|
13 Ağustos 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Daily Telegraph'ın manşetinden duyurduğu habere göre, İngiliz ordusundan çok sayıda istihbarat subayının ayrılması; gazetenin ifadesiyle ''terörle savaşa darbe vurmuş.
Daily Telegraph'ın savunma kaynaklarına atfen aktardığına göre, son üç yıl içinde askeri istihbarat biriminde görevli subayların yüzde 20'si görevlerinden istifa etmiş. ''Ordunun; subaylara aldıkları maaşın üç katını teklif eden özel güvenlik şirketleriyle rekabet etmesi mümkün değil'' diyor, haberde görüşlerine yer verilen bir savunma yetkilisi. Ayrılan subayların yerine, aynı rütbe ve deneyime sahip askerleri bulmak da sıkıntı yaratınca, silahlı kuvvetler çareyi alt kademeden, yeterli tecrübeleri olmayan subayları üst düzey görevlere atamakta bulmuş. Uluslararası güvenlik şirketlerinin, iyi yetişmiş, deneyimli bir istihbarat subayına; 1 yıl Irak'ta görev yapması karşılığında teklifi, yıllık 250 bin dolar ve üç ay izin. İngiliz ordusunun ödediği maaş ise yıllık ancak 100 bin doları bulabiliyor. Daily Telegraph'ın haberine göre, yalnızca subay düzeyinde değil yaşanan kan kaybı. Çok sayıda asker de, özel güvenlik şirketlerinde çok daha yüksek maaşlarla çalışmak üzere ordudaki kariyerini sonlandırıyor. Petraeus ek süre isteyecek Times gazetesinin iç sayfalarında yer alan, yine Irak'a ilişkin bir haberde, Bağdat'ta ''uygulanan güvenlik stratejisinin etkili olduğu'' yolundaki raporların, Amerikan Başkanı George Bush'u cesaretlendirdiği belirtiliyor. Aralarında Bush yönetiminin Irak stratejisine karşı çıkanların da bulunduğu bazı uzmanlar ve siyasetçiler, Bağdat ve çevresinde uygulanan güvenlik stratejisinin, 'bazı kazanımlar elde edilmesini'' sağladığı saptamasını dile getiriyor. Amerika'nın Irak'taki askerlerinin komutanı, yeni stratejinin mimarı general Petraeus'un da, gelecek ay kongreye sunacağı raporda Kongre'ye bazı ilerlemeler sağladıklarını, daha fazla zamana ihtiyaçları olduğunu söylemesi bekleniyor. Bu durum ise, Bush yönetiminin stratejisini değiştirmeyi amaçlayan Demokratların elini zayıflatan bir unsur. 'Silahların adresi kim?' Guardian'a göre, İtalyan polisinin mafyaya yönelik operasyonu; Irak'a sevkedilmeye hazırlanan 100 binden fazla silahı ortaya çıkardı. Guardian, ''keşfi dikkat çekici kılan, Amerikan ordusunun, Irak İçişleri Bakanlığı'nın silah siparişinden haberdar olmaması'' diyor. Irak makamlarının cephane alımı için Amerikan makamlarını bilgilendirmesi gerekiyor. Siparişlerin karşılanması konusunda İtalyan hükümetinin de onayı alınmamış. Amerikan ordusu da, ortaya çıkanlar nedeniyle şaşkın. "Bizim böyle bir silah siparişinden haberimiz yoktu" diyor. Irak İçişleri Bakanlığı yetkilileri ise, silahları Anbar bölgesindeki güvenlik birimleri için sipariş ettiklerini söylüyor. Ancak, hükümetin Şii militanlarla yakın ilişkisi ve siparişin Amerikalılar bilgilendirilmeden verildiği dikkate alındığında; akıllara bu silahların Şii milislere ya da onlara yakın polis birimlerine gönderilebileceği kuşkuları da geliyor. Vatikan'la Af Örgütü'nün çatışması Independent gazetesinin manşetindeki haber ise, Uluslararası Af Örgütü'nün, Katoliklerin ruhani lideri Papa'nın gazabına uğrama riskiyle karşı karşıya olduğunu duyuruyor bu sabah. ''Çatışmanın nedeni kürtaj konusu. Uluslararası Af Örgütü'nün 400 delegesi, Meksika'da yapacakları toplantıda tecavüz mağduru kadınların kürtaj hakkını tanıyan İcra Kurulu kararını görüşecek. Nisan ayında alınan karar, doğum yapması sağlıkları açısından risk oluşturan kadınları da kapsıyor.'' ''Delegelerin onaylaması beklenen Af Örgütü'nün adımı Vatikan'ı öfkelendirdi. Önde gelen bir kardinal, eğer tutumunu değiştirmezse, bütün katolikleri Uluslararası Af Örgütü'nü boykot etmeye çağırmakla tehdit etti.'' Yenilenebilir enerji hedefleri Guardian'ın manşetinden duyurduğu haber ise, İngiltere hükümetinin yenilenebilir enerji konusunda vaadettiği hedefleri tutturmasının imkansız olduğu yönündeki itiraflara dikkat çekiyor... Guardian'ın haberine göre, bazı hükümet yetkilileri hedeflerin tutturulmasının olanaksızlığını kabul etmekle kalmıyor, Bakanlar Kurulu'na bu taahhütlerden sıyrılmanın yollarını bulması önerisini de gündeme getiriyor. Eski Başbakan Blair, Avrupa Birliği'nin ''2020 yılına dek ülkede kullanılacak enerjinin yüzde 20'sinin su, rüzgar ve güneş gibi kaynaklardan üretilmesi taahhüdünü Nisan ayında imzalamıştı. Ancak uzmanlara göre, yüzde 20'yi bulmak hemen hemen imkansız. En iyimser tahminler, İngiltere'nin, enerjisinin ancak yüzde 5'ini yenilenebilir kaynaklardan üretebileceğine işaret ediyor. Noriega'nın akıbeti ne olacak? Daily Telegraph'ın haberine göre, bugün Miami'deki bir dava hem Washington, hem Panama hem de Fransa tarafından ilgiyle izlenecek. Mahkemenin yanıtını arayacağı soru, Panama'nın eski askeri lideri Manuel Noriega'yı serbest bırakıp ülkesine mi göndereceği, yoksa Fransa'ya mı iade edeceği olacak. Ayrıntılar şöyle: ''1980'lerde CIA'nin Güney Amerika'daki komünistlere karşı mücadelesinde müttefikleri arasında yer alan Noriega, bir yandan da Kolombiyalı uyuşturucu kartelleri ile yakın işbirliği halindeydi. Daha sonra karşısına aldığı Washington yönetimi, diktatörü önce ''uyuşturucu baronu'' olarak niteledi ve yerel muhalefetin yardımıyla devirmeye çalıştı.'' ''Başaramayınca da Panama'yı işgal ederek, Noriega'yı tutukladı ve Amerika Birleşik Devletleri'ne getirerek uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarından ömür boyu hapis cezasına çarptırdı." "Ancak Noriega, Eylül ayı başında iyi halden tahliye edilebilir. Washington yönetimi, Noriega'nın Panama'ya dönüp hala etkili olduğu ülkeyi istikrarsızlaştırmasından endişeli.'' Bugün Miami'de görülecek dava ise, Noriega'nın özgürlüğe kavuşmasının önünde engel oluşturmaya aday. Fransa, kara para akladığı suçlamasıyla eski diktatörün iadesini istiyor. Mahkeme eğer talebi yerinde görürse, 72 yaşındaki Noriega, 10 yıl daha hapis yatacağı Fransa'ya gidecek. Venezuelalı sokak çocukları İskoçya, bu hafta Venezuela'dan bir grup sokak çocuğunu ağırlıyor. Ancak bu çocuklar, alışıldık sokak çocukları değil. Ayrıntılar Times'ın haberinde. ''El Sistema -Sistem-, Venezuela'da fakir sokak çocuklarının ruhlarını 32 yıldır müzikle besleyen bir proje. Mütevazı bir şekilde, birkaç çocukla, bir garajda başlamıştı.'' ''32 yılda onbinlerce sokak çocuğu bu proje sayesinde Bach, Beethoven ve Mahler besteleriyle tanıştı, müzik aletlerini çalmayı öğrendi. Ücretsiz müzik dersleri ile binlerce çocuğun hayatı, hatırı sayılır bir dönüşüm geçirdi.'' ''İşte şimdi bu proje kapsamında oluşturulan 200 gruptan biri, Venezuela Simon Bolivar Gençlik Orkestrası, İskoçya'da Edinburg Uluslararası Festivali'nde bir konser verecek. İskoçya da, El Sistema'yı model olarak alıp, sokak çocuklarının rehabilitasyonunda klasik müzik öğreterek onları topluma kazandırmayı umuyor.'' | İlgili haberler 12 Ağustos 2007 Basın Özeti12 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 9 Ağustos 2007 Basın Özeti09 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 8 Ağustos 2007 Basın Özeti08 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 7 Ağustos 2007 Basın Özeti07 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 6 Ağustos 2007 Basın Özeti06 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 5 Ağustos 2007 Basın Özeti05 Ağustos, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||