|
20 Ekim 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Independent gazetesi, İstanbul'da bugün başlayacak Ergenekon davasına geniş yer ayırmış.
Gazete, bir "demokrasi sınavı" olarak nitelediği dava için "Türkiye'nin son yıllardaki en önemli siyasi davası, ülkenin nihayet demokratik gelişimine köstek olan karanlık suç şebekelerini ezebileceği umutlarıyla açılıyor." diyor. Independent, 2455 sayfalık iddianameyi "Da Vinci Şifresi" adlı kitabın yazarı Dan Brown'ın romanlarına benzetiyor ve davanın Türkiye'deki kutuplaşmayı yansıttığını belirtiyor: "Hükümet yanlısı medyanın büyük bölümüne göre, Türkiye'de son yarım asırdaki her terör eyleminin arkasında Ergenekon var. Birçok laik için ise dava, düşmanlarını etkisizleştirmek için hükümetin destek verdiği bir komplo. Alaycı bir şekilde '27 el bombasıyla darbe yapıldığını duyan var mı?' diye soruyorlar." Independent'ın haberi şöyle devam ediyor: "Geçmişte, Türklerin 'derin devlet' dediği, 1950'lerden beri faaliyet gösterdiklerine inanılan, asker, polis, siyasetçi, hatta belki de CIA'yle bağlantıları bulunan paramiliter grupların ortaya çıkarılması için şimdiye kadar solcu laikler çaba harcıyordu. "Gazeteci Belma Akçura'ya göre, şimdiki farklılık, tehdit algılamalarındaki radikal değişimden kaynaklanıyor. 70'lerde aşırı sağcı milliyetçiler, kesin sayılabilecek bir şekilde, devlet içindeki unsurlar tarafından iç savaşa benzer bir kargaşa ortamı yaratmak için solculara karşı kullanıldılar. "Bunun sonunda 1980'de askerî darbe oldu. Kürt isyanının doruğa ulaştığı 1990'larda aynı kişiler, yüzlerce Kürt hakları savunucusuna suikast düzenleyen ölüm mangalarıyla yine sahneye çıktılar. Bu cinayetlerin hiçbiri aydınlatılamadı. Bugün yargılananlardan bazılarının 10 yıl önceki olaylarda rol oynadığına inanılıyor." "Susurluk gibi sonuçsuz kalacak" Times gazetesi de Susurluk soruşturmasına atıf yaparak şunları yazıyor: "Derin devletle ilgili Susurluk soruşturmasında ilerleme sağlanamadı. Ergenekon davasının da benzer bir şekilde sonuçlanabileceğine dair kaygılar var. Zira darbe girişimi iddiası, ayrı olarak ordu tarafından soruşturulacak. "Hükümet karşıtı gruplar ise Başbakan Erdoğan'ın davayı, muhalif figürlere karşı bir cadı avı olarak kullandığına inanıyor. İnsan hakları izleme örgütü Human Rights Watch'ın Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, 'Bu dava, güvenlik güçlerinin suistimallerden sorumlu tutulabilmesi açısından bir fırsat.' derken; emekli Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk, Ergenekon davasının Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma çabalarının bir sonucu olduğunu söylüyor. "Göktürk, 'Türkiye yol ayrımında. Dünyayla bütünleşmeye çalışırken derin devlet gibi gerici unsurlardan kurtulması gerektiğinin farkına vardı.' diyor." Financial Times, Sermaye Piyasası Kurulu SPK'nın Aydın Doğan ve gruptaki üç yönetici hakkında suç duyurusunda bulunmasından sonra Doğan Yayın Holding'in hisselerinin geçen hafta yüzde 26 oranında düştüğüne dikkat çekiyor. Doğan grubunun SPK yetkililerinin bağımsızlığını sorguladığını belirten gazete, bu tartışmanın Türkiye'de iş yaşamında siyasetin etkisiyle ilgili soru işaretleri doğurduğunu savunuyor. "Krizin sorumlusu kapitalizm değil" Financial Times'ın hemen tüm sayfaları, küresel ekonominin geleceğine ilişkin olumsuz haberlerle dolu: Gazete manşetinde, devlet yardımı alan Avrupa bankaları arasına Hollanda'nın en büyük bankası ING'nin de katıldığını vurguluyor. Financial Times, Çin'in keskin bir yavaşlama riski; Amerika Birleşik Devletleri'nin de son 26 yılın en büyük durgunluğuyla karşı karşıya olduğunu aktarıyor. Gazete, küresel kredi krizi nedeniyle Macaristan'ın Avrupa Merkez Bankası, Ukrayna'nın da IMF'den yardım istediğini, hükümetin 180 milyar dolarlık kurtarma paketine karşılık Rus banka ve şirketlerinin zorda olduğunu hatırlatıyor ve Avrupa Kalkınma Bankasının Batı ülkelerini Doğu ve Orta Avrupa'ya yardımcı olmaya çağırdığını aktarıyor. Bankanın başkanı, "Bu ülkelerde ekonominin güçlenmesinden tüm ülkeler özellikle de Avrupa fayda sağladı. Ekonomideki istikrarın bozulması herkese zarar verecek." diyor. Financial Times, bu hafta yayımlanacak bazı ekonomik verilerin İngiltere'nin durgunluğa girdiğine işaret etmesinin beklendiğini vurguluyor. Gazete, hükümetin ekonomik yavaşlamaya çözüm için ünlü ekonomist John Meynard Keynes'in 1930'larda Büyük Buhran yıllarında ortaya attığı teoriye uygun olarak kamu harcamalarını artırmayı planladığını kaydediyor. Aynı gazetede yer alan bir kamuoyu yoklamasında ise Avrupalılar, finans piyasalarındaki krizden kapitalizmi değil bankacıları sorumlu tutuyor. Guardian yazarı Madeleine Bunting ise, "Zenginlerin başlattığı krizin bedelini en fazla yoksullar ödeyecek" diyor: "Avrupalılar ve Amerikalılar, geçmişte başka ülkelerin kendilerininkine benzer kurtarma paketlerine izin vermediler. Gelişmekte olan ülkelerde ücretlerin düşük tutulması Batı'nın çıkarınaydı. Ucuz krediyle para kazanıldı. Bunun için tek yapması gereken her ülkeden iş birlikçi bir elit grubu bulmaktı. Neoliberal küreselleşme, sonuçta zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bir sistem." | İlgili haberler 19 Ekim 2008 Basın Özeti19 Ekim, 2008 | Basın Özeti 17 Ekim 2008 Basın Özeti17 Ekim, 2008 | Basın Özeti 16 Ekim 2008 Basın Özeti16 Ekim, 2008 | Basın Özeti 15 Ekim 2008 Basın Özeti15 Ekim, 2008 | Basın Özeti 14 Ekim 2008 Basın Özeti14 Ekim, 2008 | Basın Özeti 13 Ekim 2008 Basın Özeti13 Ekim, 2008 | Basın Özeti 12 Ekim 2008 Basın Özeti12 Ekim, 2008 | Basın Özeti 10 Ekim 2008 Basın Özeti10 Ekim, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||