|
2 Haziran 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Almanya'nın, İran'a nükleer programı konusunda sunulacak paket konusunda anlaşmaları, bugün basının başlıca ilgi gösterdiği konulardan biri.
Independent gazetesi, paket hakkında basına sızan şu bilgileri aktarıyor okuyucularına; "Öyle anlaşılıyor ki Viyana'da üzerinde uzlaşılan pakette, İran'ın kendisinin uranyum zenginleştirmeye ihtiyacı kalmaması amacıyla hafif su reaktörüne sahip olması ve dışarıdan atom yakıtı tedariğinin garanti edilmesi gibi teklifler yapılıyor. Yaptırımlar arasında ise ekonomik bazı tedbirler alınmasından önce, İranlı yetkililere vize yasakları uygulanması ve banka hesaplarının dondurulması gibi önlemler öngörülüyor." İran'ın Amerika'dan gelen; 'görüşmeye hazırız' teklifine ne yanıt vereceği bugün de basında tartışılıyor. Financial Times gazetesi, Washington'un adımı ardından İran üzerindeki baskının arttığını yazarken, Guardian gazetesi de başyazılarından birini bu konuya ayırıyor; "George Bush, İran'la nükleer programı hakkında doğrudan görüşmeye razı olarak nihayet doğru adımı attı. Ahmedinecad ve yardımcılarının ne olmasını istedikleri hakkında dikkatlice düşünmeleri gerekiyor. "Hava saldırısı ya da rejim değişikliği söylemleri en azından şimdilik yerini çok taraflı diplomasiye bıraktı. Amerika'nın adımı büyük pazarlıktan ziyade taktik bir dönüşüm olarak sunulsa da, İran'ın uzlaşmaz bir tutumu BM Güvenlik Konseyi'nde daha büyük bir tepkiyle karşılanacaktır." Guardian yazarı Jonathan Steele'in görüşleri ise özetle şöyle; "Tahran Avrupa'yla saldırmazlık anlaşması yapmak istemiyor. Böyle bir anlaşmayı, kendisini gerek askeri saldırıyla, gerekse rejim değişikliğini dışarıdan destekleyecek programlara kaynak aktarmakla tehdit eden tek ülke ile - ABD ile yapmak istiyor. "ABD faktörü olmaksızın da Körfez'deki istikrarsızlık İran'ı endişelendiriyor. Irak'ta iç savaş çıkması, Türkiye'nin ve Irak'ın Arap komşularının müdahalesi İran için bir felaket olur. Eğer Amerika Irak'tan çekilmek istiyorsa, bunun için de İran'la dialog kurulmasına ihtiyacı var. Amerikalılara koşulsuz görüşmelerde bulunma çağrısı yapılmalı." ABD askerlerine ahlak kursu Irak'taki son gelişmeler her zaman olduğu gibi bugün de İngiltere basınında yer buluyor. Hadisa'da Amerikan askerlerinin 24 sivili kasten öldürdüğü iddialarını soruşturan Amerikan ordusunun, bozulan imajını düzeltme çabaları hakkında Times'ın haberinde şu ifadeler yer alıyor; "Amerikan ordusu, Irak'taki 150 bin koalisyon gücü askerinin savaş alanında izlenmesi gereken ahlaki değerler ve etik kurallarla ilgili hızlandırılmış bir kurstan geçirilmesi talimatı verdi. Eğitimin slayt gösterisi eşliğinde yapılacağı belirtildi." Michael Moore'a tazminat davası Guardian'da yer alan bir habere göre, savaş karşıtı Fahrenheit 9/11 filminde görüntülerine yer verilen bir savaş gazisi, filmin yönetmeni Michael Moore aleyhinde dava açıyor. Haber özetle şöyle; "Filmin en vurucu anlarından biri; bir helikopterin infilak etmesi sonucu kollarını kaybeden genç bir Amerikan askeri Çavuş Peter Damon, kendisini mengeneye sıkışmış gibi hissettiğini söylüyor. "Hemen ardından Demokrat bir siyasetçi; "Hiçbir gaziyi yüzüstü bırakmadıklarını söylüyorlar ama hepsini yüzüstü bırakıyorlar" derken görülüyor. "Çavuş Damon şimdi, görüntülerinin izni olmaksızın kaydedildiğini, Moore'la ya da filmin yapım ekibinden kimseyle tanışmadığını söyleyerek, 'itibarının zedelendiği, duygusal bozukluk yaşadığı, utanç duyduğu ve kişisel olarak aşağılandığı' gerekçesiyle 75 milyon dolar tazminat istiyor." Times'ın öngörüsü Times gazetesinde yer alan bir habere göre Avrupa'da özgürlük çağrıları kıta haritasını çok karmaşık bir hale getiriyor. Üç ayrı haritanın eşlik ettiği haberde, haritalardan birinde 2020 yılına dek özgürlüklerini ilan etmesi muhtemel bazı bölgeler resmediliyor. Bu bölgelerden birinin Kürdistan olacağı ileri sürülüyor ve bölge Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunu da içine alan bir şekilde haritada yer buluyor. Haberde ise şu ifadeler kullanılıyor; "İspanya'nın Basklarından, Türkiye'nin Kürtlerine kadar kendi ülkelerine sahip olmayı arzulayan birçok azınlık var. Karadağ örneği, Avrupa'nın unutulmuş köşelerinde kalan bölgelerin de bir gün bir devlete dönüşebilecekleri yönündeki umutları arttırdı." Türkiye'nin jeopolitik gücü Economist dergisinin bu haftaki sayısında Türkiye'yle ilgili çıkan bir yazıda Bakü'den Ceyhan'a ilk petrol akışının bu hafta gerçekleştiği hatırlatılıyor ve şu yorumlarda bulunuluyor; "Bu, Amerika'nın dünyanın bu bölgesinde kazandığı nadir zaferlerden biriydi. Türkiye'nin doğu ile batı arasında bir enerji hattı olma rolünü perçinlerken, Rusya'nın güneydeki eski Sovyet cumhuriyetlerinden yapılan doğalgaz ve petrol ihracatı üzerindeki kontrolünü de zayıflattı. "Projenin tamamlanması küresel enerjinin güvenliği konusunda kaygıların arttığı bir sırada Türkiye'nin jeopolitik pazarlık gücünü kuvvetlendirecektir." Türkiye'de piyasalar Economist'te yine Türkiye'yle ilgili kaleme alınan bir diğer yorumda ise şu görüşler dile getiriliyor; "Türkiye; yatırımcıların riskli görünen tahvil ve hisse alımlarından çekilmeye başladıkları 11 Mart'tan bu yana, gelişmekte olan piyasalar arasında en fazla darbe alanlardan biri oldu. "Ama en azından kimse, Türkiye'nin 2001 yılında ekonominin yüzde yedi küçüldüğü duruma yakın bile olduğunu düşünmüyor. Yabancı yatırımcıları en fazla kaygılandıran konulardan biri, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde artan siyasi istikrarsızlık. "Kıbrıs üzerindeki olası bir anlaşmazlık da Avrupa Birliği'yle görüşmeleri rayından çıkarabilir. Brüksel, ekonomik reformun hızını kaybettiğini düşünüyor. Bu açıdan belki de sürpriz olarak görülebilecek şey, yatırımcıların bu kadar uzun süre ümitlerini yitirmemiş olmasıydı." Kadın giyiminde meydan savaşı Guardian'da yer alan bir haberdeyse, Türkiye'de kadın giyiminde laik ve İslamcı kesim arasında meydan savaşı sürdüğü görüşü dile getiriliyor. Haberden bazı ayrıntılar şöyle; "İslami şıklığın boyutlarını belirleyen Tekbir Giyim'in kurucusu Mustafa Karaduman, tasarımlarını müşterilerine yetiştiremiyor. 'Allah'ın Terzisi' diye anılmaya başlanan Karaduman; 'Allah'ın emirleriyle uyum içinde çalışıyoruz' diyor; 'Allah'ın ve Muhammed'in emirleri eşlerinizin ve kızlarınızın üzerlerini sokağa çıkmadan önce örtmeniz yolundadır' diye ekliyor. "İslamcı mayolar satan ancak bunları üretmeyen Karaduman, buna gerekçe olarak da 'Eğer üretimini yaparsak günahkâr olmamızdan korkuyorum' şeklinde konuşuyor." Che sergisi Adams'a yasak Guardian'da yer alan bir diğer habere göre, İngiltere'de açılan bir Che Guevara sergisini Sinn Fein lideri Gerry Adams'ın gezmesine izin verilmiyor. "Bu çelişkiyi Che Guevara'nın kendisi muhtemelen eğlenceli bulurdu. Gelecek hafta açılacak olan Che Guevara sergisine katılacak davetliler listesinden Sinn Fein lideri Gerry Adams'ın ismi, 'uygunsuz' kaçacağı gerekçesiyle çıkarıldı. Serginin küratörü ise karara tepkili ve 'Eğer Che hayatta olsaydı, kendisinin de sergiye katılması engellenecek miydi?' diye soruyor." | İlgili haberler 1 Haziran 2006 Basın Özeti01 Haziran, 2006 | Basın Özeti 31 Mayıs 2006 Basın Özeti31 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 30 Mayıs 2006 Basın Özeti30 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 29 Mayıs 2006 Basın Özeti29 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 28 Mayıs 2006 Basın Özeti28 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 26 Mayıs 2006 Basın Özeti26 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 25 Mayıs 2006 Basın Özeti25 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 24 Mayıs 2006 Basın Özeti24 Mayıs, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||