BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Temmuz, 2005 - TSİ 07:50
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Temmuz 2005 Basın Özeti
Gazetelerin tümünde, Londra'ya önceki hafta yönelen bombalı saldırılarla ilgili gelişmeler ya da tartışmalar ağırlığını koruyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Başbakan Tony Blair'in dün ülkedeki Müslüman toplumun ılımlı liderleriyle yaptığı görüşmeden çıkan sonuç, Daily Telegraph'da şu satırlarla özetleniyor.

"Müslüman liderler, öfkeli genç insanları radikalizm ve potansiyel intihar eylemciliğine sürükleyen aşırı görüşlü din adamlarıyla mücadele etmek gerektiğini kabul ettiler."

Peki ama kim bu Müslüman liderler? İngiltere'de yaşayan Müslümanları temsil ediyorlar mı gerçekten?

Guardian gazetesinin konuyla ilgili haberinden satırlar:

"Toplantıya Müslüman cemaatinin 25 önde gelen ismi çağrılmıştı. Davet edilmeyen gruplar arasında ise, Irak savaşına karşı Müslüman olmayan muhalif gruplarla ittifak halinde kampanya yürüten İngiltere Müslümanlar Birliği ile İngiltere polisinin Müslümanlara karşı tutumunu eleştiren İslami İnsan Hakları Komisyonu da var.

İslami İnsan Hakları Komisyonu’ndan Mesut Şadcare, 'Müslüman gençlerin ve diğer bazı kesimler sadece İngiliz kurumlarından değil, müslüman örgütlerinden de dışlanmış durumda' diyor ve şöyle devam ediyor: Başbakan Blair çok dar bir grup Müslümanla görüştü. Sadece söylediklerini kabul edeceğini bildiği insanları çağırdı."

Times gazetesi de, Tony Blair'in, daha genç ve Müslüman toplumunun daha geniş kesimlerini temsil eden kişi ve örgütleri davet etmediği gerekçesiyle şiddetle eleştirildiğini yazıyor.

Times, manşetinde ise Pakistan mahreçli bir habere yer vermiş.

"Londra'daki bombalı saldırılarla ilgili olarak üst düzey El Kaide'ci sorgulanıyor."

Gazetenin İslamâbad muhabirinin özel haberinde, bu kişinin, Londra saldırıları ardından Pakistan'ın Lahor ve Karaçi kentlerinde yapılan baskınlarda gözaltına alınan 24 kişi arasında olduğu kaydedilmiş.

Terörün boyutları

Irak savaşının, İngiltere'ye yönelik terör tehdidini artırıp artırmadığı tartışmaları da hala devam ediyor. Muhafazakar Daily Telegraph gazetesi başyazısında bu konudaki görüşünü şöyle ifade ediyor.

"Irak ve Afganistan savaşlarının dünyanın dört bir yanında müslümanların radikalleşmesine yol açtığını kimse inkar edemez. Ama İslamcılar, Amerika'nın Suudi Arabistan'dan, Afganistan'dan ya da Irak’tan çekilmesiyle tatmin olmazlar. İsrail'in, Batı Şeria ve Gazze'den, Rusya'nın Çeçenistan'dan çekilmesi de onları durdurmaz. Çünkü asıl projeleri, dünyada islamın egemenliğini yaymak ve şeriata dayalı din devletleri kurulmasını sağlamak."

Konuyu başyazısına çıkaran bir diğer gazete ise merkez sol eğilimli Guardian gazetesi.

"Yaptırdığımız kamuoyu araştırmasında İngilizlerin yüzde 64'ü önceki hafta Londra'ya yönelen bombalı saldırıda, Tony Blair'in Irak'la savaşa gitme kararının şu veya bu ölçüde rolü olduğunu düşünüyor. Bunda şaşılacak bir şey yok.”

“İntihar saldırıları tabi ki Irak’tan önce başlamıştı. Ve tabi ki Usame bin Ladin'in 'Haçlılar ve Yahudilere yönelik saldırı emri verdiği fetvası 1998’de yayınlanmıştı. “

Ama bunların hiç biri, Tony Blair'in George Bush'un arkasına takılıp giriştiği savaşların İngiltere'yi El Kaide için çok daha öncelikli bir hedef haline getirdiği gerçeğini değiştirmez. Ayrıca, Batı’nın Afganistan'da Rus kızıl ordusuyla savaştığı zaman Bin Ladin'i desteklemiş olduğu gerçeğini de örtemez."

Iraklı siviller

"Irak’ta sivil can kaybı: 24.865". İngiltere merkezli bağımsız bir grup olan Iraq Body Count'un Irak’ta can kaybı sayımına ilişkin dün açıkladığı ve bütün gazetelerde ayrıntılarıyla verilen rapor, Independent gazetesinde manşetten bu şekilde duyurulmuş.

Habere göre, işgalin başladığı 20 Mart 2003'den 19 Mart 2005'e kadar Irak’ta her gün ortalama 34 sivil öldürülmüş.

Hem de Amerikalıların işgal karşıtı güçlerin üç misli Iraklı sivil öldürdükleri anlaşılıyor. Independent gazetesi yapılan sayımdan bazı vurucu istatistiki sonuçları şöyle aktarıyor.

"Ölenlerin yüzde 10'u yani 2.400'ü çocuk ya da 18 yaşın altında, yüzde 10'a yakını ya da 2155'i kadın, hayatını kaybeden toplam 24.865 sivilden 86 sını İngiliz askerleri, 9.270'ini Amerikan askerleri öldürmüş, direniş karşıtı güçlerin eylemlerinde ölenlerin sayısı ise 2.353, kaos yüzünden artan suç eylemlerinde de 8.935 kişi ölmüş."

Independent konuyu başyazısında da işliyor ve Amerikan ve İngiliz makamlarının, Irak ile ilgili en büyük ayıplarından birinin ölen sivillerin hesabını tutmayı reddetmeleri olduğunu yazıyor.

Hindistan Başbakanı Manmohan Singh'in Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyareti sırasında yapılan şaşırtıcı açıklamanın yankıları da sürüyor.

Nükleer işbirliği

Dün Bush ile Singh'in yaptığı görüşmeden sonra, yıllardır Hindistan'a askeri amaçlı nükleer projeleri nedeniyle yaptırım uygulayan Washington'un, bundan böyle sivil nükleer projelerinde bu ülkeyle işbirliği yapacağı açıklandı.

Financial Times başyazısında bu adımı eleştirerek, Amerikan kongresinden yaptırımları kaldıracak yasayı çıkarmadan önce iyi düşünmesini istiyor.

"Hindistan'a, yani Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Önleme Anlaşması'nı ihlal ederek nükleer silah edinmiş bir ülkeye, sivil nükleer projeler için tam işbirliği teklif etmek bizzat anlaşmaların ihlâli anlamına gelir. Çifte standart uygulamak olur ve İran ile Kuzey Kore konularında uzlaşma sağlanmasını daha da zorlaştırır.”

“Tabi ki artık nükleer silah edinmiş ama bu durumu meşruiyet kazanmamış ülkelerle ilişkilere bir çözüm bulmak lazım. Ama bu konuda ülkelere ayrı ayrı şeyler önermek yerine, Hindistan, Pakistan ve İsrail'in tümüne aynı şekilde uygulanacak uluslararası bir çerçeve oluşturulması gerekli. "

Financial Times nükleer alanda yapmaması gerekeni yapan Washington'un buna karşılık, dünya nüfusunun altıda birini oluşturan Hindistan'ın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daimi üyelik isteğine direnmesini "anlaşılmaz" buluyor.

Avrupa’da balayı

Eylül ayında Almanya'da yapılacak genel seçimleri kazanması şansı yüksek görülen Alman Hıristiyan Demokrat Partisi'nin lideri Angela Merkel'in Fransa ziyareti sırasında, cumhurbaşkanlığına aday görülen Nicolas Sarkozy ile yaptığı görüşme bir çok gazetenin ilgisini çekmiş.

Financial Times, Sarkozy ile Merkel'in Avrupa Birliği konuları üzerinde kuvvetli bir anlayış birliği oluşturduğunu yazarken, Daily Telegraph, iki siyasetçinin resminin üzerine şu başlığı atmış:

"Mutlu çift Avrupa balayına hazır".

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik