BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Haziran, 2008 - TSİ 07:55
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
30 Haziran 2008 Basın Özeti
Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davasında önemli bir haftaya giriliyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya yarın davaya ilişkin sözlü açıklama yapacak. AKP yetkilileri de Perşembe günü sözlü olarak partilerini savunacaklar.

'Türklerin mahkeme felaketi'

Times gazetesi tüm bu gelişmeleri, haftanın ilk günü başyazısına taşımış. Yazının başlığı, "Türklerin mahkeme felaketi". "Türkiye'nin yargıçlarından, ülkenin iktidar partisini ve onun önde gelen politikacılarını yasaklamaları istendi. Yargıçlar eğer demokrasiyi korumak istiyorlarsa, bunu reddedecekler" diyor Times...

Times'a göre Anayasa Mahkemesi'nin karar vermeye çalıştığı şey, İslam'ın laik demokrasiyle bağdaşıp bağdaşmadığı. AKP yönetimini Türkiye'nin en popüler ve başarılı hükümetlerinden biri olarak nitelendirmiş Times ve eklemiş:

"Eğer bu parti feshedilirse, İslamcı partiler, laiklerin onları asla kabul etmeyeceklerini savunarak demokrasiye sırt çevirebilirler; iktidara gelmek için demokratik süreci yok saymaları gerektiğini düşünebilirler."

İç sayfalarındaki bir haberde de gelişmelere değinen Times, hükümetin mahkeme kararıyla ve zorla dağıtılması halinde, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yle üyelik müzakerelerini kesmesinin de kesin olduğunu söylüyor.

Gazete böylesi bir durumun orduyu memnun edeceğini; Türkiye'de ordunun giderek daha milliyetçi olduğunu ve Avrupa Birliği'ne şüpheyle baktığını da ekliyor.

'Fransa görüş birliği sağlamalı'

Financial Times'ın başyazısının başlığı ise "Bir Avrupa kriziyle yüzleşmek".

Gazetenin atıfa bulunduğu kriz, Lizbon Antlaşması'nın İrlanda'da referandumda reddedilmesi. Avrupa Birliği'nde reform öngören anlaşma, birliğin işleyişini yeniden düzenliyor.

Financial Times Fransa'nın yarın Avrupa Birliği'nin dönem başkanlığını Slovenya'dan devralacağını hatırlatıyor. Gazete Fransa'nın, Lizbon Antlaşması konusunda Avrupa'da görüş birliği sağlaması gerektiğini vurguluyor.

"Bu açmazı aşmak, sabır ve yetenek gerektiriyor" diyor Financial Times ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye bir çağrıda bulunuyor:

"Sarkozy, İrlandalı seçmenlerin Lizbon Antlaşması'nı niçin reddettiklerini çok iyi anlamalıdır. Bahsettiğimiz görüş birliği de, buna dayalı olmalıdır. Dublin'e baskı uygulanması ve İrlanda'nın tecrit edilmesine yönelik pervasız çağrılara değil..."

Financial Times yazarı Wolfgang Münchau'nun yazısının başlığı ise "Senaryosuz bir Avrupa için seçenekler".

Münchau, Avrupa Birliği'nin Nice Antlaşması'yla ilerlemesinin seçenek dışı olduğunu, başka bir antlaşmanın da müzakere edilmeyeceğini söylüyor. "Önsezim o ki, Avrupa Birliği liderleri, onaylamayanlar olmaksızın, Lizbon Antlaşması'nı uygulamaya çalışacaklar" diyor Wolfgang Münchau...

Münchau'ya göre nihayetinde Avrupa'da karar alıcıların önündeki seçeneklerin tümünün ortak bir özelliği var. O da karar alıcıların, Lizbon Antlaşması'nı onaylamayanları, temelde Avrupa'da entegrasyon sürecinin dışına itmesi. Wolfgang Münchau, "O noktada anlaşmayı onaylamayanlar mı resmen Avrupa Birliği'ni terk eder, yoksa birlik mi onları, önemli değil" diyor.

'Esir değişimi kararı bir ulusu böldü'

İsrail hükümeti, Hizbullah'la esir değişimi yapılmasını onayladı. Ölü oldukları sanılan iki İsrail askerinin cesetlerinin iadesi karşılığı, bazı mahkumların serbest bırakılacağı bildiriliyor.

Independent'ın Kudüs muhabiri Donald Macintyre değişim kapsamında, bir ailenin üç üyesini öldüren Lübnanlı bir gerilla liderinin serbest bırakılacak olmasının, bir ulusu böldüğünü belirtiyor.

Macintyre, serbest bırakılacak Samir Kuntar'ın, 1979'da 16 yaşındayken, dört yaşında bir çocuğu dahi öldürdüğünü hatırlatmış.

Independent muhabiri, İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'nin esir değişimini desteklediğini; iç ve dış istihbarat servisleri Şin Bet ve Mossad'ın başkanlarının ise rehin alma eylemlerini artıracağı gerekçesiyle, değişime karşı çıktıklarını aktarıyor.

Times'tan James Hider da, İsrail ordusunun tavrını, "ister ölü olsun ister diri, bir askeri asla düşmanda bırakmama" felsefesiyle açıklıyor.

'Afrika Mugabe'ye karşı harekete geçmeli'

İngiliz gazetelerinin sayfalarında en çok yer verdikleri dış gelişme, Zimbabve lideri Robert Mugabe'nin, eleştirilere karşın, tek başına girdiği başkanlık seçiminin ikinci turunu kazanması.

Daily Telegraph başyazısında "Afrika'nın harekete geçmeye ihtiyacı var" demiş.

Gazete, Zimbabve'nin, petrol ve elektrik açısından komşularına bağımlı olduğunu hatırlatıyor. Daily Telegraph'a göre hedefe yönelik yaptırımlar, diktatör olarak nitelendirdiği Robert Mugabe'nin kontrolünü azaltmakta hayati rol oynayabilir. Gazeteye göre bu yaptırımlar mutlaka, Mugabe rejiminin önde gelen mensuplarının mal varlıklarının dondurulmasını da içermeli.

Independent ise başyazısında bugün Mısır'da başlayacak Afrika Birliği zirvesi öncesi bir çağrıda bulunmuş.

"Afrikalılar Mugabe'yi kendisiyle iftihar etmesinden yoksun bırakmalı" diyor gazete. Independent'a göre zirve, Mugabe'nin kana bulanmış seçim maskaralığının gözden kaçmasına izin verirse, Afrika'nın demokratik gelişimi yara alacak. Zirve Zimbabve liderini, çok istediği meşruiyet kılıfından yoksun bırakırsa, o zaman Mugabe rejimi zor durumda kalacak ve savunmaya çekilecek. "Afrika Birliği doğru şeyi yapmalı" diyor Independent...

'Finalin ve turnuvanın en iyisi şampiyon'

Avrupa Futbol Şampiyonası, 1964'ten bu yana ilk kez İspanya'nın zaferiyle noktalandı. Times yazarı Martin Samuel, "Süper İspanyollar 44 yıllık acıya son verdi" demiş...Samuel'e göre Almanya-İspanya finalinde hem maçı hem de Avrupa Futbol Şampiyonası'nı, turnuvanın en iyi takımı kazandı.

Guardian yazarı Richard Williams da İspanya'nın, daha yetenekli forvet oyuncularına sahip olduğu için turnuvayı kazandığını belirtiyor.

Times'tan Frank Skinner ise "Türkiye benim turnuvadaki takımımdı" demiş ve eklemiş:

"Turnuvanın, hatırlanacağı gün gibi aşikar kısımları, Türklerin 2-0 yenik duruma düştükten sonra bitime 15 dakika kala attıkları gollerle Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenmeleri ve çeyrek finalde Hırvatistan karşısında elde ettikleri zaferdi. Öyle ki, Türklerin bu maçta uzatma dakikalarında attıkları gol, Zimbabve'deki seçim sonuçlarından bile geç geldi."

Liverpool'un eski yıldızlarından Alan Hansen ise Daily Telegraph'daki yazısında Euro 2008'i, "Çok keyifli bir turnuva" olarak nitelendirdmiş. Turnuvanın tüm beklentilerini aştığını vurgulayan Hansen, yine de maçlarda korkunç defans hatalarının yapıldığını belirtiyor. Türkiye-Almanya maçına atıfta bulunmuş Hansen:

"Benim için turnuvayı özetleyen Philip Lahm'ın Türkiye karşısındaki performansı oldu. Alman takımındaki birkaç klas oyuncudan biri olan Lahm, Basel'deki maçta Türklerce perişan edildi. Ama aynı Lahm son dakikada attığı harika bir golle Almanya'yı bir kez daha finale taşıdı."

İlgili haberler
26 Haziran 2008 Basın Özeti
26 Haziran, 2008 | Basın Özeti
25 Haziran 2008 Basın Özeti
25 Haziran, 2008 | Basın Özeti
24 Haziran 2008 Basın Özeti
24 Haziran, 2008 | Basın Özeti
23 Haziran 2008 Basın Özeti
23 Haziran, 2008 | Basın Özeti
22 Haziran 2008 Basın Özeti
22 Haziran, 2008 | Basın Özeti
20 Haziran 2008 Basın Özeti
20 Haziran, 2008 | Basın Özeti
19 Haziran 2008 Basın Özeti
19 Haziran, 2008 | Basın Özeti
18 Haziran 2008 Basın Özeti
18 Haziran, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik