|
17 Şubat 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa gazetelerinde bugün öne çıkan başlıklar: Ebu Gureyb'i yıkın çağrısı, 'Hizmet yönetmeliği Avrupa Birliği'ne ne getirir?' tartışması, İngiltere Müslüman Kardeşler'le ilişki kurma yolunda ve Kurtlar Vadisi-Irak'ın gişe rekoru...
Irak'taki Ebu Gureyb cezaevinde çekilen ve daha önce yayımlanmamış bazı fotoğrafların önceki gün televizyonlarda gösterilmesinin ardından, bugün de cezaevinde yaşanan işkence ve kötü muamele olaylarının tümünü yansıtan bir rapor basına sızdı. Rapor, Amerikan ordusunun kendi içinde yaptığı bir soruşturmanın sonuçlarını içeriyor. Ayrıntıları Guardian gazetesinin haberinden aktaralım: "Raporda, tutsaklara kötü muamele olaylarını yansıtan 1.325 fotoğraf ve 93 video kaydı; ölü Iraklı tutsaklarının görüntülerinin bulunduğu 546 fotoğrafın yanısıra; pornografi içerikli 660 resim ve cinsel ilişki taklidi yapan Amerikan askerlerinin 29 fotoğrafı bulunuyor. Tüm görüntüler 18 Ekim ile 30 Aralık 2003 tarihleri arasında kaydedilmiş. Bu aynı zamanda, Ebu Gureyb skandalının patlak verdiği tarih aralığı. Fotoğraflar arasında, gardiyanların Iraklı tutsakları köpeklerle tehdit ettiği, başları örtülü tutsakların mastürbasyon yapmaya zorlandıkları görüntüler de yer alıyor." Independent gazetesi ise, "Bu insanlık dışılığın anıtını yıkın" başlığını attığı başyazısında ise şu yorumda bulunuluyor: "Amerika'nın resmi tepkisi, Irak'ta bulunan Amerikan güçleri üzerine saldırıları kışkırtacağını belirterek fotoğrafların yayımlanmaması çağrısında bulunmaktı. Amerikan askerlerine bir tepki saldırısından endişe edilmesi anlaşılabilir ancak bu çağrının pek de gerçekçi olduğu söylenemez. Sonuçta, eğer bir suistimal yapılmış olmasaydı, Iraklılar'ın öfkesine yol açacak fotoğraflar da olmayacaktı ortada. Böyle bir olasılığa karşı tedbir alma sorumluluğu, orada bulunan konutanlar ya da Washington'daki siyasetçilerde değilse, kimdeydi peki?" Financial Times gazetesi de, Ebu Gureyb skandalı hakkındaki soruşturmanın bekleneni karşılamadığı, asıl sorumluların cezalandırılmadığı görüşünde. "Bağımsız bir soruşturma yürütülmedi ve kimseden gerçek anlamda hesap sorulmadı. İlk yayımlanan fotoğraflarda görülen iki er hapse atıldı ve üst düzey olmayan bir generalin rütbesi indirildi. Ancak sorumluluk emir-komuta zincirinin çok daha üstlerinde yatıyor. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve şimdi Adalet Bakanı olan Alberto Gonzales'in de bu olanlar hakkında hesap vermeleri gerekir." Almanya'da yayımlanan Sueddeutsche Zeitung da, yeni Ebu Gureyb fotoğraflarının ABD'nin terörle mücadele politikalarını gözden geçirmesi gerektiğine işaret ettiğini yazıyor. Fransa'nın Ebu Gureyb'i Fransız Liberation gazetesi ise kendi ülkelerinde de Ebu Gureyb'dekine benzer olayların yaşanıp yaşanmadığını sorguluyor. 1995 yılında Paris'teki bir dizi bombalı saldırıdan sorumlu tutularak tutuklanan Slimane Rahmouni'nin 'dövüldüğü ve kafasına plastik torbalar geçirilerek tehdit edildiği' şeklindeki iddialarına yer veren gazete şöyle yazıyor: "Fransız nezarethanelerindeki durum Ebu Gureyb cezaevindeki gibi mi? Bu iddilarda bulunan kişi ideal bir tanık olmayabilir ama bu söylediklerini geçersiz kılmaz. Tam tersine, suçlamaları hakkında daha da titiz olmamızı gerektirir. Bu tür iddialar teröristler tarafından kullanılan bir savunma taktiği olabilir. Ama yine de kapsamlı bir soruşturmaya ihtiyaç var. İşkence, hukuka dayalı bir devlerin temellerini öyle derinden sarsar ki, bir terör kampanyasının zirvesinde olunsa da demokrasi anlamını yitirmeden buna müsamaha gösteremez." İngiltere 'nin Müslüman Kardeşler adımı Guardian gazetesinde yer alan bir habere göre, İngiltere Mısır'da yasaklı olan muhalif örgüt Müslüman Kardeşler'le ilişki kurma hazırlığında... "Dışişleri Bakanlığı'ndan basına sızan 17 Ocak tarihli bir yazıda, dünyanın en eski İslamcı örgütü olan Müslüman Kardeşler'le temasın arttırılması tavsiyesinde bulunuluyor. Tavsiyenin Dışişleri Bakanı Jack Straw tarafından da kabul edildiği belirtiliyor. Yazıda, "Müslüman Kardeşler'le nasıl bir ilişkimiz olacağı hakkında yapılacak herhangi bir değişiklik, Mısır'la ikili ilişkilerimizin zarar görmemesi için çok dikkatli bir şekilde anlatılmalı." Haberde yer alan bir kutucukta, İslamcı örgüt ve partilerin iktidara geldiği ülkeler arasında Türkiye de sayılıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti için, "Türkiye'yi İslami bir devlete dönüştürmeye çalışmasından korkuluyordu. Ancak bu korku genel olarak yersiz çıkmış görünüyor" ifadeleri kullanılmış. Hizmet yönetmeliğine onay Hizmet yönetmeliğinin Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilmesiyle ilgili olarak Guardian gazetesi, "Tesisatçılar, kuaförler, mimarlar ve hatta müteahhitler yakında Avrupa Birliği'nde istedikleri yerde dükkan açabilecekler" diye yazıyor. Gazetenin başyazısında da şu yorumlar yapılıyor: "Şunu hatırlatmakta fayda var: Fransa, Almanya ve İtalya'nın en büyük rakipleri Polonya, Letonya ya da Slovakya değil; Çin, Hindistan, Brezilya ve Amerika'dır. 21'inci yüzyılın küresel ve rekabetçi pazarında, daha dinamik bir Avrupa yaratmaktan bahseden reformcu söylemler çok hoş. Bu uzlaşmanın ise bu hedefin gerçekleşmesine katkısı ise sadece çok sınırlı olacak." İspanya'da yayımlanan El Pais de yönetmeliğinin kabulünün olumlu bir adım olduğu görüşünde... "Ne kadar sulandırılmış olsa da, bu yönetmelik, hizmetler sektöründe korumacı sınırların gelecekte kaldırılması yönünde bir adım. Bu oylamanın ardından, Brüksel'in pazarın tamamen liberalleşmesiyle 600 bin yeni iş doğacağı beklentisi karşılanmayabilir. Ama entegrasyonu savunanlar için bir başarıdır bu." Frankfurter Allgemeine Zeitung ise yönetmeliğin 'yazıldığı kağıt kadar değeri olmadığı'nı yazıyor: "Rekabetçilik lehinde açık bir mesaj verme fikrinden geriye hiçbir şey kalmadı. Bunun yerine, AB'nin savunmada olduğu ve pazarın serbestleştirilmesini bir fırsattan ziyade tehdit olarak gördüğü mesajı verildi. Bu haliyle bu yönetmelik yarardan çok zarara yol açacaktır ve geri çekilmelidir." Kurtlar Vadisi-Irak'a ilgi büyük Times gazetesinde yer alan haberde şu ifadeler kullanılıyor. "Irak'taki kötü muameleleri gösteren Amerikan karşıtı bir film Türkiye'de gişe rekorları kırıyor. Kurtlar Vadisi-Irak, gösterime girdiği ilk 10 günde 2,5 milyondan fazla kişi tarafından seyredildi. Amerikalı kötü adamı canlandıran Billy Zane öldüğünde salonda alkış koptu. Amerikalı diplomatlar filmin bir anlam ifade etmediğini söylese de, yine Amerikan karşıtı çok satan bir kitap olan ve bir Türkiye-ABD savaşını konu alan Metal Fırtına'nın başarısını bu film de yakalayacak gibi görünüyor." | İlgili haberler 16 Şubat 2006 Basın Özeti16 Şubat, 2006 | Basın Özeti 15 Şubat 2006 Basın Özeti15 Şubat, 2006 | Basın Özeti 14 Şubat 2006 Basın Özeti14 Şubat, 2006 | Basın Özeti 13 Şubat 2006 Basın Özeti13 Şubat, 2006 | Basın Özeti 12 Şubat 2006 Basın Özeti12 Şubat, 2006 | Basın Özeti 10 Şubat 2006 Basın Özeti10 Şubat, 2006 | Basın Özeti 09 Şubat 2006 Basın Özeti09 Şubat, 2006 | Basın Özeti 8 Şubat 2006 Basın Özeti08 Şubat, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||