|
6 Şubat 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Araba, Bağdat'ın çamurlu sokaklarının birindeki derme çatma barikatın önünde durdu.
"Nöbetçi elindeki Kalaşnikof'u sürücüye doğrultarak "Sünni misin Şii mi?" diye bağırdı; "Zerkavi'den mi Mehdi Ordusu'ndan mı yanasın?" "Sürücü "Mehdi Ordusu" dedi. Nöbetçi neşeyle bağırdı. "Yanlış cevap... Alın şunu"... "Yandaki evin demir kapısı açıldı. Silahlı dört kişi çıktı. Arabadan zorla çıkardıkları sürücünün boğazına bıçak dayadılar. Bıçak iki kulak hizasındaki mesafede süratle gidip geldi. İçlerinden biri "İşin bitti. Sen öldün" diye bağırdı zafer coşkusuyla... "Sürücü yere yığıldı... "Kısa süren sessizliği 'Çocuklar haydi. Yemek hazır' diye bağıran kadının sesi bozdu. "Hepsi homurdanmaya başladı. Az önce ölen sürücü yerden kalkıp sarı plastik arabasını sürükleyerek ön bahçeye taşıdı. "Oyunlarına yarın sabah bıraktıkları yerden devam etmek için oyuncak tabanca ve bıçakları arka bahçeye götürdüler..." Guardian gazetesi bu sabahki manşetinde 12 yaşındaki Abdülmuhammed ve beş kardeşinin oyunlarından yola çıkarak, Irak'ta günlük yaşamın bir parçası haline gelen şiddetin çocuklarda yarattığı travmayı anlatıyor. "Gazetenin haberi şöyle devam ediyor: "Abdülmuhammed ve kardeşlerinin normalde okulda olmaları gerekiyordu. Ama anneleri Seyide, bu tehlikeli kentteki binlerce anne gibi çocuklarını evde tutuyor. Üç hafta önce silahlı kişiler, okulun önünde, öğretmenlerinin arabasını durdurmuşlar. Öğretmeni dışarı çıkarmışlar sonra da boğazını kesmişler. Tıpkı oyundaki gibi..." "Anneleri Seyide, en küçük iki oğlunun gece yatağı ıslattığını ve kâbuslar gördüğünü, Adbdülmuhammed'in de kardeşlerine zorla bu tür oyunlar oynattığını söylüyor, "Asıl korkum, bir gün ellerine gerçek silah almaları" diyor. Guardian'a göre, Irak'ta şiddetin fiziksel izlerini her yerde, hastanelerde, morglarda, televizyon ekranlarında görmek mümkün. Ancak şiddetin özellikle çocuklar ve gençlerde yarattığı travma konusunda çoğu zaman bir şey yapılamıyor. Psikologlar, her gün kaçırılma ya da bombalı saldırı korkusu yaşayan çocukların derin psikolojik sorunlar yaşadıklarını söylüyorlar. Guardian haberinde öldürülmeden önce mülakat yaptığı çocuk psikoloğu Iraklı Doktor Harid Hassan'ın "Asıl tehlike, çocukların şiddeti içselleştirmesi ve bunun ileride bir şekilde ortaya çıkması" dediğini hatırlatıyor. 'Artık hiç kimse güvende değil' Independent gazetesi de baş sayfasını Irak'taki şiddete ayırmış. Ocak ayı içinde hangi kent ve kasabada kaç kişinin öldüğünü gösteren bir tablo yayımlayan gazete, "Artık Irak'ta hiç kimse güvende değil. Şiddet, Ramadi'den Kerkük'e Basra'dan Musul'a tüm Irak'a egemen" diyor. Irak'ta Ocak ayı içinde büyük bir bölümü sivil en az 2000 kişinin öldüğünü aktaran gazete, bu tablo ışığında ABD Başkanı Bush'un emriyle Bağdat'ta başlatılacak yeni güvenlik operasyonunu sorguluyor. Gazeteye göre, merkezi Washington'da bulunan New America Foundation adlı düşünce kuruluşundan Nir Rosen, şunları söylüyor: " Bağdat'ı denetiminiz altına alırsanız tüm ülkeyi de almış olursunuz tezi doğru değil. Irak, parçalanmış bir ülke. Bağdat'ta olanlarla Basra ya da Musul'da olanlar arasında bağlantı yok. "100 bin asker göndermek bile bir şey değiştirmez. Bu planla nasıl başarılı olabileceklerini düşünüyorlar anlamıyorum. Çünkü çözüm, Amerikalılar değil. " 'Diktatörlülüklere destek bitmeli' "İslam'ın beşiği" kitabının yazası Mai Amani, Guardian'daki yazısında "Amerika ve İngiltere, Orta Doğu'daki diktatörlük rejimlerini desteklemeye devam ettikçe bölgede huzursuzluk daha da artacak" diyor. ABD Başkanı George Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Orta Doğu'da bazı müttefikleri için "ılımlılar" tanımını seçtiğini anımsatan yazar şöyle devam ediyor: "Ilımlılık kavramı, aslında başarısızlığa uğramış bir siyaseti pazarlama ve İslam düşmanlığı suçlamalarına göstermelik bir set çekme çabasından başka bir şey değil. "Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır Amerika ve İngiltere'ye göre ılımlı. Birinci Körfez savaşında Amerika'nın müttefiki olan Suriye, 11 Eylül saldırılarından sonra Washington'un gözünden düştü. "Arafat'ın ölümünden ve Hamas'ın seçim zaferinden sonra El Fetih ılımlı oldu. Şah döneminde ılımlı olan İran, 1979 İslam Devrimi'nden sonra radikal oldu. "Oysa Suudi Arabistan'da Vahabiler fanatik, Mısır'da Hüsnü Mübarek muhaliflere karşı hoşgörüsüz, Batı ideallerine en yakın bölge ülkesi olarak görülen Ürdün ise marjinal bir oyuncu. "Ürkütücü insan hakları sicilleri, gayri-şeffaf ve baskıcı yönetimleriyle bu ülkeler, dünyanın belki de en az ılımlı ülkeleri." Yamani makalesinde başarısızlığa uğramış politika tanımıyla Bush'un Orta Doğu'ya demokrasi götürme projesine gönderme yapıyor: "Amerikan Dışişleri Bakanı Rice, Ocak ayındaki Mısır ziyaretinde hep ılımlılık kavramına vurgu yaptı ama hiç demokrasiden söz etmedi. "Ilımlılar demokrat değil. Ama bu rejimler siyasi açıdan yararlı. Çünkü Farsi ve Şii değiller ayrıca Amerika'ya meydan okumuyorlar. Ilımlılar çünkü mutlak hâkimiyet için daha radikal olmalarına gerek yok. Bazılar salon cihatçısı ve İslamcılıkları sadece iç meşruiyetlerini sağlama almaya hizmet ediyor." 'Blair'in başdanışmanı yeniden sorgulanacak' Times gazetesinin manşetinde, siyasi partilere maddi yardım karşılığında bazı kişilere asalet unvanları ve Lordlar Kamarası üyeliği önerilmesiyle ilgili soruşturma var. Gazete, bazı delillerin gizlendiği şüphesiyle Blair'in başdanışmanı Jonathan Powell'in ikinci kez polis tarafından sorgulanmasının beklendiğini aktarıyor. Gazete bu gelişmenin Başbakan Tony Blair üzerindeki istifa baskısını daha da ağırlaştıracağını belirtiyor. Guardian'da yazan Martin Jacques ise, Londra Emniyet Müdürlüğü'nün yürüttüğü soruşturmanın sonucu ne olursa olsun, Blair'in arkasında lekelenmiş bir miras bırakacağını savunuyor. Yazar, "Yolsuzluğun bedeli yıllarca muhalefette kalmak olabilir" diyor. Independent gazetesi de son haftalarda yayımlanan anketlerin ortalaması alarak ana muhalefetteki Muhafazakâr Parti'nin Tony Blair'in partisinin beş puan önünde olduğunu aktarıyor. | İlgili haberler 5 Şubat 2007 Basın Özeti05 Şubat, 2007 | Basın Özeti 4 Şubat 2007 Basın Özeti04 Şubat, 2007 | Basın Özeti 2 Şubat 2007 Basın Özeti02 Şubat, 2007 | Basın Özeti 1 Şubat 2007 Basın Özeti01 Şubat, 2007 | Basın Özeti 31 Ocak 2007 Basın Özeti31 Ocak, 2007 | Basın Özeti 30 Ocak 2007 Basın Özeti30 Ocak, 2007 | Basın Özeti 29 Ocak 2007 Basın Özeti29 Ocak, 2007 | Basın Özeti 28 Ocak 2007 Basın Özeti28 Ocak, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||