BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Temmuz, 2005 - TSİ 09:01
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
21 Temmuz 2005 Basın Özeti
Londra'ya yönelik bombalı saldırılarla ilgili soruşturma ve Irak’taki davranışlarından dolayı üç İngiliz askerinin savaş suçlarından yargılanması kararının yarattığı tartışmalar, basında geniş yer buluyor bugün.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

"Telefon kayıtları, El Kaide'nin İngiltere'deki liderinin bombacılarla bağlantısını ortaya koyuyor."

Times gazetesi bu başlıkla manşetten verdiği haberini, İslamabad ve Londra'daki istihbarat kaynaklarından aldığı bilgilere dayandırıyor.

Haberde, El Kaide'nin İngiltere'deki lideri olduğu ve iki hafta önce Londra'ya yönelen bombalı saldırılardan bir kaç saat önce İngiltere'den ayrıldığı öne sürülen Harun Reşit Aswat adındaki kişinin Pakistan'da gözaltına alındığı ve sorgusunun devam ettiği belirtiliyor.

Times muhabirlerinin istihbarat yetkililerinden aldığı bilgilere göre, Aswat'la ilgili iddialar şunlar:

"30 yaşındaki İngiliz vatandaşı Aswat, saldırılardan onbeş gün önce İngiltere'ye giriş yapmış. Ve iki hafta içinde polis tarafından bombalı eylemlerin sorumlusu oldukları açıklanan dört kişinin yaşadığı yerlerin tümüne gittiği, ayrıca, saldırılardan bir kaç saat önce cep telefonuyla görüştüğü belirlenmiş.

3 yıl önce Amerikan Federal Haber alma Örgütü FBI tarafından ABD’de El Kaide eğitim kampları kurmakla suçlanan Aswat, Pakistan polisi tarafından bir medreseye yapılan baskında üzerinde sahte kimlik, silah, 17 bin sterlin nakit para, ve patlayıcı madde dolu bir kemerle yakalanmış."

Times, Harun Reşit Aswat'ın Pakistan'daki sorgusunun, Amerikalı ve İngiliz istihbarat yetkilileri tarafından yakından izlendiğini de yazıyor.

Gazetenin bir başka muhabiri de Aswat'ın İngiltere'de bir kasabada yaşayan ailesiyle görüşmüş.

Basın mensuplarını oturma odalarında çerez ve Coca Cola ikram ederek misafir eden aile, Aswat'ın on yıl önce aileden herkesle kavga edip evi terk ettiğini anlatıyor habere göre.

Irak’ta, gözaltına alınan bir Irak'lının dövülerek öldürülmesi ve bir diğer Irak'lının nehre atılarak ölümünden sorumlu tutulan toplam 11İngiliz askerinin, üstelik üçü savaş suçları işledikleri iddiasıyla, yargı önüne çıkacaklarının açıklanması ardından, ordudan gelen tepkiler, bugün İngiliz gazetelerini de tartışmanın içine çekmiş.

Hükümete yakın Guardian başyazısında özetle şu mesajı veriyor.

"Askerlerin kalkıp politikacıların ihanetine uğradıklarını söylemesi demokrasiye yakışmıyor. Davaların açılması konusundaki kararı askeri savcılık verdi."

Muhafazakar Daily Telegraph ise, öfkeli askerlerin sesini yansıtıyor.

"11 İngiliz askeri hakkındaki suçlamaların gayet ağır olduğu bir gerçek. Ama askeri savcılık, hükümetin de desteğiyle üç askeri savaş suçlarından yargı önüne çıkarma kararı alarak büyük adaletsizlik yapıyor. Çünkü savaş suçları kamuoyu nezdinde, Adolf Hitler ya da Bosnalı Sırp general Ratko Mladiç gibi insanlarla özdeşleştirilen bir kavram."

Daily Telegraph'ın dile getirdiği bu görüşe daha çok merkez sağa hitap eden Timüs gazetesi başyazısıyla cevap veriyor.

"Bu davaların açılmış olması tek tek askerler açısından değilse de bir bütün olarak İngiltere ordusu için artı puandır. İngiliz askerlerinin her koşul altında en yüksek davranış standartlarına uyması beklenir. Bu davalar Irak ve diğer yerlerdeki askerlerin moralini bozmak yerine, tam tersine moralini yükseltmelidir."

Afganistan'la ilgili bir habere geçelim.

"Seçimlere doğru, Karzai, Taleban'ın kuşatması altında."

Taleban militanlarının Afganistan'da parlamento için yapılacak seçimlere iki ay kala ülkenin güneyindeki saldırılarını artırdıklarını yazan Independent diplomasi editörü şöyle devam ediyor.

"Amerikalılar tarafından üç yıl önce işbaşına getirilen geçen yıl yapılan seçimlerde de resmen devlet başkanı olan Hamid Karzai, Kabil'den dışarıya çıkamıyor. Ülke fiilen ikiye bölünmüş durumda. kuzey nispeten sessiz. Ama bir çok gözlemci Taleban hareketinin, eski müttefiki olan Pakistan askeri istihbarat servisinin yardımıyla, güney illerinde sandık değilse de namlunun gücüyle yeniden iktidara yürüdüğünü düşünüyor."

Bu kez Afganistan'ın komşuları ile ilgili bir haber.. Times gazetesi Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in gelecek hafta Kırgızistan'a yapacağı ziyaretle ilgili bir haber-analize yer veriyor.

"Üç büyük güç Büyük Oyun'u yeniden sahneliyor."

Kastedilen üç büyük güç Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Büyük Oyun da tabi, büyük emperyalist güçlerin 19. yüzyılda bölgede güçlerini artırmak için verdikleri kavga.

Times gazetesi, Amerika'nın Orta Asya'da artan etkinliğinden kaygı duyan Rusya ve Çin'in, şimdi, Orta Asya cumhuriyetleri yönetimlerinin, rejimlerinin batılı gruplar tarafından devrilmesi konusundaki kaygılarından yararlanarak, onları da yanlarına çekmeye çalıştıklarını yazmış.

"Washington, Mayıs ayında Andican'da yapılan hükümet karşıtı gösterilere askerin müdahale etmesini kaygı verici bulduğunu açıkladıktan sonra, Özbekistan topraklarındaki Amerikan üssünün kullanımına önemli sınırlamalar getirdi.

Kırgızistan'da Askar Akayev'in devrilmesinden sonra devlet başkanlığına seçilen Kurmanbek Bakiyev bile artık Afganistan'da durumun değiştiğini Amerikan üssüne gerek kalmayabileceğini söylüyor.

Ama Pentagon, Kırgızistan'daki Manas ve Özbekistan'daki Karşı-Hanabad hava üslerinden vazgeçmeye hiç niyetli değil. Amerikan Genel Kurmay Başkanı, son açıklamalar üzerine, Rusya ve Çin'i kastederek, 'iki büyük devlet bazı küçük ülkeleri korkutmaya çalışıyor' diye konuştu. "

Times, uzmanlara atıfla, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in gelecek hafta bölgeye giderken, çantasında, dengeleri Amerika'nın lehine çevirebilecek bazı hediyeler götüreceğini ama yine de özellikle Özbekistan'daki üssünü koruyamama ihtimali olduğunu yazıyor.

Ve Financial Times'a geçiyoruz.

"Çin Avrupa Birliğine ihracatta Amerika Birleşik Devletleri’ni geçmek üzere."

Financial Times bu başlıkla sunduğu haberde, dün açıklanan ihracat rakamlarında görülen yıllık artış devam ederse, Çin'in önümüzdeki yıl, Avrupa Birliğine Amerika'dan daha fazla mal satacağını yazıyor. Bazı ayrıntılar şöyle.

"Avrupa Birliği İstatistik Dairesi Eurostat tarafından açıklanan rakamlar, Avrupa Birliği firmalarının, hızla büyüyen Çin ekonomisinin güçlü rekabetiyle yüz yüze olduğunu bir kez daha vurgulamış oluyor. Bu rekabet daha şimdiden tekstil sektörüne ilişkin güçlüklere yol açıyor. Ama rakamlar, Çin'in Avrupa'ya ihracatında en büyük artış gösteren kalemin tekstil değil, elektronik ve mekanik aletler olduğuna işaret ediyor."

Independent'da bir haberin başlığı ise, "Ruslar Dostoyevski'ye sırt çevirdi."

"Sovyetler Birliği dünyanın en okur yazar ülkesi olmakla, çocuklarının Aleksandır Puşkin'den şiirleri ezbere okuyabilmesiyle övünen bir ülkeydi" diye başlıyor gazete haberine Independent.. Ama yapılan bir araştırma ortaya koymuş ki, Rusların artık yalnızca yüzde 23 ü kendilerini kitap kurdu diye tarif ediyor. Bunların büyük bir kısmı ise dedektif ya da aşk romanlarını Dostoyevski, Tolstoy ya da Çehov'a tercih ediyorlar.

Ama klasiklerin değeri artık bilinmiyor diye üzülenler için Guardian'dan bir haberi aktarmadan geçmeyelim. Gazete, internetten en çok hangi müziklerin indirildiği konusundaki bir BBC araştırmasını aktarıyor. Sonuç klasik müzik severlerin yüreklerini ısıtıcak gibi..

"Internet mücadelesinde Beethoven 1 milyon 400 bin vuruşla, sadece yirmibin vuruş alan Bono'yu ezdi."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik