|
20 Aralık 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian ve Times gazetelerinin manşetlerinde ABD'nin dün Guantanamo üssünden tahliye ettiği ve İngiltere'de yerleşme iznine sahip üç kişiye ilişkin gelişmeler var.
Washington yönetimi, 18 aydır süren mücadelenin ardından üç tutsağı serbest bırakmaya ikna olmuştu. ABD ayrıca üç zanlının İngiltere'ye döndükten sonra, 24 saat izlenmesi talebinden de vazgeçti. Guardian'ın da incelediği yargı belgeleri, bu üç kişi hakkındaki suçlamaların ve kanıtların zayıf olduğuna işaret ediyor. İngiliz güvenlik birimleri de, ellerindeki dosya çerçevesinde zanlılar hakkında herhangi bir işlem yapmamaktan yana. Ancak Times gazetesinin manşetinden duyurduğu habere göre, zanlılardan ikisi İspanya'ya iade edilme riskiyle karşı karşıya. İspanya, 45 yaşındaki Ürdünlü Cemil el Banna ile 38 yaşındaki Libyalı Ömer Degayes'in kendilerine iadesini istiyor. İki zanlının, 2001 yılında Taleban'ın devrilmesi sırasında Afganistan'da oldukları öne sürülüyor. Avukatları, zanlıların Guantanamo'da işkence ve kötü muameleye hedef olduklarını belirterek, İspanyol makamlarının iddialarını reddediyorlar. İsrail'de yeni yerleşim merkezi Daily Telegraph gazetesinin Kudüs'teki muhabiri Tim Butcher, İsrail'in uluslararası baskılara rağmen işgal altındaki topraklarda, yeni bir yerleşim merkezi inşa etmek için harekete geçtiğini aktarıyor. ''Eğer plan yaşama geçirilirse, 1967'daki Altı Gün Savaşları ardından işgal edilen Kudüs yakınlarındaki topraklarda inşa edilen bütün yerleşim merkezleri neredeyse cüce gibi kalacak.'' ''Yeni kasaba Kudüs'le Batı Şeria'nın Ramallah kenti arasında kalan Atarot köyü yakınlarındaki bir alanda inşa edilecek. İnşa edilmesi planlanan daire sayısı 10 bin. Sorunun yaratacağı tepkilerin farkında olan hükümet, son kararın henüz verilmediğini söylüyor.'' ''Bayındırlık Bakanı, hükümetin Kudüs'teki konut darlığı sorununa çözüm bulmak zorunda olduğunu savunurken, Filistinliler, girişimin barış görüşmelerine darbe vuracağı uyarısında bulundu. Filistinli Başmüzakereci Saib Erakat, İsraillileri uyararak 'Aynı anda hem barışı hem de yerleşim merkezlerini inşa edemezsiniz' dedi.'' 'Ez Zevahiri soruları yanıtlamaya hazırlanıyor' Guardian'ın iç sayfalarında duyurduğu habere göre, El Kaide liderlerinden Eymen ez Zevahiri ''internet üzerinden soru yanıtlamaya'' hazırlanıyor. ''Cihad savunucusu bir internet sitesi üyelerini, El Kaide lideri Usame bin Ladin'in yardımcısı Zevahiri'ye istedikleri soruları sormaya davet etti. El Kaide'nin propaganda kolu olarak görülen El Şahab adlı internet sitesi, bireylerin, gazetecilerin ve örgütlerin, olanaktan yararlanıp sorularını sorabileceklerini vurguladı.'' ''Sorular ocak ayı ortasına kadar internet sitesi aracılığıyla iletilecek, olanaklar ölçüsünde ve en kısa sürede yanıtlanacak.'' Guardian cihad forumunun şifre sahibi kullanıcılara açık olduğunu, ancak medya ve istihbarat örgütlerinin uzman birimlerince izlendiğini aktararak, Washington merkezli Site Enstitüsü'nden Adam Raisman'ın görüşlerine yer veriyor haberinde. ''Üyeler forumları sorulara boğmuş durumda'' diyor Raisman ve ''mesela, Irak İslam Devleti grubu lideri Ebu Ömer el Baghdadi'nin uydurma bir karakter olduğu iddialarının doğru olup olmadığını soran çok kişi var'' diye devam ediyor. Ayrıca El Kaide liderlerinin bulundukları yerler ve sağlık durumları da merak edilen konular arasında. Raisman, ''bu girişim sürmekte olan propaganda savaşının bir parçası. Zevahiri'nin istediği soruları yanıtlayacağını da akılda tutmak gerek'' diyor. Ez Zevahiri, El Kaide'nin en önde gelen sözcülerinden, 2007 yılında 16 video ve ses kaydıyla ortaya çıktı. Bin Ladin'in ise, dört mesajı yayınlandı aynı süre içinde. 'Bolivya Yugoslavya olmayacak' Financial Times 'ın iç sayfalarında yer alan bir haberse, Bolivya'nın son dönemde yaşadığı siyasi kargaşaya ilişkin. Ülkenin doğu ve batısında bulunan eyaletler arasındaki gerilimi; Yugoslavya'da 1990'larda yaşananlara benzetenler var. ''Bolivya'yı 'yeniden kurma' hedefiyle hazırlanan ve yerli halka daha fazla haklar verilmesini öngören yeni anayasa, bölgeler arasında kargaşayı tetikledi. Muhalefetin kontrolündeki dört eyalet, geçen cumartesi günü radikal bir özerk statü ilan etti. ''Hükümetin, bölgeye asker sevketme kararından geri adım atması gerilimi bir ölçüde de olsa yumuşatmışa benziyor. Hükümet yanlısı ve çoğunlukla yerlilerin yaşadığı ülkenin batı bölgesi ile daha varlıklı olan ve farklı kökenlerden oluşan bir nüfus yapısına sahip doğu arasındaki farklılıklar, solcu yerli lider Evo Morales'in 2 yıl önce işbaşına gelmesi ardından derinleşmişti.'' ''Yeni anayasa üzerinde uzlaşma sağlanamaması Güney Amerika'nın en yoksul ülkesini parçalanma, hatta Yugoslavya tarzı bir iç savaş riskiyle karşı karşıya bıraktı.'' Financial Times'ın sorularını yanıtlayan Bolivya Başkan Yardımcısı Alvaro Garcia Linera, ülkeyi birarada tutabilmek için elinden geleni yapacağını söylüyor. Bolivya hükümetinin, ülkenin bir milimetrekaresinin bile alınmasına göz yummayacağını vurgulayan Linera, ''Toprak bütünlüğümüzü savunmak için, her devlet gibi, elimizden geleni yapacağız'' dedi. Muhalefete sert tepki gösteren Bolivyalı yetkili, ''bazıları bu ülkenin Sırbistan ya da Bosna gibi olabileceğini düşünüyor. Bunlar ayrılıkçı ve bizim bunları tecrit etmemiz gerekiyor'' görüşünü dile getirdi. Bolivya Başkan Yardımcısı, Venezuela lideri Hugo Chavez'in kendilerine askeri yardımda bulunduğu iddialarını da reddederek, ''Bizim ülkemizde, Venezuela ordusuna ait olan tek şey, Devlet Başkanı Morales'i taşımakta kullandığımız helikopter'' diye konuştu. 'Sağlık ortak pazarı' Independent, ''Sağlık ortak pazarı'' başlığıyla manşetinden duyurduğu haberinde, İngiliz hastaların yakında AB sınırları içinde herhangi bir ülkede tedavi edilme hakkına kavuşabileceklerine dikkat çekiyor. ''Avrupa, tarihi bir karar alarak sınırlarını tıp turizmine açmanın eşiğinde. Bu ise, İngiliz sağlık sisteminin performansını komşularıyla kıyaslanmasına olanak sağlayacak.'' ''Kanser tedavisi ve kalp ameliyatlarının da aralarında bulunduğu bazı operasyonları yaptırabilecek İngiliz vatandaşları. Tedavinin masrafları ise, İngiliz ulusal sağlık servisi tarafından ödenecek.'' ''İngiliz sağlık sisteminden en çok yakınılan konuların başında tedavi için randevuların geç verilmesi geliyor.'' | İlgili haberler 19 Aralık 2007 Basın Özeti19 Aralık, 2007 | Basın Özeti 18 Aralık 2007 Basın Özeti18 Aralık, 2007 | Basın Özeti 17 Aralık 2007 Basın Özeti17 Aralık, 2007 | Basın Özeti 16 Aralık 2007 Basın Özeti16 Aralık, 2007 | Basın Özeti 14 Aralık 2007 Basın Özeti14 Aralık, 2007 | Basın Özeti 13 Aralık 2007 Basın Özeti13 Aralık, 2007 | Basın Özeti 12 Aralık 2007 Basın Özeti12 Aralık, 2007 | Basın Özeti 11 Aralık 2007 Basın Özeti11 Aralık, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||