|
24 Ağustos 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de polisin 21 Temmuz'daki saldırı girişimiyle bağlantılı sanarak Brezilyalı bir genci yanlışlıkla vurması yine gündemin baş sıralarında.
Independent gazetesi Jean Charles de Menezes'i vuran polisler hakkında suç duyurusu yapılması ihtimaline dikkat çekiyor: "Polis memurları hakkında suç duyurusu yapılabileceği yolundaki açıklama, Polise Yönelik Şikayetler Komisyonu'nun avukatından geldi." "Richard Latham'a göre, komisyon raporunu Noel'den önce hazırlamak niyetinde. Ancak kimse aceleden yana değil." Muhafazakar görüşlü Daily Telegraph gazetesi ise "Tamam" diyor, "De Menezes'in başına gelenler, polisi yanıtlamak zorunda olduğu ciddi sorularla karşı karşıya bırakan bir trajedi ama şimdi herkes, bu trajediyi birilerini suçlamak için kullanıyor." "Baskı grupları ya da insan hakları örgütleri, Menezes'in kendi kavgaları için bir kapak yıldızı olduğu gerçeğinden ziyade, dış siyasetle ya da sivil haklarla ilgililer. Ne yazık ki bu durum ne Menezes'in ailesi ne de soruşturmanın yararına." "Menezes, 7 Temmuz'daki bombalı saldırılar ardından artırılan güvenlik önlemleri nedeniyle hayatını kaybetti. Asıl suç, Menezes'in ölümü Temmuz'daki saldırılarda ölen diğer insanlar için adalet arayışını baltalarsa, işlenmiş olacak." Eylemcilerin bilgi düzeyi Bu arada Guardian gazetesi üst düzey polis kaynaklarına dayandırdığı ve ilk sayfadan verdiği bir haberde, 7 Temmuz saldırılarını düzenleyen intihar eylemcilerinin, bombaları düğme benzeri bir ateşleyiciyle patlattıklarını duyuruluyor. Polise göre bu bulgu, eylemcilerin, bombaların patlayacağından haberdar olmadıkları savını çürütüyor. Ayrıca bu bulgu, eylemcilerin planlama ve teknik bilgilerine yönelik önemli ipuçları sağlıyor. Başlangıçta, dördü de İngiltere doğumlu intihar eylemcilerinin, bombaları Madrid saldırılarında olduğu gibi, cep telefonlarına bağladıkları düşünülmüştü. Jack Bauer Sendromu Guardian'ın yorum sayfalarında Jonathan Freedland'ın İngiltere'deki bombalama olayları ardından alevlenen terör yasalarını eleştiren bir makalesi göze çarpıyor, makalenin başlığı: "Jack Bauer Sendromu" Freedland'e göre İngiltere Başbakanı Tony Blair, terörle mücadele programını hazırlarken, -Türkiye'de de büyük ilgiyle izlenen- "24" adlı polisiye diziden esinlenmiş, "ama gerçek hayatta daha çok aklın gücü işliyor." "Dizinin kahramanı Jack Bauer, 24 saat içinde teröristlerin Los Angeles'i havaya uçurmasını önlemek zorundadır. Bu süre zarfında devamlı koltuklarımızda doğrulup Bauer'i bizi koruması için ne gerekiyorsa yapmaya çağırırız. Bir bölümde, Bauer kötü adamlardan birinin kafasını testereyle keser, hepimiz yaptığından memnun oluruz." "Bu kurmaca bir öykü ama belli ki Jack Bauer sendromu gerçek hayatta da yaşanıyor. Guardian ile ICM'in son anketine göre dörtte üçümüz, terörist saldırılardan korunmak amacıyla sivil haklarımızdan vazgeçmeye razıyız." "Hükümete göre eğer birinin terör suçu işleyeceğini düşünülüyor ama bu kişi harekete geçmiyorsa sorun değil, her adımını izleyebilmeliyiz, ne planlandığını anlayana dek 24 saat gözetim altında tutabilmeliyiz. Ama bu çok para mı demek? Sorun değil, gereken parayı kimlik kartlarından elde edebiliriz." "Blair'in nerdeyse tüm önerileri buna benziyor, görünüşte çekici ama yakından bakınca gereksiz. Adımlarımızı dikkatli atmamız gereken bir mayın tarlasındayız. Üstelik bu bir televizyon dizisi değil, gerçek hayatın ta kendisi ve çok daha tehlikeli." Büyük İsrail hayali İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmeyi tamamlaması üzerine çıkan tartışmalara yazar Amos Oz, Times gazetesine yazdığı bir makaleyle katılıyor. Amos Oz, Gazze'den çekilmenin, İsrail'in din ile devlet mücadelesinde bir ilk adım olduğu görüşünde. "Yerleşimciler, 'Büyük İsrail' hayali içindeler. Bu fantezide, işçi olarak gelmeleri dışında hiçbir Filistinliye yer yok. Hatta bu hayallerde bana, laik ve modern bir İsrail'e de yer yok. Biz laik İsrailliler, ortadan kaybolursak yerleşimciler bizi kardeşçe kucaklayacaklar. Yok, İsrail ile ilgili farklı görüşlerimizde ısrarlı olursak, o zaman vatan haini, Arap dostu hatta Nazi diyecekler bize." "Ama bizim de İsrail ile ilgili hayallerimiz var. Barış ve özgürlük içinde, hahamların değil, seçimle göreve gelmiş bir hükümetin yönetimi altında yaşamak istiyoruz. İsrail ile Filistin, 40 yıldan birbirine kelepçelenmiş gardiyanla mahkum gibi. Onca yıldan sonra ikisi de özgür değiller. İsrail, ancak ve ancak işgale son verip yerleşimleri kapattığında ve Filistin bağımsız bir devlet olduğunda özgür olacaktır." 'Doğu Avrupalı akını' Daily Telegraph gazetesi ise manşetten duyurduğu bir haberde, ülkeye Doğu Avrupa'dan göç akışının arttığına dikkat çekiyor: Geçen yıl, İngiltere'ye çalışmaya gelen Doğu Avrupalıların sayısının 250 bini buldu. "Bu, İçişleri Bakanlığı'nın tahminlerinin onbeş katı. Gelen işçilerin yarısı Polonyalı ve yirmili yaşlarında." diyor gazete. Milyarların analizi Türkiye'de "Kim beş yüz milyar ister?" adıyla yayınlanan yarışma dünyanın önde gelen ekonomi uzmanlarının dikkatini eğlence amaçlı olmaktan ziyade risk analizi niteliği açısından kendine bağlamışa benziyor. İngiliz profesörler, üç yıllarını, insanların kumar oynama isteğini daha iyi anlamak amacıyla yarışmanın ilk 11 bölümünü incelemekle geçirmişler. Uzmanlar, bu yarışmanın insanların kendilerini ne kadar riske attıklarını anlamak için mükemmel bir araç olduğunu söylüyorlar. Üstelik bu araştırmanın sonuçları, Londra Üniversite Koleji'nin saygı gören ekonomi konferanslarından birinde sunulacak. Uzmanların elde ettiklerini sonuçlardan biri oyunculardan üçte ikisinin önde oldukları sırada, kazandıkları parayla yarıştan çekildiklerini ortaya koyuyor. "İngilizler modası geçmiş şaraba yöneliyor" Independent gazetesinin bu başlıkla duyurduğu bir rapora göre, bir zamanlar, sıcak pubları ve biralarından pek mutlu olan İngilizler artık Fransızların bile modası geçmiş bulduğu şaraba meyletmeye başladı. Rapordaki verilere göre ülkede beyaz şarap satışı 1999 ile 2004 yılları arasında yüzde 23 oranında arttı. Aynı dönemde Fransa'daki satışlarda yüzde 4 düşüş kaydedilmiş. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||