulunmasının önemini vurguladı.
Artık bir anlaşmanın yakın olduğu gerçeği açıkça ortadaydı ve kamuoyunun beklentisi de artıyordu. Özellikle de rehine aileleri ve Gazze içinde yerinden edilen Filistinliler arasında.
Bir kaynağa göre, görüşmelerin son 72 saati, anlaşmanın nasıl hayata geçirileceğine dair ince detaylar üzerine sürekli bir mesaj trafiği ile geçti.
Rehinelerin Gazze'de nasıl serbest bırakılacağı, İsrail birliklerinin geri çekilme manevralarıyla ilgili ayarlamalar üzerine çalışıldı.
12 Ocak'a gelindiğinde, müzakerelerin içindeki üst düzey bir Filistinli yetkili "tüm yetkililer aynı binada" dedi ve ekledi:
"Bu gece belirleyici olacak. Bir anlaşmaya sadece birkaç adım uzağız."
Altı saat süren bu toplantıda daha önce birçok kez olduğu gibi yine bir çıkmaza girildi.
Bu sefer ortaya çıkan anlaşmazlık, Gazze'nin güneyindeki sivillerin kuzeye geri dönüşleri için kurulacak mekanizma konusundaydı.
İsrail, silah veya militan taşınmadığından emin olmak için geri dönenleri ve araçlarını aramak istedi. Hamas bunu kabul etmedi.
Arabulucular, bunun yerine Katar ve Mısırlı teknik ekiplerinin arama yapmasını önerdi. Her iki taraf da bunu kabul etti ve son çıkmazlardan biri de çözüldü.
15 Ocak'a gelindiğinde saat akşam 6'yı az bir süre geçe, bir Hamas müzakerecisi BBC'ye bir mesaj yazdı: "Her şey tamam."
Artık anlaşma açıklaması için podyum hazırlanıyordu.
Bir zamanlar imkansız görünen bir anlaşma gerçekleşmişti.










