BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Temmuz, 2005 - TSİ 08:50
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Temmuz 2005 Basın Özeti
Londra'da dün iki hafta aradan sonra yaşanan ikinci bombalı saldırı tehdidi bütün gazetelerin haber ve yorumlarına damgasını vuruyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

İngiltere kamuoyu nezdinde yanıtı bulunmamış soruların yanıtlarını arıyor gazeteler.

Saldırı bu kez can kaybından ziyade kaos yaratmayı mı amaçlıyordu, yoksa fünyeler bombaları patlatamamış mıydı? Bu saldırının sorumlularının, iki hafta öncekilerle ne tür bir ilintisi vardı? Ve Londra artık sürekli bu şekilde mi yaşayacaktı?

"Londra'da iki hafta önceki gibi kentin doğu, batı, kuzey ve güneyinde, üç metro treni ve bir otobüs hedef alındı. Ama bombalar patlamadı. Dört başarısız intihar bombacısı kaçıyor."

Guardian'ın manşet haberinden satırlar.. Times ve Daily Telegraph da, ana haberlerinde bunun aslında iki hafta önceki eylemin benzeri olarak planlanmış, ama amacına ulaşamamış bir saldırı olduğu tezine ağırlık veriyorlar.

Daily Telegraph bir analiz yazısında ise "Kaç intihar bombacısı daha var?" sorusunu gündeme getiriyor.

Manşetinde olayları "Korku şehri" başlığıyla özetleyen Independent gazetesi de, en güçlü ihtimalin başarıya ulaşamayan intihar saldırıları olduğunda hemfikir.

Fakat, "kimdi bunlar peki" diye soruyor ve mümkün olan bir kaç senaryoyu gözden geçiriyor.

"1. 7 Temmuz saldırılarını yapanlarla ilişkili bir hücre büyük can kaybını hedefleyip başaramamış olabilir.

2. Yine 7 Temmuz bombacılarıyla ilişkili bir hücre, bu kez can kaybından ziyade panik yaratmayı hedeflemiş olabilir.

3. Bunlar başka bir radikal Müslüman grup olup, 7 Temmuz saldırılarını örnek almış olabilirler.

4. Ya da 7 Temmuz'u örnek alan ama İslamcı olmayan tamamen farklı amaçlı bir radikal grup sorumlu olabilir."

Financial Times ise, iki hafta arayla gerçekleşen saldırıların, İngiltere başkentinde turizm ve ekonominin diğer sektörlerini nasıl etkileyeceği üzerinde duruyor.

"Turizm yetkilileri dünkü olaylar ardından kaygılarını bildirirken, uzmanlar, Londra'nın toplu taşıma sistemini vuran saldırıların, bir ihtimal turizmi etkileyebileceğini ama bunun dışında ekonomi üzerinde önemli bir etki yaratmasının beklenmediğini söylüyorlar.

Fakat yine de bazı iktisatçılar, Londra'nın yeniden saldırıya uğramasının yaratacağı psikolojik etkiyi tahmin etmek için henüz çok erken olduğunu söylüyor. Güvensizlik hissi nedeniyle tüketimde bir düşüş meydana gelmesi ve bunun büyümeyi etkilemesi olasılığı kaygı yaratıyor. "

Bu noktada, bütün İngiliz gazeteleri, yapılması gereken şeyin, normal yaşamı mümkün olduğunca değiştirmeden sürdürmek olduğunda birleşiyor.

Times, Başbakan Tony Blair'in dün bu konuda doğru mesajı verdiği görüşünde.

"Londralılar ve bütün İngiltere vatandaşları, daha uzun bir süre uyanık olmayı sürdürmeli. Daha çok bomba korkuları yaşayacağız. Hem sabırlı hem dirençli olmak zorundayız.

Olaylar aşırı görüşlerin Müslüman gençlik içinde küçük bir grubu pençesine aldığını ve bunların denizaşırı ilişkilerle beslendiklerini açıkça gösteriyor. Şu anda en çok ihtiyacımız olan şey, sürekli, güvenilir bir istihbarat akışının kurumsallaştırılması bizce."

Bu arada, saldırıların heyecanıyla geçen bir gün ardından, gazeteler, İngiliz polisinin yeni yetkiler istediğini yazıyor. Guardian'ın satırlarından aktaralım.

"Polis yetkilileri dün akşam Başbakan Tony Blair'le yaptıkları görüşmede, terör tehdidiyle baş edebilmek için bir dizi yeni yetki istediler.

Bunlar arasında, terör saldırısı zanlılarının mahkeme önüne çıkarılmadan sorgulanması için, şu anda yasaların izin verdiği azami 14 günlük sürenin, üç aya kadar çıkarılması da var.

Polis, internet sitelerine karşı mücadele ve sitelerin kapatılması konusunda da geniş yetkiler istiyor. Ayrıca zanlıların bilgisayarlarının şifresini polise vermeyi reddetmesinin yasalarla suç kapsamına alınmasını talep ediyor. Polisin istek listesinde toplam 11 önlem var."

Guardian haberinde, istihbarat servisleri MI5 ve MI6'in de hükümetten, terörle mücadele stratejisinin tümüyle gözden geçirilmesini istediklerini de aktarıyor.

Güvenlik ve istihbarat yetkilileriyle Başbakan Tony Blair'in dün yaptığı toplantı öncesinde tartışma gündemine geleceği anlaşılan bir başka konu da, telefon dinleme yoluyla elde edilen kanıtların mahkemelere delil olarak sunulabilmesi önerisiydi.

Başbakan Blair önceki gün, kendisinin bu öneriyi desteklediğini ama istihbarat servislerinin görüşünü alacağını söylemişti.

Guardian toplantıda istihbarat servislerinin bu konuda olumlu görüş bildirdiklerini, tek anlaşmazlığın, teyplerin çözülmesinin masraflarını kimin karşılayacağı olduğunu yazmış.

Londra'ya yönelik dünkü saldırıların dışında bütün gazetelerin dikkatle ele aldığı bir konu Çin'in, sonunda parasının değerini yüzde 2.1 oranında artırıp, dolara bağlamaktan vazgeçmesi.

Financial Times, bu konuda uzun süredir şikayetçi olan Amerikan yönetimin küçük de olsa bu artıştan çok memnun olduğu aktarıyor.

Ama başyazısında bu değişikliğin ekonomik olmaktan çok Çin'in pazarlık istekliliğini göstermek bakımından politik bir önem taşıdığını vurguluyor.

Peki ya Çin ekonomisi nasıl etkilenecek bu gelişmeden? Financial Times'ın Şangay muhabiri şöyle yazmış.

"Yetkililerin dün Yuan'ın değerinde yaptığı küçük artışın, Çin ekonomisinde büyük bir etki yaratması beklenmiyor.

Ama Çin'de bu yılın başında kotaların kalkmasıyla büyük patlama yapan tekstil sektörünün, kar marjlarının düşüklüğü nedeniyle şimdi rekabet gücünü yitireceğinden ve en büyük kaybın bu alanda yaşanacağından kaygı duyuluyor.

Fakat, genel olarak Çin'in toplam ihracatında büyük düşüşler olası görülmüyor. İhracat patlaması yaşayan Çin'de yılın ilk altı ayında ihracat artışı yüzde otuza ulaşmış durumda."

Ve Daily Telegraph'dan bir haber..

"Berlusconi, 'iktidarın yolu saç ektirmekten geçer' diyor"

Haberde gelecek seçimleri sol ittifaka kaptırmamak için, "İtalya'nın imaj meraklısı Başbakanı" diye tanımlanan Silvio Berlusconi'nin, partisinin Sicilya örgütü başkanına "sen de benim gibi saç ektir" öğüdünü verdiği aktarılıyor.

Bu konudaki söylentileri parti lideri Angelino Alfano da, La Republica gazetesine verdiği mülakatta "reddedemeyeceğim bir teklifti" diyerek doğrulamış.

"Makyajsız kamuoyu önüne çıkmayan İtalyan Başbakanı Berlusconi, en küçük detaya bile dikkat eden biri. Geçmişte, genç politikacılara bıyık ve sakallarını kesmelerini tavsiye ettiği biliniyor.

Ama saç ektirme konusu farklı. Çünkü Başbakan, saçın, bir yarışta hayati önem taşıdığına inanıyor. Yıllarca seçim posterlerine rötuşla saç eklettikten sonra geçen yıl başına saç ektirmiş, izlerini gizlemek için bir süre bandanayla gezmişti.

Gelecek sene yapılacağı düşünülen genel seçimlerde ekonomi yüzünden merkez sol muhalefete epey oy kaptıracağa benzeyen Berlusconi, Sicilya'dan özellikle kaygılı ve partinin buradaki liderine verdiği tavsiyenin ardında da herhalde bu olmalı."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik