BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Ağustos, 2005 - TSİ 09:06
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Ağustos 2005 Basın Özeti
İngiltere basınında haftasonu geniş yer bulan İngiltere Emniyet Müdürü Ian Blair'in açıklamaları, bu sabah bu kez hükümetin kendisine verdiği destekle gündeme yerleşiyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian gazetesinin manşeti : "Başbakanlık polis şefine arka çıktı"

Son günlerde polisin 21 Temmuz'da Londra'daki saldırı girişimi sonrası, intihar eylemcisi sanarak vurduğu Brezilyalı gencin ölümüne ilişkin soruşturmada gelinen aşamaydı Ian Blair'i açıklama yapmaya iten.

Emniyet müdürü, Jean Charles de Menezes'in vurulmasından geç haberdar olduğunu söyleyerek tartışmayı körüklemiş görünüyor.

Haberini Scotland Yard diye anılan Londra Emniyet Müdürlüğü'nden yetkili dedektiflere dayandıran Times gazetesi emniyet müdürlüğündeki yetkililerin, Ian Blair bu konuda bilgilendirilmeden saatler önce, yanlış kişinin vurulduğundan haberdar olduğunu yazıyor.

Scotland Yard dedektifleri, "neden haber verilmediğini kimse bilmiyor" diyerek Ian Blair'e bu bilginin çok daha önceden ulaştırılmış olması gerektiğine dikkat çekiyor.

De Menezes'in avukatları ise emniyet müdürünün, yeterli bilgi olmadan, de Menezes'i terörist ilan ettiğini, bunu kamuoyu önünde kabul etmesi ardından artık istifa etmesi gerektiğini söylüyor.

Başbakan yardımcısı ise" Bir karara varılmadan önce Polise Yönelik Şikayetler Komisyonu'nun yürüttüğü bağımsız soruşturmadan çıkacak sonuç beklenmeli" diye konuştu.

Avrupa basınında da Brezilyalı gencin ölümüne, son bilgiler ışığında daha geniş yer ayrılmış. Alman gazetesi Der Tagespiegel, bu olayın, "her yönüyle aydınlatılması gereken bir skandal" olduğu yorumunu yapıyor.

Gazete, Emniyet müdürü Ian Blair'in kendisine yönelik istifa çağrılarına rağmen, "teröristleri bulmaktan vazgeçmeyeceği" ifadelerini eleştiriyor.

"Başka deyişle, 27 yaşındaki gencin yaşamının kolayca harcandığını kabul etmeye hazır olmayan bu kişiler, yakın gelecekte meydana gelebilecek bir patlamadan da kısmen sorumlu olacaklar."

Avusturya'da yayımlanan Der Standard bu olayı "devletin terörizme karşı savaşta sivil hakları ihlal etmek için duyduğu totaliter arzu"ya örnek olarak gösteriyor.

Bu arada Independent gazetesi de Scotland Yard'ın, terörle mücadele operasyonları sürerken, Londra'daki silah fuarı için dört bin polis görevlendirilmesinden duyduğu öfkeye vermiş.

Habere göre, fuar vergi mükelleflerine dört milyon sterline mal oluyor.

İsyancıların gücü

Guardian, Irak'ın zor girilen kent ve kasabalarının tamamiyle isyancıların kontrolünde olduğunu belirttiği özel habere şu başlığı atmış:

"Şiddet yanlısı isyancılar Amerika'nın gözü önünde Sünni kalelerine hükmediyor"

Iraklıların yeni anayasa taslağını sunmaları için verilen mühletin bu geceyarısı dolması beklenirken, Guardian'ın ülkedeki son durumu yansıtan haberi özetle şöyle:

"Guardian için çalışan bir muhabirin yaptığı üç günlük gezi, Irak hükümeti ya da Amerikan yönetiminin itiraf etmediği bir gerçeği ortaya koydu. İslamcı gerillaların bölgede etkin oldukları biliniyordu, ancak ne ölçüde kontrolü ellerinde tuttukları, yeni ortaya çıktı."

"Kentin güvenliği, yönetimi ve iletişim kaynaklarını onlar tekellerinde tutuyor. Bağdat'tan üç saatlik yolculukla gelinen yer, minyatür bir Taleban devletini andırıyor."

"Bağdat'ta politikacı ve diplomatların kaldığı yeşil bölge içinde anayasa Irak'ta istikrarı sağlamak ve Sünnileri kazanmak. Haditha kasabasında ise anayasa çıkıp çıkmadığı önemsiz. Şimdilerde ajanlar köprüsü diye anılan Haklaniye'de casuslukla suçlanan kişilerin infazları şafak vakti gerçekleştiriliyor. Hatta aynı gün öğleden sonra, infazın video kaydı ve DVD'leri pazarda satılmaya başlanıyor."

Irak gerçeği

Daily Telegraph'a yazan Patrick Bishop ise "Bush Amerika'ya Irak ile ilgili gerçeği anlatmaya başlamalı" başlığını kullanmış makalesinde.

"Gallup'un yaptığı son kamuoyu yoklamasına göre halkın yüzde 57'si, Irak savaşının Amerika'yı teröre karşı daha korunaklı kılmadığına inanıyor. Bush, halkın desteğini kazanmak istiyorsa, gerçekleri anlatmaya başlamalı: İlk yapması gereken, Irak'a ilişkin hedeflerine asla ulaşamayacağını itiraf etmek."

"İkincisi Irak ordusunun ülkenin güvenliğinden tamamiyle sorumlu olmasına aylar var, Amerikan askerleri çekilene dek daha çok Amerikalı kanı akacak, daha çok gözyaşı dökülecek. Başkan, bunu da halkına söylemeli."

İlaç şirketine dava

Times, İngiltere'nin en fazla satılan anti-depresanlarından Seroxat'ın intihar riskini artırdığını öne çıkarıyor.

Gazete ülkede geçen yıl bu ilacın yaklaşık 2,5 milyon reçetede yer aldığını belirtirken, buna eşlik eden bir diğer haberde, bu kez Amerikan yapımı ağrı kesici Vioxx'un kalp krizlerine ve felçlere yol açma riskine dikkat çekiliyor.

Independent ise ilaç devlerinin bu ilacı nasıl pazarladığının ortaya çıktığını manşete çekmiş.

"Vioxx ilacı için kullanılan milyonlarca dolarlık pazarlama taktiklerine ilişkin tartışmalar, bir ilaç şirketine bugüne dek açılan en pahalı davayla sonuçlanabilir." diyen gazete en az 300 İngiliz'in, ilacın yan etkileri konusunda Merck firmasına Amerikan mahkemelerinde milyonlarca dolarlık dava açmaya hazırladığını belirtiyor.

Almanya seçimleri

Financial Times gazetesinde, Almanya'da Eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesinde iktidardaki Sosyal Demokratlar'ın, seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılan Hıristiyan Demokratlar'a yönelmeye başladığı yorumu yapılmış.

Sosyal Demokrat Parti'nin Başkanı Franz Müntefering, hafta sonu 18 Eylül'deki seçimleri kazanamazlarsa, Hıristiyan Demokratlar ile koalisyona gidebileceklerini söyledi.

Gazeteye göre bu açıklama Müntefering'in seçimlere dört hafta kala, kamuoyu yoklamalarında kazanamayacağı görüşü öne çıkan Schröder'le arasına mesafe koymaya başladığını gösteriyor.

Daha önce de Maliye Bakanı Hans Eichel benzer bir öneriyi gündeme getirmiş, Schröder ise koalisyonun söz konusu olmadığını savunarak, bakanlarının "gaf yaptığını" söylemişti.

Taş savaşı

Independent, İsviçre kültüründe büyük önemi olan yaklaşık 96 kilogramlık bir taşın ülkedeki Fransızca konuşan ayrılıkçılar tarafından çalındığını duyuruyor okuyucularına.

Adını İsviçre'nin en ünlü havaya taş fırlatma yarışmasının düzenlendiği yerden alan Unspunnenstein, Eylül ayındaki yarışma için getirildiği Interlaken kentinde bir otel odasından çalındı.

Olayın sorumluluğunu üstlenen ayrılıkçı örgüt, taşı bundan iki yüzyıl önce de çalmayı başarmıştı. Örgüt, Almanca konuşulan Bern bölgesinde kalmış bir bölümün, Fransızca konuşulan Jura eyaletine katılması gerektiğini savunuyor.

Aksan değişir mi?

Daily Telegraph'ın "Cockney'lerin lehçesi değişti" başlıklı haberine göre BBC'nin "Sesler" projesi için yapılan yeni bir araştırma, Londra'nın doğusunda yaşayan belli bir kesim insanın kullandığı Cockney aksanının, bölgeye göç eden Bangladeşlilerden etkilendiğini gösteriyor.

Genellikle, okul çağındaki gençlerin büyük bölümünün Bangladeşli olması bu durumda etkili. Bazılarına göre ölmekte olduğu düşünülen bu aksan, Bangladeşliler sayesinde yeniden doğuyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik