|
17 Ekim 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times'ın Şirketler ve Piyasalar ekindeki bir haberin başlığı, "Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri değer kaybediyor".
Gazete, küresel düzeyde gözlenen mali çalkantının hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri tehdit ettiğini belirtiyor. Bu gerçeğin daha da net anlaşılmasının, gelişmekte olan ülkelerde hassas kur dengesini olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Cari işlemler açığı fazla olan ülkelerin cezalandırıldıklarını kaydeden Financial Times, dün piyasalarda en çok Güney Kore Wonu ve (Yeni) Türk Lirası'nın değer kaybettiğine dikkat çekiyor. İngiltere'nin planına Brüksel gölgesi Daily Telegraph ise İngiltere hükümetinin zor durumdaki bankaları kurtarmaya yönelik planının, Brüksel'den yapılan müdahale nedeniyle tehdit altında olduğunu duyuruyor. Plan kapsamında hükümet, aktarılacak sermaye karşılığı en az üç bankadan tercihli hisse alacaktı. Bu hisselerin diğerlerinden farkı ise bankaların hisse sahiplerine -ki bu durumda Hazine'ye- sabit bir faiz üzerinden ödeme yapmasının gerekmesi. Ancak belirlenen faiz oranı normalden yüksek bir şekilde yüzde 12 ve tercihli hisseler için en az 5 yıl geri ödeme yapılamıyor. Daily Telegraph'ın dikkat çektiği nokta ise Avrupa Komisyonu'nun daha önce banka kurtarma planının ancak hissedarlara kâr payı ödenmesinin, tercihli hisselerin bedeli geri ödenene dek yasaklanmasıyla uygulanabileceğine hükmetmesi. Yani bankalar fiilen beş yıl kâr payı ödeyemeyecekler. Daily Telegraph "Konu hayati önemde zira bankalar özel yatırımcıları teşvik etmek için kar payı ödemeye ihtiyaç duyuyor" diyor. Gazete tüm bu nedenlerle, bankaların Hazine'yle, kurtarma planının koşullarını yeniden müzakere ettiklerini duyuruyor. Brown'dan petrol şirkerlerine çağrı Times'ın manşetiyse "Petrol şirketlerine fiyatları azaltmaları söylendi". Gazete, bankacılık sektöründeki krizi çözmeye çalışarak uluslararası düzeyde övgü alan ve cesaretlenen İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un petrol şirketlerini, tüketicilere çok pahalı fiyattan petrol satmakla suçladığını belirtiyor. Ancak Times'a göre, Brown'un suçlaması, petrol şirketlerinin sert tepki göstermeleri riskini de beraberinde getirdi. 'Taleban'ı yenmek için bana 30 bin asker verin' Independent'ın manşeti, "Taleban'ı yenmek için bana 30 bin asker daha verin". Gazetenin haberine göre bu yöndeki çağrı, bugün İngiltere'nin yeni Genelkurmay Başkanı olduğu resmen açıklanacak olan General Sir David Richards'dan gelmiş. Independent David Richards'ın, 30 bin askerin 5 binini İngiltere'nin göndermesini, kalanını da Afganistan'a gönderilecek Amerikan askerleriyle yeni eğitilen Afgan birliklerinin oluşturmasını istediğini duyuruyor. 'Türkiye'de ilk kez bir gazete sitesine erişim engellendi' Guardian, Vatan gazetesinin internet sitesine erişimin, Adnan Oktar'ın şikayeti üzerine mahkeme kararıyla engellenmesine sayfalarında yer vermiş. Gazete, Evrim Teorisi'ni kabul etmeyen Adnan Oktar'ın, Vatan gazetesinin internet sitesindeki okuyucu yorumları köşesinde, kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle mahkemeye başvurduğunu belirtiyor. Vatan gazetesinin internet sitesine, Türk Telekom üzerinden erişim engellenmişti. Guardian, Türkiye'de ilk kez bir gazetenin internet sitesine erişimin engellendiğinin sanıldığına dikkat çekiyor. Gazeteye göre Türkiye'de 850 kadar internet sitesine erişilemiyor. 'Askeri bir çözüm, çözüm değildir' Haftalık The Economist dergisinin son sayısındaki yazılardan birinin başlığı ise "Dağlardaki terör". Dergi Türkiye'de yeniden gözlenen şiddet olaylarının, Türkiye'nin Kürt vatandaşlarına muamelesi hakkında yeni soruları gündeme getirdiğini belirtiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005'teki bir konuşmasında "Devlet hatalar yaptı" dediğini hatırlatan The Economist, AKP'nin daha sonra attığı bazı adımların, 2007'deki seçimde Güneydoğu'da DTP'yi yenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor. Bu adımları; Kürtçe yayın ve öğrenime yönelik yasakların hafifletilmesi ve bölgeye önemli miktarda kaynak aktarılması olarak sıralıyor dergi... Ancak şimdi bölgede birçok kişinin yapılanları sadece oyları satın almaya yönelik bir çaba olarak gördüklerini de ekliyor. The Economist'e göre, AKP'nin ordunun baskısına boyun eğmesiyle Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı sınır ötesi operasyonların yeniden başlatılmasınden bu yana Kürtlerin partiye desteği azalıyor. Dergi, Temmuz ayında kılpayı kapatılmaktan kurtulan AKP'nin, DTP hakkındaki kapatma davasıyla ilgili olarak bir kelime bile söylemediğini belirtiyor. The Economist'e göre, Türkiye'nin Iraklı Kürtlerle dostluk kurmaya çalıştığı yolunda umut verici bazı işaretler de var. Türk diplomatların bu hafta Kürdistan Özerk Yönetimi lideri Mesud Barzani'yle görüşmesi gibi...Dergi bu görüşmenin, Türkiye'nin şiddetle lekelenmemiş PKK'lılar için af çıkarmayı yeniden düşündüğü yolunda spekülasyonları artırdığını vurguluyor. PKK'lılara atfen "Kış bastırdıkça, çoğu teslim olmaya özendirilebilir" diyen The Economist'teki yazı, dergiye konuşan Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın da kabul ettiği bir yorumla noktalanıyor: "Askeri bir çözüm, çözüm değildir". 'Türkler, Kafkaslar'da Ruslardan aktif olabilir' The Economist dergisinin son sayısında Kafkasya'ya yönelik uzun bir değerlendirme de yer alıyor. Yazının başlığı, "Savaş sonrası". Verilen mesaj ise Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Sakaşvili'nin Güney Osetya'nın başkenti Şinvali'yi işgal kararı ve Rusya'nın buna aşırı güç kullanarak yanıt vermesi sonrası, "Gergin bir bölgenin, çok daha tehlikeli ve çok daha önemli bir yere dönüşmesi". Uzun yazının sonunda Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Sakaşvili'nin yaşananların ardından, bir görüşe daha da sıkı sarılması gerektiği belirtiliyor. Bu da, Gürcistan'un toprak bütünlüğüne katkıda bulunmanın en iyi yolunun, ülkede tam anlamıyla liberal bir demokrasinin teşvik edilmesi olduğu. "O zaman belki de bir gün, ayrılıkçı bölgeler Gürcistan'a dönmeyi düşünebilir" diyor The Economist... Dergiye göre bu süreci ilerletmekte iki gelişme kilit önemde. Bunların ilki; Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ın bir gün Avrupa Birliği'ne aday olabilmeleri yönünde umutların, halen bu ne kadar uzak görünse de, candırılması. Diğeriyse, Rusya'nın etkisini dengelemek için iyi konumda olan bölgedeki tek NATO ülkesi Türkiye'yle birlikte çalışılması. The Economist, Türkiye'nin savaştan hemen sonra, Rusların bile destekledikleri, "Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu" önerisini ortaya attığını hatırlatıyor. Dergi Türk şirketlerinin dikkat çekici bir şekilde Gürcistan'da, Azerbaycan'da hatta gizlice Ermenistan'da dahi aktif olduklarını vurguluyor. "Eğer Türkler Ermenistan'la ilişkilerini sınırı da açarak geliştirebilirlerse, Kafkasya'da Rusların düne kadar oynadığından çok daha aktif rol oynayabilirler" diyor The Economist... Dergi, Türkiye ve üç Kafkas ülkesinin cesaretlendirilmeye ihtiyacı olduğunu belirterek ekliyor: "Bu da, Avrupa Birliği'nin, Nabucco Doğalgaz Boru Hattı'nı kararlı bir şekilde destekleme kararı almasıyla başlayabilir". | İlgili haberler 16 Ekim 2008 Basın Özeti16 Ekim, 2008 | Basın Özeti 15 Ekim 2008 Basın Özeti15 Ekim, 2008 | Basın Özeti 14 Ekim 2008 Basın Özeti14 Ekim, 2008 | Basın Özeti 13 Ekim 2008 Basın Özeti13 Ekim, 2008 | Basın Özeti 12 Ekim 2008 Basın Özeti12 Ekim, 2008 | Basın Özeti 10 Ekim 2008 Basın Özeti10 Ekim, 2008 | Basın Özeti 9 Ekim 2008 Basın Özeti09 Ekim, 2008 | Basın Özeti 8 Ekim 2008 Basın Özeti08 Ekim, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||