|
3 Kasım 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayımlanan gazetelerin hepsinde ABD'deki başkanlık yarışıyla ilgili haberlere geniş yer veriliyor.
Guardian gazetesi, seçimlere bir gün kala kamuoyu yoklamalarındaki son durumu şöyle aktarıyor: "Obama kampanyası, geleneksel olarak Cumhuriyetçi eyaletleri kazanarak Amerikan siyasetinin yerleşik çizgisini kırabileceğini tahmin ediyor. Son yapılan bir kamuoyu yoklaması, Obama'nın yüzde 50, rakibi McCain'in ise yüzde 43 oy alacağını öngörüyor. Eğer yarınki seçimde araları bu kadar açılırsa, Obama'nın açık farkla zaferi anlamına gelir." Independent gazetesinde bir diğer kamuoyu yoklamasının sonuçlarına yer veriliyor. Buna göre de Obama'nın yüzde 47, McCain'in yüzde 44 oy alacağı tahmin ediliyor. Gazetenin yazarlarından Johann Hari, "Obama'nın zamanı geldi." diyor. "Eğer yapılan kamuoyu yoklamaları doğruysa, Obama 1964'ten bu yana beyaz seçmenlerin çoğunluğunun desteğini alan ilk Demokrat aday olacak. 2040 yılına gelindiğinde, beyazlar ABD'de azınlık haline gelecekler. ABD, giderek dünyanın her kesiminden gelen ve anayasanın etrafında birleşen insanların barındığı, evrensel bir devlet olacak. Genç Amerikalılar bundan korkmuyor. 30 yaşın altındakiler nezdinde, Obama McCain'in 47 puan ilerisinde görünüyor." 'Yarınki seçimler Afganistan ve Pakistan'ın güvenliğinden, Çin'le yapılan ticarete ve Moskova'yla ilişkilere değin her şeyi etkileyecek' diye yazan Guardian, yapılan kamuoyu yoklamalarına göre eğer dünya genelinde herkesin oy kullanma hakkı olsaydı Barack Obama'nın ezici bir zafer kazanacağını belirtiyor. Guardian, dokuz şehirden Beyaz Saray yarışıyla ilgili kamuoyu görüşlerini de yansıtıyor sayfalarına. İşte bazıları: "Haftalık Kabil gazetesinin editörü Fehim Daşti, 'ABD'de kim iş başına gelecekse, Afganistan'a yeni bir yönetim getirmesi gerek.' diyor. Fransız bir düşünce kuruluşunda çalışan Amerikalı Charlotte Lepri, 'Fransa'nın Amerikan rüyasını yansıtan siyah bir aday herkesi heyecanlandırıyor.' görüşünde. Tahran'dan eski bir devrim muhafızı hangi aday seçilirse seçilsin, İran için çok fazla bir değişiklik olmayacağını söylüyor. Bağdat'tan bir görüş ise, 'Amerikalıların başladıkları işi bitirmesi gerektiği' yönünde." Financial Times, Obama'nın vaatlerini özgürce gerçekleştirebilmesi için Senato seçimlerinin kilit önem taşıdığını yazıyor. "Cumhuriyetçiler, Obama'nın başarısının Senato seçimlerine bağlı olacağını söylüyor. Bu seçimler, ya Demokratlarının gündeminin engelsizce hayata geçirilmesinin önünü açacak ya da Obama'yı -vergi artırımından sağlık sistemi reformlarına, küresel ısınmadan Irak savaşına son vermeye kadar- yapmak istediği değişikliklerde tavize zorlayacak." Daily Telegraph'da yazan Janet Daley ise Obama zaferinin gerek Amerikan firmaları gerekse dünya ekonomisi açısından yüksek maliyetli olacağı görüşünde. "ABD, son derece büyük bir uluslararası risk ve istikrarsızlık döneminde en deneyimsiz, en denenmemiş ve hakkında en az şey bilinen adayı başkan seçmek üzere." Ve Beyaz Saray yarışıyla ilgili son görüş Times'dan: "Yarışı kim kazanırsa kazansın, Amerikan ekonomisi sosyalist bir yola girecek" diyor gazete. Kongo'ya ilk yardım Guardian gazetesi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki gelişmelerle ilgili olarak İngiltere ve Fransa'nın yaptığı uyarıyı manşetine çekmiş. "İngiltere ve Fransa, Kongo'nun doğusundaki şiddet olaylarının devam etmesi halinde bundan sorumlu tutulacaklarını söyleyerek Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda'nın liderlerini uyardı. Böylece, 1945'ten bu yana görülen en büyük şiddet olaylarını sona erdirecek bir barış sürecinin ana hatları oluşmaya başladı." Independent gazetesi, Kongo'ya götürülen yardımın güvenliğini sağlamak üzere İngiliz askerlerin görevlendirilebileceğini yazıyor. Gazete, isyancıların insanî yardım girişine izin verdiklerini ve yardım taşıyan Birleşmiş Milletler konvoyunun Goma'ya girmek üzere olduğunu belirtiyor. Faiz baskısı Financial Times, Avrupa Birliği'nde para politikalarından sorumlu kesimlerin, faiz hadlerini düşürmek için baskı altında olduğunu yazıyor. "Anketlere göre iktisatçılar, İngiltere Merkez Bankasının yarım puan kesintiyle faiz oranlarını yüzde 4'e düşüreceğini, Avrupa Merkez Bankasının da faiz oranlarını yüzde 3,25'e çekeceğini tahmin ediyor." Gazetenin iç sayfalarında yer alan bir haberde ise İngiltere'nin Suudi Arabistan'daki temaslarına değiniliyor. Brown hükümeti, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudilerin, mali krizden etkilenen ülkelere yardım edebilmesi için IMF'ye daha fazla katkı yapmasını istiyordu. Haberde, Brown'un Suudilerin bunu kabul edeceğine inandığı şeklindeki açıklamalarına yer veriliyor. Türk kahraman Guardian'da yer alan bir haberde, Almanya'da 37 yıldır yayımlanan Tatort isimli polisiye dizide ilk kez Türk bir kahramana yer verildiğine dikkat çekiliyor. Haberde, Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu sözcüsü Safter Çınar’ın şu sözleri aktarılıyor: "Nihayet, bir zorba ya da bir uyuşturucu taciri değil, zeki bir dedektif olan Türk kökenli Alman bir karakter görüyoruz. Bu kesinlikle iyi bir gelişme. Ancak çok da gecikmeli." Haberde, Türk toplumunun Alman televizyonlarında yeterince temsil edilmediği ve Alman medyasının ülkenin imajını olduğundan çok daha "sarışın" yansıttığı belirtiliyor. | İlgili haberler 2 Kasım 2008 Basın Özeti02 Kasım, 2008 | Basın Özeti 30 Ekim 2008 Basın Özeti30 Ekim, 2008 | Basın Özeti 29 Ekim 2008 Basın Özeti29 Ekim, 2008 | Basın Özeti 28 Ekim 2008 Basın Özeti28 Ekim, 2008 | Basın Özeti 27 Ekim 2008 Basın Özeti27 Ekim, 2008 | Basın Özeti 26 Ekim 2008 Basın Özeti26 Ekim, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||