|
17 Ekim 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bugün, Kuzey Irak'a sınır ötesi operasyon konusunda hükümete yetki verilmesini öngören tezkereyi görüşecek olması hemen her gazetede yankı bulmuş.
Financial Times'ın haberinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin kaygılarına yer verilmiş. Bunlar arasında, gazeteye görüşlerini açıklayan eski bir üst düzey Pentagon yetkilisi olan ve şu anda da Brookings Enstitüsü'nde görev yapan Peter Rodman'ın sözleri dikkat çekiyor. "Rodman'a göre Amerikan yönetimi, Türkiye'nin Ermeni soykırımı kararı nedeniyle, hayati önemdeki askeri ikmal yollarını kesmesindense, Kuzey Irak'a asker göndermesini tercih eder." "Rodman şöyle devam ediyor: 'Belki de tek çözüm bu. Eğer Amerika Birleşik Devletleri PKK ile mücadele edemiyorsa, Iraklıların da buna gönlü yoksa, Türklere başka ne diyebiliriz ki? Belki PKK'ya yönelik sıcak takipten bir sonuç elde edebilirler. Ancak bizim lojistik hayat damarlarımızı kesmenin, PKK ile mücadelede onlara da bir faydası olmaz ve bu devasa sorunlar yaratır." Financial Times konuyla ilgili diğer haberinde ise Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin yaklaşımını özetliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi sözcüsünün, "Kuzey Irak'ı böyle bir saldırı ile karıştırmak Türkiye'nin çıkarlarına da aykırıdır" açıklaması ve sorunun siyasi müzakere ile çözülmesi çağrısını aktaran gazete şöyle devam ediyor: "Nispeten ılımlı olan bu tepki, Türkiye'nin, sınırdaş olduğu Kürt özerk bölgesindeki istikrarı bozmak istemeyeceği varsayımına dayandırılabilir. Bu açıklama aynı zamanda, Kuzey Irak'ın dağlık yapısı ve kış mevsiminin yaklaşıyor olmasının, Türkiye'nin girişeceği bir saldırının sınırlarını daraltacağı inancını da yansıtıyor olabilir." "Türk ordusunun zaten daha önce, Kuzey Irak'ı topçu ateşine tuttuğu, PKK savaşçılarını takip için az sayıda askerle sınırı geçtiği oldu. Şimdi Kürt siyasetçiler, gelecekte girişilecek bir operasyonun niteliğinin de farklı olmayacağını düşünüyor olabilirler." "Dahası, kışın yaklaşıyor olması nedeniyle, olası geçiş noktalarının kapanmasına sadece bir iki ay kaldı. Bu da Türk ordusunun hareketini, hava saldırıları ve helikopter operasyonları ile sınırlayabilir." Türkiye'nin olası bir sınır ötesi harekatına Washington ve Kuzey Irak'taki siyasetçilerin penceresinden bakan Financial Times, buna petrol piyasalarının olası tepkisini de eklemiş. Haberde yer verilen tahminler şöyle: "Türkiye'nin Kuzey Irak'a bir askeri harekat düzenlemesi durumunda, küresel petrol üretiminde sadece sınırlı bir kesinti görülecektir. Ancak petrol uzmanları, bunun zaten gergin olan piyasa üzerindeki psikolojik etkilerinin çok daha ciddi olacağı uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, talebin doruğa çıktığı kış aylarında, petrol fiyatının bir iki dolar artabileceğini belirtiyor." Amerikan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin, 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlayan kararı da yankı bulmaya devam ediyor İngiltere basınında. Times gazetesi yazarlarından Bronwen Maddox, "Geçmişi karıştırıp, geleceği riske atmak" başlıklı yazısında, tasarıya destek veren Demokrat Partili üyeleri eleştiriyor. "Bu, Kongre'nin hiçbir zaman dahil olmaması gereken bir konuydu. Hala son derece tartışmalı olan tarihi bir mesele, Kongre'yi hiçbir şekilde ilgilendirmez." "Temsilciler Meclisi'nin Demokrat üyeleri bu kararın, Amerikan değerlerine sahip çıkmak ve soykırımı önlemek için dış politikayı kullanmak konusunda daha geniş çerçeveli bir anlayışın ürünü olduğunu savundular. Peki neden Guantanamo ile işlenen ayıp ya da Darfur'daki soykırım yerine, bir asırlık tarihi olan bir tartışmayı seçtiler?" "Çok gerilerde kalmış olaylar ile ilgili bir tavır takınarak, daha yeni tutumlarla riske atılan değerlerin yüceltilebileceğini düşünmek çok garip. Kongre'nin, Amerikan dış politikasını sorgulamak için yapabileceği çok şey var. 1915 katliamı ise tarihçilere bırakılmalı." "Bir dosta böyle davranılmaz" Avrupa Komisyonu'nun eski dış ilişkilerden sorumlu yetkilisi ve şu anda da Uluslararası Kriz Grubu'nun başkanlığını yürüten Chris Patten, Guardian için kaleme aldığı, Bir dosta böyle davranılmaz" başlıklı yazıda, "Eğer üyelik mücadelesinde Türkiye'ye şüpheyle yaklaşanlar galip gelirse, Türkiye kadar Avrupa Birliği de kaybeder" diyor. "Avrupa Birliği ile bütünleşme yolunda, üç yıldır olduğu gibi bu yıl da Türkiye'nin önüne çıkacak engeller yaralayıcı olacak. Gelecek ay ilerleme raporu yayınlanacak ve Aralık ayında da Avrupa Konseyi toplanacak." "Ankara'nın üyeliğine şüpheyle yaklaşanlar, Türkiye'nin hala değişmediğini ve Avrupa Birliği kapılarının dışına itilmesi gerektiğini savunmak için, Kıbrıs sorunundaki kilitlenme ve reform sürecindeki duraklamayı bahane edecekler." "Amerika Birleşik Devletleri'nin, Ermenilerin 1915 - 1923 arasında öldürülmesini soykırım ilan etme çabalarına Ankara'nın verdiği tepkiye ve Kuzey Irak'a sınır ötesi harekat tartışmalarına dikkat çekerek, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmaya hazır olmadığını kanıtlamaya çalışacaklar." "Türkiye'nin ne kadar reform yaptığını ve daha ne kadar yapması gerektiğini tartışmak için biraraya gelecek Avrupa Birliği liderleri, Türkiye'nin birliğe olan güvenini tazelemek için ellerinden geleni yapmalılar." "Nihayetinde Türkiye, Yunanistan, İspanya ya da Portekiz'den farklı değil. Bu ülkeler de, ordu otoriterliğinden istikrar ve demokrasiye geçişi, Avrupa Birliği'nin kendilerine aşıladığı güven ile başardılar." | İlgili haberler 11 Ekim 2007 Basın Özeti11 Ekim, 2007 | Basın Özeti 10 Ekim 2007 Basın Özeti10 Ekim, 2007 | Basın Özeti 9 Ekim 2007 Basın Özeti09 Ekim, 2007 | Basın Özeti 8 Ekim 2007 Basın Özeti08 Ekim, 2007 | Basın Özeti 7 Ekim 2007 Basın Özeti07 Ekim, 2007 | Basın Özeti 05 Ekim 2007 Basın Özeti05 Ekim, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||