|
22 Ocak 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'deki gazeteci Hrant Dink cinayeti, haftanın bu ilk gününde bazı İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor.
Times'ın başlığı "Aranan katil, babasının ihbarı üzerine otobüste yakalandı." Gazeteye göre pekçok yorumcu, zanlı Ogün Samast'ın 'devlet destekli milliyetçi bir grubun genç, adı-sanı bilinmeyen tetikçisi olduğuna' inanıyor. Times, Hrant Dink'i tanıtırken de şu ifadeleri kullanıyor: "Sağcı Türkler onu Ermenilerin Osmanlı Türkleri tarafından kitlesel olarak öldürülmesini soykırım diye nitelediği için eleştiriyordu. Ama o, Fransızların soykırımı inkârı suç sayan tasarısına da bir o kadar karşıydı. "Bu cinayet, Türkiye'nin AB yolunda düşe kalka da olsa yaptığı refomcu yürüyüşte bir geri adımın işaretidir. Bu tür bir şiddetin pervasızca varolabilmesini sağlayan baskın milliyetçilik, ülkede bir süredir yükselişteydi. "Avrupa'nın tek Müslüman adayını kabul etmekte gösterdiği isteksizliğin yarattığı hayalkırıklığı dalgası sayesinde yükseliyordu. Milliyetçiliğin, yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinde de önemli bir koz olarak kullanılması bekleniyor." 'En tanınan Ermeni' Independent hem dış haber sayfalarında, hem de ölen insanların portrelerinin yayımlandığı sayfada geniş yer vermiş Hrant Dink konusuna. Haberinin başlığı "Ergenlik çağında bir çocuk yazarı öldürdüğünü itiraf etti, ama 'pişman olmadığını' söylüyor." Independent, Hrant Dink'i 'Türkiye'deki Ermeni cemaatinin en bilinen siması' diye tanıtıyor. Gazete Dink'in Türk-Ermeni anlaşmazlığını siyasileştirmeye çalışanlara karşı çıkan, arasında yaşadığı Türklerle dayanışan bir tavrı olduğunu yazıyor. Ancak Dink'in 'Ermeni soykırımı konusundaki tavrı yüzünden yargılanıp ceza yemiş, yüzlerce tehdit mesajı almış ve öldürülmüş' göründüğünü belirtiyor. Independent'taki haberde ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cinayet sonrasında yaptığı sert açıklamalara da yer veriliyor. Ardından da "Ama Türklüğü aşağılama diye bir suç tanımı yapan da Erdoğan'ın hükümeti oldu; üstelik bu yasayı kaldırma sözü vermelerine rağmen henüz harekete geçmediler" deniyor. Guardian gazetesiyse "Türk gazetecinin cinayetiyle ilgili yedi kişi yakalandı" başlığı altında, İstanbul valisi Muammer Güler, Başbakan Erdoğan ve Hrant Dink'in kardeşinin açıklamalarına yer veriyor haberinde. Çeklere Amerikan üssü Sırada Guardian'dan bir başka haber var: "Çekler Amerikan üssüne onay verdi" diyor Guardian ve bu üssün, Amerikan Savunma Bakanlığı'nın hazırlamakta olduğu, tartışmalı füzesavar sistemine evsahipliği yapacağını bildiriyor. Gazeteye göre bu bir radar üssü olacak ve 'Yıldız Savaşlarının Oğlu' lakabı takılan projenin, Amerika dışındaki ilk uzantısı olacak. Ama Rusya'nın büyük itirazları var. Özetle aktaralım: "Rusya bu ay başında Amerikan füze projesinin Doğu Avrupa'ya uzanmasının, kendisini de askeri planlamasını gözden geçirmek zorunda bırakacağı uyarısında bulunmuştu. "Çek Cumhuriyeti'nin yeni Başbakanı Mirek Topolanek ise, ilk icraatlarından bir olan bu açıklamada, Amerikan üssünün açılmasını istediğini ve bu üssün 'Avrupa'nın güvenliğine katkı olacağını' söyledi. "Topolanek'in yalnızca bir radar merkezinden bahsetmesiyse, Pentagon'un projenin büyük bölümünü, yani 'teoride gelen füzeleri havada yok edecek olan roketleri ateşleyen sistemi' komşu Polonya'ya yerleştirmeyi umduğunun güçlü bir göstergesi. "ABD bu konuda Çekler ve Polonyalılarla dört senedir sessiz sedasız görüşmeler yapıyor. Rusya ise hedefin Orta Doğu ya da Asya değil, kendisi olduğu görüşünde." Bu arada hatırlatalım, Çek Cumhuriyeti'nde seçimler yedi ay önce yapılmıştı; ancak koalisyon görüşmeleri çıkmaza girdiği için ülkeyi geçtiğimiz Cuma gününe dek, geçici bir hükümet yönetiyordu. Rusya'ya 'azar' Financial Times gazetesinin birinci sayfasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in büyük bir fotoğrafına yer vermiş; fotoğrafın başlığı ise: "Merkel Rusya'yı azarladı." Buna göre Angela Merkel dün Soçi'de yaptıkları görüşmede, Avrupa'ya petrol sevkiyatının bu ay - önceden haber verilmeden - üç gün kesilmesi yüzünden Putin'e sert çıktı. Buna karşılık Putin'in, Avrupa'ya doğrudan ulaşmanın yollarını arayarak Ukrayna ve Belarus gibi komşularına olan bağımlılıklarını azaltacakları sözünü verdiği belirtiliyor. Doğrudan ulaşımdan kastın, Rusya'dan çıkıp, Baltık denizi üzerinden doğrudan Almanya'ya ulaşacak tartışmalı Nordstream boru hattı olduğunu söylüyor Financial Times. Ayrıca iki liderin dün, bu projeye başka ülkeleri de dahil etmenin yollarını tartıştığını yazıyor. Erkek eline değmeyen memure Times'a dönüyoruz, Londra Emniyet Müdürlüğü'nde yine bir Müslüman memur tartışması var. Bu seferki tartışma bir memurenin, mezuniyet töreninde erkek olduğu için Londra Emniyet Müdürü'nün elini sıkmayı reddetmesiyle başlamış. Times, Emniyet Müdürü kızsa da törenin aksamaması için memurenin elini sıkMamayı kabul ettiğini, ancak şimdi olayın yeniden araştırıldığını yazıyor. Peki erkek müdürün elini sıkmayan Müslüman memure, erkek zanlıya da dokunmayı reddederse ne olacak? Emniyet kaynakları yeni memurenin bu konuda kesinlikle sorunu olmadığını, zanlıya dokunabileceğini, dini inançlarını yalnızca 'mümkün olduğu zamanlarda' ön plana aldığını söylüyor. Londra emniyeti isteyen kadın çalışanlarının çarşafa benzeyen, başörtülü bir üniforma giymesine izin veriyor. Hillary Clinton yarışta Bu sabah pekçok gazete gibi Daily Telegraph da, Amerika'da Senatör Hillary Clinton'ın 2008 başkanlık seçimleri için adaylığını açıklamasına geniş yer veriyor. Gazeteye göre yarışa daha çok olsa da, Demokrat adaylar arasında en güçlü isim, yüzde 41 destekle Clinton gibi görünüyor. Cumhuriyetçi cephedeyse, 11 Eylül saldırıları ardından kahraman ilan edilen New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani önde. Gazeteye göre, Cumhuriyetçi strateji uzmanı Frank Lutz bile, Irak savaşı yüzünden seçimi Demokrat Hillary Clinton'ın kazanabileceğini söylüyor. Bu arada hemen belirtelim, Hillary Clinton adaylığını basın toplantısında değil, internette yayımlanan bir videoyla açıkladı. Saddam Hüseyin'in anıları Ve son olarak, Times'dan bir haber: Saddam Hüseyin hapisteyken anılarını yazdı mı, yazmadı mı? Gazeteye konuşan Tıkriti aşiretinden bazı kaynaklara göre "Evet, yazdı" ve aşiret de bunları yakında yayınlayacak. Saddam Hüseyin'in Ürdünlü bir avukatı da devrik liderin hapisteyken sürekli yazdığını söylüyor. Ürdünlü bir başka avukatsa, bu yazıların potansiyel olarak çok önemli olabileceğini vurguluyor: "Eğer gerçekten yazdıysa, milyonlarca satacağına eminim." | İlgili haberler 18 Ocak 2007 Basın Özeti18 Ocak, 2007 | Basın Özeti 17 Ocak 2007 Basın Özeti17 Ocak, 2007 | Basın Özeti 16 Ocak 2007 Basın Özeti16 Ocak, 2007 | Basın Özeti 15 Ocak 2007 Basın Özeti15 Ocak, 2007 | Basın Özeti 14 Ocak 2007 Basın Özeti14 Ocak, 2007 | Basın Özeti 11 Ocak 2007 Basın Özeti11 Ocak, 2007 | Basın Özeti 10 Ocak 2007 Basın Özeti10 Ocak, 2007 | Basın Özeti 9 Ocak 2007 Basın Özeti09 Ocak, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||