|
4 Şubat 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz pazar gazetelerinde bugün en öne çıkan haber ülkede kuş gribinin ölümcül tipi olan H5N1 virüsüne rastlanması.
Independent on Sunday gazetesi manşetinden gördüğü haberde, "Kuş gribinin ölümcül tipi burada. Ama bize 'Panik yapmayın.' diyorlar." ifadelerini kullanıyor. Haberde 160 bin hindinin itlaf edileceği, ancak virüsün yayılmasının muhtemel olduğu yazılıyor. Gazete, başyazılarından birini de konuya ayırmış: "Hükümetlerin yapabilecekleri tek şey etkili olabilecek antiviral ilaçları stoklamak ve salgın hastalık virüsü ortaya çıktığında kullanılmak üzere aşı üretilmesi için kapasitesini arttırmak. Hükümet çekimser bir şekilde başlamasına karşın, her ikisini de yapıyor. Suffolk'da bir hindi çiftliğinde kuş gribine rastlanması insan sağlığı için bir tehdit oluşturmayabilir. Ama dünyanın bir başka noktasında varolan potansiyel bir tehdide karşı iyi bir hatırlatma işlevi görüyor." Konu Observer gazetesinin de manşetinde. Gazete başyazısında da şu yorumu yapıyor: "İngiltere kuş gribi konusunda kendine çok da fazla güvenmemeli ama bununla başedebilecek güçte olup olmadığımız konusunda iyimser olabiliriz. Aynı şey Afrika ve Asya ülkeleri için ise söylenemez. Diplomatik ve bilimsel ilginin bu risk üzerine eğilmesi gerekiyor." "Gitme zamanı geldi, Tony" Pazar gazetelerinin büyük ilgi gösterdiği konulardan biri geçtiğimiz hafta ikinci kez polis tarafından ifadesinin alındığı açıklanan Başbakan Tony Blair'in akıbeti. Sunday Times gazetesi, başyazısında, "Gitme zamanı geldi, Tony." diyor. "Başbakan devam eden varlığıyla İşçi Partisi'ne, daha da önemlisi İngiliz siyasetine zarar veriyor. Bir demokrat ve bir vatansever olarak, gerek bunun, gerekse halefinin görevinin İngiliz siyasetini temizlemek ve itibarını geri kazandırmak olacağının farkına varmalı. Bu göreve ne kadar çabuk başlanırsa, o kadar iyi olacaktır." Gazetenin yazarlarından Simon Jenkins de şu yorumları yapıyor: "Bazı zamanlarda yönetici sınıfın, brendi ve purolarıyla koltuklarında otururken, soğukkanlılıklarını kaybedip yolsuzluğa karışmış bakanlar ve zayıf parlamentolara karşı 'ulusu savunmak' üzere sokaklara tanklar gönderdiği ülkeleri anlayabiliyorum. İngiltere, 2007 yılında görevini bırakmayı reddeden bir lidere ve onu yerinden etmeyi reddeden bir parlamentoya sahip. Bu liderin kaderi ise bir polis komiserinin elinde. Yazılı bir anayasa isteyen kimse yok mu?" Observer gazetesi ise "Bırakın Tony Blair işini yapsın" diye yazıyor. "Blair'in ne zaman görevi bırakacağı aşağı yukarı biliniyor. Bazıları için bu tarih çok erken değil, bazılarına göre ise çok erken. Herhangi bir yanlışı olduğu kanıtlanmadığı sürece, Blair'e seçilmiş bir başbakan olarak işini yapma özgürlüğü yanınması gerekir." AB'de reform çağrısı Sunday Telegraph'da muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin lideri David Cameron'ın bir makalesine yer veriliyor: Cameron, Avrupa Birliği'nde reformlar yapıldığı takdirde birliğin bir güç merkezi olabileceğini savunuyor yazısında. Birliğin kuruluşundan bu yana geçen 50 yıl zarfında dünya gerçeklerinin ve önceliklerin değiştiğini belirten David Cameron, AB'nin ise aynı görüş ve ilkelere saplandığını, dünyadan ziyade kendisine bakmayı sürdürdüğünü öne sürüyor. Avrupa'nın değişmesi için bir sorumluluğu olduğunu belirten Cameron, Hindistan ve Çin'den gelen rekabet karşısında Avrupa'nın ekonomilerini daha açık ve dinamik hale getirmesi gerektiğini söylüyor. AB'nin küresel yoksulluk ve çevre konusunda da öncü bir rol üstlenebileceğini yazan Cameron, AB'nin yeni bir anayasa oluşturma isteğinin ise yanlış olduğunu savunuyor. Cemaorn şöyle yazıyor: "Yeni engellerle karşılaştığı zaman, AB'nin tepkisi her zaman aynı olmuştur: üye ülkelerden daha fazla yetki istemek. Bunun durdurulması gerek." İklim değişikliği BM İklim Değişikliği Paneli'nin Cuma günü açıkladığı raporuyla ilgili Sunday Telegraph gazetesinin başyazısında şu görüşlere yer veriliyor: "İngiltere küresel ısınmanın azalması için üzerine düşen rolü oynamalı. Ama bu adı üzerinde yerel değil, küresel bir sorun. Amerikalılar, Çinliler ve Hintliler karbon dioksit salımlarını azaltmadıkları sürece, bizim çabalarımız maliyetli başarısızlıklarla sonuçlanmaya mahkum olacaktır." Olimpiyatların maliyeti Sunday Times gazetesi 2012 yılında Londra'da yapılacak olan Olimpiyat Oyunları'nın maliyetinin ikiye katlanacağını ve beş milyar sterline mal olacağını yazıyor manşetinde. "Resmi açıklama öncesinde Sunday Times'ın eline geçen verilere göre, Olimpiyat Parkı'nın kamuya maliyeti ilk projede öngörülen 2 milyar 380 milyon sterlinin 2 milyar 720 milyon sterlin üzerinde olacak. Ayrıca hükümet, öngörülemeyen makliyetleri için oluşturulacak fonnun büyüklüğü hakkında da görüşmelerde bulunuyor. Bunun bir ila üç milyar sterlin olması bekleniyor. Bu rakamlara vergi de eklenince, projenin maliyeti bir milyar sterlin daha artıyor." Royal aleyhinde kitap Fransa'da Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Sosyalistlerin adayı olan Segolene Royal, yakın bir danışmanının hakkında kaleme aldığı kitapla darbe aldı. Sunday Times'ın haberinde özetle şu bilgiler yer alıyor: " Perşembe günü yayımlanması beklenen 'Segolene Royal: Gölge ve Işık' adındaki kitap Royal'i soğuk, bencil, huysuz, zayıf ve otoriter olarak tanımlıyor. Kitapta Royal'in ameliyat olan oğlunun yanında kalmaktansa Cumhurbaşkanı Chirac'ın ziyaretine ev sahipliği yapmayı tercih ettiği iddia ediliyor. Royal'in destekçileri kitaptaki iddiaları siyasi güdümlü 'aptallıklar' olarak tanımlıyor." | İlgili haberler 2 Şubat 2007 Basın Özeti02 Şubat, 2007 | Basın Özeti 1 Şubat 2007 Basın Özeti01 Şubat, 2007 | Basın Özeti 31 Ocak 2007 Basın Özeti31 Ocak, 2007 | Basın Özeti 30 Ocak 2007 Basın Özeti30 Ocak, 2007 | Basın Özeti 29 Ocak 2007 Basın Özeti29 Ocak, 2007 | Basın Özeti 28 Ocak 2007 Basın Özeti28 Ocak, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||