BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 23 Ekim, 2007 - TSİ 08:00
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
23 Ekim 2007 Basın Özeti
İngiltere basını Türkiye'nin Kuzey Irak'ta bir sınır ötesi operasyon düzenleme ihtimali çevresindeki gelişmeleri ayrıntılı olarak aktarmayı ve tartışmayı bugün de sürdürüyor.

İngiliz gazeteleri

Times sekiz askerin rehin alındığı haberinin askeri müdahale çağrılarını iyice alevlendirdiğini belirtirken, Guardian diplomatik çabaların bir sınır ötesi harekat ihtimalini şimdilik bertaraf ettiğine inanıyor.

"Türkiye dışişleri bakanının savaştan önce diplomasiye başvurma sözü ve Irak Cumhurbaşkanının PKK gerillalarının bir ateşkes ilan edeceği açıklaması ordunun yakında bir işgale girişmesi tehdidini azalttı." diyen Guardian gelişmeleri krize barışçı bir çözüm bulunabileceğine dair işaretler olarak yorumlamış.

Financial Times, "Türkiye Irak'a yönelik işgalin berbat bir fikir olduğunun farkına varmalı" diyor başyazısında. Ancak Başbakan Erdoğan’ın katlanılması güç bir baskı altında olduğunu; yapılması imkansız bir seçime zorlandığını da savunuyor gazete:

"Irak Kürdistanı'nın işgali berbat bir fikir çünkü ilk olarak Türkiye'deki Kürt azınlıkla uzlaşma yolunda yapılan girişimleri sıfırlar. İkincisi 1995, 1997 ve 2001'deki operasyonlar PKK'yı Kandil'den çıkaramadı. Üçüncüsü, işgal Kuzey Irak'taki nispeten sakin ortamı yok ederken Suudi Arabistan ve İran'ı da işin içine karıştırmak suretiyle, Türk-Amerikan ilişkilerinin tabutuna bir çivi daha çakar. Erdoğan da bunun farkında...

"Iraklı Kürtlerin kendi çıkarları uğruna bir kültü andıran PKK'yı dizginlemesi gerek. Amerikan ordusu da Irak genelinde imkanlarını ne kadar zorluyor olsa da hiç değilse en önemli ittifaklarından birisini muhafaza etmek için PKK'ya karşı harekete geçmek durumunda. Türkiye'de yapılacak Irak'a komşu ülkeler konferansı, görüş ayrılıklarının giderilmesi için tüm taraflara fırsat sağlayacak. Ancak bu, muhtemelen son fırsat olacaktır."

Times muhabiri Deborah Haynes, Kandil Dağı'nda kadın PKK mensuplarına ait bir kampı ziyaret etmiş.

PKK'lıların saldırı beklentisiyle kamplardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştığını anlatan Haynes, kadınları örgüt içinde önemli rol üstlendiğini anlatıyor, hâkim anlayışı bir PKK üyesinin ağzından "ya ölür ya öldürürüz" sözleriyle özetliyor.

Bugünkü haberinde sınırın öte yanında, Kuzey Irak dağlarındaki kasabalarda halkın endişeli bir bekleyiş içinde olduğunu anlatan Daily Telegraph'ta bu konuda bir de karikatür yer alıyor...

PKK; köpüklü sularda yüzen ve bir kayık şeklinde resmedilen 'Irak'ta asker artışı'na sarılıp kendisini kurtarmaya çalışan Başkan Bush'u yutmaya hazırlanan dev bir köpekbalığı olarak resmedilmiş.

Daily Telegraph başyazısında; Türkiye’ye itidal telkin eden gazetelerden...

'Gordon Brown, bugün Türkiye Başbakanı Erdoğan’ı konuk ettiğinde, başbakanlığının en büyük uluslararası krizi ile karşı karşıya olacak' satırlarıyla başlıyor başyazı...

Gazete, Brown'un Erdoğan'ı sonuçları felaket olabilecek bir operasyondan vazgeçirmeye çalışacağını söylüyor:

"Brown için kazanılıp kaybedilecekler ancak bu kadar büyük olabilirdi. Tahminen 100 bin Türk askeri sınırda beklerken- ki bu sayı 4 yıl önce Saddam Hüseyin'i deviren Amerikan gücünün yaklaşık yarısı demek- uluslararası petrol fiyatları da rekor düzeylerde seyrediyor.

"Tabii ki Türklere sempati gösterilmesi anlaşılır olacaktır; hiç bir egemen devlet vatandaşlarına bir kışkırtma olmaksızın saldırılmasına göz yumamaz. Ancak bir operasyonun Irak'ın hassas siyasi altyapısının istikrarını daha da bozması ihtimali, Türklerin daha güvende olmasını sağlamaktan daha önemli...

"Sayın Erdoğan'ın İngiltere ve Amerika'dan ellerindeki tüm imkanları kullanarak PKK'nın canice planlarını bozmasını istemeye yerden göğe hakkı var. Irak hükümetiyse Türkiye'yi bir operasyon aleyhinde uyaracağına, PKK'nın, topraklarını terör için barınak olarak kullanmasını engelleyecek adımlar atmalı...

Independent, Türkiye'nin sabrının azaldığına dikkat çekiyor... Meseleye dair temel bilgileri tartışmaya bir sayfa ayıran gazete, PKK'nın saldırıları durur, Kürt bölgesel yönetimi bazı adımlar atarsa bir operasyonun hayata geçmeyeceği görüşünde. 2004'ten itibaren yeniden şiddete yönelen PKK'nın, son saldırılarla kendisini "etkili bir güç olarak" sunmaya çalıştığını belirtiyor.

Müdahalecilik ve kimlik arayışı

Londra'daki Birkbeck Beşeri Bilimler Enstitüsü yöneticisi Stavoj Zizek, Kuzey Irak'a operasyon tartışmalarını müdahaleci yaklaşımlar ve Avrupa Birliği'nin kimlik bunalımı gibi daha geniş bir çerçevede ele almış.

Zizek'e göre, Türkiye'nin müdahale niyetine muhalefet, batılı ülkelerde son yıllarda savunulan ahlaki gerekçelerle müdahaleci yaklaşımların aslında nasıl kof bir mutabakatla karşılandığını ortaya serdi.

Zizek'e göre Türkiye, Batılıların konforlu mutabakat ortamını bozan bir diken gibi sivriliyor... Avrupa'nın yaşananlar ışığında, kendi tanımlarını yeniden yapması gerektiğini savunan Zizek; savlarını tartışmaya Fransa'nın İran konusunda sertleştirdiği söylemden yola çıkıyor.

"Fransa'da Bernard Kouchner'in dışişleri bakanlığına atanması meğer 'askeri hümanizm' ideolojisinin dönüşüymüş. Bu anlayışta sorun askeri oluşunda değil, hümanist olduğunu savunmasındadır. Zira bu doktrin, askeri müdahaleyi, evrensel insan hakları gibi açılardan insani kurtuluş olarak sunar. Böylece buna karşı çıkan hem düşmanın safında yer alır hem de medeni ülkeler topluluğuna ihanet etmiş olur.

"Peki Kouchner İran bağlamında 'en kötüye hazırlamalıyız' derken "biz"den kastettiği kimdi? Bu bize kim dâhil, kim değil? "Biz" insan hakları adına hareket eden apolitik bir medeni insanlar topluluğu mu?

"Türkiye'nin geçen haftaki tezkeresi buna beklenmedik ve daha da durumu karmaşıklaştıran bir yanıt oldu.

"(Tavrına Suriye'den de destek alan) Türkiye; terörle savaş bayrağı altında bir sınır ötesi operasyon yapması olasılığı ile; sanki askeri hümanizm kulübünün tekelini elinde tutan ülkelerin partisine davetsiz bir misafir gibi daldı.

"Durumu nahoş kılan Türkiye'nin 'öteki' olarak görülmesi değil, 'aynılık' iddiası... Ancak bu, Türkiye'nin ilk kez Batı'nın konforlu mutabakat ortamını bozan unsur olarak karşımıza çıkışı değil. Avrupa Birliği'nin bugün yaşadığı kriz de büyük oranda Türkiye'nin adaylığına dayanıyor.

"Türkiye sorunu yani Avrupa'nın Türkiye konusunda ne yapacağını bilememesi, aslında Türkiye'den değil Avrupa’nın kendisinin ne olduğunu tanımlayamamasından kaynaklanıyor. Avrupa projesi bir kimlik arayışında... Belki de bugün tek şansımız standart olarak kabul edilen Avrupa mirasından kopuş sağlamak. Kendimizi eski Avrupa’nın çürüyen bedeninden koparıp yeni bir mirası yeşertmek..."

İsviçre seçimi 'ırkçılık' zaferi mi?

Gazeteler hafta sonunda Avrupa'da düzenlenen iki seçimi de ayrıntılı şekilde tartışıyor.

Independent, "ırkçı" olarak nitelediği İsviçre Halk Partisi'nin genel seçimde, ülke tarihinde görülmemiş miktarda oy alarak bir rekor kırdığını duyuruyor.

Financial Times, ise sonucun bu kadar şok edici olmadığını savunuyor başyazısında:

"Adil olmak gerekirse, partiye yöneltilen kınama tavrı biraz abartılı... Parti kimilerinin iddia ettiğinin aksine Fransa'da Le Pen'i, Avusturya'da Jörg Haider'i andıran bir çizgide değil. Evet, milliyetçi, muhafazakar ve popülist. Ama demokrasiye ve anayasaya da bağlı...

İsviçre mutabakata saplantı düzeyinde bağlı bir siyasi sistemle yönetiliyor. Anayasal denetim mekanizmaları komşusu İtalya’nınkilerden daha fazla. Tüm partiler hükümette temsil ediliyor. Geçirilen her yasa halkın oyları ile reddedilebiliyor. Dolayısıyla tüm gürültüye rağmen, İsviçre'nin şok yaratacak bir seçim sonucu yaratmasına daha çok vakit var..."

Polonya'da ikizler iktidarının sonu

Guardian ise Polonya'daki seçimlerde, halkın "popülizm ve yabancı düşmanlığı"nı reddettiğini görüşünde...

Gazete, ülkeyi 20. yüzyılın aynasından gören Jaroslaw Kaczynski yönetiminin son bulmasıyla 'ülke bir virajı geride bıraktı' diye yazarken, Times başyazısında, düzenlenen seçim ile, "Polonya’da demokrasi rüştünü ispatladı" diyor.

Gazete, seçim sonucunun alınmasında ülke dışında yaşayan yüz binlerce genç seçmenin belirleyici olduğunun altını çiziyor.

Ancak gazeteye göre şimdi yeni yönetimin laptoplu genç nesille kasabalarda 19. yüzyıldaki gibi yaşayan kesimi bütünleştirmesi, bunun için de kapsamlı bir reform programı uygulaması gerekiyor.

Daily Telegraph, "korkunç ikizler" diye nitelediği Kaczynski kardeşlerin "popülist" olarak ifade edilen iktidarının son bulmasıyla Polonya için "utanç dönemi"nin noktalandığını öne sürüyor.

"Avrupa Birliği de bu başına buyruk rejimin devrilmesi karşısında derin bir nefes almış olsa gerek. Yeni başbakanın önceliklerinden biri muhtemelen Berlin ile köprüleri onarmak olacak. Washington ise yeni hükümetin ikizlerin topraklarına bir füze savunma sistemi kurulması yolundaki taahhüdünden geri adım atması ihtimali karşısında kaygı duyuyor olsa gerek. "

Independent seçimi kazanan Yurttaş Platformu lideri Donald Tusk'un Polonya'nın tecridi olarak ifade ettiği duruma son vermeye çalıştığını belirterek parti başkan yardımcısının "Polonya'nın Avrupa reform anlaşmasını onaylayan ilk ülke olacağını anın hayalini kuruyorum" sözlerini aktarıyor.

Gazete, iktidardan olan başbakanın ikiz kardeşi Lech Kaczynski'nin ise hala cumhurbaşkanı olduğunu ve hükümet kararlarını veto yetkisi bulunduğunu da anımsatıyor.

Küresel ısınma kaygıları

Atmosfere karışan karbon gazlarının tahminlerden daha hızlı artış gösterdiği yolunda bir rapor, küresel ısınma etkilerinin sanılandan daha erken ve etkili olabileceği sonucuna varıyor...

Guardian, Küresel Karbon Projesi adlı grubun hazırladığı çalışmanın Hükümetlerarası İklim Değişimi Kurulu’nun verilerinden de kötümser bir tablo çizdiğini vurguluyor. Kurul iklim değişiminin en olumsuz etkilerini önlemek için sadece sekiz yıl kaldığını belirtmişti.

Gazete tam da bu uyarılar yapılırken, İngiltere'de Brown hükümetinin iklim değişimi konusundaki hedefleri, fiilen devre dışı bırakacak planlar yaptığını öne sürüyor.

Gazetenin ilk sayfadan duyurduğu özel haberine bakılırsa, Başbakan'a sunulacak tavsiyelerde 2020'de enerji kaynaklarını yüzde 20'sinin yenilenebilir kaynaklardan gelmesi hedefinin pahalı ve uygulamada ciddi sıkıntılar yaratmaya gebe olduğu vurgulanıyor.

Belgelere göre, Başbakan'a Polonya gibi iklim değişimine şüpheyle bakan ülkelerle işbirliği yaparak Almanya ve diğerlerini hedeflerden vazgeçirmeye çalışması salık veriliyor...

Microsoft-AB krizinde final

Financial Times ise ilk sayfasının büyük bölümünü Microsoft'un Avrupa Birliği ile vardığı anlaşmaya ayırmış. Gazete, adil rekabeti sağlama gerekçesiyle Avrupa Komisyonu'nun taleplerin kabul eden Microsoft'un "yenilgiyi kabullendiği" kanısında.

"Dokuz yıllık savaş ardından Microsoft, rakiplerine teknolojisine erişim imkanı verecek. Brüksel bunun yazılım pazarında daha fazla yenilik sağlayacağını belirtiyor. Dün açıklanan anlaşmaya göre şirket, açık kaynaklı yazılım geliştiricilerine gerekli bilgileri sağlayacak. Diğer teknoloji şirketleri ise ürünlerinden sağladıkları gelirden pay yerine bir kerelik 10 bin euro'luk bir ödeme yapacaklar.

"Microsoft piyasayı suistimal ettiği gerekçesiyle 2004'te 497 milyon euro, geçen yıl karara uymadığı gerekçesiyle 280,5 milyon euro cezaya çarptırılmıştı."

Olimpiyatlara giden yol toplu taşıma

Times'ın kapağında ise Londra'nın 2012 olimpiyatı için radikal ulaşım planları var:

"Sekiz milyon izleyici araçlarıyla seyahat etmekten men edilecek ve toplu taşımaya yönlendirilecek. Sadece az sayıda özürlüye muafiyet sağlanacak.

"Etkinlikler için bilet sahiplerine ücretsiz bir ulaşım kartı sağlanacak. Ulaşım planı, günde 800 bin kişinin izlemesi beklenen oyunları ülkenin barış döneminde yüklendiği en büyük lojistik operasyon olarak niteliyor."

İlgili haberler
22 Ekim 2007 Basın Özeti
22 Ekim, 2007 | Basın Özeti
21 Ekim 2007 Basın Özeti
21 Ekim, 2007 | Basın Özeti
19 Ekim 2007 Basın Özeti
19 Ekim, 2007 | Basın Özeti
18 Ekim 2007 Basın Özeti
18 Ekim, 2007 | Basın Özeti
17 Ekim 2007 Basın Özeti
17 Ekim, 2007 | Basın Özeti
16 Ekim 2007 Basın Özeti
16 Ekim, 2007 | Basın Özeti
15 Ekim 2007 Basın Özeti
15 Ekim, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik