BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Haziran, 2006 - TSİ 07:42
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
29 Haziran 2006 Basın Özeti
İngiltere'de Yüksek Mahkeme'nin terörle mücadele amacıyla, kuşkulu kişilerin yaşamlarının kontrolü ve yakından izlenmesi uygulamasının insan haklarını ihlal ettiğine karar vermesi Guardian ve Daily Telegraph gazetelerinde manşette.

İngiltere gazeteleri

Hem de benzer değerlendirmelerle.

Muhafazakar Daily Telegraph, "İnsan hakları gerekçeli karar, terörle mücadele yasasını ezip geçti" diyor manşetinde.

Sol eğilimli Guardian da haberine şöyle başlıyor:

"Bir Yüksek Mahkeme yargıcının dün akşam verdiği karar hükümetin terörle mücadele politikasının temellerinden birini yıktı..."

Buna karşılık her iki gazete de İçişleri Bakanı John Reid'in karara öfkeyle tepki gösterip gelecek ay temyiz mahkemesine itirazını sunacağını yazıyor.

Yüksek mahkemenin uygulanamayacağına karar verdiği, terörle mücadele gerekçeli "kontrol emri" adlı uygulamaya ilişkin gelişmeleri kısaca Guardian'ın haberinden aktaralım:

"Yargıç, terör zanlılarının 12 ay süreyle, günlük yaşamlarına çok ağır sınırlamalar getirilerek izlenmesini sağlayan 'kontrol emri' sisteminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin beşinci maddesine aykırı olduğuna karar verdi.

"Temyiz mahkemesi de bu kararı desteklerse, hükümetin bundan böyle açıkça mahkeme önüne çıkarıp suçlayamayacağı kişileri gözetim altında tutma yetkisi son bulmuş olacak.

"Yargıç Sullivan, haklarında yeterli delil bulunamadığı için yargılanamayan kişileri, evlerinde günde 18 saate kadar kapalı tutan, bilgisayar ve cep telefonu kullanmalarını yasaklayan, bedenlerine elektronik izleme aygıtları yerleştiren ve kendileriyle görüşmek isteyenlerin, fotoğraflı bir başvuruyla izin istemelerini şart koşan İçişleri Bakanı'nın yasadışı davrandığını söyledi.

"Şu anda İngiltere'de 14 kişi kontrol emri uygulamasıyla izleniyor."

Independent gazetesi ise bugün manşetiyle ilk dört sayfasının tamamını yine hak ve özgürlüklerle ilgili bir tartışmaya ayırmış.

"Dikkat: Bu gazeteyi okuduğunuz takdirde, hükümetin terörle mücadele yasası çerçevesinde gözaltına alınabilirsiniz!"

Independent, siyah zemin üzerinde bir tehlike işaretiyle birlikte, neredeyse birinci sayfasının tamamını kaplayan bu manşeti, alttaki şu satırlarla açıklıyor:

"Polis, dün savaş karşıtı gösterici Steve Jago'yu, 'Ciddi Örgütlü Suç'larla ilgili 2005 tarihli yasayı gerekçe göstererek gözaltına aldı. Suçu ne mi?

"Geçen ay, elinde George Orwell'in bir sözü yazılı döviz ve koltuğunun altında Vanity Fair adlı dergide yayımlanan bir makale bulunduğu halde parlamento yakınlarında dolaşmak.

"Makalenin başlığı, 'Blair'in İngilteresi, Büyük Birader ülkesi' idi. Ve haklı da çıktı. Çünkü polis, makalenin içeriğinin, Steve Jago'nun suç işlemeye niyetli olduğunun kanıtı olduğuna karar verdi. Makale gerçekten fitne mi içeriyor?

"Yoksa özgürlüklerimiz, yeni yasalardan gücünü alan düşünce polisinin saldırılarıyla mı karşı karşıya? İşte makale.."

Independent bu giriş ardından, "İşte gözaltına alınmanıza yol açabilecek makale" başlığıyla Henry Porter imzalı "hak ve özgürlüklerimize yönelik dokuz yıllık bir saldırının dökümü" diye tanımladığı yazıyı sunuyor.

'Kolektif cezalandırma'

Dış kaynaklı konular arasında da İsrail ile Filistinliler arasında bir İsrail askerinin kaçırılması ve İsrail ordusunun Gazze'ye girişiyle yaşanan son gerginlik öne çıkmış.

Gelişmeler, bir çok gazetenin başyazılarında ele alınmış. İsrail'in Gazze'ye girişini haber sayfalarında "kolektif cezalandırma" diye tanımlayan Independent, "İsrail, rehine asker krizine gösterdiği aşırı tepkiyle Filistin tarafını barışa ortak olarak görmediğini ortaya koymakla kalmıyor, böyle bir ortak istemediğini de belli ediyor." diyor.

Times'a göre ise sınavda olan İsrail değil Hamas. Gazete, "Onbaşı Şalit'i kaderi Hamas'ın siyasi diyalog konusunda ciddi olup olmadığının da ölçütü olacak" diyor.

Daily Telegraph, "İsrail'in kaçırılan askerini kurtarmak istemesi doğal ama Gazze'nin işgali, kimsenin işine yaramaz" yorumunu yapıyor.

Guardian ise tam da gerginliklerin tırmandığı bir ortamda, aslında barış şansının epey arttığını yazmış:

"Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın Hamas'la vardığı anlaşma sayesinde en azından kağıt üzerinde barış görüşmeleri şansı artmış görünüyor.

"Bu anlaşma, İsrail ile pazarlık yapma yetkisine sahip bir Filistin Birlik hükümeti oluşturulmasının yolunu açtı. Hamas'ın İsrail devletini tanıyıp tanımadığı tartışması devam ededursun, biz, 'Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz' görüşündeyiz.

"Şiddetin son bulması ve İsrail'in üstü örtülü bir şekilde tanınması bizce görüşmeler için sağlam bir başlangıç zemini oluşturur. Kamuoyu yoklamaları, zaten, Hamas'ı iktidara getiren Filistin halkının çoğunluğunun, İsrail ile pazarlıktan yana olduğunu gösteriyor.

"Ama silahlar susmadan ve saldırı, misilleme, intikam döngüsü kırılmadan masaya oturulamıyacağı açık."

'Kriz yayılabilir'

Türkiye'de faizlerin yeniden yükseltildiği Independent'ta duyurulmuş.

Gazete, Merkez Bankası'nın, Türk Lirası'nın değer kaybını durdurmakta zorlandığını yazıyor ve bu başarılamazsa, piyasa uzmanlarına göre, döviz piyasalarını saracak ciddi bir krizin, Türkiye'den başlayarak Hindistan'dan Polonya'ya bir çok ülkeyi içine alabileceğini yazıyor.

Financial Times ise Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın dünkü bir konuşmasında, piyasa krizi korkularının yersiz olduğu şeklindeki sözlerini aktarmış.

Liderlerin tutkuları

Son olarak, "dünya liderlerinin gizli tutkuları"... Independent gazetesinden seçtiğimiz bir haber:

"Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi Japonya'nın lideri bir Elvis fanatiği. Başbakan Junichiro Koizumi 2001 yılında, aynı günde doğduğu Presley'in şarkılarından derlediği bir albümü, kapağında kendi fotoğrafıyla piyasaya sunmuştu.

"Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın en sevdiği içkinin Meksika birası olduğunu tahmin etmek zor. Chirac, Meksika birası eşliğinde Japon sporu sumo güreşi seyretmekten büyük zevk alıyor. 'Politikacı olmasaydım Sumo güreşçisi olmak isterdim' demiş bir mülakatında..

"Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'i gençliğinde orduya katılmaya iten aslında beyzbol tutkusu. Silvio Berlusconi ise koltuğunu kaybettikten sonra eski tutkusu müziğe dönebileceğini söylüyor.

"Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong İl sinema hastası. Onbini aşkın filmden oluşan bir koleksiyonu var ve Liz Taylor hayranı.

"Güney Afrika Cumhurbaşkanı Thabo Mbeki tam bir internet hastası ve tabi Irak'ın devrik Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'in edebiyat tutkusu biliniyor. 2002 yılında takma isimle yayımladığı Zebibe ve Kral adlı kitabı Irak okullarında müfredata girmişti."

İlgili haberler
28 Haziran 2006 Basın Özeti
28 Haziran, 2006 | Basın Özeti
27 Haziran 2006 Basın Özeti
27 Haziran, 2006 | Basın Özeti
26 Haziran 2006 Basın Özeti
26 Haziran, 2006 | Basın Özeti
25 Haziran 2006 Basın Özeti
25 Haziran, 2006 | Basın Özeti
23 Haziran 2006 Basın Özeti
23 Haziran, 2006 | Basın Özeti
22 Haziran 2006 Basın Özeti
22 Haziran, 2006 | Basın Özeti
21 Haziran 2006 Basın Özeti
21 Haziran, 2006 | Basın Özeti
20 Haziran 2006 Basın Özeti
20 Haziran, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik