|
15 Aralık 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
25 liderin, Avrupa Birliği'nin genişleme stratejisini şekillendirdiği Brüksel zirvesi ve Türkiye ile müzakerelerin geleceğine ilişkin tartışmalar, İngiltere basınında geniş yer buluyor.
Financial Times, bugün sona erecek zirvede, Avrupa Birliği'nin müstakbel üyeleri, yani Türkiye ve Balkanların batısındaki ülkeler için daha sert koşullar belirleneceğini duyuruyor. Gazeteye göre böylece, Avrupa kamuyonun, birliğin aşırı hızlı büyüdüğü yolundaki kaygıları yatıştırılmaya çalışılacak. Dün geceki zirve yemeğinde, Avrupa'nın genişleme stratejisinin tartışıldığını yazan Financial Times, Fransa, Avusturya ve Hollanda'nın, daha sıkı koşulları savunan ülkelerin başında geldiğini hatırlatıyor. Gazeteye göre bu ülkelerin savundukları ve karara bağlanması beklenen ilkeler şunlar: "Genişleme hızının, Avrupa Birliği'nin yeni üyeleri hazmetme kapasitesine göre belirlenmesi, ayrıca kapsamlı etki değerlendirmeleri yapılması yönünde bir ifadenin, zirve bildirisinde yer alması isteniyor. "Taslak bildiride yer alan bir başka öneriye göre de, yeni üyelerin kabulü ancak, Avrupa Birliği yaşlanan kurumlarını modernize edip, bütçesini düzene koyduktan sonra mümkün olabilecek." Financial Times yazarlarından Philip Stephens, Amerika'nın Irak'ta yaptığı hataların benzerini, Avrupa Birliği'nin Türkiye konusunda yaptığını savunuyor. "Türkiye'nin kaybı, Batı için bir başka stratejik yenilgi olacaktır"başlıklı yazıda şu satırlar dikkat çekiyor: "Türkiye modern, çoğulcu bir devlet olma yolunda. Girdiği bu yol, Avrupa Birliği üyeliğinin de önünü açıyor. Bu, İslam'ın Batılı değerlerle bir arada yaşayabileceğinin örneği. Avrupa'nın Orta Doğu'ya bağlanan köprüsü olarak istikrarlı bir Türkiye, stratejik bir ödül niteliğinde. "Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanlar da bunun farkında. Dürüst davranıp, Avrupa Birliği'nin kapılarını Türkiye'ye derhal kapatmasını açık açık savunmamalarının nedeni de bu zaten. Zira bu, 70 milyonluk Müslüman bir ülkenin, çoğunluğu Hristiyan olan bir birliğe kabul edilmesine karşı çıkmak anlamına gelecektir. "Bunun yerine; 'Bırakın Türkiye gelişsin, modernleşsin' diye fısıldaşıyorlar; 'Kötü haberi sonra veririz. Acı reçete, imtiyazlı ortaklık statüsü ile tatlandırılabilir'. "Recep Tayyip Erdoğan hükümeti geçmişte hatalar yapmış olabilir ama aptal değil. Türkiye'nin başka seçenekleri ve çıkarları da var. Doğudaki Müslüman komşularına, ya da kuzeydeki Rusya'ya dönebilir. "Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi zaman zaman azarlayan, tepeden bakan üslubu ülke kamuoyunu Avrupa'dan soğutmaya başladı bile. Ankara bir noktada, 'Artık yeter' diyecektir. Bu, Batı için en az Irak'taki kadar büyük bir stratejik yenilgi olacak, İslam ile arasındaki mesafe daha da açılacaktır. "Amerika dünyayı güçle değiştirebileceğini, Avrupa ise dünyayı gözardı edebileceğini düşünüyor. İkisi de yanlış. Eğer Türkiye kaybedilirse, Avrupa'nın 'yok sayma günahları', Amerika'nın 'müdahale etme günahları'nın yanındaki yerini alacaktır." Times yazarlarından Bronwen Maddox da Türkiye'ye haksızlık yapıldığı görüşünde. Yazıda dikkat çeken satırlar şöyle: "Bu zirve, Avrupa Birliği'nin kapılarını kapatmaya karar verdiği zirve olarak anılacak gibi görünüyor. Gerekçe ise artık nefesinin yetmediği. "Avrupa Birliği, Türkiye, Sırbistan ve Batı Balkanlardaki ülkelerin üyelik talepleri karşısında geri adım atacak. Ancak bir yandan da, bunun sonsuza kadar 'Hayır' anlamına gelmediğini iknaya çalışacak. "Avrupa Birliği Türkiye'yi reddetmekte haksız. Ankara'ya gerektiğinden daha sert davranılıyor. Avrupa Birliği, Türkiye ile sorunlarını henüz halledememiş bir Kıbrıs'ı 2004'te üyeliğe kabul ederek çözümsüzlüğe yaptığı katkıyı unutuyor." Haftalık Economist dergisinin bugün piyasaya çıkan sayısında da Türkiye ve Avrupa Birliği konularına geniş yer ayrılmış. Economist, Avrupa Birliği'nin genişleme sancılarını mercek altına aldığı yazısında, bu konudaki sıkıntının gerek üye, gerekse üyeliğe hazırlanan ülkelerde giderek artmakta olduğunun altını çiziyor. "Genişleme artık üzerinde fikir birliğine varılan bir konu olmaktan çıktı. Hem Türkiye'de hem de Sırbistan'da, Avrupa yanlısı hükümetler işbaşında. Ancak Türkler Kıbrıs'a yönelik açılımlar yapmayı, Sırplar ise savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç'i Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ne teslim etmeyi istemiyor. "Zira her iki ülkede de seçimler yaklaşıyor ve Avrupa Birliği, bu seçimlerde siyasetçilerin ayağına dolanan bir konu olmaya başladı. Aynı hissiyatı, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de görmek mümkün." Economist'te yer alan bir başka yazının başlığı ise, "Avrupa Birliği reformdan geçmiş, modern bir Türkiye'yi istemiyor gibi görünüyor". Recep Tayyip Erdoğan'ın reformlar konusunda ısrarcı davrandığını ve etkili olduğunu, Türkiye'nin gerçekleştirdiği değişimlerin de, şu anda üye olan birçok Orta Avrupa ülkesinden ileride olduğu belirtiliyor. Türkiye'nin de bu süreçte bazı hatalar yaptığını kabul eden Economist, "Ancak sorunun büyük kısmı Avrupa'dan kaynaklanıyor" diyor ve ekliyor: "Almanya'da Hristiyan Demokrat bir başbakanın iş başına gelmesi ve Fransa'da yakında cumhurbaşkanının değişecek olması, Türkiye'yi iki önemli müttefikinden mahrum bırakacak. "Avusturya, Fransa ve Almanya'daki seçmenin Türkiye'nin üyeliği konusundaki gönülsüzlüğü de reformların yavaşlamasına, milliyetçiliğin yükselmesine neden oluyor. Birçok Türk, kendilerini nasıl olsa kabul etmeyecek bir Avrupa için değişmeyi reddediyor. "Avrupalılar artık, ambargonun hafifletilmesine onay vermeleri için Kıbrıslı Rumlara baskı yapmalı. Türkiye ile müzakerelerin kısmen askıya alınması bu sorunun çözümüne hiçbir fayda sağlamaz. Müslüman demokrasinin bir örneği olan Türkiye'yi, küçük, değişime direnen bir ada için gözden çıkarmak, Batı için büyük bir stratejik başarısızlık olacaktır." | İlgili haberler 14 Aralık 2006 Basın Özeti14 Aralık, 2006 | Basın Özeti 13 Aralık 2006 Basın Özeti13 Aralık, 2006 | Basın Özeti 12 Aralık 2006 Basın Özeti12 Aralık, 2006 | Basın Özeti 11 Aralık 2006 Basın Özeti11 Aralık, 2006 | Basın Özeti 10 Aralık 2006 Basın Özeti10 Aralık, 2006 | Basın Özeti 8 Aralık 2006 Basın Özeti08 Aralık, 2006 | Basın Özeti 7 Aralık 2006 Basın Özeti07 Aralık, 2006 | Basın Özeti 6 Aralık 2006 Basın Özeti06 Aralık, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||