|
27 Ekim 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazeteleri, yeni haftaya yine küresel mali krize ilişkin haberler ve yorumlarla başlıyor.
Financial Times gazetesi, İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling'in borçları azaltabilmek için, yeni hedefler belirlemeye hazırlandığı yolundaki haberi manşete çekmiş. “Darling, Çarşamba günü yapacağı konuşmada, 1997'de İşçi Partisi'nin iktidara gelişiyle beraber dönemin maliye bakanı Brown'ın koyduğu kuralları kaldırmaya yönelik adımlarını ilan edecek. "İngiltere'nin resesyona doğru ilerlediği şu dönemde, Darling, daha fazla kamu borçlanmasına yeşil ışık yakacak. Maliye Bakanı, küresel boyuttaki ekonomik gerileme derinleşirken, ekonomi politikalarının, eskisine kıyasla daha esnek olması gerektiği tezini ortaya atacak." Financial Times, yeni borçlanma rejiminin ayrıntılarının, yakında çıkacak bütçe öncesi raporda duyurulacağını belirtiyor. IMF'nin rolü Gazetenin başyazılarından birinde ise yine küresel mali krize ilişkin bir yorum göze çarpıyor. "Korkular artarken tüm dünya bir sahne" "Mali dramanın birinci perdesi, dünya sahnesinde sergilenmeye devam ediyor" diyen Financial Times, "buna karşılık, uzun zamandır ortalıkta görünmeyen bir oyuncu, Uluslararası Para Fonu IMF de spot ışıklarının altında yerini almaya zorlandı" yorumunu yapmış. “Borçlanma trafiğinin, Lehman Brothers'ın çöküşüyle sıkışıp kalması ardından, gelişmekte olan bir çok ülke, kaynak sıkıntısıyla karşı karşıya. Yatırımcıların çekilme tehdidi karşısında ülkelerin para değerleri de tehlikede. “Seksenlerdeki Latin Amerika, doksanlı yıllardaki Asya krizlerinin hatıraları hâlâ taze. Bu ülkeler, geçmişte uygulanan sert koşullar yüzünden IMF'ye koşmakta isteksizler. IMF'den önce İzlanda, Rusya ile; Pakistan da Amerika, Çin ve Suudi Arabistan'la görüştü. "Bu salgın hastalıkla savaşmak için sahneye çıkmaya hazırlanan IMF, öncelikle geçmişte kullandığı "reçete"leri bir kenara bırakmalı. Hızla yardım sağlamalı, bu ülkeleri, kısa vadede sorun çıkarmayacak ve uzun dönemde sürdürülebilir politikalar uygulamaya çağırmalı. " Başkanlık yarışı kızışıyor Sekiz gün sonra yapılacak Amerikan başkanlık seçimlerinin Cumhuriyetçi ve Demokrat başkan adayları arasında kızışan yarış da yine İngiltere gazetelerinde öne çıkan konular arasında. Independent gazetesi, hem ulusal düzeyde hem de kilit önem taşıyan eyaletler ölçeğindeki kamuoyu yoklamalarında Demokrat rakibi Barack Obama'nın gerisinde seyretse de, Cumhuriyetçi aday John McCain'in, gelecek haftaki seçimden yeni Amerikan başkanı olarak kendisinin çıkacağı yolundaki sözlerine yer veriyor. “McCain, geleneksel olarak Cumhuriyetçi olan ama yoklamalarda Barack Obama'ya doğru yönelmiş görünen Iowa eyaletinde NBC televizyon kanalının sohbetine katıldı. McCain, "Sizi temin ederim ki iki hafta sonra, başa baş geçen bir yarışın sonunda, bizim kazandığımıza tanık olacaksınız" diye konuştu. “Cumhuriyetçi aday, başkan yardımcısı adayı Sarah Palin'i artık parti içinden de gelen eleştirilere karşı nasıl savunduğu sorulduğunda ise "Onu savunmuyorum ondan övgüyle bahsediyorum" diye konuştu. Independent gazetesinin deneyimli yazarlarından Rupert Cornwell, Washington'dan gönderdiği haberde, Cumhuriyetçileri, Demokratların seçimi kazanması ihtimalinden korkutan bir noktaya dikkat çekiyor: “John McCain," Beni seçin aksi halde, Demokratlar ülkeyi Sosyalizm'e sürükleyecek" diyor. “Ortalama Amerikalıyı korkutmayı amaçlayan bu tür iddialar bir yana bırakılırsa, Obama'yı zafere sürükleyen faktörler, Demokratları Capitol Hill'de Amerika Birleşik Devletleri tarihinde hiç bir partinin görmediği bir güce eriştirebilir. Gelecek hafta Amerikan halkı sadece başkanını değil, Temsilciler Meclisi'nin tamamını yani 435 üyesini ve 100 Senato üyesinin üçte birini yani 35'ini belirleyecek" “Demokratların Senato'da 60'dan fazla sandalyeye sahip olmaları, Cumhuriyetçi bir üyenin herhangi bir yasanın kabulünü önlemek için kürsüyü işgal etme silahını da elinden alacaktır. Bu da haliyle, Cumhuriyetçilerin Kongre'de iyice zayıf düşmesi anlamına gelecektir. “ Independent yazarı, "McCain için asıl sorun şu" diyor: bu gerçek kriz ortamında, belki de Amerikalıların asıl istediği güçlü ve birlik halinde bir hükümettir." Washington Post gazetesinin son kamuoyu yoklaması da seçmenlerin 30'a 50 oranında hem yasamada hem de yürütmede tek parti yönetimini tercih ettiklerini ortaya koyuyor. İngiltere’de ‘parmak izi tarayıcıları’ dönemi Guardian gazetesi, İngiltere'de polis memurlarına, yol ortasında şüpheli buldukları kişilerin parmak izini kontrol etmelerine imkan verecek yeni aygıtlar dağıtılacağı yolundaki haberi manşetten duyuruyor. İngiltere'de her polis memurunun, sokakta kimlik kontrolü yapmasını kolaylaştıracak bir tür parmak izi tarayıcısı taşıyacağı ortaya çıktı. Şüpheli kişilerin fotoğraflarının da iletilmesinde kullanılabileceği belirtilen aygıtın, 18 ay içinde kullanıma sokulacağı belirtiliyor. “Emniyet birimleri, "Midas projesi" adını verdikleri uygulamanın, adli suç soruşturmalarını hızlandıracağını savunuyor. İnsan hakları ve özgürlükleri örgütü Liberty, derhal tepki göstererek alınan parmak izi örneğinin, tarama sonrası, yasalar gereği derhal silinmesi gerektiğini savundu. “Emniyet yetkilileri ise, toplu ya da gündelik taramalar sırasında alınan parmak izlerinin, özel bir veri bankasında saklanmayacağının altını çiziyor. ‘Kanserle savaşta mor domates’ Daily Telegraph gazetesi, genetik olarak değiştirilmiş mor domateslerin, kanserle mücadelede yeni bir silah olduğunu yazıyor. Böğürtlen renginde, erik büyüklüğünde olan ve aslan ağzı bitkisiyle domates genlerinin karıştırılmasıyla üretilen bu domateslerin, kanserli farelerin yaşamlarını uzattığı gözlendi. Aslan ağzı bitkisinin domateslerdeki antioksidan maddeleri artırdığı belirtiliyor. İngiliz bilim adamları, bu domateslerin Avrupa'nın genetik olarak değiştirilmiş gıdalara uyguladığı kurallar nedeniyle İngiltere'de olmasa da, başka yerlerde üç yıl içinde piyasaya sunulabileceğini söylüyorlar. Avrupa yasaları, bu tür gıdaların satılmadan önce, sıkı güvenlik testlerinden geçirilmesini şart koşuyor. Mor domateslerin, bu konudaki kuralların daha gevşek olduğu Amerika, Hindistan ve Çin'de satışa sunulabileceği belirtiliyor. Ekonomik krize son kanıt: AC/DC Guardian gazetesinde bir haberin başlığı "İşler bayağı kötü olmalı ki hard rock grubu AC / DC, yine liste başı!" “Önce Başbakan Brown ve Merkez Bankası Başkanı King, İngiltere'nin resesyonun eşiğinde olduğunu söyledi. Ardından gıda satışlarının son yirmi yılın en düşük seviyesine gerilediği ortaya çıktı. Ve dün gece seksenli yıllardan beri ekonomide en zorlu dönemin yaşandığına son kanıt da geldi: AC / DC müzik grubu, 28 yıldır ilk kez en iyi albüm sıralamasında başa yerleşti. Grup, 1973'te petrol krizi sırasında kuruldu, İngiltere'de en son bir numaraya yerleştiklerinde ise ülke yine resesyonun eşiğindeydi; Enflasyon yüzde 20'leri, işsiz sayısı iki milyon bulmuştu." İngiltere gazetelerinden derlediğimiz özetleri, hafta içi her gün Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından izleyebilirsiniz. | İlgili haberler 26 Ekim 2008 Basın Özeti26 Ekim, 2008 | Basın Özeti 24 Ekim 2008 Basın Özeti24 Ekim, 2008 | Basın Özeti 23 Ekim 2008 Basın Özeti23 Ekim, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||