BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Ekim, 2005 - TSİ 08:08
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
18 Ekim 2005 Basın Özeti
Bugünkü Avrupa gazetelerinde en öne çıkan uluslararası konular, Saddam Hüseyin'in yargılanması, kuş gribinin Avrupa'nın eşiğini geçmiş olması ve Almanya'daki yeni kabine hazırlıkları.

İngiltere gazeteleri

İngiliz Guardian, "yüzyılın davası mı?" diye soruyor ve "Hayır, Iraklılar için değil" diye yanıtlıyor.

"Bir Felluceli "Saddam şimdi mazi oldu" diyor: "O tedavülden kalkmış bir para gibi, bir kıymeti kalmadı... Kürdistan'da ve Necef ve Basra gibi Şii kentlerinde ise, insanlar konu açıldığında davadan hoşnut olduklarına dair sözler sarfediyorlar, bazen onu sanık sandalyesinde gözlerinin önüne getirip gülümsüyorlar. Ama bu konu açılmadığında onların bahsettikleri konular iş, elektrik ve güvenlik yokluğu."

Independent'ta yazan Patrick Cockburn de davanın Iraklıları böldüğünü belirtiyor ve davayla ilgili daha pek çok belirsizlik olduğunu belirtiyor.

"Duruşmanın bu aşamasının ne kadar süreceği belirsiz. Muhtemelen ilk oturum ardından haftalarca ara verilecek. Oturumların ne ölçüde yayımlanacağı da netleşmedi. Yetkililer tanık kimliklerini gizlemek için yayınlarda yarım saat gecikme talep etti; batılı televizyoncular ise bunun duruşmayı sansürlemek için bahane olmasından şüpheli."

Times, davanın karmaşa içinde başlayacağı öngörüsünde bulunuyor.

Gazeteye göre başlıca savunma avukatlarının salonda olmayacağı ilk oturumda Iraklı avukat Halil Duleymi'nin ilk talebi de duruşmaya ara verilmesi olacak. Gazete şöyle devam ediyor:

"Savunmanın başlıca savı tamemen Iraklı yargıçlardan oluştuğu ve Amerikan idaresince kurulduğu için mahkemenin adil ve bağımsız olmadığı; bu nedenle de yargı yetkisi bulunmadığı. İkinci sav, Saddam Hüseyin'in devlet başkanı olarak dokunulmazlığının bulunduğu. "

Gazete güvenlik gerekçesiyle kimliği açıklanmayan yargıçların, geçtiğimiz aylarda İngiltere'de gizli eğitimlere alındığını da yazıyor. Habere göre 20 yargıç ile 23 savcı, Uluslararası Barolar Birliği'nce düzenlenen eğitimde ölüm cezası ve müebbet hapis istemi içeren bazı dava senayoları üzerinde çalıştı.

Eğtime yardım eden avukatlardan Stuart Alford, yargıçlardan hiçbirinin uluslararası hukuk deneyimi olmadığını söylüyor ama benzer mahkemelerdeki tüm yargıçların da benzer durumlarda olduğunu belirtiyor.

Fransa'da Liberation gazetesi "adalet gecikmiş intikam değildir" diyor başyazısında ve yarın Saddam Hüseyin'i yargılamaya başlayacak yargıçlara şöyle sesleniyor:

"Saddam Hüseyin kendisine yöneltilen iddialar karşısında suçsuzdur. En azından dava başlarken onu yargılayacakların, bunu böyle varsayması gerekir."

Liberation mahkemenin başka bir ülkede değil, Irak'ta yapılacak olmasını eleştirenlere de katılmıyor.

"Iraklılar bu acımasız diktatörlüğü ilk elden yaşadıkları ve mağduru oldukları için hakkındaki kararı vermek de bir Irak mahkemesine düşer. Ama bu oluşturulan kurumlar istikrara bile kavuşamadan alelacele yapılıyor. Bunun nedenleri de yasal değil siyasi. Irak'ı değil Washington'u ilgilendiren bir takvime itaat ediyorlar."

Orta Doğu'da yeni bölünmeler

Guardian'ın eski ve deneyimli Orta Doğu muhabiri David Hirst ise Irak anayasasını tartışıyor...

"Irak'taki paylaşım Orta Doğu'nun da yeniden bölüşülmesine yol açacak" diyor makalesinde ve bölgede etnik ve dini farklara dayanan bir kriz patlak vereceğini savunuyor. Suriye, İran Irak ve Türkiye'deki etnik dağılıma dikkat çeken Hirst'e göre, Irak'ta federalliğin getireceği değişimden en çok etkilenecek Suriye olacak:

"Suriye hem Kürt hem Şii boyutlarıyla Irak'tan yayılan akımlara en açık durumdaki ülke. Irak'taki Baas yönetiminin kendi yarattığı ani zaafından faydalanan Kürtler 1991'de kendi kaderlerini tayin yolunda ilk büyük hamleyi yapmıştı. Suriyeli Kürtler de şimdi kendi sorunlu Baas rejimlerinde benzer zaaflar seziyorlar.

Suriye kaosa sürüklenirse, pek çoğu kopup kuzey Irak'taki kardeşleriyle birleşmek isteyebilir. Eğer Arap ülkeleri mezhep temelinde yapılanırsa, Suriye yine bundan en fazla etkilenecek ülke olacaktır. Çünkü ufak bir azınlık olan Aleviler, 40 yılı aşkın süredir Sünni çoğunluk olan ülkeyi yönetiyorlar. Irak parçalanırsa, Suriye'de de Sünni çoğunluğun iktidara gelişi kaçınılmaz olabilir. "

Kuş gribi Avrupa eşiğini geçti

Kuş gribinin Yunanistan'ın Sakız Adası'nda da ortaya çıkması ardından Avrupalı bakanlar önlemleri tartışmak için yeniden toplanıyor.

İngiltere'den Financial Times, sağlıktan sorumlu komisyon üyesi Markus Kipriyanu'nun bugün Lüksemburg'daki toplantıda üyelerden nüfuslarının dörtte birine yetecek kadar ilaç stoklama talebini gündeme getireceğini, bu oranı ise üyelerin henüz hiç birinin yakalayamadığını belirtiyor.

Bulgaristan ve Hırvatistan'da da şüpheli vakalar inceleme altına alınırken Times ise, bugün İngiltere'de de yaban kuşlarından örnek alınıp tahlil edilmesine başlandığını yazıyor.

Fransa'da Le Monde ise, hastalığa karşı kullanılan Tamiflu ilacına odaklanıyor.

"İlaç sanayiinin ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin tarihinde ilk kez, ülkeler beklenen bulaşıcı bir hastalık karşısında, etkisi henüz gerçekten ortaya konulmamış olan bir ilacı müthiş şekilde stokluyor. Salgın tehdidi Tamiflu ilacına tıp aleminde eşi görülmemiş bir "gişe başarısı" getirdi."

Ancak Le Monde, böyle bir küresel sorun karşısında sadece bu ilacın faziletlerine bel bağlamanın çok akılcı olup olmadığını da sorguluyor.

"İlaç ve aşı üreticileri yeni bir grip salgınının ortaya çıkmasının yaratacağı tehdide hızla karşılık verme olanağına sahipler mi?" diye soruyor.

Slovenya'dan Delo, Hırvatistan'da da kuşların henüz bilinmeyen bir nedenle öldüğünü anımsatırken kötümser:

"Brüksel'deki yetkililer birlik üyelerine hazırlıklı olmalarını söylerken, biz kendimize 'en kötüsünü atlattık' telkini yapıyoruz. Ama salgın patlak verirse etkin önlemler için çok geç kalınmış olacak."

Times'ta yazan David Aaronovitch ise sorunun büyütüldüğü ve kaderci bir yaklaşımla değerlendirildiği kanısında.

"Oturup 'bir salgın aramızdan kaçını götürür' diye keyifle sohbet ederken milyonlarca kişinin şeker, sigara, egzersiz yapmama ve kötü beslenme sonucu erken öldüğünü ya da kendine bakamaz duruma geldiğini aklımızdan geçirmiyoruz. Grip salgını işin kolayı: Buna karşı sadece korkup aşı talep etmek yeterli. Başka şeyler içinse bizim bir şeyleri değiştirmemiz gerek. Aynaya bakıp kendimize "ölen kuğuları boşver, ölmekten korkuyorsan kilo ver" demek gerek."

Mandelson'a karşı ittifak

Avrupa Birliği bir yandan da adil ticaret koşulları hedefiyle yürütülen dünya ticaret görüşmelerinde ortak tavır arıyor. "Üyeler bölündü" diyen Financial Times, sorunu şöyle anlatıyor:

"Fransa'nın başını çektiği bazı ülkeler, ticaretten sorumlu İngiliz komisyon üyesi Peter Mandelson'ın tarım teşvikleri müzakerelerinde yetkisini aştığı kanısında. Oysa Mandelson'ın önerdiği teşvik indirimleri Dünya Ticaret Örgütü'nün pek çok üyesince çok az bulunmuştu."

"Bazı gözlemcilere göre," diyor gazete, "Paris Washington'un teşviklerde yüzde 70 indirim önerisi karşısında boş bulundu. Bu yüzden Amerika yeterli adım atmıyor savını bırakıp, Mandelson çok fazla şey veriyor savına geçti."

Financial Times'a göre Fransa'nın 13 imzalı uyarı mektubuna karşı Hollanda Danimarka, İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerse Mandelson'ın arkasında toplanıyor bugün Lüksemburg'daki görüşmelerde...

Merkel'in zorlu kabinesi

Almanya'nın yeni başbakanı Angela Merkel'in belirlediği yeni kabine üyeleri de Avrupa gazetelerinde geniş yer buluyor.

İngiltere'de Financial Times, "partideki başlıca rakiplerini kabineye atamak zorunda kalan Merkel'in otoritesi şüphe götürür durumda" yorumunu yapıyor.

"Merkel'in kabinede güvenebileceği sadece üç dostu var diyen" gazeteye göre "Sosyal Demokratlar, Merkel karşıtlarıyla el ele verip piyasa dostu reform planlarını engelleyebilir."

Alman gazeteleri de özelikle Merkel'in 2000 yılında parti liderliğinden devirdiği Wolfgang Schauble'yi içişleri bakanlığına getirmesine ve Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı'na atanan Horst Seehofer'e odaklanıyor.

Die Tageszeitung Seehofer'in Merkel ile taban tabana zıt olduğunu söylediği görüşlerine dikkat çekiyor ve "böyle dostlar varken kimin düşmana ihtiyacı olur ki?" diye soruyor.

Ancak gazete Merkel'in hafife alınmaması gerektiği kanısında:

"Aşağılanmaya göğüs germek, tek başına savaşmak ve rakipleri birbirine düşürmek söz konusu olduğunda Merkel diğer tüm siyasetçilerden daha becerikli" diyor.

Der Tagespiegel, "kabine toplantılarının çok renkli geçeceği kesin" derken, Romanya'dan Gandul'a göre iktidar kavgaları kapıda:

"Kendi partisince yeterince desteklenmeyen, müttefiki Hıristiyan Sosyalist Birlik Partisi'nden sert rekabet gören ve koalisyon ortağı Sosyal Demokratların güvensizlikle yaklaştığı Angela Merkel'in Almanya'nın ilk kadın başbakanı olarak işi çok zor olacak. Eğer bunca çok siyasetçi iç siyasi kavgalara girişecekse Berlin hâlâ Avrupa Birliği'nin lokomotifi olarak kalabilecek mi?"

İsrail'in yol haritası

Guardian, İsrail'in Orta Doğu yol haritasını sessiz sedasız ve hızla yeniden çizdiğini bunu da yeni inşaatlarla yaptığını yazıyor. Gazeteye göre, son iki haftada İsrail ordusu Batı Şeria'da yüzlerce hektar alana el koydu.

"Son aylara bakıldığında İsrail'in Batı Şeria'da Gazze'den çekilirken Filistinlilere bıraktığından çok daha fazla toprağa el koyduğu görülüyor. Sadece Temmuz ayında İsrail, Kudüs ile Maale Adumim arasında yaklaşık 60 kilometrekareye el koydu. Gazze'den çekildiği alan ise 49 kilometrekare. İsrail bu alanların denetimini hem kamulaştırma emirleri ile hem de Batı Şeria'daki duvarla toprakları çevirerek elde ediyor. Yerleşim İzleme Örgütü adlı kuruluştan Dror Etkes'e göre bu bir takas: Gazze Şeridi karşılığında yerleşimler, Filistin toprakları ve sınırları dayatma hakkı alınıyor. "

Beşiktaş'ta karışıklık

Times'ın spor ekindeki habelerden birisi Beşiktaş futbol takımı teknik direktörü Rıza Çalımbay'ın istifası hakkında.

Haberde kulübün 2003'ten bu yana karışıklık içinde olduğu ancak Çalımbay'ın görevden ayrılmasına 0-0'lık Kayserispor beraberliğinden sonraki protestoların yol açtığı belirtiliyor.

Gazete son dönemde Beşiktaş taraftarların hayalkırıklığının şiddete dönüştüğüne ve taraftarın başarı arayışının futboldan basketbol, voleybol ve diğer sahalara kaydığına ama buraya da şiddet bulaştığına dikkat çekiyor.

Tüm bu gelişmelerin Perşembe günü deplasman için İstanbul'a gidecek olan İngiliz takımı Bolton açısından iyi haber olduğunu da ekliyor Times...

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik