|
25 Ocak 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yahudi soykırımını anma törenleri, Avrupa basınında bu sabah çeşitli yönleri ile tartışılan ortak bir mesele.
Almanya'da Der Tagesspiegel, soykırımın 60. yıldönümünde Birleşmiş Milletler'in ilk kez bu konuda bir oturum yapabildiğine çünkü geçmişteki benzer girişimlerin Arap ülkelerinin muhalefeti nedeniyle hayata geçirilemediğine dikkat çekiyor. "Her ne kadar bu kez pek çok Arap devleti anma oturumuna destek vermiş olsa da Genel Kurul salonu yine de yarı yarıya boştu." Fransa'da Le Monde, Avrupa ülkelerinin artık farklı şekillerde su yüzüne çıkan Yahudi düşmanlığı ve ırkçılıkta görülen artış nedeniyle soykırımı anma görevlerini anımsadığını belirtiyor. İngiliz Independent gazetesi ise ırkçılık ve yabancı düşmanlığının yeni odağının Rusya olduğu uyarısında bulunuyor. Gazeteye göre ülkede yaklaşık 60 bin dazlak var. Geçen yıl, iki katına çıkan ırkçı cinayetlerde 44 kişi öldü ve halkın yüzde 28'i Yahudilerin ayrı yerleşimlerde yaşamasını istiyor. "Rus yetkililer dazlaklar sorununun abartıldığını ve tüm ülkelerde benzer sounlar olduğunu savunuyor. Ama insan hakları grupları, aynı fikirde değiller. Onlara göre sorun işsizlik düşük ücretler ve gençlerin gelecekten bir şey beklememesinden kaynaklanıyor ve Rusya sorunlara çözüm arayacağına bir düşman belirleyip sorunu onun üzerine yıkıyor. " Financial Times, Rusya'da aralarında milliyetçi "Anavatan" partisi milletvekillerinin de olduğu 500 kişinin, başsavcıya yazdıkları bir mektupla, tüm Yahudi örgütlerini aşırı görüşlerini gerekçe göstererek kapatmasını istediğini yazıyor. Gazete bunu ülkede artan Yahudi düşmanlığına kanıt olarak gösteriyor. Mektupta işlenen ırkçı suçlarda ise provakasyonun Yahudilerden geldiği, milleyetçi Rusların "meşru müdaafa" yaptığı savunuluyor. Ukrayna Türkiye için tehdit mi? Ukrayna'de yemin ederek görevi devralan devlet başkanı Viktor Yuşçenko'nun dünkü Rusya ziyareti, Avrupa gazetelerinde geniş yer bulmaya devam ediyor. Alman Die Tageszeitung, başbakanlığa Yulia Timoşenko'nun aday gösterilmesi konusunda "kavgacı Yulia, Kremlin için bir boğanın önünde kızıl örtü sallamak gibi" benzetmesini yapıyor. "Kremlin bu atamayı olsa olsa yeni bir aşağılanma olarak görebilir" İngiltere'de Guardian, Timoşenko'yu tanıtmaya girişiyor. "Turuncu devrimin başını çeken 44 yaşındaki eski başbakan yardımcısı, doğalgaz alanında önde gelen zengin bir milyarder. Servetinin kaynağı sorgulanıyor ve geçen yıl Rus makamları hakkında rüşvet gerekçesiyle tutuklama emri çıkardı." Der Tagesspiegel "Avrupa Birliği Ukrayna konusunda son derece ihtiyatlı davranıyor ve önce Türkiye konusunda odaklanmaya çalışıyor" diyor: "Muzaffer Ukraynalı devrimciler de bu durumu telafi etmek için önce doğu komşularını ziyaret ediyorlar." Times'ın dış haber editörü Bronwen Maddox, "Yuşçenko'nun başkanlığı üzerinden 48 saat bile geçmemiş olsa da ülkeyi Avrupa Birliği'ne dahil etme yolundaki ivme durdurulamaz görünüyor" diyor ve bu noktada Türkiye'nin durumuyla karşılaştırmalara girişiyor: "Türkiye kaygılanmalı... Pek çok ülkede, özellikle de Orta Avrupa'da Türkiye'yi kulübe kabul etmektense Ukrayna'yı kucaklamak çok daha fazla destek buluyor. Bu da Avrupalı diplomatlar için bir açmaz. Ne Yuşçenko'yu baltalar durumda görünmek istiyorlar ne AB kapılarının ardına kadar açık olduğu izlenimini vermek. Ne de Türkiye'nin üyelik sürecini baltalamak." Türkiye konusunda Avrupa içinde derin bölünmeler olduğuna dikkat çeken Maddox, Belçika iktidar partisinin Avrupa anayasasını referanduma sunma önerisini desteklemekten, konunun bir 'Türkiye referandumu'na dönüşmesi endişesiyle vazgeçtiğini vurguluyor. Türkiye için Ukrayna tehdidi henüz belirginleşmiş değil diyen Maddox, uyarılarını da sürdürüyor. "Ama eski üyeler, yeni ülkelerin katılımı için "bir hazım dönemi" gerektiğini düşünüyor. Seçmenler de ansızın kulübün artık "ağzına dek dolduğu"na hükmedebilir." Times'ın dış haberler editörüne göre bu nedenlerle şimdilik Ukrayna ile daha yakın bağlar sağlayacak 10 maddelik bir planla yetinilecek. Fransız meclisinde oturum Türkiye konusundaki tartışmalar bugün yeniden Fransız meclisine taşınıyor. Le Figaro, asıl amacı Fransa anayasasında değişiklik yaparak, Avrupa anayasası hakkındaki referanduma hukuki altyapı hazırlamak olan oturumu, bir savaşa benzetiyor. "Anayasanın değişeceği baştan belli bir sonuç olsa da, bu oturum büyük bir referandum savaşının da başlangıcı olacak. İşte bu savaşın sonucunun ne olacağı o kadar net değil. Çünkü Türkiye meselesi işleri karıştırabilir." "Oturum sırasında hükümet, anayasa ve Türkiye konularının bibiriyle bağlantılı olmadığını açıklamak için büyük bir çaba harcamak durumunda kalacak" Liberation da bu oturum için savaş benzetmesini kullanan bir diğer gazete... "Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanlar oturumu savlarını açıklamak için bir fırsat olarak görüyor."diyor Liberation. Kerkük'te dengeler değişiyor Irak'ta seçimler yaklaşırken Financial Times, Kerkük'te evlerinden ayrılmış Kürtlere oy verme hakkı verilmesinin bu bölgede seçimin sonucunu değiştirebileceğini belirtiyor. Gazete, bölgeye dönen Kürtlerin, Kürdistan Yurtsever Cephesi ve Kürdistan Demokrat partisinin seçimi boykot tehdidinden sonra, Kerkük içinde oy kullanma hakkına kavuştuğunu belirtiyor. "Irak seçim komisyonuna göre bu karar fazladan 100 bin Kürt'ün oy kullanmasını sağlayacak ve bu da bölge meclisinde dengelerin Kürtler lehine kaymasını artıracaktır." "Kürtler seçimde zaferi, Kerkük'ü özerk Kürt bölgesine dahil etme yolunda bir adım olarak görüyor. Cesaretlerini artıran bir unsur da Ankara'nın Avrupa Birliği ile görüşmeleri ivme kazandıkça Kerkük konusunda Türkiye'nin muhalefetinin zayıflayacağı görüşü." Financial Times ayrıca başyazısında da ülkede Şii denetiminin artmasıyla sadece Irak içinde değil bölge genelinde de mezhep çatışması korkusunun arttığını kaydediyor. 'Irak'ın çoğu komşusu Sünni, ve Şiilikten hiç hazzetmiyorlar; Irak içinde bir mezhep kavgası başlarsa tüm bölgeyi içine çekebilir' yorumunu yapan Financial Times şu saptamayı yapıyor: "Irak'ın işgal edildiği gün Arap dünyasındaki statüko sona erdi. Bundan böyle bölge için yeni bir vizyon geliştirirken başlangıç noktası, bu olmalı." Irak polisine işkence suçlaması Irak'ta gözaltında kötü muamele suçlamaları ise yeni boyutlar kazanarak gelişiyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün bir raporuna göre Irak polisi de bu olaylara karışımış durumda. Times'ın manşeti: "Allavi yönetimi sırasında kötü muamele, Saddam dönemindekiler kadar kötü" Gazete seçimler öncesinde Başbakan Allavi'yi zor durumda bırakacağını söylediği 94 sayfalık rapora göre gözaltında işkence ve kötü muamelenin yaygın olduğunu, gerek yönetimin gerekse işgal kuvvetlerinin buna göz yumduğunu öne sürüyor. "İşkence ve kötü muamele iddialarının ayrıntılı şekilde anlatıldığı raporda, güvenlik kuvvetlerinin tutuklama emri çıkarmak, zanlıyı avukatla görüştürmek gibi uygulamaları es geçtiği, zanlıların salıverilmesi ya da aileleri ile görüştürülmesi için rüşvet istendiği iddia ediliyor." "Raporda yeni oluşturulan gizli servisin de siyasi hesaplarla hareket ettiği, seçime katılan bazı İslami Partilerin mensuplarını yasadışı olarak yakaladığı kaydedilirken, Amerikalı ve İngilizlerin de Irak makamlarına müdahale etmediği belirtiliyor. Guantanamo'da toplu intihar girişimi İngiliz Daily Telegraph, Guantanamo Üssü'nde tutulan 23 El Kaide zanlısının, 2003 yılında peşpeşe intihar etmeye çalıştığının ortaya çıktığını duyuruyor ilk sayfasında. Kendilerini asmaya ya da boğmaya çalışan tutsaklardan ölen olmamış. Pentagon'un bu olayı başta yalanladığı vurgulanırken, yetkililerin "gerçek bir intihar girişimi ile sadece sembolik olması düşünülen ve ölümle sonuçlanamayacak koordinasyon içindeki bir eylem arasında fark olduğu" açıklamasına yer veriyor gazete. "Ancak" diyor Daily Telegraph, bu durum Uluslararası Af Örgütü'nün Amerikan ordusunu bu olayları örtbas etmeye çalışmakla suçlamasına yol açtı. Gates'ten aşı bağışı Microsoft şirketinin başkanı Bill Gates'in yoksul ülkelerdeki çocukları hedef alan küresel bir aşılama kampanyası için 750 milyonluk bağışı da tüm gazetelerde göza çarpan bir haber. Bill Gates'in "bu sadece ilk taksit" sözlerini aktaran Times, "bu meblağ, 48 milyarlık bir serveti olan bir işadamı için az görünebilir ama bir başlangıçtır, bir tavırdır" diyor. "Bill Gates yoksul ülkelere yardım için İngiliz Maliye Bakanı Gordon Brown'ın yardımları iki katına çıkarmak için önerdiği projeyi örnek gösterdi. Bu plana Amerikan hükümeti henüz destek vermiyor. Belki de Gates, bu adımla en eski numaraya başvuruyor: Kendi akranlarına, çevresine baskı uygulamak." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||