|
16 Ekim 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugünkü İngiliz gazetelerinin hemen hemen hepsinin manşetlerinde, borsalarda dün gözlenen düşüşler ve küresel çapta ekonomik durgunluk kaygılarının artması var.
Financial Times'ın manşeti, "İktisadi bunalım korkuları piyasaları kararttı". Gazete, zor durumdaki bankaları kurtarmaya yönelik planlarla ilgili kaygıların arttığını belirtiyor. Gazeteye göre, küresel ve uzun süreli bir ekonomik durgunluğu önlemekte geç kalındığına yönelik endişeler, borsalarda keskin düşüşlere yol açtı. Gazete, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin zayıf göründüklerine dikkat çekiyor. Financial Times ayrıca banka kurtarma planlarına yönelik iyimserliği azaltan ve kaygı yaratan bazı ekonomik verileri de aktarmış: "İngiltere'de işsizlik oranı, açıklanan son çeyrekte yüzde 5,7'ye yükseldi. Amerika Birleşik Devletleri'nde parakende satışlar Eylül ayında yüzde 1,2 azaldı. Dünya ticaretindeki eğilimlerin göstergesi olarak kullanılan Baltic Dry Endeksi yüzde 10,7 düştü. Emtia endeksinde yüzde 3,4 gerileme görüldü. Londra Borsası'nda da FTSE 100 endeksi dün yüzde 7,2 düştü." Independent da manşetinde piyasalardaki son gelişmeleri yansıtmış. Gazetenin manşeti, "Piyasalar Çin'den gelen soğuğu hissediyor". Gazete, ekonomik darboğazın Doğu'ya yayıldığı yönündeki korkuların artmasıyla birlikte hisse senetlerinin değer kaybettiğini belirtiyor. 'İngiltere'de işsiz sayısı 2 milyona yaklaşıyor' Times'ın manşeti ise "İktisadi bunalım işsizlerin sayısını 2 milyona çıkarıyor". Gazete İngiltere'de dün açıklanan işsizlik verilerine dikkat çekiyor. Mayıs-Haziran ve Temmuz aylarında ülkede 164 bin kişinin daha işsiz kaldığını, İngiltere'de işsizlerin toplam sayısının da yaklaşık 1 milyon 800 bin olduğunu vurguluyor Times... Bu ise İngiltere'de işsizlik oranında 17 yıldır gözlenen en hızlı artış. Guardian'ın manşeti, "Bankalar daha iyi bir anlaşma için çabalarken, Brown'un banka kurtarma planı tehdit altında". İngiltere hükümeti geçen hafta açıkladığı plan kapsamında, ülkenin en büyük bankalarından üçüne, vergi mükelleflerinin cebinden 37 milyar sterlin aktaracaktı. Bunun karşılığında ise Royal Bank of Scotland, HBOS ve Lloyds TSB bankalarının hisselerinin bir bölümü devletçe satın alınacaktı. Guardian, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un da devreye girmesiyle HBOS'u satın alacağını açıklayan Lloyds TSB'nin şimdi hükümet nezdinde kulis yaptığını belirtiyor. Gazeteye göre banka yetkilileri, sermaye olarak aktarılan meblağın geri ödenmesine yönelik koşulları hafifletmeye çalışıyor. 'AB'de Brown'a yaklaşım değişti' Küresel mali kriz, Brüksel'deki Avrupa Birliği Zirvesi'nin de gündemindeydi. Independent yazarı Andrew Grice, zirveyla ilgili analizinde, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'a yaklaşımın nasıl değiştiğini aktarmış. Yazının başlığı, "Brown takdir edilmenin tadını çıkarırken, Sarkozy köpürüyor". Andrew Grice, İngiltere Başbakanı'nın Avrupa'da bir kahraman olarak görüldüğünü söylüyor. Grice'a göre bunun nedeni, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin kopyaladığı banka kurtarma planını, Brown'un yaratması. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkzoy'ninse, medyanın AB gündemindeki önerileri İngiltere'nin planının kopyası olarak nitelendirilmesi nedeniyle "çok öfkeli" olduğunu belirtiyor yazar... Öyle ki bir Fransız yetkilisi dün şu sözleri söylemiş: "Brown'un tek başına bu kadar övünmesini çok şaşırtıcı buluyoruz. Gerçek şu ki bu plan her zaman gündemdeydi." Independent başyazısındaysa ekonomik kriz karşısında çabuk ve birlikte hareket ettiğini belirttiği Avrupa Birliği'nin övmüş. "Ancak" diyor gazete ve ekliyor: "İngiltere'nin Avrupa'nın kalbinde olduğunu söylemek hala abartı olur". Nobel ödüllü ünlü iktisatçı Joseph Stiglitz'in Guardian'daki yazısının başlığı, "Paulson yeniden deniyor". Stiglitz, Amerikan Hazine Bakanı Henry Paulson'ın açıkladığı banka kurtarma planını eleştiriyor. Amerikalı iktisatçı, ülkesinde yenilendikten sonra açıklanan planın İngiltere'dekinin aksine, önceliği vergi mükelleflerinden çok bankalara verdiğini vurguluyor. Joseph Stiglitz ayrıca İngiltere'de bankaların yönetim kurulu başkanlarının istifa ettiğini, Amerika'da böyle birşey görülmediğini söylüyor. 'Halk düşmanından ulusal kahramana' Independent gazetesinde 2008 Frankfurt Kitap Fuarı'nda Türkiye'nin konuk ülke olması vesilesiyle, Türkiye'den bazı yazarlarla yapılmış mülakatlar var. Bu yazarların başında Nobel ödüllü Orhan Pamuk geliyor. Haberin başlığı, "Halk düşmanından ulusal kahramana". Independent, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi yüzünden yargılanan Orhan Pamuk'a geçmişte Türkiye'de eziyet edildiğini, yazarın şimdiyse Türkiye için küresel çapta bir büyükelçiye dönüştüğünü belirtiyor. Orhan Pamuk ise son kitabı Masumiyet Müzesi'nin yayınlanması sonrası yapılan yorumlardan memnun. "Benim için kötü zamanların artık son bulduğunu düşünüyorum. İlk kez medya beni hoş karşıladı" demiş yazar... Independent, Türkiye'de yargılanan tanınmış yazarlardan Perihan Mağden ve Elif Şafak'ı da, "Muhalif Türkler" olarak nitelendirmiş. Gazeteye konuşan Perihan Mağden "AKP'nin gizli bir gündemi olduğuna inanmıyorum. AKP yanlısı değilim, asla onlara oy vermeyeceğim. Ancak demokratik olduğu sürece, AKP'yi destekleyeceğim" demiş. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir süre önce İstanbul'da birlikte öğle yemeği yediği yazarlar arasındaki Elif Şafak ise bu diyaloğun sembolik olduğunu belirtiyor, Türkiye'ye atfen "Bu ülkede semboller önemlidir" diye de ekliyor... Gomorra'nın mimarı İtalya'dan ayrılıyor Bu yıl Cannes Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü Gomorra adlı İtalyan filmi kazanmıştı. Son yılların en iyi mafya filmi olarak görülen Gomorra, Napoli merkezli bir mafya örgütü olan Camarro'nun iç yüzünü anlatıyordu. İtalya'da satış rekorları kıran kitabı filme uyarlanan gazeteci Roberto Saviano ise 2 yıldır polis korumasında yaşıyordu. Guardian bugün Roberto Saviano'nun İtalya'dan ayrılma kararı aldığını duyuruyor. Yazar bu kararı, kitabında ifşa ettiği gangsterlerin onu Noel'e kadar öldürmeyi planladığı yönündeki haberler üzerine almış. 28 yaşındaki Roberto Saviano, kararının gerekçesiniyse şöyle açıklamış: "Bir hayatım-evim olmasını istiyorum. Aşık olmak istiyorum. Korkmadan annemi görebilmek istiyorum". 'Guy Ritchie 100 milyon sterlin alabilir' Ünlü şarkıcı Madonna ile İngiliz film yönetmeni Guy Ritchie'nin boşanacaklarının açıklanması, bazı İngiliz gazetelerince ilk sayfaya taşınmış. Bu gazetelerden Independent, haberi için "Tuhaf bir çift ve 100 milyon sterlinlik boşanma" başlığını seçmiş. "Dünya çapında tanınan gerçek bir süperstar olan Madonna'yla, sadece umut vaad eden bir yönetmen olan Guy Ritchie'nin 2000'deki evlilikleri zaten dünyayı şok etmişti" diyor gazete... Independent'a göre çiftin toplam serveti yaklaşık 300 milyon sterlin ve bu da büyük oranda evlilik öncesi Madonna tarafından kazanılmıştı. Gazete İngiltere tarihinin en büyük boşanma davasının görülebileceğini, Guy Ritchie'nin dava sonrası 100 milyon sterlin alabileceğini belirtiyor. | İlgili haberler 15 Ekim 2008 Basın Özeti15 Ekim, 2008 | Basın Özeti 14 Ekim 2008 Basın Özeti14 Ekim, 2008 | Basın Özeti 13 Ekim 2008 Basın Özeti13 Ekim, 2008 | Basın Özeti 12 Ekim 2008 Basın Özeti12 Ekim, 2008 | Basın Özeti 10 Ekim 2008 Basın Özeti10 Ekim, 2008 | Basın Özeti 9 Ekim 2008 Basın Özeti09 Ekim, 2008 | Basın Özeti 8 Ekim 2008 Basın Özeti08 Ekim, 2008 | Basın Özeti 7 Ekim 2008 Basın Özeti07 Ekim, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||