|
11 Temmuz 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazeteleri, Pakistan ordusunun başkent İslamabad'daki Lal Camii ve Külliyesi'ne düzenlediği baskına geniş yer ayırmışlar.
Times caminin lideri olarak tanımladığı imam Abdülreşid Gazi'nin, hem şehit olmak hem de bir devrim görmek istediğini ancak çapraz ateşte kalıp öldüğünü belirtiyor. Gazete, altı İslamcı partinin oluşturduğu ittifakın liderinin, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref hakkındaki görüşünü de sayfalarına taşımış: "Müşerref bu operasyonu Amerika'yı memnun etmek için başlattı, şimdi ise ülkenin ulusal güvenliği için bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle de iktidardan uzaklaştırılmalıdır." 'Müşerref ateşle oynuyor' Yine Times'a yazan Londra merkezli düşünce kuruluşu Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Ferzana Şeyh'e göre, hırpalanan Pervez Müşerref ateşle oynuyor. Şeyh, Pakistan'ın, Bangladeş'in 1971'de ayrılıp bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana en büyük krizle yüz yüze olduğu görüşünde. Yine Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün Asya Programı'nın başkanı Gareth Price da, Independent gazetesi için bir yazı kaleme almış. Price, Abdülraşid Gazi'nin ölmesi sonrası Pakistan'da iki şeyin beklenmesi gerektiğini belirtiyor: Aşiretlerin güçlü oldukları bölgelerde şiddet olaylarının ve Müşerref'e yönelik suikast girişimlerinin artması. 'Müşerref teröristlerin dostu' Muhalefetteki Pakistan Adalet Hareketi'nin lideri ve eski ünlü kriketçi İmran Han ise Guardian'daki yazısında Pervez Müşerref'i sert bir dille eleştirmiş. Yazının başlığı, "Diktatörler, Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarlarına hizmet ettiklerinde kurallar değişiyor". İmran Han, Müşerref'in müttefiği ve Muttahida Kavmi Hareketi adlı siyasi partinin lideri Altaf Hüseyin'in esasında Pakistan'ın bir numaralı teröristi olduğunu söylüyor. "Müşerref esasında teröristlerin dostudur" diyen İmran Han yazısını iki soruyla noktalamış: "Diktatörler, Amerika'nın çıkarlarına hizmet için var olduklarında, demokrasi umutlarına son verseler bile iyi insanlar mıdır? Ve teröristler sadece Batılıların kanı döküldüğünde mi sorun oluştururlar?" Guardian başyazısınıysa Pakistan'da askeri rejimin son bulması çağrısıyla noktalamış: "Pakistan, temsil gücü bulunan demokratik bir hükümet tarafından yönetilmelidir. Bir krizden diğerine sürüklenen bir ordu komutanı tarafından değil." Financial Times ise başyazısında Müşerref'in artık ülkesinin nasıl bir yönde ilerleyeceğine karar vermesi gerektiğini söyleyip, Pakistan liderine çağrıda bulunuyor: "Pervez Müşerref öncelikle yargıyı kontrol etme çabasına son vererek Mart ayında görevden aldığı baş yargıcı yeniden aynı göreve getirmelidir. Müşerref, siyasi süreci sürgündeki eski başbakanlar Navaz Şerif ve Benazir Butto'nun partilerine de açmalıdır. Pakistan hükümetinin de medreseleri kontrol etmesi, çok sayıda genç Pakistanlıyı fanatiklere iten sosyal eşitsizlikle mücadeleyi hedeflemesi gerekir. General Müşerref her koşulda cihad savaşçılarının artan şiddetiyle yüzleşecektir. Bu noktada ihtiyaç duyduğu şey ise onları yenilgiye uğratmak için yeni güçleri etrafında toplamaktır." 'ABD, Müşerref-Butto ittifakından yana' Times yazarı Bronwen Maddox'ın dikkat çektiği nokta ise Benazir Butto'nun, Müşerref'in operasyon kararını desteklediğini açıklaması. Maddox'a göre bu açıklama, taraflar arasındaki temaslarda sonuç alındığının da işareti: "Eğer Pervez Müşerref Benazir Butto'yu yolsuzlukla suçlamaktan vazgeçerse, Butto'nun partisi anayasal sorunlara karşın Müşerref'in bir dönem daha görevde kalmasını destekleyecek. Ya da en azından Butto'nun partisi Müşerref aleyhine oy kullanmamayı kabul edecek, bu da ona destekle aynı şey...Amerika Birleşik Devletleri de Müşerref-Butto ittifakına heyecanla yaklaşıyor. Amerika, Pakistan'ın baş yargıcı İftihar Muhammed Çaudri'nin görevden alınması karşısında dikkat çekecek derecede sessizdi. Çaudri'nin görevden alınmasının amacıysa, onun Müşerref'in bir dönem daha görev yapmasının meşruiyetini sorgulamasını önlemekti." 'Erdoğan'ın sözleri kaygıları yansıtıyor' Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush Irak politikasına karşı çıkan partisinden senatörlerin sayısının artmasına karşın, takviye asker gönderme kararını savunmuştu. Bush Irak'taki Amerikan askerlerini önümüzdeki yıldan itibaren geri çekmek istediğini söylemekle yetinmişti. Bu açıklamayı duyuran Times aynı haberde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise Kuzey Irak'a asker gönderme tehdidinde bulunduğunu belirtiyor. Gazeteye göre bu yöndeki açıklamalar her ne kadar curcunaya dönüşen seçim kampanyasında yapılsa da, Amerika'nın NATO üyesi bir müttefikinden geldiği için, Irak sorununun bölgede daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki kaygıları yansıtıyor. FT: Hristofyas Kıbrıs görüşmelerini başlatabilir Financial Times iç sayfalarındaki bir haberinde Kıbrıs'ta dün yaşanan önemli siyasi gelişmelere yer vermiş. Adanın güneyinde üç partiden oluşan koalisyon hükümeti çökmüş, komünist AKEL Partisi, genel sekreteri Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas'ın Şubat ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını açıklamıştı. Financial Times, Güney Kıbrıs'ın en büyük partisi AKEL'in tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanı adayı çıkardığına dikkat çekiyor. Gazeteye göre bu gelişme, adanın iki yakasının birleşmesi için Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda yapılan görüşmeleri yeniden başlatabilir. Financial Times, uzmanların, Hristofyas'ın seçim kampanyasını bu platform üzerine kurmasını beklediklerini de belirtiyor. Gazete, en önemli aday konumundaki Hristofyas'ın, seçimi kazanması halinde Kıbrıslı Türklerin lideri Mehmet Ali Talat'la, Birleşmiş Milletler'in himayesinde doğrudan görüşmelere hazırlandığını vurguluyor. James Bond'un yeni yazarı 'farklı' İngiltere'de dün James Bond serisinin yazarı Ian Fleming'in doğumunun 100. yıldönümü vesilesiyle piyasaya çıkacak yeni Bond kitabının yazarı açıklandı. Bu yazar, 54 yaşındaki Sebastian Charles Faulks. Ancak Daily Telegraph'a göre bu iş için adeta Fleming'den daha farklı bir yazar seçilemezdi. Gazete önce, Ian Fleming'in karakteri James Bond gibi yaşadığını hatırlatmış, sonra da Faulks'un şu ilginç sözlerini sayfalarına taşımış: "Ian Fleming Jamaika'daki evinde her sabah 1000 kelime yazar, daha sonra şnorkelle dalar ve kokteylini içerdi. Fleming terasında öğle yemeğini yedikten sonra yine dalar, sonra 1000 kelime daha yazar, sonra ise vaktini daha fazla Martini ve çekici kadınlarla geçirirdi. Ben de Londra'daki evimde aynı çalışma yöntemini izliyorum. Kokteyller, öğle yemeği ve şnorkelle dalma dışında..." En uzun insandan bekarlığa veda Dünyanın en uzun boylu insanı Çinli Bao Xishun yarın dünyaevine girecek. Daily Telepraph 2 metre 36 santimetre boyundaki Xishun'un 1 metre 68 santimetre boyundaki nişanlısıyla Cengiz Han'ın mozolesinde geleneksel bir törenle evleneceğini duyuruyor. Gazete çiftin bir ara, uygun mobilya bulunamayacağı endişesiyle birlikte yaşayamama korkusu yaşadığını belirtiyor. Ancak düğün hediyesi olarak onlara yaklaşık 2 metre 70 santim uzunluğunda ve 2 metre 10 santim genişleğinde bir yatağın verilmesiyle sorunların bir bölümününün çözüldüğünü belirtiyor gazete. Bao Xishun'un geçmişte daha küçük iki yatağı kırdığını söylediğini de ekleyerek... | İlgili haberler 10 Temmuz 2007 Basın Özeti10 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 9 Temmuz 2007 Basın Özeti09 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 8 Temmuz 2007 Basın Özeti08 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 6 Temmuz 2007 Basın Özeti06 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 5 Temmuz 2007 Basın Özeti05 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 4 Temmuz 2007 Basın Özeti04 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 3 Temmuz 2007 Basın Özeti03 Temmuz, 2007 | Basın Özeti 2 Temmuz 2007 Basın Özeti02 Temmuz, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||