|
30 Aralık 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz pazar gazetelerinin ortak konusu Pakistanlı muhalefet lideri Benazir Butto'nun öldürülmesi...
Observer eski başbakanın nasıl öldüğüne ilişkin iddia ve tartışmaların öfke yarattığını belirtiyor. Gazete Butto'yu "Pakistan'ın kusurlarla dolu feodal prensesi" olarak tanımlıyor. Independen on Sunday de "lanetliler ülkesi" başlığı altında, Butto'nun ölümünün Pakistan'ı alevler içine, bölgeyi tehdit altına ve dünyayı tehlikeye sürüklediğini kaydediyor. Mail on Sunday ise Butto'nun kendisini öldürenleri bildiğini ileri sürüyor. Gazeteye göre, Butto ülkesine dönmeden önce İngiltere Dışişleri Bakanı David Milliband'e gönderdiği elektronik postada, kendisini öldürmeye kararlı olduklarını ileri sürdüğü üç Pakistanlı yetkilinin adını vermiş. Gazete, Butto'nun İngiliz bakandan, Pakistan hükümetine baskı yaparak bu kişilerin harekete geçmesinin önlenmesini istediğini yazıyor. Gazeteye göre, bu kişilerden biri Butto'yu korumakla görevli istihbarat görevlisi, ikincisi bir akrabasının Butto'nun kardeşinin yönettiği militan grup tarafından öldürüldüğü ileri sürülen tanınmış bir Pakistanlı ve üçüncüsü Butto'nun eski muhaliflerinden tanınmış bir bakan... Sunday Times Butto hanedanının mirasını öldürülen liderin 19 yaşındaki oğlunun üstleneceğini yazıyor. Gazeteye göre, Butto oğlunun siyasete atılmadan önce eğitimini bitirmesini istiyordu. Bilawal Butto'nun şu anda İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nde birinci sınıf öğrencisi olduğunu belirten gazete, Pakistan yasalarının da milletvekili adayları için mininum 25 yaş sınırına sahip olduğunu hatırlatıyor. Sunday Telegraph ise Butto'nun son sözlerinin "çok yaşa Butto" olduğunu söylüyor. Gazeteye göre, eski başbakan öldürülmeden hemen önce, aracının etrafını saran hayranlarıyla birlikte "çok yaşa Butto" sloganını atıyordu. Tanrı inancıyla ahlak ilişkisi Observer yorum-tartışma sayfasında eski Oxford piskoposu Richad Harries'in bir makalesine yer veriyor. İngiliz dinadamına göre "tanrısız ahlak mümkün"... Dini ahlakın temeli yapmayan bir toplumun çökeceği görüşünde olmadığını belirten Harries "iyiliğin nereden gelirse gelsin takdir etmeliyiz" diyor. İnsan doğasının karanlık yüzünü de gözden kaçırmamak gerektiğini belirten Anglikan dinadamı, herkesin içinde bir parça da olsa iyilik olduğunu ama kötülüğü gözden kaçırmamamın insanın kendisini daha iyi tanımasına da yardımcı olacağını kaydediyor. Richard Harries "tabi ki hristiyanlık bizlere bir ahlaki çerçeve sunar ama aslıhda ahlak duygusu insanoğlunda içgüdüsel bir melekedir" diyor. Kötü muameleye maruz kalan çocuklar Independent on Sunday her yıl polis gözetimi altındaki çocuklarla ilgili 3000 kötü muamele ve taciz vakasının olduğunu iddia etti. Gazeteye göre, kendisini korumaktan aciz yaştaki çocuklarla ilgili ıslah evleri ve polis merkezlerindeki çocuk birimlerinde görev yapan kişilerin, gözetimleri altındaki çocukları kontrol edebilmek adına rutin olarak fiziksel güç kullandıklarının tespit edildiği. Gazete, bu güç kullanımının tokat, parmak, el ve kol gibi uzuvları kırılma noktasına gelinceye kadar ters yönde bükmek, kaburgalara yumruk atmak ve burna alttan karate darbesi vurmak gibi yöntemlerle yapıldığını yazdı. İddialarını çocuklarla ilgili birimin müfettişleri tarafından hazırlanan rapora dayandıran gazete, rapor yazarı müfettişlerin hükümete "acil önlem alınması" çağrısında bulunduklarını da kaydetti. Independent on Sunday, rapor yazarı Prof. Sir Al Aynsley-Green'in toplumun en savunmasız kesimi olan çocuklar üzerinde şiddet ve güç kullanımının kabul edilemez olduğunu vurguladığına dikkat çekiyor. Gazete rapor yazarının "Bu zavallı çocuklar dünyanın her yerinde yasa dışı sayılacak metotlarla terbiye edilmeye çalışılıyor. Biz çocuklarımıza Guantanamo'da bile kullanılmayan metotların kullanılmasına seyirci kalıyoruz" uyarısında bulunduğunu duyurdu. 2005-2006 döneminde yaşanan 3006 kötü muamele vakasının 50'sinde kötü muameleye maruz kalan çocukların durumunun son derece ağır olması nedeniyle durumun hastane ve dolayısıyla da yargıya yansıdığını hatırlatan gazete, diğer vakaların ise örtbas edildiğini yazdı. | İlgili haberler 24 Aralık 2007 Basın Özeti24 Aralık, 2007 | Basın Özeti 21 Aralık 2007 Basın Özeti21 Aralık, 2007 | Basın Özeti 20 Aralık 2007 Basın Özeti20 Aralık, 2007 | Basın Özeti 19 Aralık 2007 Basın Özeti19 Aralık, 2007 | Basın Özeti 18 Aralık 2007 Basın Özeti18 Aralık, 2007 | Basın Özeti 17 Aralık 2007 Basın Özeti17 Aralık, 2007 | Basın Özeti 16 Aralık 2007 Basın Özeti16 Aralık, 2007 | Basın Özeti 14 Aralık 2007 Basın Özeti14 Aralık, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||