|
9 Ekim 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere basınında öne çıkan konulardan biri, Başbakan Gordon Brown'un dün Irak'taki İngiliz askerleri hakkında yaptığı açıklamalar.
Brown gelecek Nisan ayına kadar ülkedeki askerlerinin sayısının 5.500'den 2.500'e ineceğini söylemişti. Financial Times'a göre İngiliz yetkililer, Irak'taki Amerikalı komutanların da bu planlara onay verdiğini söylüyor. Buna göre Amerikan birliklerinin ya da başka bir yabancı birliğin Basra'ya kaymasına gerek kalmayacağı, Irak ordusundan 10'ar bin kişilik iki birliğin bu bölgede güvenliği sağlayabileceği planlanıyor. Guardian'sa başyazısında "Amerikalılar her ne kadar aksini istese de, ne iç ne de askeri kamuoyunun Irak'ta büyük bir askeri varlığın devamını desteklemeyeceğini bilen Başbakan Brown doğru kararı aldı. Ancak ülkede gerçek bir başarı elde ettiğimizi söyleyebileceğini sanıyorsa yanılıyor" deniyor. Gazeteye göre bölgedeki şiddet olaylarında son zamanlarda görülen azalma iki büyük Şii liderin, Mukteda es Sadr ile Abdül Aziz el Hekim'in grupları arasındaki ateşkesin sonucu. Grupların siyasi çıkarlarının nerede yattığına göre, ateşkesin her an bozulması mümkün. Guardian buna rağmen İngiliz askerlerinin ülkede kalması çağrısı yapmıyor. Gazeteye göre İngiltere artık bölgedeki gelişmeleri yönlendirme gücüne sahip değil. Her şey petrol gelirinin nasıl dağıtıldığına ve İran'ın tavrına bağlı. 'Diktatöre ölüm' İran'da dün yaşanan bir olay, bu sabahki İngiltere basınında geniş yer buluyor: Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın konuşma yaptığı Tahran Üniversitesi'nde, öğrencilerin protestosu. Daily Telegraph gazetesine göre "Diktatöre ölüm" sloganları atan yüzlerce genç konuşma salonuna yaklaştırılmadı. Protestoların kökenindeyse, her yıl İran üniversitelerinden mezun olan yüzbinlerce gencin işsiz kalması yatıyor. Ayrıca Tahran Üniversitesi'nin rektörlüğüne, laik akademik kuruluşlarda hiçbir ünvanı olmayan bir dinadamını, Ayetullah Zencani'yi getirmesi de öfkeye yol açmıştı. Daily Telegraph'ın dış haber editörü ayrıca bir grup öğrencinin geçen Aralık'ta Ahmedinejad posterlerini, hem de cumhurbaşkanının gözleri önünde yaktığını hatırlatıyor. İran lideri olay sırasında gençlerin protesto hakkını savunmuştu. Ancak gazeteye göre bu öğrencilerden çoğu sonradan tutuklandı; bazıları hala salıverilmedi. Erdoğan'a baskı Guardian'ın ilk sayfasındaki bir başlık "Türk başbakanına Irak'ı işgal baskısı" diyor. Gazeteye göre Türk askerleri ve sivillere karşı son 12 yılda düzenlenen en büyük saldırılar, Erdoğan üzerinde yoğun baskı yarattı. Erdoğan'ın son altı aydır ordudan gelen taleplere direndiğini söyleyen Guardian, başbakanın müdahalenin büyük olasılıkla başarısız olacağını pragmatik bir şekilde hesapladığını, bu nedenle de bu seçeneğe sıcak bakmadığını yazıyor. Gazete Kuzey Irak'a 1990'larda sürekli olarak yapılan sınrötesi harekatların isyanı bastırmaya yetmediğini de sözlerine ekliyor. Haberin devamındaysa Türkiye'de son aylarda yapılan saldırılardan, Bağdat hükümetiyle imzalanan terörle mücadele anlaşmasından ve Washington'un olası bir harekata itirazlarından ayrıntılarıyla söz ediliyor. 'Gizli savaş' Daily Telegraph'ın ilk sayfasında, bu kez kendi topraklarında harekat yapan bir ülkeden söz ediliyor. "Afrika'nın 'gizli savaşı'ndan binlerce kişi kaçıyor" başlığını taşıyan bu habere göre Etiyopya hükümeti, Somali'yle komşu olduğu güney sınırına konuşlanan Ogaden Ulusal Kurtuluş Cephesi adlı bir örgütle savaşıyor. Somali kökenli bu örgütün militanlarına yardım eden bölgeleri ablukaya alan ordu, 600 bin kişiyi ancak gıda yardımı sayesinde hayatını sürdürebilir duruma getirmiş. Daily Telegraph hükümetin dünyanın dikkatini çekmemek için, köyleri yakılan halkın barınabileceği mülteci kampları kurmadığını savunuyor. Gazete ayrıca Etiyopya hükümetinin bu yıl İngiltere'den 130 milyon dolar yardım aldığını hatırlatıyor okuyucularına. Kudüs bölünebilir Times gazetesindeki bir haberse "Filistinlilere Kudüslü zeytin dalı" başlığını taşıyor. Buna göre İsrail Başbakan Yardımcısı Haim Ramon, yeni bir barış girişiminin parçası olarak Doğu Kudüs'ü Filistinlilere bırakmaya hazır olduklarını söylemiş. Arap nüfusun çoğunlukta olduğu Doğu Kudüs'ün gelecekteki bir Filistin devletinin başkenti olması, Filistinlilerin başlıca taleplerinden. Haim Ramon bu konuyu gelecek ay Washington'da yapılacak barış konferansında tartışabileceklerini belirtmiş. Ancak Times, İsrail'de koalisyon hükümetinde yer alan sağcı partilerden çoğunun bu fikre karşı olduğunu yazıyor. Gazete ayrıca Kudüs'ün eski kenti içinde Harem üş-Şerif ve Ağlama Duvarı'nın bulunduğu tartışmalı bölgeyle ilgili sorunların, buranın Ürdün'ün denetimine verilmesiyle çözülebileceği konusunda liderler arasında anlaşmaya varıldığı haberlerini aktarıyor. Hintli sanayicinin yükselişi Financial Times dünya ekonomisinin yeni devleri arasında gösterilen Hindistan'ın en büyük sanayicisi Mukeş Ambani'nin bu yıl Hindistan borsasında yaşanan patlama sayesinde kişisel servetini ikiye katladığını duyuruyor. Gazeteye göre serveti 44 milyar dolara varan petrol ve tekstil kralı Ambani, dünyanın en zengin 10 kişisi listesine girdi. Financial Times ayrıca dünya piyasalarındaki kredi sıkıntısının Hindistan'a yaradığını, yatırımcıların yüzde 9'a varan istikrarlı büyüme oranlarını yakalayan bu ülkeye kaçtığını yazmış. Buna karşılık Çin'in en zengininin servetinin 12,5 milyar dolara vardığını duyuruyor Guardian. Bu zengin, babasından bir emlak krallığı devralan 26 yaşındaki Yang Huiyan. O da servetinin bir anda fırlamasını, şirketlerinin borsaya girmesine borçlu. Gazetenin Forbes dergisinden aktardığı araştırmaya göre Çin'de 40 dolar milyarderi var. Forbes editörlerine göre bu listede ilk iki sırada emlakçıların bulunmasının nedeni, ülkede köyden kente göçte yaşanan büyük patlama. Le Pen ekonomik krizde Son haberimiz, Independent gazetesinden. Bu habere göre Fransız aşırı sağcı lider Jean-Marie Le Pen partisinin ciddi bir mali kriz yaşadığını, bu yüzden parti merkezlerini satmak zorunda kalabileceklerini açıklamış. Independent böyle bir adımın, Nisan ve Haziran seçimlerinde hüsrana uğrayan partiye büyük bir psikolojik darbe olacağını yazıyor. Le Pen'in partisinin Batı Avrupa'da son 20 yıldır görülen en başarılı aşırı-sağ hareket olduğunu anımsatan gazete, Nicolas Sarkozy'nin ılımlı ancak popülist sağ politikalarının artık bu partiyi gölgelediğini belirtiyor. Oylar Sarkozy'ye kayınca, Ulusal Cephe'nin oy oranı ve dolayısıyla da devletten aldığı yardım azalmış, parti seçim kampanyaları için aldığı büyük borçları ödeyemeyez hale gelmiş. | İlgili haberler 8 Ekim 2007 Basın Özeti08 Ekim, 2007 | Basın Özeti 7 Ekim 2007 Basın Özeti07 Ekim, 2007 | Basın Özeti 05 Ekim 2007 Basın Özeti05 Ekim, 2007 | Basın Özeti 04 Ekim 2007 Basın Özeti04 Ekim, 2007 | Basın Özeti 03 Ekim 2007 Basın Özeti03 Ekim, 2007 | Basın Özeti 02 Ekim 2007 Basın Özeti02 Ekim, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||