Ayşe Barım'ın sağlık durumu hakkında neler biliniyor?

- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi: 3 dk
Gezi Parkı protestolarının planlayıcılarından olma suçlamasıyla cezaevinde tutuklu bulunan menajer Ayşe Barım 1 Ekim'de tekrar hakim karşısına çıkacak.
7 Temmuz'daki ilk duruşmada tutukluluğunun devamına karar verilen Barım, tüm suçlamaları reddediyor.
Ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtilen Barım, 27 Ağustos'ta yayınladığı bir açık mektupla "Tutuksuz yargılanabilecekken cezaevinde hayatımı kaybedersem bunun sorumluluğu kimdedir?" diye sordu.
Mektup, sahibi olduğu ID İletişim şirketinin Instagram hesabından yayınlandı.
Barım "Yaşadığım tüm bu tutukluluk süreci boyunca gittikçe ağırlaşan altı ayrı kalp hastalığım, beynimde iki stentli anevrizmanın yanı sıra bu süreçte oluşan müdahale edilememiş yeni bir anevrizma sebebiyle ani ölüm riski altında yaşam mücadelesi veriyorum" ifadelerini kullandı.
Barım cezaevinde 30 kilo kaybettiğini ve ani kas yıkımını oluştuğunu da ekledi.
"Son üç ay içerisinde kalp rahatsızlığımın ilerlediğinin belirtisi olarak altı kez baygınlık geçirdim" dedi ve kendi seçeceği doktorlar tarafından tedavi edilme hakkının tanınmasını istedi.
Barım'ın avukatı Deniz Ketenci de 17 Temmuz'da BBC Türkçe'ye verdiği bilgide, Barım'ın ciddi sağlık sorunlarının sürdüğünü söylemişti.
Ayşe Barım 27 Ocak'tan beri eski adı Silivri olan Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor.
Sağlık Kurulu'nun raporunda hangi tespitler var?
Barım'ın 7 Temmuz'daki ilk duruşmasında mahkemeye nörolog ve kardiyologların da bulunduğu bir sağlık kurulu tarafından rapor sunuldu.
Rapora göre Barım'ın kalbindeki kas dokuları normalin çok üstünde ve dengesiz şekilde kalınlaştı.
Kalp kapakçıklarında ileri derecede yetmezlik var, bu da kanın ters yönde akmasına ve kalbin daha da büyümesine neden oluyor.
Raporda yine kalp ritim bozukluğu oluştuğu için ameliyatla kalp pili takılması önerildiği, kalpten çıkan kan yolunda tehlikeli bir daralma ölçüldüğü, bu seviyede bir daralmanın kalp nakli ihtiyacına kadar gidebileceği kaydedildi.
Doktorlara göre, kalpteki yüksek kan basıncı Barım'ın beyninde daha önce var olan anevrizmanın patlama riskini de arttırdı.
Barım'ın daha önceden beyninde saptanan iki anevrizmaya ek olarak bir başka anevrizmatik oluşum saptandığı, bunun da önceki teşhislere oranla genişlediği sonucuna varıldı.

Kaynak, IMDB
Raporda, genişleyen anevrizmanın beyin ana damarında konumlandığı, müdahalenin son derece riskli olduğu belirtildi.
Sağlık Kurulu; beyin kanaması, felç ve ölüm riskini işaret ederek, cezaevi koşullarında ani gelişebilecek rahatsızlıklara karşı hızlı şekilde tüm tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.
'Gerekli tedaviler eksiksiz sağlanmakta'
Barım Nisan ayında cezaevinde kardeşiyle görüştüğü esnada fenalaşmış ve revire kaldırılmıştı.
Yapılan ilk müdahalelerde durumu kontrol altına alınan Barım daha sonra Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilmişti.
"Cezaevine gönderilmeden önce ağır kalp damar rahatsızlıkları nedeniyle Barım için kalp ameliyatı planlandığını" belirten Ketenci, BBC Türkçe'ye "Sahip olduğu tüm rahatsızlıkları göz önünde bulundurduğumuzda stresten de uzak durması gerekiyor. En yoğun yaşadığı şey de stres" ifadelerini kullanmıştı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) tarafından bu süreçte yapılan yazılı açıklamada Barım'ın gerekli tedavilerinin eksiksiz olarak sağlandığını duyurdu.
Açıklamada Barım'ın sağlık durumunun ilk kabul muayenesinden itibaren hem kurum revirinde hem de hastanelerin ilgili polikliniklerinde düzenli olarak takip edildiği ve "gerekli tedavilerin eksiksiz şekilde sağlandığı" belirtildi.
Ne olmuştu?
Ayşe Barım hakkında ilk olarak, dizi sektöründe tekelleşmeye neden olduğu suçlamasıyla "çalışma hürriyetinin ihlali" ve "şantaj" iddialarına ilişkin soruşturma açıldı.
TV100 yazarı Fuat Uğur'un 26 Eylül 2024 kaleme aldığı bir makale ile başlayan süreçte 10 Ocak'ta Barım hakkında piyasada tekelleşme ve şantaj iddialarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.
13 Ocak'ta Barım'a yurtdışına çıkış yasağı getirildi.
15 Ocak'ta Serenay Sarıkaya tanık olarak, 21 Ocak'ta Deniz Işın mağdur olarak, 23 Ocak'ta Nedim Saban tanık olarak ifade verdi.
Tekelleşme iddiaları ile ilgili soruşturma sürerken Barım 24 Ocak'ta gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada Barım'ın 29 Mayıs - 2 Haziran 2013 tarihleri arasında şirketi bünyesindeki sanatçıları Gezi Parkı olaylarına katılmaları için yönlendirdiği iddia edildi.
Barım'ın evinde ve iş yerinde aramalar yapıldı.
Soruşturma kapsamında sanatçılar Halit Ergenç, Dolunay Soysert, Rıza Kocaoğlu, Mehmet Günsür, Ceyda Düvenci ve Nejat İşler polis eşliğinde adliyeye götürülerek ifade verdi.
Barım 27 Ocak'ta tutuklandı.
19 Nisan'da medyada Barım'ın rahatsızlandığına ilişkin haberler yayımlandı.










