|
26 Mart 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz Pazar gazetelerinde, Irak'ta kaçırıldıktan sonra 119 gün rehin tutulan ve hafta içinde serbest bırakıldıktan sonra dün İngiltere'ye dönen yardım görevlisi Norman Kember'la ilgili haberler ve tartışmalar öne çıkıyor.
74 yaşındaki yardım görevlisinin, İngiltere'ye dönüşü ardından yaptığı açıklamaların siyasî içerikli olması ve düzenlenen operasyonla kendisini kurtaran özel birlik askerlerine "yarım ağızla" teşekkür etmesi gazetelerin öne çıkardığı konu. Sunday Telegraph gazetesi, konuyla ilgili yorum yazısına "Bencil idealist" başlığını atmış. Kember'ın kurtarılmasının üzerinden günler geçmesine rağmen, Irak'taki operasyonu düzenleyen SAS askerlerine ancak dün Londra'ya gelişinde teşekkür etmesini eleştiren Sunday Telegraph, "Bu en azından nezaket kuralları gereğidir" diye yazıyor. Gazete Kember'ın, istihbarat görevlileriyle işbirliği yapmayı reddettiğini, oysa rehin tutulduğu süre içinde yaşadıklarının, askerî yetkililer için önemli bir bilgi kaynağı olabileceğini belirtiyor ve "Bu tutumu anlamak ve affetmek kolay değil" yorumunu yapıyor. "23 Iraklı sivilin katili Amerikan askerleri mi?" Bu Independent on Sunday gazetesinin, Amerikan askerlerine yöneltilen suçlamalarla ilgili özel haberinin başlığı. Gazetenin yazarı Raymond Whitaker'ın haberinde, Amerikan askerlerinin silahsız Iraklı sivilleri öldürdükten sonra bu kişilerin düşman savaşçıları olduklarını iddia etmelerinin Amerikalı askerî müfettişler tarafından incelemeye alındığını yazıyor. Whitaker, Amerikalı yetkililerin, Hadita'da geçen Kasım ayında 15 kişinin, iddia edildiği gibi bir bombayla değil Amerikan askerleri tarafından öldürüldüğünü kabul ettiklerini de vurguluyor. Ordu yetkililerinin, kendilerine sunulan kanıtlar ışığında yeni bir soruşturma açtıklarını belirten gazete, pijama ve gecelikleri içindeki yedisi kadın, üçü çocuk toplam 15 kişinin askerlerin öfkesi sonucu öldürüldüklerinin kanıtlanması durumunda bunun Irak'ın işgalinden bu yana savunmasız sivillerin ölümüyle sonuçlanan en büyük olay olacağını belirtiyor. Ordu yetkililerinin, 19 Kasım günü öldürülen diğer sekiz kişinin de direnişçi olduğunu iddia ettiklerini belirten Independent on Sunday yazarı, tanık ifadelerinin ve amatör kameralarla belirlenen görüntülerin bu iddiaları yalanlar nitelikte olduğunu savunuyor. Sunday Telegraph gazetesi, uzun süren pazarlıkların ardından Afganistan-Pakistan sınırında bir köyde görüştüğü Taleban lideri Molla Razayar Nurzai ile yaptığı mülakatı aktarıyor okurlarına. Gazetenin haberine göre, Nurzai, gelecek ay Afganistan'a sevkedilecek İngiliz askerlerini büyük bir sabırsızlıkla beklediklerini, askerlerin konuşlanacağı Helmand'ı onlara mezar yapmak için 600 intihar bombacısının hazır beklediğini söyledi. Gazete, 48 yaşındaki Molla Nurzai'nin, yakalanacak her Batılı için iki bin dolar ödül koyduklarını söylediğini belirtiyor ve bunun, Afganistan'da da Irak'takilere benzer adam kaçırma eylemlerinin artmasının başlangıcı olabileceğini yazıyor. Sunday Telegraph, küçük bir kulübede görüştükleri, çevresi silahlı korumalarla sarılmış Molla Nurzai'nin şu sözlerini aktarıyor: "Taleban'ın halk içindeki desteğini kaybettiği doğru değil. Gençler savaşmak için sıraya giriyorlar. Kadınlar çocuklarını bize getiriyor. Satıp silah almamız için mücevherlerini veriyorlar. Burada büyük desteğimiz var. Bu destek İngiliz askerlerinin Londra'da buldukları destekten daha fazla." Observer gazetesi Yunanlılar arasında giderek yayıldığı düşünülen bir fobiyle ilgili ayrıntıları yayınlıyor. Gazete, uzmanlar tarafından "korku korkusu" olarak tanımlanan bu fobinin, ülkenin en büyük cep telefonu şirketi olan Vodafone'da, kullanıcıların konuşmalarının dinlenmesi için yerleştirilmiş aygıtların ortaya çıkarılmasının ardından gündeme geldiğini yazıyor. Habere göre, özel telefon konuşmalarının patronları ya da eşleri tarafından dinleniyor olabileceğinden endişe eden Yunanlılar tıbbî yardım alma yolunu tercih ediyorlar. Uzman psikiyatrlar, telefonlarının dinlendiğinden endişe eden kişilerin huzursuzluk, uyku bozukluğu, gerginlik gibi diğer fobilerde de karşılaşılan belirtiler gösterdiğini vurguluyorlar. Bu, Yunanistan'daki siyasetçilerin ve üst düzey askerî yetkililerin telefonlarının kimliği belirsiz kişilerce dinlendiğinin ortaya çıkmasıyla başlayan skandaldaki son gelişme olarak değerlendiriliyor. Observer, Yunanlılar'ın yüzde 65'inin bu skandaldan Başbakan Kostas Karamanlis'i sorumlu tuttuğunu, hükümetin erken seçime gitmek zorunda kalabileceğini yazıyor. | İlgili haberler 23 Mart 2006 Basın Özeti23 Mart, 2006 | Basın Özeti 22 Mart 2006 Basın Özeti22 Mart, 2006 | Basın Özeti 21 Mart 2006 Basın Özeti21 Mart, 2006 | Basın Özeti 20 Mart 2006 Basın Özeti20 Mart, 2006 | Basın Özeti 19 Mart 2006 Basın Özeti19 Mart, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||