BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 17 Aralık, 2007 - TSİ 07:52
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
17 Aralık 2007 Basın Özeti
Bu sabah gazetelerin ortak manşet konusu, İngiliz askerlerin Basra'nın kontrolünü Irak güçlerine devretmesi.

İngiliz gazeteleri

Daily Telegraph bu adımın İngiltere'ye Irak'taki asker sayısını azaltma yolu açtığını vurgularken, Times gazetesi devir teslim töreninde konuşan generalin ''Basra'yı düşmanlarından temizlemek için geldim, şimdi dostlarına teslim ediyorum'' sözlerini manşetine çıkarmış.

Guardian gazetesi ise İngilizlerin devrettiği kentte güvenliği sağlamakla görevli olan Iraklı generalin görüşlerine yer veriyor manşetinde: ''İngilizler bana cinayet ve kaos devretti.''

General Celil Halaf ''Bana milisleri, gangsterleri, dünyanın bütün belalarını bıraktılar'' derken, hemen şu örnekleri aktarıyor:

''Basra'da hüküm süren asayişsizlik o kadar şiddetli ki, son üç ayda 45 kadın ya tamamen örtünmedikleri ya da evlilik dışı ilişkiden çocuk doğurdukları için öldürüldü. İngilizler istemeden de olsa, Şii milisleri silahlandırdı.''

''Şii milislerin silah teçhizatı, kentte güvenliği sağlamaktan sorumlu güçlerden daha fazla. Ayrıca kentin ana limanının kontrolü de milislerin elinde.''

'İngiltere kazanamayacağı savaştan çekildi'

Independent gazetesinin Irak konularında uzman muhabiri Patrick Cockburn, kentin Iraklılara devir teslimi ışığında ülkedeki durumu anlattığı yazısına ''İngiltere kazanamayacağı savaştan çekildi'' başlığını atmış.

Başyazısını da Irak'a ayıran Independent, bütün süslü sözlerin asıl gerçeği örtmeye yetmediğine dikkat çekerek ''Bu ne İngilizler ne de Iraklılar için bir zaferdir'' görüşünü savunuyor.

Guardian da başyazısında güvenlik devrinin bir zafer olarak görülemeyeceği uyarısı yapıyor; daha gerçekçi bir bakış açısı çağrısında bulunuyor:

''Irak'ta silahlı güçlerin yeniden gruplaşacaklarını ya da yeni hedefleri belirleyeceklerini öngörmemek zor. Önde gelen petrol şirketleri, dünyanın en zengin üçüncü petrol rezervlerini işlemek için sırada.''

''Başbakan Nuri El Maliki de, varolan petrol sahalarının işletilmesi için bu ihaleleri vermeye hazır, ama petrol yasasını parlamentodan geçirebilmiş değil. Amerika'nın yaşamsal çıkarlarını korumak üzere, geride hatırı sayılır bir Amerikan gücü bırakılacak.''

''Barış, uzlaşma ve Irak hükümetinin yabancı güçlerden kurtulma kararlılığından söz etmek, Amerikan varlığı üzerinde baskı yaratıyor. Irak'ta kimin kazandığını, kimin kaybettiğini konuşmaktan da, Irak'ın Batı yanlısı bir demokrasi olacağını hayal etmekten de vazgeçmeliyiz.''

Türkiye'nin operasyonu

Türk ordusunun önceki gece Kuzey Irak'a düzenlediği operasyona iç sayfalarında yer veren Guardian, Türkiye'nin Irak'ta PKK varlığına yönelik en büyük bombalı saldırıyı gerçekleştirdiğini duyuruyor.

Haberde Kuzey Irak'ta yetkili olduğu söylenen Abdullah İbrahim adlı bir kişiye atfen, Türk savaş uçaklarının Kürt köylerini de bombaladığı öne sürülüyor.

'İsrail ya barışı ya da yerleşimleri seçmeli'

Financial Times gazetesi başyazısında Orta Doğu barış sürecini canlandırmayı hedefleyen Annapolis zirvesinden yayılan umutların suya düşmekte olduğu uyarısında bulunuyor:

''İsrail hükümeti, işgal altındaki Arap topraklarında yer alan en tartışmalı yerleşim biriminde inşaat çalışmalarının bitirilmesi emri verdi. Yahudilerin Har Homa, Filistinlilerin ise Cebel-i Ebu Guneym olarak adlandırdıkları bölgede yerleşim merkezi inşa etme kararı 10 yıl önce, 1997'de dönemin başbakanı Benjamin Netanyahu liderliğindeki hükümet tarafından alınmıştı.''

''O dönemdeki barış sürecini baltalayan Har Homa'daki inşaat planı, uluslararası hukuka aykırı olarak görülüyor. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton tarafından da eleştirilmişti.''

İnşaatın yapıldığı alanın ''Arapların yaşadığı Doğu Kudüs'le, Beytüllahim ve Batı Şeria'yı birbirine bağlayan geçide çok yakın olduğuna'' dikkat çeken Financial Times, bu inşaatın Doğu Kudüs'ü çevreleyen duvara konulan son tuğla işlevi göreceğinin de altını çiziyor:

''Bu ise Kudüs'ün gelecekteki Filistin devletinin başkenti olma şansını ortadan kaldıracaktır. İki devletin sınırlarının belirlenmesi, Kudüs'ü paylaşma olasılığının da masaya yatırıldığı, daha yeni başlayan müzakereleri ipotek altına alınmaktadır.''

"ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, İsrail'i barış çabalarını baltalayacağı konusunda uyarıyor. Bu yeterli değil. Bush yönetimi, İsrail'in topraklara el koyma çalışmalarına en fazla göz yuman Amerikan yönetimi olageldi. Eğer kutsal topraklarda gerçekten bir barış istiyorsa, bu devam edemez.''

''10 yıl önce Har Homa, barış süreci için sonun başlangıcı olmuştu. Washington yeni bir başarısızlık istemiyorsa, İsrail'e 'ya barışa ya da işgal altındaki topraklarda bulunan bütün yerleşimlere sahip olacağını' anımsatmalı. İkisine aynı anda sahip olamaz.''

'Bali, Kyoto'dan da kötü'

Hafta sonu Bali'de yoğun pazarlıklar ardından uzlaşmayla sonuçlanan iklim değişikliğiyle mücadelede yol haritasına ilişkin müzakerelerin haber ve yorumları da dikkat çekiyor gazetelerde.

Guardian yazarlarından George Monbiot varılan uzlaşmayı ''Avrupa'nın Amerika'yı bir kez daha kandırması'' olarak değerlendiriyor ve aslında ''Bali, Kyoto'dan bile daha kötü'' diyor.

''10 yıl önce yine Aralık ayında ABD, Kyoto görüşmelerini enkaz haline getirmeyi başarmıştı. George Bush bu konuda masumdu; kendisi o sıralarda Teksas Valisi olarak, idam mahkumlarının cezalarını infaz etmekle meşguldü.''

''Amerika'nın iklim müzakere ekibinin başında Al Gore vardı. Avrupa Birliği, 2010 yılına kadar sera etkisi yaratan gazların yüzde 15 oranında azaltılması için ısrar etti. Gore ekibi ise 2012 yılına kadar yüzde 5,2 istiyordu. Sonunda Amerikalılar daha kötüsünü yaptı; anlaşmanın tamamını yok etti.''

Bali müzakerelerinde elde edilen sonuç nedeniyle İngiliz Çevre Bakanı Hillary Benn'i aptal, müzakere ekibini de ''saf'' olarak niteleyen Monbiot, iklim müzakerecilerini Amerikalıların yaptıkları numaralara 10 yıl sonra yine kanmakla suçladı:

''Daha iki yıl var ama Bali, Kyoto'dan daha kötü. Ne tarih var ne de hedefler konmuş. Bali'de belirlenen ilkeler, 10 yıl önce oynanan oyunlardan daha berbat.''

''Çevre Bakanı Benn ve diğerleri sevinç çığlıkları atıp, en azından yola çıktığını savundukları trenden el sallıyorlar. Ama trenin yanlış yöne gittiğinin bile farkında değiller.''

İlgili haberler
16 Aralık 2007 Basın Özeti
16 Aralık, 2007 | Basın Özeti
14 Aralık 2007 Basın Özeti
14 Aralık, 2007 | Basın Özeti
13 Aralık 2007 Basın Özeti
13 Aralık, 2007 | Basın Özeti
12 Aralık 2007 Basın Özeti
12 Aralık, 2007 | Basın Özeti
11 Aralık 2007 Basın Özeti
11 Aralık, 2007 | Basın Özeti
10 Aralık 2007 Basın Özeti
10 Aralık, 2007 | Basın Özeti
9 Aralık 2007 Basın Özeti
09 Aralık, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik