|
Ariel Şaron'un durumu kritik | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dün gece ağır bir beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılan İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un durumu ciddiyetini koruyor.
Doktorlar Şaron'un kanamasını peşpeşe yapılan ve yedi saat süren iki ameliyat sayesinde durdurmayı başardıklarını söylüyorlar. Ancak hastaneden yapılan açıklamada Şaron'un durumunun halen "ciddi" olduğu bildirildi. Doktorları, başbakanın solunum cihazına bağlı olduğunu ve önümüzdeki 24 saate böyle devam etmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Nöroşirüji bölümünün yoğun bakım biriminde tutulan Şaron'un yatıştırıcıların etkisiyle uyku halinde olduğu belirtildi. Doktorlar kanamanın Şaron'un beynine ne ölçüde hasar vermiş olabileceği konusundaki sorulara ise yanıt vermedi. Şaron'un yetkileri yardımcısı Ehud Olmert'e devredildi. İsrail'de Başbakanlık 100 güne kadar vekaleten yürütülebiliyor. Sabah saatlerinde Bakanlar Kurulu'nu toplayan Olmert, hükümetin görevi başında olduğunu ve ülkeden faaliyetlerin durmayacağını belirtti. Necef Çölü'ndeki çiftliğinde dün akşam saatlerinde rahatsızlanan Şaron ambulansla Kudüs'teki Hadessa hastanesine götürüldü. Şaron geçen ay geçirdiği beyin kanamasına neden olduğu düşünülen, kalbindeki delik için bugün hastaneye yatacaktı. 77 yaşındaki Başbakan'ın son dönemde hem yaklaşan genel seçimler hem de oğlu Omri üzerinde odaklanan yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları nedeniyle yoğun stres altında olduğu belirtiliyor. Bush: Dua ediyorum Ariel Şaron, yaklaşık 50 yıldır İsrail siyasetinin en etkili isimlerinden birisi. Filistin Başbakanı Ahmed Kurey, İsrail halkının Şaron hakkındaki kaygılarını paylaştığını söyleyerek, kendisinin de Şaron için dua ettiğini belirtti. Filistinli Başmüzakereci Saeb Erekat yaşanabilecek değişikliklerin daha fazla sertlik, daha fazla Yahudi yerleşimi ve daha fazla kana yol açmasından endişe ettiğini ifade etti. Militan örgüt Hamas ise dünyanın en korkunç liderlerinden birisinden kurtulmanın eşiğine geldiğini öne sürdü. Şaron'un sözcüsü Raanan Gissin, bu bağlamda Filistinli militan grupları uyararak durumdan saldırılarını yoğunlaştırarak istifade etmeye çalışmaları halinde, sert karşılık göreceklerini vurguladı. Radikal ve Arap aleyhtarı Kach grubundan Michael Ben-Horin ise Şaron'un durumu hakkında "Melekler dualarımızı duymuş" dedi. Şaron'un sağlık durumu dünya liderlerince de yakından izleniyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush, İsrail halkının üzüntülerini paylaştığını ve Şaron'un iyileşmesi için dua ettiğini söyledi. Bush, açıklamasında İsrail Başbakanı'nı bir "Barış ve cesaret adamı" olarak niteledi. Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da İsrail halkına ve Şaron'un ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, düşünce ve dileklerinin İsrail lideri ile olduğunu belirtti. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ise hastalığını tam olarak atlatsın ya da atlatmasın, Şaron'un kalıcı bir siyasi miras sahibi olduğunu kaydetti. Siyasetin geleceğini belirleyebilir İsrail'de gözler Hadessa Hastanesi'ne çevrilmiş durumda, zihinlerde ise Şaron'un başbakanlık yapamayacak durumda olması halinde İsrail-Filistin sorununun ve genelde Orta Doğu'nun nelerle karşılaşacağı soruları var.
Orta Doğu'nun en önemli siyasi aktörlerinden olan Şaron, geçen ay partisinden istifa etmiş ve yeni bir parti; "İleri" anlamına gelen Kadima'yı kurarak erken seçim kararı almıştı. İsrail'de 28 Mart ayında yapılacak genel seçim öncesi kamuoyu yoklamaları, Ariel Şaron'un kurduğu Kadima adlı partinin ilk sırada yer alacağını gösteriyordu. Şaron'un sağlık durumundaki son gelişmeler dikkate alındığında, İsrail'de siyasi geleceğin belirsiz olduğu görüşleri yaygın. BBC'nin sorularını yanıtlayan eski dışişleri bakanı Şlomo ben Ami "Seçimleri de gözönüne alırsak Şaron'un aktif olarak siyasetin içinde yer alabilmesi pek mümkün görünmüyor. Bence İsrail siyasi bir kargaşaya doğru ilerliyor. Bir siyasi parti kurdu, ama bu partinin tüzüğü, nasıl lider seçeceği bile belli değil. Yalnızca kendi partisi değil, bütün siyasi sistem Şaron'un kişiliğine bağlıydı." dedi. Şaron'un seçimden önce partisinin başına geçememesi halinde en öne çıkan isimler yardımcısı ve eski Kudüs Belediye Başkanı Ehud Olmert, Savunma Bakanı Şaul Mofaz ve Adalet bakanı Tzipi Livni olarak sıralanıyor. Şaron'un başbakanlık görevini yerine getirememe olasılığı yalnızca İsrail iç siyasetini değil, doğrudan Filistin sorununu da etkileyecek. Filistin tarafında, 20 gün sonra seçim yapılması planlanıyor. Ancak burada da bir kaos yaşanıyor. Seçimlerin ertelenmesi yüksek sesle dile getiriliyor. Gazze'den tek taraflı çekilme işlemine gönderme yaparak Şaron'un kararlarını Filistin tarafıyla görüşmeden aldığını vurgulayan Başmüzakereci Saeb Erakat, Şaron'un sahnede olmayacağı bir dönem konusunda karamsar. Erakat, "Şaron, Filistinlileri ortak almak istemeyen ve tek başına hareket eden bir kişiydi. Şimdi onun yokluğunda endişem, peşinden geleceklerin hiç hareket etmemeleri olacaktır. Bu da, sorunun, krizin derinleşmesi ve Filistinlilerle İsrailliler arasında kan dökülmesi demektir" dedi. |
İlgili haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||