BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 24 Ocak, 2005 - TSİ 01:08
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
23 Ocak 2005 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinin hemen hepsinin baş sayfasında, tsunami felaketi için düzenlenen yardım konserine ilişkin haberler yer alıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazeteler, bu haberi konserde çekilen fotoğraflarla baş sayfalarına taşımış. Sunday Times, "Yıldızlar tsunami kurbanları için birleşti", Observer ise "Umudun şarkısı" başlığını atarken, Independent on Sunday, bu konserin, Afrika için yapılan yardım konseri Live Aid'ten bu yana yapılanların en büyüğü olduğunu öne çıkarmış.

Sunday Times, haberde, konserin üç hafta gibi kısa bir sürede hazırlandığına ve üç bin gönüllünün çalıştığına dikkat çekmiş.

"Cardiff'teki Milenyum Stadyumu'nda dün bir araya gelen ülkenin önde gelen müzisyenleri, tsunami kurbanlarına yardım için 1 milyon sterlinden fazla para topladı. Yıldızlar, Beatles'ın bir şarkısından ödünç alınan 'arkadaşlarınızdan ufak bir yardım" sözleri altında sahneye çıktılar. Yedi saatlik konserin ilk 60 bin bileti üç gün içinde satıldı. Bin adet ek bilet ise 20 dakika içinde tükendi. Organizatörler, bu etkinliğin bugüne dek düzenlenenlerin en büyüğü olduğunu söylüyor.

Sunday Times, gelecek ay Eric Clapton'ın 'Tears in Heaven' şarkısıyla yapılacak yardım amaçlı single sayesinde bu konserin tekrarlanacağını belirtmiş. Clapton, 1991 yılında 4 yaşındayken ölen oğlunun ardından bu şarkıyı yazmıştı. Elde edilecek bağışlar da tsunami kurbanı yetim çocuklara gönderilecek.

İngiliz askerlerine yeni işkence suçlamaları

Observer, manşetten verdiği haberde, İngiliz ordusunun Irak'taki birliklerine yönelik yeni işkence iddialarını ortaya çıkardıklarını aktarıyor.

"Savunma Bakanlığı, dün gece orduya bağlı iddia makamının, İngiliz askerleri ilgilendiren dokuz ayrı olaya ilişkin soruşturmaları tamamladığını doğruladı. Şimdi, bu soruşturmaların davaya çevrilmesi konusu değerlendiriliyor."

"Irak'taki İngiliz askerlerinden daha pek çoğunun yargılanabileceğinin ortaya çıkması, insan hakları örgütlerini de, hükümetten, kapsamlı bir soruşturma talep etmeye yöneltti. Bu örgütler, hükümetin Irak'ta işkence olaylarından, ne zaman ve ne ölçüde şüphelenmeye başladığını öğrenmek istiyorlar."

Observer yazarlarından Mary Riddell da aynı konuya değinmiş ve "Acaba doğru kişiler mi yargılanıyor?" başlığını kullanmış.

Riddell, "Askerler kadar, Batılı liderler de Irak konusundaki vicdanlarını sorgulamalılar" diye yazmış.

Amerika'da geçen hafta Ebu Gureyb cezaevinde yaşanan işkence olayları ile ilgili olarak ilk aşamanın tamamlandığını belirten yazar, baş zanlı Charles Graner'in sözlerini alıntılamış: "Savaştaydık, böyle anlarda kötü şeyler yaşanır" Mary Riddell, şöyle devam ediyor:

"Graner, kendisine verilen emirleri uyguladığını savundu. Böyle bir görüş, 'bireysel eylemlerin, aslında insanlık dışı davranışların, Felluce'den Beyaz Saray'a dek yayıldığı' görüşünü de içine alıyor"

Sunday Times ise yaptırdığı bir kamuoyu yoklamasına dayanarak, Irak savaşına verilen desteğin bugüne kadar hiç bu denli düşmediğini belirtiyor.

Buna göre, anket yapılanların sadece yüzde 35'i Amerika ve İngiltere'nin savaş kararını haklı bulurken, yüzde 56'i yanlış diyor. Geçen yıl bu zamanlarda savaşı haklı bulanların sayısı yüzde 66'yı buluyordu.

Blair, Clinton'ın akıl hocasını kiraladı

Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkan George Bush'un geçen haftaki resmi törenle ikinci dönemi başlarken, İngiltere'de Başbakan Tony Blair seçim hazırlığı içinde.

Baharda genel seçimlerin yapılması beklenen ülkede, hemen her gün bu seçimlerde yarışın nasıl geçebileceği yolunda haberler dolduruyor gazeteleri.

Sunday Telegraph gazetesi ise işin halkla ilişkiler boyutuna değinmiş. Gazete, Başbakan Tony Blair'in seçimlerde muhafazakar kesimden oy alabilmek için, eski Amerika Birleşik Devletleri başkanlarından Bill Clinton'ın seçim danışmanını kiraladığını yazıyor. İlk kez basına sızan haberde şöyle deniyor:

"Başbakan, son birkaç aydır Clinton'a 1996 seçimlerinde yardım eden, Washington merkezli strateji uzmanı Mark Penn'den tavsiyeler alıyordu. Görüşmeler neredeyse Kabine'nin tamamından gizlenmişti, 50 yaşındaki Penn'in, İşçi Partisi'nin seçim takımında kilit önem taşıdığını çok az kişi biliyordu. Bu durum, pek çok İşçi partiliyi ve milletvekillerini telaşa düşürecek."

Sunday Telegraph, Mark Penn kimdir sorusunun da yanıtını aramış.

"Penn, Clinton'a seçimlerde verdiği tavsiyelerle ün kazandı ama doksanlı yıllardan bu yana, Washington önemli müşteriler edinmişti. Bu müşteriler arasında American Express, BP, Coca Cola, KFC, McDonald's, Nike sayılabilir. "

Sunday Telegraph Penn'in giderek artan etkisi, Blair'in baş seçim danışmanı Lord Gould'a darbe vuracak diye ekliyor.

Cinsiyet ayrımı siliniyor mu?

Independent on Sunday modern yaşam üzerine yeni bir araştırmanın, cinsiyetler arasındaki ayrımın, şaşırtıcı yollarla kapandığını ortaya koyduğunu belirtiyor.

Haberin başlığı: "Çok çalışıyor ve çok içki içiyorlar...Neden bugünün kadını, daha çok erkek gibi?"

"Eğitimli, zengin olma yolunda, yaşamın iplerini elinde tutuyor.. Modern kadın üzerine yapılan araştırmaya göre İngiliz kadınları, artık erkeklerle daha fazla ortak noktaya sahip. Aynı zamanda çok içki içiyor ve çok çalışıyorlar."

Sanayi Bakanı Patricia Hewitt'in bu hafta yayınlayacağı rapor 21'inci yüzyıl İngiltere'sinde kadın yaşamının fotoğrafını çekiyor.

Hükümetin araştırmasındaki kadın tipi şöyle: Arkadaşları ile içmeyi seviyor, muhtemelen sigarayı bırakmaya çalışıyor, ve işe daha fazla zaman ayırıyor.

Bazı noktalarda kadınlar erkekleri geçiyorlar, örneğin okul başarı sınavlarında kız öğrencilerin yüzde 56'sı en iyi notları alırken; bu rakam, erkeklerde yüzde 45'te kalıyor.

Kadınlar ve erkekler arasındaki pek çok farklılık hızla kapanırken, güç ve iktidar konusundaki dengesizlik, bakanlığı endişelendiriyor. Zira, kadınlar erkeklere göre hala daha az para kazanıyor.

Bakan Patricia Hewitt, Independent on Sunday gazetesine de bu yönde bir çalışma yapacaklarını açıklamış: "Giderek daha fazla sayıda kadın, iş ve toplum yaşamında büyük sıçramalar yapıyor ama hala erkeklerle eşit maaş alamıyorlar."

Gazete, geçen yıl erkeklerin yüzde 18'inin kadınların ise sadece yüzde 82inin yönetim kadrolarında yer aldığına değinmiş.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik