DEM Parti grup toplantısını Nusaybin'e aldı

Kaynak, ADEM ALTAN/AFP/Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi: 2 dk
DEM Parti, Suriye'deki son gelişmeler sonrası Salı günü Ankara'da yapacağı grup toplantısını Mardin'in Nusaybin ilçesine alındığını duyurdu.
Parti yönetimi, grup toplantısının, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı.
Yapılan duyuruda, toplanma alanından grup toplantısının yapılacağı parka kadar yürüyüş yapılacağı da belirtiliyor.
Bu gelişmeyle paralel olarak, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye lideri Ahmed Şara arasındaki görüşmenin olumsuz geçtiğine yönelik haberler geliyor.
Suriye'deki gelişmeler Türkiye'deki yeni süreç ile birlikte de değerlendiriliyor.
19 Ocak'ta gün içinde Reuters haber ajansına konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 18 Ocak'taki anlaşmayla "Türkiye'deki barış sürecinin önündeki bahanelerin ortadan kalktığını" dile getirmişti.
Bakırhan, "Eğer hükümet 'Suriye'de Kürtleri zayıflattık, barış sürecine gerek kalmadı' diye bir hesap yapıyorsa bu tarihi bir hata olur" demişti.
18 Ocak Pazar günü imzalanan 14 maddelik anlaşmayla SDG'nin Rakka ve Deyrizor vilayetlerinden çekilerek devlet kurumlarına entegre olması öngörülüyordu.
Ancak Şam'da Şara - Abdi görüşmesinin olumsuz geçtiğinin açıklanmasıyla, SDG liderleri direniş çağrısı yapmaya başladı.

Kaynak, Ali Haj Suleiman/Getty Images)
Tuncer Bakırhan 19 Ocak'ta T24'e yaptığı açıklamada, "Suriye'de Kürtler kendi toprağında, kendi kimlikleriyle kalıcı hale geldi. Bu kazanımı küçümsemek, yürütülen mücadeleye haksızlık olur. Savaşın gürültüsü, masanın dilini boğmamalıdır" diye konuştu.
Son on gündür yaşananların Kürtleri "tarihte olmadığı kadar duygusal anlamda olumsuz etkilediğini" kaydeden Bakırhan, muhalefete de seslenerek "Bugün Suriye'ye sessiz kalanlar, yarın Türkiye'ye etkilerini görünce itiraz etmek için geç kalacaklar" dedi.
18 Ocak'ta neler yaşandı?
18 Ocak'ta Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması'nın duyurulmasıyla, SDG komutanı Mazlum Abdi kuvvetlerini Deyrizor ve Rakka'dan, Haseke'ye çektiklerini söyledi.
Anlaşmayla Deyrizor ve Rakka'nın kontrolü tamamen Şam'a geçiyor. Haseke içinse, "tüm sivil kurumların Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır" deniliyordu.
Anlaşmanın beşinci maddesinde "Kürt bölgelerinin özel yapısının korunacağı" ifadesi yer alıyor. Mazlum Abdi de anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "kazanımlarının" korunacağını savundu.
Anlaşma, Türkiye açısından da önem taşıyordu.
Ankara bu anlaşmayla Suriye'nin bütünlüğü ve Türkiye'nin güvenliği açısından kritik bir adım atıldığı görüşündeydi.











