BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Ağustos, 2007 - TSİ 07:58
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Ağustos 2007 Basın Özeti
İngiliz gazeteleri haftanın son iş gününde iki temel konuyu ayrıntılı şekilde tartışıyorlar. Bunlardan biri dünya borsalarında dün görülen değer kayıpları, diğeri Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref'in olağanüstü hal ilanını düşünmediği açıklaması...

İngiltere gazeteleri

Times'ın dış haber editörü Bronwen Maddox, ekonominin iyileştirilmesi ve Keşmir gerginliğinin azaltılmasındaki başarılarına rağmen, Müşerref'in bu açmazı kendi kendine yarattığını savunuyor.

"Müşerref sekiz yıl boyunca herkesle anlaşmalar yapıp hiç bir tarafı tam olarak tatmin edememesinin sonunda, şimdi tüm rakiplerini kendisine karşı birleştirdi." diyor.

Gazete başyazısında; Pakistan'da olağanüstü hal ilanının, siyasi ve diplomatik anlamda bir felaket olacağı görüşünü savunuyor.

Times, çözümü Müşerref'in hem cumhurbaşkanlığı hem başkomutanlık görevini sürdürme ısrarından vazgeçmesinde görüyor.

"General Müşerref'in ordudan istifa edip orta sınıflara sesini duyurması, siyasi uzlaşma ortamı araması ve takdire şayan olan diğer konulardaki sicilini öne çıkarması gerek. Sağlam bir siyasi rakibi olmadığından hala seçimi kazanabilir. "

Daily Telegraph, bu konuda dün ortaya atılan söylentileri, 'çaresizlik göstergesi' olarak yorumluyor. Gazetede yazan Ahmed Raşid, "iktidar Müşerref'in ellerinden kayıp gidiyor" yorumunu yapmış.

"Dün Müşerref ve kurmayları, olağanüstü hal ilanının eşiğinden döndü. Bir hafta önce tartışılan, yatıştırma yöntemine başvurmak, yani Benazir Butto ile ittifaktı. Önceki hafta ise Başkan Bush'tan daha fazla destek istemek... Ama artık hiç bir şey işe yaramıyor gibi görünüyor."

Gazete başyazısında, Müşerref'in artık kendisine bir vâris arama vakti geldi görüşünü savunuyor.

"Müşerref'in görevi, iktidarı yeni bir yönetime devir sürecine nezaret etmek olmalı. Ekim'de yeni bir ordu komutanı ataması gerekiyor. Aynı ay sonra genel seçime gidilecek, bunun ardından da milletvekillerinin yeni bir cumhurbaşkanı seçmesi ve generalin üniformasını çıkarıp emekli olması gerekiyor.

Ülkede istikrar için tek umut, iktidardaki koalisyonun tabanını genişleterek, yeni ordu komutanı ve sivil başbakanın uyum içinde ve Afganistan’ın işbirliği ile çalışıp; İslamcı partileri nötralize etmesi ve isyancı hareketi yenmesi olabilir. Böylesi bir ortaklığı yaratmak generale yaraşır bir miras olur... Ama önce artık bu selin önündeki yegâne bent olamayacağını anlaması gerek."

Guardian da, "Müşerref artık üniformasını çıkarıp gitmeli" diyenlerden...

Başyazısında "Pakistan ordusunun düsturu olan 'Ülke, siyasetçilerin değil generallerin yönetiminde daha iyi durumda' söylemi artık geçerli değil." yorumunu yapan gazetenin iç sayfalarında bir makale kaleme alan Pakistan kökenli yazar Tarık Ali ise sadece Müşerref'e değil orduya da görev düştüğü görüşünde.

Ali, "Pakistan halkı bu kabusun artık bitmesini istiyor" demiş:

"İster sivil ister asker olsun, Pakistan'ın her lideri, dönemsel olarak sarsılan bir volkanın üzerinde oturur. Askeri bir liderin varlığı pek çok ülkede başlı başına bir olağanüstü hal göstergesi olsa da, 30 yıldır askerlerin yönettiği Pakistan'da bu geçerli değildir. Ülkede artık oturmuş bir siyasi döngü var: Askeri yönetim, öfkeli protestolar, sivil yönetim; yolsuzluk, seçim usülsüzlükleri ve yeniden askeri yönetim. Oysa ülkenin 200 milyonluk halkı bundan iyisine layık. "

"Pakistan'da orduyu birleştiren iki unsur var. Birincisi, komuta zincirinin bütünlüğünün temini. İkincisi ise askeri konularda siyasetçilerin hakimiyetini ya da nüfuzunu kabul etmemek. Zira, Pakistan ordusunda pek çok orduda olduğu gibi, demokrasiden kaçınma vardır. Kendi saflarında hesap vermeye alışık olmadıklarından bunu toplumun genelinde de kabul etmekte zorlanırlar.

"Pakistan'da ordu, seçilmiş bir hükümeti etkilemeye çalışan bir lobi olmaktan uzun süre önce vazgeçti; dediğini yapmayan her hükümeti değiştirmeye yönelik daimi bir komplo halini aldı.

"Pakistan'daki her askeri akademinin duvarlarını üç popüler ismin resimleri süsler: Napolyon, De Gaulle ve Kemal Atatürk... İlki hala geçerli olan bir hukuk çerçevesi oluşturdu, ikincisi Fransa'yı NATO'dan çıkarıp Amerikan emperyalizmine karşı durdu, sonuncusu din ve devleti ayırdı... Maalesef Pakistan’ın üniformalı despotları üç konuda da sınıfta kaldı."

Emlak sarsıntısının etkileri

Tüm gazetelerde yer bulan bir konu ise, dün Amerika'daki emlak sektöründen alınan olumsuz verileri takiben, Amerika ve Avrupa borsalarında yaşanan değer kayıpları...

Guardian, Amerika'daki huzursuzluğun yayıldığı yorumunu yaparken; "Merkez bankalarının kritik müdahalesi piyasaları teskin etti mi?" sorusuna şu yanıtı vermiş:

"Şu anda bunu söylemek için çok erken. Yatırımcılar, merkez bankalarının harekete geçmiş olmasından memnun. Ancak kimi zaman, bankacılar endişeli göründüğünde, piyasalar daha da paniğe kapılabiliyor."

Financial Times, gerek Avrupa Merkez Bankası'nın likiditeyi, yani sıcak para dolaşımını sağlamak için piyasalara 95 milyar Euro pompalamasını, gerekse yatırım bankalarından BNP Paribas'nın üç fonunda işlemleri dondurma kararını birer "sürpriz" olarak niteliyor.

"Ancak bazı işlemciler, huzursuzluğun yakın zamanda dağılmayacağını düşünüyor. ABN Amro'nun küresel piyasalar sorumlusu Edwin Rood, "Temelde yatan sorun doğrudan Avrupa Merkez Bankası tarafından çözülemez. Dolayısıyla yarın ve öbür gün de likidite sorunlarının devam ettiğini göreceğiz" dedi."

Peki temelde yatan sorun ne o zaman? Financial Times şöyle açıklıyor:

"Küresel piyasaları sarsan emlak sorunlarının izi Florida'daki Sarasota'ya uzanıyor. Eyalette emlak fiyatlarındaki en büyük düşüş sahili lüks evlerle süslü Sarasota’da yaşandı ve buradan eyalete yayıldı. Emlakçılar ve ipotek uzmanları, yaşananların nedenini, sadece açgözlülüğe bağlıyor.

"Bölgede herkesin bir ev alıp mutfağını yaptırıp yüksek fiyata elden çıkarabileceğine inandığını, pek çoklarının ikinci ipotekler ve riskli krediler aldığını, evlere alıcı çıkmayınca da zincirleme bir tepkime başladığını söylüyorlar.

Gazete başyazısında çözüm yolunu ise şu ifadelerle tanımlıyor:

"Şimdi ihtiyaç duyulan soğukkanlılık. Şu aşamada herhangi bir büyük mali kurumun risk altında olduğunu düşündürecek bir neden yok. Merkez bankaları kısa vadeli likidite imkanı sağlamalı; ancak paniğe kapılıp faiz oranlarında kesintiye gitmemeli. Yatırımcıların da çıkışlara koşup izdiham yaratmaktan kimsenin kârlı çıkmayacağını unutmaması gerekli."

Hamas denize açılıyor

Times, Gazze Şeridi'nin denetimini elinde tutan Hamas'ın bir donanma kurma peşinde olduğunu duyuruyor:

"Hiç gemisi, denizcisi, veya teçhizatı olmayabilir. Ancak bu lojistik ayrıntılar Hamas'ı bir sahil koruma gücü kurmaktan yıldırmadı. 'Güce katılmak için şartlar iyi bir asker olmak, atletik olmak, iyi yüzebilmek' diyor, sahil koruma gücünün şimdilik yegâne mensubu ve komutanı olan Cemil el Dahaşan.

"Yeni gücün bir kaç hafta içinde, önce sahillerde boy göstermesi bekleniyor. İlk görevleri fahişelik ve uyuşturucuyla mücadele. Bir tekneleri olduğunda ise denize açılıp İsraillilere geceleri bilgi sızdıran Filistinli balıkçıların peşine düşecekler. "

Irak'ta bilanço ağırlaşıyor

Daily Telegraph ilk sayfasında, dün Basra'da iki İngiliz askerinin daha ölümüyle, bu ülkedeki kayıpların rekor düzeye yükseldiğini belirtiyor:

"İngiliz kuvvetleri, bu yıl, 2003'teki işgal sırasında yaşanandan daha da büyük bir kayba uğrayacak gibi görünüyor. Son sekiz ayda ölen askerlerin sayısı 41'e yükseldi. Ölümler bu oranda sürerse, işgal sırasındaki 53 kayıp aşılacak. Orana vurulduğunda da, İngiliz askerleri Amerikalılardan daha fazla saldırıya hedef oluyor."

Gazete bu rakamlardan hareketle, hükümetin Irak konusuna daha fazla eğilmesini istiyor.

Dışişleri Bakanı David Miliband'in, 'Irak denince esnememek için kendisini zor tuttuğu' söylentilerini eleştiriyor. "Başbakan Brown'un Irak'ın kaderine ilgisizliği, Transatlantik ilişkilerde de ciddi bir bozulmaya yol açabilir" diyor gazete...

Guardian ise manşet haberinde, İngiliz savunma bakanlığının ordu mensuplarını 'susturmak' için yeni bir talimatname yayımladığını duyuruyor:

"Yeni kurallar, bloglara, yani İnternet güncelerine, elektronik posta haberleşmelerine, İnternet sayfası kurmaya ve cep telefonu mesajlarına sınırlama getiriyor. Hava, kara ve deniz kuvvetleri mensupları, üstlerinin rızası olmadan, savunma konuları hakkında araştırmalara ve kamuoyu yoklamalarına katılamayacaklar, bu konuda sohbet odalarına mesaj göndermeyecek ya da blog tutamayacaklar."

ABD ve Rusya'nın it dalaşı

Daily Telegraph, iç sayfalarındaki bir haberde Rusya'nın Soğuk Savaş'ın 'kedi fare oyunları'nı yeniden canlandırdığını yazıyor.

Rus savaş uçaklarının dün Büyük Okyanus'taki Guam Adası yakınlarında, Soğuk Savaş'ın sonundan bu yana ilk kez Amerikan savaş uçaklarıyla it dalaşına girdiği açıklandı.

"Amerikan ordusu havadaki karşılaşma konusunda sessiz, ama Rusya bununla böbürleniyor. Rus hava kuvvetlerinden bir tümgeneral, Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, 'uzun menzilli havacılığımızda okyanusa açılıp Amerikan uçak gemileri ile karşılaşma ve pilotlarla göz teması sağlama geleneğimiz vardı. Dün bu geleneği yeniden canlandırdık' dedi. "

"Geçen ay İngiliz jetleri, iki kez nükleer bomba taşıyabilen Tupolev 95'lere, İngiliz hava sahasına çok yaklaştıklarında müdahale etmek durumunda kalmıştı. Rus amiraller ise geçen hafta, soğuk savaşın sonundan bu yana ilk kez, Putin'e Akdeniz'de bir donanma üssü kurulması çağrısı yaptılar."

Independent, bu son gelişmenin, geçen hafta kutuplarda deniz dibine bayrak dikilmesi ve Gürcistan'a atılan esrarengiz bir füzeyle ilgili iddialarla bir arada düşünülmesi gerektiğini belirtiyor; yaşananları, Rusya'nın güç gösterisi olarak yorumluyor.

Güney Afrika'da AIDS tartışması

Güney Afrika lideri Thabo Mbeki'nin AIDS siyasetleri konusunda övgüyle anılan adımlar atan sağlık bakan yardımcısını görevden alma kararı, istisnasız her gazetede, sertçe eleştiriliyor.

5,5 milyon HIV vakasıyla, dünyada hastalığın en yoğun görüldüğü ülkede, bakan yardımcısı Nozizwe Madlala Routledge; bir süredir vekaleten bakanlık yapıyor ve etkin girişimlerin mimarı olarak görülüyordu.

Times 'Mbeki, AIDS konusunda dürüst davranan bakanı görevden aldı' diye manşet atarken; Financial Times, 'Güney Afrika’nın yine sorunu yadsıdığı dönemlere dönmesinden endişe ediliyor' demiş.

Independent ise kapağını ve başyazısını bu konuya ayırıyor. Kullandığı başlık, "Gerçekleri reddeden bir lider, umuttan mahrum bırakılan bir halk".

"Thabo Mbeki'nin AIDS konusundaki tavrı, Güney Afrika'nın dünyada AIDS salgınını en ağır şekilde yaşayan ülke olmasına yol açtı. Dün ise, milyonların çektiği eziyete son vermeye çalışan kadını susturdu. Madlala Routledge, tedavi görenlerin sayısını beş yılda üç kat artırmaya yönelik bir planın mimarıydı. Şimdi bu girişimler tehlike altında olabilir."

Madlala Routledge de bizzat bir makale kaleme almış gazetede:

"AIDS salgınına müdahale, benim ya da başka birinin hükümette yer alması meselesi değildir. Tedaviye muhtaç olan hastaların meselesidir." görüşünü dile getiriyor.

"Sağlık bakanımız yine tedavi olarak sarımsak ve pancara başvurulmasından söz ederse, alay konusu olacağına eminim. Bir ülkede lider iseniz, liderlik göstermeniz gerekir. Bizlerin; Başkan Mbeki'nin HIV'in tedavi ile kontrol altına alınabileceğini söylediğini duymaya ihtiyacımız var."

2009'dan sonra sıcaklık artışı var

Guardian, İngiliz meteoroloji idaresinin uzmanlarınca yapılan ve şimdiye kadar iklim değişiminin hava durumuna etkisine dair yapılan en kapsamlı tahminleri ele alıyor.

Tahminler, 2009'dan sonra ısınmanın etkisinin ani bir artış göstereceği yönünde:

"Kullanılan güçlü bilgisayar simülasyonları, sıcaklıkların önümüzdeki iki yıl benzer şekilde seyredeceğini, sonra aniden yükseleceğini gösteriyor. Uzmanlar 2010 yılından itibaren, her yıl, 1998 yılında kaydedilen ortalama sıcaklık rekorunun kırılması ihtimalinin en az yüzde 50 olacağını söylüyorlar. Önümüzdeki 10 yılda sıcaklıkların 0,3 derece artacağı, 2014'ten sonra ise rekorların kırılması ihtimalinin daha da yükseleceği düşünülüyor."

Uzmanlar şu sıralar yaşanan ve 2009'a dek süreceği düşünülen dönemi ise artışın sabitlendiği bir plato dönemi olarak niteliyor; bunu okyanuslardaki geçici bir soğuma etkisine bağlıyorlar...

İlgili haberler
9 Ağustos 2007 Basın Özeti
09 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
8 Ağustos 2007 Basın Özeti
08 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
7 Ağustos 2007 Basın Özeti
07 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
6 Ağustos 2007 Basın Özeti
06 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
5 Ağustos 2007 Basın Özeti
05 Ağustos, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik