|
Hariri'ye gergin veda | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Önceki gün bombalı bir saldırıda öldürülen eski Lübnan başbakanlarından Refik Hariri için bugün başkent Beyrut'ta bir cenaze töreni düzenlendi.
Hariri ailesi, devlet töreni yapılması önerisini reddetti. Bunun yerine, Lübnan halkından cenazeye katılarak Hariri'ye desteklerini göstermeleri istendi. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni sırasında zaman zaman izdiham yaşandı. Özellikle Hariri'nin Lübnan bayrağına sarılı tabutuna dokunmak için adeta bir yarış vardı. Finansmanını aynı zamanda milyarder bir işadamı olan Hariri'nin bizzat sağladığı Muhammed El-Emin Camii'nde yapılan tören ardından Hariri, henüz tamamlanmamış olan caminin bahçesine defnedildi.
Tören sırasında zaman zaman Suriye aleyhtarı sloganlar atıldı. Lübnan muhalefeti ve Washington yönetimi, Refik Hariri ve beraberindeki 14 kişinin ölümüne yol açan bombalı saldırı nedeniyle Suriye'yi suçlayan açıklamalar yapmıştı. Hatta Washington, tepki olarak Suriye'deki büyükelçisini geri çekti. Her ne kadar geçen yıl başbakanlık görevinden ayrılmış olsa da, Hariri hala uluslararası arenada güçlü bir sima idi. Bu nedenle cenazeye pek çok yabancı siyasetçi katıldı. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, AB dış politika temsilcisi Javier Solana ve Amerika Birleşik Devletleri Orta Doğu özel temsilcisi William Burns bunlardan bir kaçı. Hariri'nin yakın bir dostu olan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, törene katılamadı ancak ilerleyen saatlerde, yakınlarına başsağlığı dilemek üzere Lübnan'a gidecek.
Sünni olan Hariri'yi iç savaştan sonra ülkenin yeniden ayağa kalkınmasının simgesi olarak gören Hıristiyan ve Dürziler de eski başbakana kendi inançlarına göre veda ediyor. Kiliselerde mumlar yakılıyor, dualar ediliyor; camilerde mevlütler düzenleniyor. 61 yaşındaki eski başbakanın ölümü nedeniyle üç günlük yas ilan edilen ülkede cenaze dolayısıyla sıkı güvenlik önlemleri alındı. Suriye'ye suçlamalar Ülkenin kuzeyinde, Sünnilerin çoğunlukta olduğu Trablus (Trablusşam) kentinde binlerce, Hariri'nin memleketi Sidon'da da yüzlerce kişi Hariri'nin ölümünden Suriye'yi sorumlu tutarak protesto gösterileri düzenledi. Pazartesi günü Hariri ve beraberindeki 14 kişinin ölümüne yol açan bombalı saldırıyı, bir intihar eylemcisinin düzenlediği düşünülüyor. Hariri'nin kortejini hedef alan saldırıyı daha önceden adı duyulmamış bir İslamcı örgüt, eski başbakanın Suudi hanedanıyla ilişkilerini gerekçe göstererek düzenlediğini açıklamıştı.
Ancak bazı çevrelerde olaydan, Lübnan'da binlerce askeri bulunan ve Hariri'nin eleştirilerine hedef olan Suriye'nin sorumlu olabileceği öne sürülüyor. Suriye bu iddiaları reddederek, saldırıyı kınadığını bildirdi. Ancak suçlamalara destek veren Amerikan yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin sorumlulara karşı önlemler düşünmesini istiyor. Genel Sekreter Kofi Annan'dan bu konuda bir rapor hazırlaması istendi. Fransa, suikastin aydınlatılması için uluslararası bir soruşturma açılması çağrısında bulundu. Lübnan İçişleri Bakanı Süleyman Franciye ise, uluslararası bir soruşturmayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ancak yardım tekliflerini değerlendirebileceklerini söyledi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||