BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 28 Ekim, 2008 - TSİ 06:07
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
28 Ekim 2008 Basın Özeti
Küresel mali piyasalarda ciddi düşüşlerin yaşandığı ve İngiliz para birimi sterlin'in değer kaybettiği bir günün ardından, İngiltere gazetelerinde gündem, yine mali kriz.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian gazetesi, İngiltere Merkez Bankası'nın hesabına göre krizin dünyanın en büyük mali kurumlarına maliyetinin, 2, 8 trilyon doları bulduğu haberine manşetten yer veriyor:

"İngiltere'deki tüm banka yöneticilerine gönderilecek olan Mali İstikrar Raporu'nda yer alan rakkamlar, bahar aylarından bu yana, mali kurumların uğradığı kayba ilişkin olarak yapılmış tahminleri ikiye, hatta daha fazlasına katlamış görünüyor.

"Merkez Bankası, son onbeş ayda sistematik bir kriz yaşanmasına neden olan hatalardan gereken derslerin alınması, yeni ve daha sıkı düzenlemeler yapılması gereğine dikkat çekiyor."

"Peki, yaklaşık üç trilyon sterlinlik bu fatura, tam olarak neye karşılık geliyor?

Guardian, okuyucuların bu rakamları kavrayabilmesi için bir de tablo hazırlamış:

"Bu parayla, yılın son çeyreğindeki kamu borçları tam 45 defa, İngiltere'nin yıllık kamu harcamalarıysa tam üç defa ödenebilir; bankacıların favori şarabı Petrus Pomerol'dan 138 milyon şişe, ya da her bir İngiliz vatandaşına 13 biner fincan kahve ısmarlanabilir!"

Financial Times ise Merkez Bankası raporunun, İngiltere mali sistemi açısından kaygılarını öne çıkarıyor; manşetten verilen haberin başlığı "Merkez Bankası 'istikrarsızlık daha devam edebilir' diyor".

"İngiltere Merkez Bankası, son haftalarda 50 milyar dolarlık kurtarma paketinin olumlu etkileri görülmeye başlansa da, yılda iki kez yayınladığı raporunda sigorta birimleri ve yatırım fonlarının sağlığı açısından kaygılar dile getirdi. Rapora göre, küresel bankacılık sisteminin hassasiyeti, bankaların da, regülatörlerin de, "küresel finans sistemi içindeki firmalar arasındaki güçlü bağları" tam olarak anlayamadıklarının bir göstergesi."

Daily Telegraph, İngiliz vatandaşlarını bekleyen zorlukları manşetine taşıyor bu sabah: 1 milyon 200 bin kişiyi ipotekli konutlarının fiyatının hızla düşmesi nedeniyle "negatif değer" bekliyor.

"İngiltere Merkez Bankası, uyardı: Ev fiyatlarının düşmeye devam etmesi halinde, ipotekli emlak kredisi yani mortgage kullanan her 10 kişiden biri, rakkama vurmak gerekirse bir milyonu aşkın insan, değeri bankadan aldıkları borçtan daha az olan bir evde yaşıyor olacak. Ve evlerini satmak zorunda kalırlarsa üzerine para ödemeleri bile gerekebilecek. Bankanın tahminlerine göre, halihazırda 500 bin kişi, bu durumdan muzdarip."

Hatırlanacağı üzere, dünya genelinde bir çok merkez bankası bu ayın başlarında koordineli şekilde faiz oranlarını düşürmüştü.

Times yazarlarından Gerard Baker piyasaların, bugün Amerikan Federal Merkez Bankası'nın yapacağı toplantıda, faiz oranlarını yarım puan daha düşürmesini umduğuna dikkat çekiyor.

İngiltere ve Avrupa Merkez Bankaları'nın da benzer adımlar atacakları yolundaki beklentinin arttığını yazan Baker, "ancak bu kez faiz oranlarını düşürmek, ağrıları dindirmeye yetmeyebilir" yorumunu yapıyor.

"Bu taktik, 1987'de piyasalar çöktüğünde ya da doksanlı yılların başlarındaki resesyon sırasında işe yaramıştı. Faiz oranlarının düşürülmesi 'Ekonominin ağrı kesicisi' izlenimi veriyordu - bir iki doz alınca ağrılar geçiyordu."

"Ancak bugün, kaygılar farklı. Nerdeyse bir tek iktisatçı bile, dünyanın enflasyon tehdidiyle karşı karşıya olduğunu düşünmüyor. Bugün asıl korkulan şey, deflasyon. Küresel mali piyasaların bir yıl içinde yarı yarıya düştüğü, ekonomisi büyük bir çok ülkede ev fiyatlarının en az yüzde 25 oranında düşmesinin beklendiği bir ortamda, dünya deflasyon döngüsünün avucunda."

"Faiz oranlarını biraz düşürmek, hiç bir işe yaramaz" diyen Times yazarı, asıl gereken daha büyük ve önleyici bir adım atmaktır diyor ve ekliyor:

"İşler telafi edilemez bir noktaya gelmeden, faiz oranları, elverişli ve mümkün olan en düşük seviyeye indirilmelidir. Politikaları belirleyenler, ekonomide yükselme ve düşme eğilimlerini tartmalı ve ona göre davranmalılar. Ancak bugün küresel ekonomiyi, yükselme eğiliminden doğan risklerin beklediğini düşünen birini bulmak da çok güç doğrusu!"

Independent, ekonomik kriz karşısında İngiltere Başbakanı Gordon Brown'a olan kamuoyu desteğinin artmaya başladığını, yaptırdığı bir kamuoyu yoklamasına dayanarak manşete taşımış.

"Kamuoyu yoklaması, Gordon Brown'ın İngiltere'yi resesyondan çıkaracağını taahhüt ettiği bir döneme rastlıyor. ComRes şirketinin Independent için yaptığı kamuoyu anketine göre, Muhafazakarların İşçi Partisi karşısında sağladığı avantaj, son iki ay içerisinde 19'dan 8 puana düştü."

Amerika'da seçim yarışı

Amerika Birleşik Devletleri'nde sekiz gün kala iyice kızışan başkanlık yarışı hemen tüm gazetelerde öne çıkıyor.

Daily Telegraph Demokrat aday Obama'yı hedef alan bir suikast planı'nın bertaraf edilmesine dikkat çekiyor:

"Amerikan hükümeti kaynakları, Beyaz Saray için yarışan ve seçilirse ilk siyah Amerikan başkanı olacak olan Obama'ya suikast düzenlemeyi, 100 kadar siyah Amerikalıyı da öldürmeyi planlayan iki kişiyi yakaladıklarını açıkladı. Biri 18 diğeri 20 yaşında ve Neo Nazi görüşteki beyaz saldırganlar, Tennessee kentinde yakalandı. Saldırganların, insan hakları savunucusu Martin Luther King'in bundan kırk yıl önce öldürüldüğü yer olan bu kente odaklanmayı planladıkları sanılıyor."

İnsanlık faciası

Guardian, manşetten yer verdiği bir haberde, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde binlerce sivilin çatışmalardan kaçmakta olduğunu aktarıyor okuyucularına.

"Kongo'nun Goma kentinde isyancıların, orduya ait bir üssü ele geçirmeleri ardından, binlerce sivil, evlerini terkederek güvenli yerlere kaçmaya başladı. Son iki ay içinde çatışmalar yüzünden 200 bin kişinin evlerini terk ettiği tahmin ediliyor. Ülkede 17 bin askeri bulunan Birleşmiş Milletler, Goma'ya saldırı tehdidinde bulunan isyancılara helikopterle ateş açıldığını belirtti. Ancak Birleşmiş Milletler'in doğal kaynak zengini olduğu halde halkı çok yoksul olan bölgede şiddete son verememesi ve sivilleri koruyamaması karşısında öfkelenen binlerce gösterici, örgütün Goma'daki merkez binasına saldırdı. Olayda bir kişinin öldüğü doğrulandı."

Son olarak Daily Telegraph'ın ilk sayfadan yer verdiği bir sağlık haberi: "İlk yapay kalp nakledilmeye hazır!"

"Fransız bir doktor, kendi ifadesiyle "dünyanın olduğu gibi nakledilebilecek ilk yapay kalbini" geliştirdiklerini açıkladı. Bilim adamları, ilk yapay kalbin, hayvan dokuları, titanyum ve füze üretiminde kullanılan teknolojinin bir araya getirilmesiyle geliştirildiğini ve gerçek bir organ gibi çalıştığını söylüyor. Bilim adamlarına göre, binlerce kişinin kalp nakli için sırada beklediği günümüzde yapay kalp, hayat kurtarabilir!"


İngiltere gazetelerinden derlediğimiz özetleri, hafta içi her gün Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından izleyebilirsiniz.

İlgili haberler
26 Ekim 2008 Basın Özeti
26 Ekim, 2008 | Basın Özeti
24 Ekim 2008 Basın Özeti
24 Ekim, 2008 | Basın Özeti
23 Ekim 2008 Basın Özeti
23 Ekim, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik