|
22 Mart 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde, İşçi Partisi'nin aldığı gizli kredi skandalına ilişkin haberler ve yorumlar bu sabah da ön planda.
Muhafazakarlardan yana yaklaşımıyla tanınan Daily Telegraph gazetesi, Scotland Yard olarak anılan Londra Emniyet Teşkilatı'nın iddialara ilişkin soruşturmasını manşete taşımış. Blair hükümeti, kredi sağlayan bazı zengin işadamlarını Lordlar Kamarası üyesi yapmakla suçlanıyor. Daily Telegraph, toplam 14 milyon sterlini bulan tutarda kredi veren 12 işadamından en az beşinin, geri ödeme beklentisi içinde olduğunu aktarıyor okuyucularına. Gazetenin iç sayfalarındaki yorumda şöyle deniyor: "Skandal yüzünden Tony Blair, modern bir İngiliz başbakanından beklenmeyecek bir güçlük içinde buldu kendini." "Bu karma-karışık anlaşmalar, geride epey kir ve pas bırakmış görünüyor. Bütün bunların başbakanlık makamı üzerindeki zararıysa çok büyük oldu. " Independent gazetesi ise manşette, Blair'in fotoğrafı etrafında 'İşçi Partisi'nin neden 14 milyon sterline ihtiyacı oldu, krediler ileride bağışa çevrilebilir mi, bu krediler geri ödenecek mi?' gibi sorulara, hemen arka sayfasında da yanıtlarına yer vermiş. Independent editörlerinden Gary Parkinson'ın yorumu şöyle: İşçi Partisi, gizli bir mali yaşam destek ünitesine bağlı durumda. Kar zarar hesapları, İşçi Partisi'nin 2004'de, daha önceki yıla nazaran yaklaşık 3 milyon sterlin daha fazla harcadığını gösteriyor. Partinin net serveti, limitinin 11 milyon sterlin üzerinde. Açıkça söylemek gerekirse, İşçi Partisi, mali hesaplarındaki sorunlar yüzünden birden fazla organında sorun olan bir hastadan farksız. Enerji mi ekonomi mi? Brüksel'de yarın başlayacak olan Avrupa Birliği zirvesinde ağırlıklı olarak enerji konularının gündeme gelmesi bekleniyor ama, üye ülkelerin ekonomik tutumları dikkat çeken bir tartışma konusu. Times yazarlarından Anthony Browne zirve öncesinde Avrupa Komisyonu başkanı Jose Manuel Barroso, ekonomi açısından önemli görülen bir uyarıda bulunduğunu yazıyor. "Barroso, Avrupa başkentlerinde gezinen 'absürd' diye nitelediği ekonomik milliyetçiliğe son verilmesini istedi." "Diplomatlar, Anglo-Sakson serbest piyasa anlayışıyla Fransızların korumacı politikaları arasındaki çatışmanın, Avrupa'nın geleceğine ilişkin savaş cephelerinden biri olduğu görüşünde." Financial Times'ın satırlarında İngiltere, İtalya ve Hollanda'nın, zirvede korumacı politikaları kınayan ortak açıklamada bulunacakları belirtiliyor. Söz konusu girişim, "dönem başkanı Avusturya'nın iki günlük Avrupa Birliği zirvesinde bu konunun tartışılmasını önleme planlarını" bozacağı tehdidinde bulundu. Öte yandan, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin bu konuyu gelecek ayki genel seçimlere malzeme yapmaya çalıştığı görüşüne de dikkat çekildi. Gazze'de karne dönemi Independent gazetesinde İsrail'de genel seçimlere bir hafta kala, Arap partilerin, rakipleri ve seçimi boykota hazırlanan İslamcılar karşısında yerlerini korumak için epey çaba sarf edeceklerinden bahsediliyor. Bununla beraber, Guardian, İsrail seçimlerinden ziyade Gazze'de yaşanmakta olan gıda sıkıntısına yer vermiş. "İsrail'in son iki ayda pek çok defa Filistin'e un ve çeşitli gıda ürünlerinin nakliyatını kesmesi, Gazze Şeridi'nde karne uygulamasını getirdi. Kalan mallar tükenmeye yüz tutarken, fırınlar kapalı ve dükkanların rafları bomboş. Benzin fiyatları artmış durumda. "Birleşmiş Milletler'in Gazze'deki yardım operasyonlarını yürüten John Ging, Filistinlilerin her zaman hesaplı davranmaya alışık olduklarını ancak bu seferki durumun beklenmedik olduğunu söylüyor. "Ging'e göre, 1 Ocak'tan bu yana geçen zamanın yüzde 60'ında geçiş kapalıydı. Geçen yıl ise bu oran yüzde 18'di." "Bu arada İsrail, nakli kesmesinin ardında Filistinli militan örgüt Hamas'ın seçim zaferinin yattığı iddialarını yalanlıyor." Dünya Su Günü BM'nin Dünya Su Günü nedeniyle yayınladığı rapora göre, büyük su şirketlerinin, özelleştirme planlarından duydukları şüpheler nedeniyle birer birer yoksul ülkelerden çekilmeleri, milyonlarca insanın daha uzun yıllar, temiz sudan mahrum kalması anlamına gelecek. Guardian gazetesi raporda, söz konusu şirketlere yerel yetkililer ya da hükümetlerle işbirliği içinde çalışmaları çağrısı yapıldığını aktarıyor. Ancak kâr hesabı yapmakla suçlanan şirketler, yeterli kazanç sağlayamadıklarını söyleyerek daha kârlı görünen Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarına yöneldiklerini belirtiyorlar. Independent gazetesi ise dünyadaki su krizinin, kitleler halinde yaşanan sıkıntıların en büyükleri arasında olduğuna dikkat çekiyor. İngiliz yardım kuruluşu Tearfund'ın raporu, hükümetlerin bu sıkıntıyı önlemekteki çabalarının yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Dünyada şu anda bir milyondan fazla insan temiz su sıkıntısı çekerken, iki buçuk milyondan fazlası, temel sağlık imkanlarından mahrum. Rapora bakılırsa, Birleşmiş Milletler'in 2015 itibariyle, bu rakamları yarıya indirme arzusuysa hayal olarak kalmaya yüz tutmuş durumda. 'Üç Fransızdan biri ırkçıyım diyor' Fransız Le Monde gazetesi, ülkede ırkçılığa ilişkin düzenlenen yeni bir araştırmanın sonuçlarını aktarıyor okuyucularına. Buna göre her üç Fransız'dan biri kendini ırkçı diye tanımlıyor. Le Monde'a göre, 2005'te, bir önceki yıla nazaran ırkçı saldırılarda yüzde 38'lik düşüş kaydedildi, ancak kendini "ırkçı" diye tanımlayanların sayısındaki yüzde 8'lik artış kaygı verici. İnsan Hakları Ulusal Danışma Komisyonu'nun raporuna bakılırsa, halkın yüzde 60'ı ırkçı eylemlerin açıklanabileceğine inanırken, yüzde 56'sı da ülkede çok fazla yabancı olduğunu düşünüyor. Almanya'da yayımlanan Berliner Zeitung gazetesi de araştırmanın halk arasında entegrasyon politikaları çöken siyasetçilere değil de azınlık ailelerin gençlerine yönelik ırkçı yaklaşımların arttığını ortaya koyduğu görüşünde. Gerçek aşkın vakti Guardian gazetesi, "Küpid'in oklarının gerçek aşkı vurması bir yıl alıyor" diye yazmış. İngiltere'deki Bath Üniversitesi'nden bilim adamlarına göre, bir ilişkide, ihtiras, mahremiyet ve bağlılık duygularıyla tanımlanan "eksiksiz aşk"ın gelişmesi için, tam bir yıl gerekiyor. Buna göre, eş bulma hizmeti veren bir internet sitesinden araştırmaya katılan 147 çiftin yüzde 61'in aşkı, bu kelimelerle tanımlıyor. Bu yönde görüşlerini dile getiren çiftler en az bir yıldır birlikte... | İlgili haberler 21 Mart 2006 Basın Özeti21 Mart, 2006 | Basın Özeti 20 Mart 2006 Basın Özeti20 Mart, 2006 | Basın Özeti 19 Mart 2006 Basın Özeti19 Mart, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||