|
'AB'yi değerler tanımlar' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği bugün açıklayacağı raporlarla sadece Türkiye'nin değil, diğer adaylar ve aday adaylarının kat ettiği yolu da değerlendiriyor.
Strateji belgesinin bu yıla özgü bir unsuru, genişleme tartışmaları kapsamında birliğin entegrasyon ya da 'hazmetme' kapasitesinin değerlendirildiği özel bir bölüm. Birlik bu konuda net bir tanımdan şimdilik kaçınmasına rağmen, 2004 yılındaki gibi yeni bir kalabalık genişleme dalgası yaşanmayacağını vurgulamaya özen gösteriyor. TSİ 13.30'da açıklanması beklenen rapor, Fransa ve Avusturya'da, kimin Avrupalı olduğunun net şekilde tanımlanmasını isteyenler açısından bir darbe. Çünkü raporda, "birlik sabit sınırlarla değil değerlerle tanımlanır" deniyor. Yani Ukrayna ve Moldova gibi ülkelerin bir gün üye olma umudu korunuyor. Ancak Birliğin, imkanlarını zorlamaktan kaçınarak, önce Balkan ülkeleri ve Türkiye'ye sözlerini tutması gerektiği kaydediliyor. Bu ülkelere getirilen koşullar ise siyasi reformlara bağlanıp hiç olmadığı kadar zorlaştırılıyor. Yeni genişleme dalgası yok Komisyonun yeni üyelerin "ancak orta ve uzun vadede" katılabileceğini söylemesine bu nedenle şaşmamalı. Satır aralarında ise Avrupa, yeni üyelere kapılarını açmadan kurumlarını düzenlemek ve tarım teşviklerini reforma tabi tutmak için kendisine beş yıl daha süre tanıyor. Fransa ve Hollanda'nın geçen yıl AB Anayasası'nı reddi, bu süreci aksatmıştı. Raporda üyelerden de genişlemenin faydalarını vatandaşlarına anlatıp kaygıları gidermeleri için daha fazla çaba sarfetmeleri isteniyor. Birliğin 53 sayfalık strateji belgesinde, Balkan ülkelerinin birlikle yakınlaşma çabaları olumlu karşılanıyor, Türkiye gibi müzakere sürecinde olan Hırvatistan'a eleştiriler ise daha sert... Hırvatlardan beklentiler arasında, yargı ve kamu idaresinde reform yapmaları, siyasi kadrolaşmayı önlemeleri, ekonomide yapısal reformu sürdürmeleri, etnik kökene dayanan suçlarla ve yolsuzlukla mücadele edilmesi, sınır anlaşmazlıklarının çözümü yer alıyor. Makedonya, Arnavutluk, Bosna Hersek ve Karadağ hakkındaki bölümlerde, yargıda ve siyasette reformla, yolsuzlukla ve organize suçla mücadele öne çıkıyor. Sırbistan'dan, halen BM idaresinde olan Kosova'da çözüm için esnek davranması istenirken, savaş suçlularının teslimi talebi yineleniyor. Hukuki statüsü henüz müzakere aşamasındaki Kosova için ise 'çözüm sonrası reformlara ivme kazandırılmalı' deniyor. | İlgili haberler AB'den Türkiye'ye zaman07 Kasım, 2006 | Avrupa 'Türkiye'ye ağır eleştiriler var'31 Ekim, 2006 | Avrupa 'Müzakerelerde kriz olmaz'18 Ekim, 2006 | Avrupa AB belgeleri şekilleniyor01 Kasım, 2006 | Avrupa 'Yine mi Türkiye gündemde?'30 Ekim, 2006 | Dünyaya Açılan Pencere Gül AB troykasıyla görüştü16 Ekim, 2006 | Avrupa Türk yazarlar yargı karşısında07 Şubat, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||