|
28 Ocak 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz pazar gazetelerinde ulusal tartışmalar öne çıkıyor...
Sunday Telegraph, bazı kişilere İşçi Partisi'ne yaptıkları bağışlara karşılık hükümet tarafından asalet ünvanı verildiğine ilişkin iddiaların, Başbakan Blair'e dek ulaştığını anlatıyor. Blair kendisinin böyle bir uygulamayla ilişkisi olmadığını iddia ediyor; başbakana yakın çevreler de şimdiye dek, eğer böyle bir şey olmuşsa bile bunun başbakanın bilgisi haricinde olabileceğini ileri sürüyordu. Ancak gazete yapılan soruşturmalar sonucunda Blair'in de bu süreçte rol oynadığına işaret edebilecek delillerin bulunduğunu yazıyor. Gazete başbakanı suçlamaların odağına taşıyabilecek bir somut delilin ilk kez bulunduğunu ileri sürüyor. Gazeteye göre, Blair'in el yazması bir not, İşçi Partisi'nin 2005 yılı seçim bütçesine 14 milyon sterlin katkıda bulunan 12 kişiden başbakanın da haberdar olduğuna işaret ediyor. İngiltere'de hapisane bunalımı Independent on Sunday İngiltere'de hapishanelerdeki aşırı kalabalık yüzünden mahkumların "hapishane sırasına" sokulmasının düşünüldüğünü ileri sürüyor. Söz konusu planın bizzat İçişleri Bakanı John Reid tarafından hazırlandığını duyuran gazete, mahkumların hapishaneye girmek için sıraya sokulmasının ülkede büyük tartışmalar yaratacağı kanısında. İngiltere'de geçen hafta, hapishanelerin tümüyle dolduğu ve Reid'in yargıçlara "çok tehlikeli ve üst üste suç işleyenler haricindekilere mümkün olduğu kadar hapis cezası vermemeye gayret edin" şeklinde genelge gönderdiği ortaya çıkmıştı. Gazeteye göre, ana muhalefet Muhafazakar Parti Reid'in hapishaneler için, hastanelerdeki ameliyat sırası gibi sıra uygulaması yapmaya kalkmasının, hükümetin içinde bulunduğu çaresizliği gösterdiğini söylüyor. İçişleri Bakanı'nın başı cinsel suçlarla dertte News of The World, daha önce cinsel suçlardan hüküm giymiş ve yeniden suç işleme potansiyeli olduğu için izlemede tutulması gereken 322 kişinin izlerinin kaybedildiğini ileri sürüyor. Gazete, Londra Emniyet Müdürlüğü'nün kendi bölgesindeki 88 cinsel suçlunun izlerinin kaybedildiğini itiraf ettiğini bildiriyor. Çocukları cinsel suçlulara karşı korumak için kurulmuş olan Kidscape adlı sivil toplum kuruluşu da gelişmelerin kabul edilemez olduğunu açıklıyor. İngiliz yasalarına göre, cezalarını çektikten sonra hapishaneden çıkan cinsel suçluların izlemeye alınması gerekiyor. Bu konunun İçişleri bakanı Reid üzerindeki istifa baskısını artırdığını yazan gazeteye göre, 322 cinsel suçlu yasadaki boşluklardan yararlanarak, sahte adresler verip izlerini kaybettirdi. Sunday Times ise hapisten tahliye olan pedofillerin yine çocuklara cinsel tacizde bulunup bulunmayacaklarını belirlemek için yalan makinesi kullanılacağını bildiriyor. İngiltere'de ilk kez başvurulacak bu uygulamanın İçişler Bakanı Reid'in desteğine sahip olduğunu belirten gazete, fikrin ilk kez ortaya atıldığı iki yıl önce konunun bakanlar kurulunda bölünmeye neden olduğunu kaydediyor. İngiliz Havayolları şirketine suçlama Mail on Sunday gazetesi, İngiliz Havayolları şirketinin, personeline, grev kararına rağmen işe gelmeleri halinde bir uçuş gününde 200 sterlin ödemeyi vaat ettiğini öne sürdü. Gazete, İngiliz havayolları şirketi British Airways'in bunu 30 ve 31 Ocakta yapılacak, şubat ve mart aylarında da üçer gün uygulanacak grevleri kırabilmek için yaptığını yazıyor. Bu paranın grevi kıran personele "masraf" adı altında ödeneceğini de ileri süren gazete, BA çalışanlarının mensubu olduğu ulaştırma sendikasının bu girişimi "iğrenç" olarak nitelediğini de duyurdu. Mail on Sunday Yaklaşık 14 bin BA kabin görevlisinin 11 bininin katılacağı grevin şimdilik toplam 8 gün planlandığı, her bir grev gününde işe gelen personelin 1600 sterlin kazanabileceğini de hatırlatıyor. Gazete, işverenin işe gelmeye karar veren personeli özel otomobillerle taşımayı, değişik kapılardan iş yerine sokmayı ve sivil giysilerle işe gelmelerine olanak sağlamayı vaat ettiğini de yazdı. Muhafazakar liderin yeni kampanyası Observer Muhafazakar Parti lideri David Cameron'ın parti politikasında yeni bir çizgi belirlediğini bildiriyor. Gazeteye göre, Cameron kendisinden önceki Muhafazakar Parti liderlerinin çizgisinden ayrılarak, İngiltereli olma konusunda yeni bir tartışma başlatıyor. Cameron'ın etnik azınlıklara tepeden bakan yaklaşımları reddettiğini belirten gazeteye göre, muhafazakar lider bunun etnik azınlıkların tüm taleplerine boyun eğmek anlamına da gelmediğini vurguluyor. Cameron dini vecibelerin gereği olmayıp da kökeni kültürel olan ve İngiliz kültürüne ters düşen tutumlara karşı durulmasını istiyor. Gazete, bu çerçevede Cameron'ın üniversiteye gitmesine ve çalışmasına izin verilmeyen müslüman kadınlar üzerindeki baskının kaldırılması çağrısında bulunuyor. | İlgili haberler 25 Ocak 2007 Basın Özeti25 Ocak, 2007 | Basın Özeti 24 Ocak 2007 Basın Özeti24 Ocak, 2007 | Basın Özeti 23 Ocak 2007 Basın Özeti23 Ocak, 2007 | Basın Özeti 22 Ocak 2007 Basın Özeti22 Ocak, 2007 | Basın Özeti 21 Ocak 2007 Basın Özeti21 Ocak, 2007 | Basın Özeti 19 Ocak 2007 Basın Özeti19 Ocak, 2007 | Basın Özeti 18 Ocak 2007 Basın Özeti18 Ocak, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||