BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Ağustos, 2005 - TSİ 17:43
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
21 Ağustos 2005 Basın Özeti
Observer manşetinde 'polis Brezilyalının bombalı saldırı riski taşımadığını biliyordu' diyor...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Söz konusu Brezilyalı, Londra metrosunda polis tarafından öldürülen Jean Charles de Menezes. Londra'ya yönelik bombalı saldırılar polisi teyakkuza geçirmiş ve bir süredir İngiltere'de yaşayan bir Brezilyalı intihar saldırısı yapabileceği gerekçesiyle öldürülmüştü.

Olay ardından kamuoyuna sızan haberlerde bu Brezilyalının polisten kaçmaya çalıştığı, altında bomba saklayabilecek şekilde büyük bir palto giymiş olduğu, polisten kaçmak için metro girişindeki bilet turnikelerinin üzerinden atladığı ileri sürülüyordu. Ancak bu ayrıntıların tümüyle asılsız olduğu ortaya çıktı.

Şimdi gerek Brezilyalının ailesi gerekse İngiliz kamuoyunun ortak sorusu, 'peki tüm bunlar doğru değilse, polis Menezes'i neden öldürdü'...

Observer'ın haberi de bu sorunun yanıtını arıyor...

Gazeteye göre, Menezes'i evinden metroya kadar takip eden polis izleme ekibi kendisinin 'acil bir tehdit olduğunu' düşünmüyordu. Observer bu ekibin Brezilyalıyı gözaltına almak istediğini ancak kendilerine operasyonu silahlı özel time devretmelerinin emredildiğini ve bundan sonra Menezes'i öldürülmeyi gerektirecek kadar büyük bir risk olarak değerlendirildiğini yazıyor.

Gazetenin iç sayfasındaki özel haberde de, Londra Emniyet Müdürü Sir Ian Blair'in üzerindeki istifa baskısı ele alınıyor.

Observer, gerek polisin tümüyle masum bir insanı öldürmüş olmasının yarattığı tepki, gerekse de olaya ilişkin az önce özetlediğimiz asılsız haberlerin çok uzun süre kamuoyunda kalmasına göz yumulması nedeniyle Sir Ian Blair'in büyük baskı altında kaldığını yazıyor.

Gazete, öldürülen Brezilyalının kuzeninin şu çağrısını aktarıyor: 'ailem ve Londra halkı adına Ian Blair'in istifa etmesini istiyorum'. Gazete polis yetkilisinin bu çağrıya şu yanıtı verdiğini belirtiyor: 'iyi niyetle davranmadığım iddiasına karşı kendimi savunmak durumundayım'...

Gazze Şeridi'nde tahliye

Sunday Times 'buldozer Şaron kazandı ama önünde daha büyük kavgalar olabilir' diyor...

Gazze Şeridi'nde boşaltılan yahudi yerleşiml birimlerinin en büyüğü ve tahliyeye direnişin en güçlü olduğu Neve Dekalim'deki Sunday Times muhabiri, önce tahliye sırasında yaşananları anlatıyor.

Yerleşimcilerin tahliye operasyonunda görev alan güvenlik güçleri ile çatışmalarını, polis ve askere yönelik sözlü ve fiziki tacizlerini ve yaşanan duygusal anları aktaran muhabir, tüm bunlara karşın İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un bu hafta sonunu huzur içinde geçireceğini belirtiyor.

Nedeni ise İsrail'in en önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahranoth'un yaptırdığı kamuoyu araştırmasına göre halkın yüzde 59'unun tahliyeyi desteklemesi. Araştırmaya katılanların yüzde 89'u güvenlik güçlerinin tahliye operasyonunun başarılı biçimde yaptıklarını da düşünüyor.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var; Sunday Timez muhabirine göre, Başbakan Şaron'un partisi Likud'un bir çok üyesi artık kendisini bir hain olarak görüyor. Haberde aktarılan, Likud üyeleri arasında yapılan kamuoyu araştırmasına göre, tahliye kararını protesto için Maliye Bakanlığı görevinden geçtiğimiz hafta istifa eden Benyamin Netanyahu, liderlik yarışında Şaron'un yirmi puan önünde.

Irak'ta son durum

'Paramparça olan insanlar, çığlık çığlığa akrabalar - ölümün lunaparkında yeni bir hafta': Independent on Sunday'in Ortadoğu muhabiri Robert Fisk'in Irak konulu haberinin başlığı böyle...

Fisk'e göre, 'şimdi iki Bağdat var; birincisi Amerikalı ve Iraklı yetkililerin güvenlik içinde yaşadığı Yeşil Bölge, diğeri ise geri kalan herkesin yaşadığı tehlike bölgesi'.

Habere eşlik eden yedi fotoğrafta, geçen pazardan düne kadar, Irak'ta yaşanan şiddetin günbegün yansımaları sergileniyor: cenaze törenleri, protesto gösterileri, bombalı saldırı ardından camı çerçevesi parçalanmış bir restoran, en az kırk kişinin ölümüne neden olan patlamada kullanılan otomobilin enkazı, roket saldırısı ardından camları parçalanmış evinin önünde silahlı iki askerin arasında koltuk değneğiyle yürüyen yaşlı bir kadın...

Robert Fisk en tanınmış Batılı haber ajanslarından birinin ünlü bir oteldeki merkezine büyük güvenlik önlemleri arasında varışını da aktarıyor. Fisk'e göre, bu ünlü ajansın Amerikalı personeli Bağdat sokaklarına adımlarını bile atmıyor.

Sokaktan geçilen haberler için Arap gazeteciler kullanılıyor, Amerikalı gazeteciler ise ancak Amerikan askeri birimlerine katılmak suretiyle habere çıkıyor. Fisk, 'eski bir yazımda bu durumu otel gazeteciliği olarak nitelemiştim, aslında bu daha ziyade, hapisane gazeteciliği' diyor.

Independent on Sunday muhabiri, Bağdat halkının yoğun koruma altında on kilometre karelik bir kompleks olan Yeşil Bölge'nin geleceğini tartıştıklarını aktarıyor. Kimi Bağdatlılara göre burası gelecekte direnişçilerin karargahı olacak, kimilerine göre ise Irak parlamentosu...

Amerikan İmparatorluğu'nun sonu mu geliyor?

'Yüzyıl önce bizim başımıza geldiği gibi Amerikan imparatorluğunda da çatlaklar mı beliriyor'; çağdaş İngiliz tarihçilerinden A. N. Wilson, Sunday Telegraph'da yayınlanan makalesinde bu sorunun yanıtını arıyor.

'Tarih bizlere hiç bir gücün sonsuza dek hükmedemeyeceğini öğretiyor' saptamasıyla başlayan yazıda, Amerika Birleşik Devletleri'nin şu anda altedilemez bir güç gibi göründüğü ancak bu görüntüsünün altında, ölümcül sonuçları olabilecek çatlakların farkedilebileceği ileri sürülüyor.

Tarihçi Wilson yazısında, İngiliz İmparatorluğu'nun çözülme ve ardından dağılma sürecinden örnekler veriyor ve 1901 ile 1953 yıllarını kapsayan bu dönemde pek az kişinin, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluğun sonunda Avrupa'nın batı kıyısında irice bir adadan ibaret hale düşeceğini tahmin edebildiğini belirtiyor.

Sunday Telegraph'ta yayınlanan makaleye göre, İngiliz İmparatorluğu'nun çözülme süreci, ancak şimdi yani bu süreçten onlarca yıl sonra yapılan tarih çalışmalarında, adım adım işleyen bir mekanizma olarak kavranabiliyor. Yazar, şu anda benzeri bir süreci Amerika Birleşik Devletleri'nin yaşıyor olmasının net göstergeleri olmadığını, ancak belki bundan yüzyıl sonra da birilerinin, şu anda yaşadıklarımızı Amerikan imparatorluğunun adım adım çözülüşünün öyküsü olarak kavrayacağını kaydediyor.

Tarihçi yazara göre, kaçınılmaz gördüğü, Amerikan güçlerinin Bağdat'tan küçük düşmüş şekilde çekilmek zorunda kalması, bu tür bir çözülme sürecinin ilk adımı olabilir.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik