|
12 Aralık 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Filistin lideri Mahmud Abbas'a yakınlığıyla tanınan bir istihbarat görevlisinin üç çocuğunun dün Gazze Şeridi'nde okul yolunda öldürülmesi, İngiliz gazetelerinde geniş yankı buluyor.
Öfkeli protesto gösterilerinin aktarıldığı haberlere, Filistin'de iç savaş kaygılarına ilişkin yorumlar eşlik ediyor. Mahmud Abbas liderliğindeki El Fetih ile iktidardaki Hamas arasındaki gerilimin iyiden iyiye arttığını belirten Financial Times şöyle devam ediyor: "Mahmud Abbas'a yakın isimler, Filistin liderinin Hamas liderliğindeki hükümeti azletmeye yaklaştığını belirtiyor. "Batı'nın Hamas'ı hedef alan yardım boykotu, işgal altındaki topraklarda yoksulluğu tırmandırdı. Associated Press'in haberine göre bu boykot, İran'ın vadettiği 250 milyon dolarlık yardım paketi ile hafifletilebilir. "Ancak Abbas'ın, Batı'nın taleplerine uyup hükümeti azledecek otoritesi bulunmuyor. Abbas iç savaşı önleme konusundaki iradesini dile getirse de, ulusal birlik hükümeti kurulması yönünde aylardır sürdürülen görüşmeler sonuçsuz kaldı." Financial Times gibi Guardian da, Filistin'de iç savaş potansiyelini değerlendiriyor. Tarafların pozisyonlarını analiz eden gazetenin vardığı sonuç şu: "Rakip grupların, iç savaşı önleme konusunda ne kadar kararlı oldukları hala net değil. Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da, şiddet aylardır kademeli olarak tırmanıyor. "Ancak önde gelen Filistinli yetkililer, kimsenin iç savaş istemediğini sürekli tekrarlıyor ve hepsi, böyle bir savaşın büyük kayıplarla sonuçlanacağını, üstelik kazananın da olmayacağını vurguluyor. "El Fetih ve Hamas arasında koalisyon hükümeti kurulmasına yönelik görüşmelerin çökmesi ardından, Filistin lideri Mahmud Abbas'ın bu hafta sonuna doğru bir konuşma yapması ve erken seçime gitme tehdidinde bulunması bekleniyordu. "Ancak lideri olduğu El Fetih, parlamento çoğunluğundan yoksun. Üstelik Hamas hükümetini azletme girişimi, son derece sert bir tepki doğurup, şiddeti körükleyebilir." Annan'ın ABD'ye eleştirileri İngiltere basınında yankı bulan bir başka gelişme, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın veda konuşmasında dile getirdiği Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik eleştiriler. Annan, Amerika'nın tek taraflı hareket etmekten vazgeçerek, dünya ülkeleri ile işbirliği yapmasını talep etmişti. Konuyu başyazısında değerlendiren Independent, Kofi Annan'a övgüler düzüyor ve "Dünyanın vicdanı olma görevini, seleflerinden çok daha iyi yerine getirdi" diyor. Ancak gazeteye göre Annan, ne kadar çabaladıysa da bazı engelleri aşamadı. Zira sorun kendisinde değil, başında bulunduğu kurumun yapısındaydı. "Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin emrinde bir hükümet, bir ordu yok. Otoritesi ahlaki. En büyük gücü ise, oturduğu makamın ağırlığı. "Kofi Annan bu makamı, eleştirilerini gerektiği kadar yüksek perdeden ve etkili bir şekilde dile getirmek için kullanamamış olabilir. Ancak bunu yapmış olsa da, çok az şey değişirdi. "Birleşmiş Milletler'in reforma tabi tutulması gerekiyor. Annan kuruluşun bürokrasisini azaltma konusunda mütevazı adımlar attı. Ancak Güvenlik Konseyi'nin reformu konusundaki önerileri henüz hayata geçmiş değil. "Bu gerçekleşene kadar da, Güvenlik Konseyi, 2006'daki dünyayı değil, 1945'deki dünyayı temsil etmeye devam edecek. Temsil konusundaki meşruiyetini kaybederek." Rusya'nın enerji politikası "Rusya, enerji kaynaklarından doğan gücünü, siyasi baskı aracı olarak mı kullanıyor?" Avrupa'nın enerji konusunda Rusya'ya bağımlılığının giderek arttığı son dönemde sık sık sorulan bu soru, bugün yine bazı gazetelerin manşetlerinde. Konuyu gündeme getiren ise, İngiliz-Hollanda ortaklığı Shell'in, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz projesi olarak anılan Sahalin-2'deki çoğunluk hisselerinin bir kısmını, Kremlin kontrolündeki Gazprom'a satmaya ikna olması. Guardian'a göre Shell bu adımı atmaya, Kremlin'in baskısı sonucu mecbur kaldı. "Moskova'nın önde gelen siyasetçilerine göre Shell, Sahalin-2'deki yüzde 55 hissesini, yüzde 25'ler seviyesine çekmesi için rahatsız ediliyor, baskı bakanlıklardan geliyordu." Peki Sahalin-2 neden önemli? Finnacial Times şu bilgileri aktarmış: "Shell'in hisselerini Gazprom'a devreden anlaşma, Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'den de onay alırsa, yabancı şirketlerin Rusya'da elde ettiği en avantajlı anlaşmalardan birini tersine çevirecek. "Sahalin-2, Rus topraklarında Rus sermayesi içermeyen tek enerji yatırımı. Rusya'nın uzak doğusundaki Sahalin-2, dünyanın en iddialı petrol ve doğalgaz projesi." 'Suçla ve kaç' Financial Times'da dikkat çeken bir başka haber Irak ile ilgili. Irak'ın geleceği için alternatif stratejilerin tartışıldığı Washington'da, başarısızlığın faturasını Irak hükümetine yükleme eğiliminin giderek ağırlık kazandığını savunan gazete şöyle devam ediyor: "George Bush geçen hafta yayımlanan Irak Çalışma Grubu'nun önerilerinden hangilerini benimseyeceğini düşünürken, izlenecek yol konusunda Washington'da yeni bir uzlaşı ortaya çıkıyor; 'Iraklıları suçlamak'. "Yetkin gözlemciler, Irak hükümetinin gücünün, Bağdat'ın merrkezindeki Yeşil Hat ile sınırlı olduğunun altını çizseler de, Amerikan Kongresi'nin önde gelen Cumhuriyetçi ve Demokratları, ilerleme sağlayamadığı için Nuri el Maliki hükümetini giderek daha fazla eleştiriyor. "Bu eğilim Irak Çalışma Grubu'nun raporuyla da belirginleşti. Burada Başkan Bush'a çağrı yapılıyor ve Amerika'nın belirlediği aşamaları kaydedemesi durumunda, Irak hükümetine verilen desteğin geri çekilmesi talep ediliyordu. "Buna, suçla ve kaç taktiği diyebilirsiniz'. Eski ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski, talebi bu sözlerle yorumladı ve ekledi; 'Bu, Irak hükümeti diye bir şeyin gerçekten varolduğuna yönelik yaygın yanılsamadan kaynaklanıyor." Türkiye ve AB Dün Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Avrupa Komisyonu'nun, Türkiye ile müzakerelerin sekiz başlıkta askıya alınması önerisini kabul etti. Birçok gazeteye göre, bu uzlaşı sayesinde liderlerin 14-15 Aralık'taki buluşmasının, bir Türkiye zirvesine dönmesi riski de ortadan kalkmış oluyor. Ancak Guardian uyarıyor; "Bir ihtimal daha var." "Perşembe ve cuma günü, Avrupa Birliği'nin genişlemesini tartışacak olan liderlerin, dün gece varılan uzlaşıya onay vermesi bekleniyor. Ancak eğer Ankara, geçen hafta sözlü olarak dile getirdiği; bir limanını Kıbrıslı Rumlara açma teklifini kuvvetlendirirse, zirveye Türkiye'nin üyeliği konusu damgasını vurabilir. "İngiltere Dışişleri Bakanı Margaret Beckett, Türkiye'nin teklifi yazılı hale getirmesi durumunda, zirvede resmen tartışılmasını talep edeceklerini açıkladı." | İlgili haberler 11 Aralık 2006 Basın Özeti11 Aralık, 2006 | Basın Özeti 10 Aralık 2006 Basın Özeti10 Aralık, 2006 | Basın Özeti 8 Aralık 2006 Basın Özeti08 Aralık, 2006 | Basın Özeti 7 Aralık 2006 Basın Özeti07 Aralık, 2006 | Basın Özeti 6 Aralık 2006 Basın Özeti06 Aralık, 2006 | Basın Özeti 5 Aralık 2006 Basın Özeti05 Aralık, 2006 | Basın Özeti 4 Aralık 2006 Basın Özeti04 Aralık, 2006 | Basın Özeti 3 Aralık 2006 Basın Özeti03 Aralık, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||