BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Ağustos, 2007 - TSİ 07:55
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
7 Ağustos 2007 Basın Özeti
Times, manşete taşıdığı özel haberinde, İngiliz askerlerine, özellikle Irak'ta tercümanlık yapanlara karşı İngiltere'nin sorumlu olduğunu yazıyor.

İngiltere gazeteleri

Gazete, özellikle İngiliz askerleri çekildikten veya görev tanımları değiştikten sonra, bu kişilerin karşı karşıya kalacakları ölüm tehlikesine vurgu yapıyor ve İngiltere'nin bu kişilere sığınma sağlama sorumluluğu olduğunu söylüyor.

"Militanların merhamet göstermediği tercümanlar, sığınma için yalvarıyor" başlığını atan gazete, İngiltere, Irak'taki en cesur müttefiklerini, yani ordu personeliyle çalışan tercümanları kendi kaderlerine terketmemeli diyor.

İngiltere'nin tutumunu Irak'ta askerleri bulunan, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Polonya ile karşılaştıran Times, Irak'taki yerel personellerine sığınma konusunda ayrıcalık tanıyan bu ülkelerin yanında İngiltere'yi sorumluluklarını yerine getirmemekle eleştiriyor. Zira, gazetenin eline geçen yazışmalara göre, sığınma hakkı için İngiliz hükümetine mektup yazan bir tercümana, "vize başvuru bilgilerini, internet sayfamızda bulabilirsiniz" yanıtı verilmiş.

"Sığınma başvurusunda bulunmak için güçlü gerekçeleri olan birileri varsa, o da bu insanlardır," yorumunu yapan gazete, görüştüğü tercümanların bazılarının sözlerine de yer vermiş.

Gazeteye konuşan bir tercüman "Milisler, bir tercüman yakaladıklarında hiç merhamet göstermezler... Koalisyon güçleriyle çalışanların sonları böyle olur demek için parçalara ayırırlar." diyor.

İran-ABD: hem görüşme, hem suçlama

Daily Telegraph, Amerika-İran görüşmelerine yer veriyor. Irak'taki güvenlik konularını ele almak üzere, Amerika Birleşik Devletleri ve İran tarafından ortaklaşa kurulan güvenlik komitesinin ilk toplantısını ele alan gazete, toplantı öncesinde İran'ı, Irak'ta ölen Amerikan askerlerinin dörtte üçünün sorumluluğunu taşımakla suçlayan Amerikalı generalin sözlerine yer veriyor.

Irak'taki Amerikan elçiliği sözcüsünün, görüşmeleri "dürüst ve ciddi" olarak nitelemesini aktaran gazete, bu ifadenin genellikle, diplomaside kavgaya dönüşmeyen suçlamaların yapıldığı sert toplantılar için kullanıldığını belirtiyor.

Daily Telegraph ayrıca, Amerikan Başkanı George Bush'un aynı gün içinde yaptığı "İran'ı tecrit etme çabalarına devam edeceğiz" sözlerine de dikkat çekiyor.

Aynı habere daha geniş yer veren Financial Times ise, İran ve Amerika'nın Irak'taki ortak çıkarları olduğunu vurguluyor. Gazeteye konuşan İranlı yetkililere göre "İran, Şiileri İslam'ın dışında gören Vahabi anlayışının ve El Kaide'nin, Irak'ta güçlenmesinden endişe ediyor".

Gazete ayrıca, İranlı yetkililerin, "Washington Irak'ta Şii öncülüğünde bir hükümete giderek alışıyor, ancak Araplar, özellikle de Suudi Arabistan, Şii ağırlıklı bir hükümeti istemiyor" dediğini de belirtiyor.

Karzai: Taleban devlet için tehdit değil

Financial Times ayrıca Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin, Amerikan Başkanı George Bush ile görüşmesinin ardından, Taleban konusundaki yorumlarını öne çıkarıyor:

"Taleban halk için bir tehlike. Ancak, hükümet yada Afganistan'ın diğer kurumları için bir tehdit arzetmiyor." diyor Karzai. Afganistan Cumhurbaşkanı, bu sözleri, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref ile görüşmesinden üç gün önce söyledi.

Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında vurgulanan bir başka nokta da hem Afgan hem de Amerikan yönetimlerinin, Pakistan'ın teröristlerle mücadele konusundaki taahhütlerini, kuşkuyla karşılaması.

Brookings Enstitüsü'nden Bruce Riedel, "Karzai uzun zamandır, sorunlarının kaynağının Pakistan sınırında olduğunu hissediyor." diyor.

Bush, Karzai görüşmesini ele alan bir başka gazete de Guardian.

Basın toplantısı sırasında, Başkan Bush'un "eğer harekete geçebileceğimiz bir istihbarat edinirsek Usame Bin Ladin ve diğer El Kaide liderlerini Pakistan'da vururuz" açıklamalarına yer veren gazete, Bush'un bunun için önce Pakistan'dan izin alıp almayacakları sorusunu ise yanıtsız bıraktığını vurguluyor.

Gazeteye göre, Amerikan Yönetimi ile Pakistan arasındaki ilişkiler, son bir yılda; Bush yönetiminin Müşerref'ten, El Kaide liderlerinin saklandığına inanılan Veziristan bölgesine asker göndermesini istemesinin ardından bozuldu.

Protesto hakkına mahkeme desteği

İngiltere'de sivil özgürlükler ve protesto hakkını manşetine taşıyan Independent, "çeşitli sivil haklara üç yıldır getirilen kısıtlamaların ardından İngiliz mahkemeleri, verdikleri iki önemli kararla, protesto hakkını desteklemiş oldular" diyor. Ayrıntıları gazetenin satırlarından aktarıyoruz.

İngiltere'de protesto hakkına sınırlamalar getiren ve gittikçe daha baskıcı bir hal alan yasalar karşısında, eylemciler iki büyük zafer kazandı. İlk mahkeme kararı, Heathrow Havalimanı'nda gösteri yapmak isteyen çevreci eylemcileri engellemeye çalışan İngiltere Havalimanları İdaresi'ne karşı verildi. Mahkeme, Havalimanları İdaresi'nin tutumunu haksız bularak, dava açan üç protestocu gruba tazminat ödenmesine karar verdi.

Bir diğer davada ise, Yüksek Mahkeme, Parlamento meydanında gösteri yapması yasaklanan savaş karşıtı bir göstericinin açtığı davada mahkeme, göstericinin insan hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Hitler'in en sevdiği 'hitler'

Hitlerin en sık dinlediği plakların eski bir Sovyet istihbarat subayının tavan arasından çıktığını yazan Times gazetesi, "plaklar Nazi liderin aşağıladığı Rus bestecilerin eserlerini ve Yahudi müzisyenlerin yorumlarını da gizli gizli dinlediğini gösteriyor." diyor.

"Hitler'in müzik zevkine ait yeni ipuçları, Nazi diktatöre ait gramofon kayıtlarını evinde saklayan Sovyet istihbarat yüzbaşısı Lew Besymenski, ölümünün ardından ortaya çıktı. Yağmacılıkla suçlanmaktan korkan eski Sovyet subayı, Hitler'in bombalanan konutundan aldığı plakları hayatı boyunca bir sır olarak saklamıştı."

"Kayıtların ortaya çıkışı, Rusları, "alt insanlar" olarak niteleyen ve "Kendi başına bir Yahudi kültürü yoktur ve hiç bir zaman Yahudi sanatı olmamıştır." diyen Hitler'in, çok beğendiği Wagner'in yanısıra, Rus bestecilerin eserlerini yorumlayan Yahudi müzisyenleri de dinlediğini ortaya koydu."

Sovyet topçusunun bombardımanı altındaki Berlin'de Filarmoni Orkestrası'nın son bir konser verdiği ve dinleyicilerin bir kısmının konser sonrası siyanür haplarıyla intihar ettikleri, geçtiğimiz haftalarda ortaya çıkan ve Üçüncü Reich döneminde müziğin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir kanıttı.

İlgili haberler
6 Ağustos 2007 Basın Özeti
06 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
5 Ağustos 2007 Basın Özeti
05 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
3 Ağustos 2007 Basın Özeti
03 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
2 Ağustos 2007 Basın Özeti
02 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
1 Ağustos 2007 Basın Özeti
01 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik